geçme ile cümle
geçme kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Olay Güney Afrika'da apartheid rejimi sırasında geçmektedir.Le film commence en Afrique du Sud pendant l'apartheid.
Evin dibinden bir yol geçmemektedir.Il n'existe pas de passage souterrain sous les voies.
19. yüzyılın başlarında dünya dış ticaretinin %40'ı Liverpool limanından geçmekteydi.Au début du XIXe siècle, environ 40 % du commerce maritime de l'Empire britannique passe par Liverpool.
Endüstrideki gecikmelerinin önüne geçmek için bazı üreticiler batılı şirketlerle ortaklık kurar.Pour rattraper leur retard, certains constructeurs s'associent avec des entreprises occidentales.
Fazla zaman geçmeden dana gelmiş.Dan est maintenant revenu après une longue pause.
İlk turda Trend Acid'i geçmesini bildi fakat çeyrek finalde Nigel McGuinness'a kaybederek elendi.Il bat Trent Acid dans le premier tour et perd face à Nigel McGuinness en quart.
Film üç banyoda geçmektedir.Le film est tourné sur trois bobines.
Çok geçmeden Ochs ve "Mariandel" bu handa akşam yemeği yemek için gelirler.Ochs et Mariandel se mettent à table.
Starburst tipi galaksiler, genellikle galaksilerin birleşmesiyle ya da etkileşime geçmesiyle açıklanır.Les starburst sont souvent associés avec les galaxies en interaction ou en fusion.
Crysis'e paralel bir zaman sürecinde geçmektedir.Une kermesse se tient toujours en parallèle au pardon.
Film 1972 yılında Paris'te geçmektedir.Le film sort en 1972 en France.
Ama Prens'in Baba'sının yerine geçmek gibi gizli bir tutkusu vardı.Mais le Prince désire en secret prendre la place de son Père.
Bölüm genel olarak Atlanta'da, Grady Memorial Hastanesi'nde ve civarında geçmektedir.Elle apprend qu'elle se trouve à Atlanta, dans l’hôpital Grady Memorial.
Dört tane kolonun üstünde yapılan köprü, kanyonun en derin olduğu yerlerin üstünden geçmektedir.Le viaduc à quatre piliers traverse le canyon à un des endroits où il est le plus profond.
"Örneğin, körlerin sokaklarda karşıdan karşıya geçmesine yardım etmeyi çok seviyordum.Aussi, elle aime beaucoup regarder par sa fenêtre les gens s'activer dans les rues.
Bunun için geçmesi gereken iki engel vardır.Deux obstacles sont à surmonter.
Oyun bu 6 takım arasında geçmektedir.Le Tour doit se jouer entre ces six hommes.
2004 yılı onun için çok iyi geçmedi.En 2004, c'est une année faste pour elle.
Oğlu ise çok geçmeden gözükür.Son fils vit peu de temps.
Tramvay planları asla hayata geçmedi, çünkü ekonomik olduğu düşünülmüyordu.Un projet de tournée est abandonné, car il ne serait pas économiquement viable.
Köprüden her gün yaklaşık 190-200 tren geçmektedir.Jusqu'à 190-200 trains par jour ont traversé le pont en 2006.
Bölüm Üçüncü Büyük Ninja savaşları sırasında geçmektedir.On la retrouve lors de la quatrième grande guerre ninja.
1102 : Bölgenin Macar hakimiyetine geçmesi.1106 : Deuxième agrandissement de la ville.
Sanılanın aksine deyiş Hipokrat yemininde geçmez.Selon la défense, le serment d'Hippocrate n'est pas opposable.
Romanın konusu Kaliforniya'da geçmektedir.Le roman se passe à New York.
Gezegen serinin altı filminde de geçmektedir.Les six poissons du film s'enfuient.
Hastalık insandan insana geçmez.La maladie n'est pas transmissible à l'homme.
Oyun 22. yüzyılda geçmektedir.Le jeu se déroule au XXIe siècle.
De Gaulle başa geçer geçmez ekonomiyi canlandıracak atılımlarda bulundu.De Gaulle n'apprécie pas le temps qui est mis pour le charger d'une nouvelle représentation.
Demiryolunun mahalleden geçmesi mahallesin ekonomisine önemli katkı sağlamaktadır.L’arrivée du chemin de fer contribue au développement important de la localité.
Oyunun amacı, bir sonraki seviyeye geçmek için altın bardaklar toplamaktır.Le but du jeu est de collecter des gouttes de peinture pour colorer le niveau.
Nükleer silah geçmez, fosfor bombaları geçmez.Sans cela, pas de bombes atomiques.
2009-10 sezonu Nobre için çok parlak geçmedi.Sa saison 2009-2010 n'est pas brillante.
Sonra zırhını çıkarıp nehrin karşısına geçmek için suya girdi.Il prit alors sa tête, traversa la rivière et mourut sur l'autre rive.
Kışları yağışlı ve çok soğuk Yazları ise kurak ve sıcak gecmektedir.Il pleut et les nuits sont terriblement froides et venteuses.
Yılın ortalama 117 günü yağışlı geçmektedir ve yıllık ortalama yağış miktarı 1106.5mm'dir.Il y a en moyenne 117 jours de pluie par an, avec 1 106,5 mm de précipitations.
Oyun, Fate/stay night görsel roman serisinin paralel bir evreninde geçmektedir.Le jeu se déroule dans un univers parallèle au visual novel Fate/stay night.
Hatta Türkçe ders kitaplarında bu buluşları Ginzburg-Landau teorisi olarak geçmektedir.L'équation de London peut se déduire de la théorie de Ginzburg-Landau.
Çok geçmeden 29 Mayıs 1949'da evlendiler.Ils se marient le 27 mai 1929.
Dans dünyasındaki üstünlüğü Mariinski Tiyatrosu'na geçmeye başladı.Elle est actuellement danseuse étoile au Théâtre Mariinsky.
Febril konvülsiyonlar kısa sürer, iki dakikayı geçmesi nadirdir.Les durées de plongée sont courtes et dépassent rarement deux minutes.
Graves ve Şah çok geçmeden yakın arkadaş ve sırdaş olurlar.Graves et Shah deviennent rapidement />bons amis et confidents.
Bu çölü geçmek imkânsızdır.Le passage à gué est impossible.
Kur'an'da صوم savm ve صيام sıyam olarak geçmektedir.On peut lire au-dessus la porte des versets du Coran, ainsi que des tuğras.
Yayınlanan makaleler Yayın kurulunun incelmesinden geçmektedir.Les articles issus des communications sont soumis à l'approbation d'un comité de lecture.
Floransa yönetiminin monarşiye geçmesi durdurulamamıştır.La présidente de Montreuil ne juge pas possible une libération.
Çok geçmeden Vladivostok’a tayini çıkar.Tchekhov fait d'abord escale à Vladivostok.
Ayrıca, içinde "contract" (sözleşme,anlaşma) sözcüğü geçmektedir.On parle aussi de « contrat ».
Kasabadan Weser nehri geçmektedir.La rivière Weser traverse la ville.
Çok geçmeden güzel sanatlara yöneldi.Il montre très tôt de bonnes dispositions artistiques,.
Bunun için de ava çıkmadan önce, uğurlu geçmesi için "kayberen"den yardım istenir.Il faut simplement annoncer à haute voix "chasseur" avant de le placer.
Ancak çok geçmeden babası da hiçbir iz bırakmadan ortadan kaybolur.Mais peu de temps après, il disparaît sans laisser de trace.
Harekete geçmemenin etkisi ne olabilir?Que peut-elle et ne peut-elle pas faire lors d'une interaction ?
Yedi Yıl Savaşı döneminde geçmektedir.Il sert pendant la guerre de Sept Ans.
Çok geçmeden bu kuşatıcı güçler de isyancıların tarafına katıldı.Mais ces derniers rejoignent immédiatement le parti des insurgés.
Uzun mesafeli bir patika olan Yorksire Wolds Way Ulusal Yolu köyün doğu ucundan geçmektedir.De nos jours le Chemin de Glyndŵr, sentier national de longue distance, passe par la ville.
Antalyaspor için 1970'li yıllar çok başarılı geçmedi.À partir des années 1970 le succès de Mélanie a fortement décru.
Nazilerin başa geçmesinden sonra, Anna Seghers kısa süreliğine Gestapo tarafından gözaltına alındı.Maria Rentmeister est arrêtée par la Gestapo peu après.
Oysa film 17. yüzyılda geçmektedir.Le film se déroule au XIXe siècle.
Ele geçmezliği yüzünden yüzü olmayan adam olarak ünlendi.Il était reconnu comme quelqu'un qui ne lâchait pas le morceau.
İlgili Sayfalar