geçme ile cümle
geçme kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Üçüncüsü ise Birnam Koruluğu kendine karşı yürüyüşe geçmeden kendisinin yenik düşemeyeceğini açıklar.La tercera que no puede ser conquistado hasta que el bosque de Birnam marche contra él.
Sidney'deki 49.69'luk 400 metre engelli performansıyla yarı finali geçmeyi başaramadı.El tiempo pasa y 9413 permanece incapaz de encontrar trabajo en Hollywood.
Filmin geneli Fransız Rivierasında yer alan Saint-Tropez kasabasında geçmektedir.En Saint-Tropez se desarrolla la serie francesa Sous le soleil.
Kur'an'da Yehova, "Yehova" biçiminde geçmez.Consideran que la Sura XII (José) no es en realidad parte del Corán.
Kur'an'da "İsrâfil" olarak ismi geçmemektedir.Ella (y nadie más) pronuncia su nombre "Ajgüig".
Ayrıca Federer 1991'den beri 9000 ace barajını geçmeyi başaran 4. kişi olmuştur.Además, Federer aprovechó la final para cruzar la barrera de 9000 aces.
Bu sorunun önüne geçmek için çeşitli yöntemler geliştirilmiştir.Diversos métodos han sido planteados para superar este problema.
Babürname'de 22 bahçenin adı geçmektedir.En el capítulo 22 encuentran un Jardín Chao.
1928'de Ulucak Fevkâni olarak geçmektedir.En 1929 aparece como agotada.
Moğolca'da Üd, Buryatça'da Üde olarak geçmektedir.Mongorugo jarōto gengo no -lɛː no yōhō ni tsuite.
Fakat tekerleklerin üzerinden geçme oyununda birinci oldu.Fue el primer paso en llevar ruedas.
Ancak bu teknolojinin uygulamaya geçmesi biraz zaman aldı.Se necesita un poco de tiempo de práctica para dominar esta técnica.
Olay 26. yüzyılda geçmektedir.La historia se lleva a cabo en el siglo 26.
MÖ 34 yılında, İskenderiye bağışları sırasında adı Ermenistan, Media ve Parthia kralı olarak geçmektedir.A finales de 34 a. C. en las Donaciones de Alejandría, sus padres le nombraron rey de Armenia, Media y Partia.
Antik Mısır'da Punt Toprakları'nda geçmektedir.Conduce al antiguo Egipto, a la Tierra de Punt.
Derinliği 50 m'yi geçmez.La visibilidad no sobrepasaba los 50 m.
Sucre ise Maricruz’la bağlantıya geçmeye çalışmaktadır.Sucre planea encontrarse con Maricruz después de escapar.
Marcus Antonius'un karısı Fulvia harekete geçmeye karar verdi.Fulvia, mujer de Antonio también proscribía por su parte.
UnderWorld ismi verilen bu dünyada zaman gerçek dünyaya göre çok daha hızlı geçmektedir.El transcurso del tiempo en Underworld es variable y es mucho más rápido que en el mundo real.
Aynı gün Ceauşescu ve karısı Elena bir helikoptere binerek Bükreş'ten kaçtılarsa da çok geçmeden yakalandılar.Ese mismo día, Ceaușescu y su esposa Elena, junto a dos colaboradores, huyeron de Bucarest en un helicóptero.
Vırmıça-Shalqin sınırından sonra Ak Drin, Arnavutluk topraklarındaki Trektan bölgesine geçmektedir.En la frontera de Vrbnica-Shalqin, el río entra en la región albanesa oriental de Trektan.
Doğu eyaletlerinden sadece Kapadokya ve Bithynia isyancıların tarafına geçmedi.Todas las provincias orientales, excepto Capadocia y Bitinia, se posicionaron del lado de los rebeldes.
Amorlar çoğu zaman Mars'ın yörüngesinden geçerlerse de Dünya'nın yörüngesinden geçmezler.Este tipo de asteroides suelen cruzar la órbita de Marte, pero no cruzan la de la Tierra.
Fakat çok geçmeden kardeşine karşı bir ayaklama tertip etti.Y huyó con su hermana a toda prisa.
Kitapta anlatılanlar MÖ 5. yüzyılda geçmektedir.Las historias narradas en el libro se desarrollan durante el siglo VI.
Anlatılan olaylar Tanzimat Dönemi'nde geçmektedir.Se refiere únicamente a los logros alcanzados durante la época del showtime.
Oyun Nice, Miami ve İstanbul'da geçmektedir.La historia tiene lugar en Miami, Niza y Estambul.
Seri yakın tarihte geçmektedir.La serie Blanco parece tener lugar en un pasado lejano.
Disk şifreleme tüm durumlarda dosya şifreleme yerine geçmez.El cifrado de disco no remplaza el cifrado de archivos en ninguna situación.
Üretiminin 1942'de bitmesi planlanan yüksek maliyetli Luger P08'in yerine geçmesi için geliştirilmiştir.La intención era reemplazar a la costosa Luger P08, cuyo cese de producción había sido programado para 1942.
15 asırda ismi geçmektedir.De ahí su nombre Las Quinientas.
Çok geçmeden de vokalist boşluğu Valery Kipelov tarafından doldurulmuştur.El puesto de vocalista del grupo fue rápidamente ocupado por Valery Kipelov.
Macaristan bu gole çok geçmeden iki dakika sonra 8.dakikada Titkos'un attığı golle karşılık verdi.Hungría tomó la ventaja con dos goles en apenas ocho minutos de juego.
Oyun bu 2 takım arasında geçmektedir.Estamos aquí para jugar con esos dos.
Olay Güney Afrika'da apartheid rejimi sırasında geçmektedir.En Sudáfrica son abolidas las leyes del Apartheid.
Öyle ki yeni bir filo inşa etmek için yedi yıl geçmesi gerekti.Les tomaba tres años producir un ladrillo.
Yıl içinde ortalama 3000 saat güneşli geçmektedir.Al año se tiene unas 3000 horas de sol.
Ama denizden geçip kendilerine Vadedilmiş Topraklar'a geçme imkani yok görülmektedir.En el mar serán frecuentes las nieblas, pero en la tierra cercana no lloverá.
Bunun sonucunda projenin sitesi SourceForge.net'e geçmek zorunda kalmıştır.Tras ello, fue expulsado del proyecto por los administradores de sourceforge.net.
İzlanda Mart 2012'de kamu kuruluşlarında açık kaynak kodlu yazılımlara geçme isteğini dile getirmiştir.En mayo de 2011 Islandia inició formalmente los trámites necesarios para su adhesión a la Unión.
Giysinin iki geçmeli siperliği vardı.El traje tenía dos capas.
Oyun bir yıllık zaman diliminde geçmektedir.La intención es jugar a mitad de año.
Sonuç, fiiliyatta kâğıt para rejimine geçmek olmuştur.Es el lugar donde la pasta en suspensión se convierte en papel.
93 başvuru yapılmış ve 63'ü çevrimiçi oylama aşamasına geçmek için listeye alındı.Se recibieron 93 candidaturas, y de ellas 63 avanzaron a la votación online.
Ancak evlilikleri hiç de Gloria'nın sandığı gibi geçmez; çünkü Francisco çılgınlık derecesinde kıskançtır.Sin poder hacer nada, José María observa todo mientras su rabia crece.
Her iki uçak test edilmiş olup üretime geçmemiştir.Ambos prototipos fueron probados en vuelo sin armamento.
Filmin sonundaki sahneler bir lunaparkta geçmektedir.La serie termina con una escena en un aeropuerto.
Şimdi harekete geçme zamanı, çünkü yarın çok geç olabilir...Apresúrate, antes de que sea demasiado tarde...
Oyunun bir bölümü Ragna Rock adlı gotik bir gece kulübünde geçmektedir.No Vacancy, una banda de rock, se presenta en un club nocturno.
Bu vadiden çekerek ırmağı geçmektedir.Un arroyo corre a través de ese valle.
Oyunun konusu vahşi batıda geçmektedir.Está ambientado en el salvaje oeste.
Yine aynı yıl kendisinin kardeşi Küçük Mustafa da tahta geçmek için isyan etti.Ese año volvió a disputar Petit Le Mans para Maserati.
Bu okullarda öğrenci sayısı 150'yi geçmektedir.En el artículo 4 se limitaba el número de alumnos por clase a 150.
Aynı zamanda "Danke Schoen" ise "Danke Shoen" olarak geçmektedir.Así mismo, «gorriak pasatu» es una expresión equivalente a «pasarlas canutas».
Bazı kaynaklarda doğum tarihi 1939 olarak da geçmektedir.Por error, en algunas fuentes aparece señalado como fecha de nacimiento 1946.
Seul metrosunun 4. Hattı şehirden geçmektedir.Línea 4 del Metro de la Ciudad de México.
Ancak bu arada uyanan deneysel bilim merakı, çok geçmeden bir tutkuya dönüşür.Lo que había comenzado como mera curiosidad, pronto se convirtió en una apasionada investigación.
Almanlar hemen karşı saldırıya geçmek istedi.Los alemanes aceptaron inmediatamente de acuerdo.
Ellie gitar çalmaktadır ve daha sonra Joel ile aralarında bir diyalog geçmektedir.Durante el mismo Manolín cuenta un cuento y después tocan la guitarra entre los dos.
Grup isim arama aşamasındayken Ament, grup adında "pearl" (inci) sözcüğünün geçmesini önermişti.Se cuenta que el grupo tenía entre sus posibles nombres la palabra «Pearl».
İlgili Sayfalar