geçme ile cümle

geçme kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Cami şu an kapsamlı bir onarım sürecinden geçmektedir.Actuellement, le couvent bénéficie d'une forte réhabilitation.
Benim için, çocukluğumun mecazlarla geçmesinden dolayı birçok şeyi geride bırakmak bir alışkanlık olmuştu.Ma chance a peut-être été toute une suite de longues maladies infantiles qui m’ont retenu à la maison.
Bütün Messenger kullanıcıları Skype'a geçmek zorunda kaldılar.Pour l'enregistrement, les membres communiquaient via Skype.
Batman: Arkham Asylum'da geçmektedir, Batman:Arkham City'de bir bilmece ve gizli bölgedir.Caméo et mention dans Batman: Arkham Asylum et Arkham City.
Çok geçmeden 1976’da yapılan üçüncü ihtilal teşebbüsü başarısızlıkla bitti.En 1976, une nouvelle tentative de relance échoue.
11.boyunca, İmparatorluğun kendisi gibi düşüşe geçmeye başladı.Environ à la même époque, l’empire commence à s’affaiblir.
Çünkü Kur'an'da zina suçunun karşılığı olarak geçmeyen bu ceza hadislere dayandırılmaktadır.Force est d’exécuter ceux que le châtiment n’a pas détournés du crime.
Nazan, Nilgün ve Ayşin çok yakın arkadaştırlar ve çocuklukları bebaber geçmektedir.Le bébé d'Hélène et Nicolas va bien, ce sont des parents comblés.
Bölgeden devamlı kamyon ve tır geçmektedir.Le camion, criblé de toutes parts, s'arrête.
Nâzım Hikmet'in İşte Böyle Laz İsmail adlı şiirinde de geçmektedir.)Le Coran le mentionne comme étant un sage.
US Route 66 şehrin ortasından geçmektedir.La ville est traversée par la U.S. Route 66.
Osetya Askerî Yolu, Ardon Nehri Vadisi'nden geçmektedir.La route militaire d'Ossétie traverse la vallée de l'Ardon.
Bütün ruhlar bu Köprü'den ölümden sonra geçmek zorundadır.La plupart des adultes meurent après la ponte.
Padme Anakin'le konuşur ve çok geçmeden Obi-Wan'ın haklı olduğunu anlar.Mais elle constate avec effroi qu'Obi-Wan avait raison, et qu'Anakin a bel et bien changé.
1620 rakımlı mahallede kış ayları çok sert geçmektedir.1658 commence par un hiver exceptionnellement rigoureux.
Çok geçmeden okuldan ayrılmak zorunda kaldı.Il fut donc contraint de quitter l'école secondaire relativement tôt.
Formal bir eğitimden geçmemiş olmasına rağmen kazandığı paralarla kitaplar alıp kendini eğitmeye çalışmıştır.N'ayant pas reçue d'éducation officielle, elle apprend par elle-même grâce aux livres qu'elle lit.
Dizi, İsrail'in yaptığı Dökme Kurşun Operasyonu sırasında Gazze'de geçmektedir.La création de ce parti fait suite à l’opération Plomb durci menée par Israël sur Gaza.
Seul metrosunun 4. Hattı şehirden geçmektedir.La ligne 1 du métro de Séoul dessert la ville.
Oyun 1992 yılında geçmektedir.Le jeu est sorti en 1992.
Bu okullarda öğrenci sayısı 150'yi geçmektedir.L'école compte alors 150 élèves.
Ayrıca Federer 1991'den beri 9000 ace barajını geçmeyi başaran 4. kişi olmuştur.Par ailleurs, Federer a profité de la finale pour franchir la barre des 9000 aces en carrière.
Ayrıca küçük köprüleri geçmek için çok büyük yapısı vardı.Il y avait un certain nombre de petits cours d'eau qui étaient traversés par des ponts.
Karaçal Barajı'nın faaliyete geçmesiyle birlikte yıllık, hatta yılda iki defa mahsul alınması planlanmaktadır.Le conduit de cheminée doit être ramoné au moins deux fois par an par un professionnel.
Shin Megami Tensei: Persona 3 adlı oyunda Yakuşima, Kirijo öbeğinin tatil yaptığı yer olarak geçmektedir.Dans Shin Megami Tensei: Persona 4 où elle est la persona de Rise.
1928'de Ulucak Fevkâni olarak geçmektedir.Elle devient en 1928 employée d'Inprekorr.
Ben sizin köprünüzden geçmem' diyor.Il n'est traversé par aucun pont.
Bu iki takım arasındaki maçlar gergin geçmekte, ancak sertlik yaşanmamaktadır.Entre les deux hommes, le duel est physique mais sans agressivité.
Bu sırada mangır denilen bakır paralar geçmez oldu ve piyasadan kaldırıldı.Le siège proprement dit a été vendu aux enchères et a depuis lors disparu.
Bu madalyadan ne kadar verildiği kayıtlara geçmediği için bilinmemektedir.Nous ne savons pas de qu'elle époque date cette médaille.
1916 kışı son derece sert geçmekteydi ve mücadele yapılması neredeyse imkânsızdı.L'hiver 1916 fut particulièrement rigoureux, gelant le matériel.
Oyun, ilk oyundan 30 yıl sonra geçmektedir.Le jeu se passe 30 ans après la fermeture du restaurant du premier jeu.
Ancak ne yazık ki çok geçmeden hastalığa yakalandı.La maladie l'emporte peu de temps après.
Tüm oyun tipleri ABD'nin Chicago kentinde geçmektedir.L'action se déroule dans la ville de Chicago aux États-Unis.
Scott Wilson ve David Morrissey'in isimleri artık dizinin açılış jeneriğinde geçmez.Michael Rooker et David Morrissey n’apparaissent pas dans cet épisode.
Hükümdarlık babadan oğula geçmektedir.Le pouvoir se transmet de père en fils.
Bunun yerine Happy adlı bir Hilary Duff şarkısı geçmektedir.Why Not est une chanson de Hilary Duff.
29 Mart'ta -seçim günü geldiğinde- seçimin başa baş geçmesi bekleniyordu.Le 29 mars, à la deuxième tentative seulement, l’effet recherché était atteint.
Muharebe her iki tarafında karşı tarafa hücuma geçmesi ile başladı.Elles reviennent à l'attaque en passant par les deux côtés de la passe.
Okulda edinilen bilgiler genellikle teoriden öteye geçmez.Les qualités des œuvres issues de l'école ne sont généralement pas consistantes.
Yakup, Kur’an’da adı 16 defa geçmektedir.Hazor est mentionnée 18 fois dans la Bible.
Molla Davut'un doğum tarihi, kayıtlarda 1301 olarak geçmektedir.Eberhard de Nysa lui succède en 1301.
O an Barney için geçmek bilmez.Puis il essaie de rencontrer Barney.
Roman I. Dünya Savaşı sırasında geçmektedir.Ce roman se déroule pendant la Première Guerre mondiale.
Hayatta kalmak istiyorlarsa karşı atağa geçmelidirler.Pour survivre, elle doit se remettre en question.
Film, Victoria devri İngiltere'sinde geçmektedir.L'action se déroule dans l'Angleterre victorienne.
Oldukça ideal bir çözürlük olup TV'lerde FullHd Tv olarak da geçmektedir.La liste le plus complète semble se trouver à télécommunications
Hendek, geçmeye engel olacak biçimde uzunlamasına kazılmış derin çukurdur.Mais le gouffre est bien trop profond pour y descendre.
Günün birinde bir kahraman olmak için de zorlu bir eğitimden geçmelidir.Cette dernière leur fait subir un entrainement difficile chaque jour afin qu'ils deviennent un jour des héros.
Fakat filmin konusu Amerika-Nevada'da geçmektedir.Cet article est une ébauche concernant un film américain et le Nevada.
Şarkı yarı finalden finale geçme şansı bulamamıştır.Cela ne suffisait pas à Tony pour accéder à la finale.
Mahallenin sınırlarından çeşitli IETT otobüsleri geçmektedir.Plusieurs lignes de bus desservent les quartiers.
Richard'ın karısı Anne de çok geçmeden 16 Mart 1495'te vefat etti.Sa mère Anne meurt à son tour le 16 mars 1485.
Daha sonra ise ANAP'a geçme kararı aldı.Il s'est alors dirigé vers Anbâr.
Ay Tanrısı Hubal ismi geçmemektedir.Le dieu Houméhen n'est pas connu par ailleurs.
Ancak Sararer'in Stuttgart kariyeri parlak geçmedi.À Salonique, l'armée de Sarrail ne donne aucun résultat.
Tarım giderek modern meyveciliğe geçmektedir.L'agriculture passe peu à peu au productivisme.
Atlar ise birer çizgi oyunundan öteye geçmez.Aucun cube ne peut dépasser du plan de jeu.
Oyun rol yapma türünde olup, orta çağa benzer bir dönemde geçmektedir.Il s'impose comme un jeu de stratégie en temps réel se déroulant à l'époque médiévale.
Bazı kaynaklarda ise Barsbek adyla geçmektedir.D'autres éléments curieux surviennent concernant Barclay.
İlgili Sayfalar