Kullanılan tüm cihazlar en azından tek geçitli (x1) linkini destekleyebiliyor olmalıdır.Todos os dispositivos devem suportar no mínimo um caminho único (1x).
Clary, bir geçitten geçerek kaçar ve kendisini Luke'un kitap dükkanında bulur.Ela escapa através de um portal que a transporta para a livraria de Luke.
Geçit Jung semtinde Seul İstasyonu ile Seul Plaza arasında yer almaktadır.O portão está situado em Jung-gu, entre a estação de Seul e a Seoul Plaza.
Cihazlar tercihe bağlı olarak; 2, 4, 8, 12, 16 veya 32 geçitli linkleri destekleyebilir.Os dispositivos opcionalmente podem suportar ligações compostas de 2, 4, 8, 12, 16, ou 32 caminhos.
İmparatorun bu geçitten geçerek kaçması gerekmektedir.O candidato deve passar por esse crivo.
Geçitte, Snow ve Halfhand yabani savaşçılar tarafından avlandıklarını anlarlar.Nos passos, Jon e Meia-Mão são caçados por caçadores selvagens.
Geçitlerden eski çağlardan beri yollar geçmiş, son zamanlarda da tren yolları tarafından kullanılmışlardır.Aqui estão os que vêm de longas caminhadas pelos roteiros do passado.
Omotesandō'da her yıl, Tokyo'nun Aziz Patrik Günü Geçit Töreni düzenlenmektedir.Todo ano, a Omotesandō é a avenida da Parada do Dia de São Patrício de Tóquio.
Geçit halen doğal savunma olanakları sunmaktadır.A saliva é a defesa natural.
Bölümde Peter ve komşuları, Quahog'da düzenlenen bir geçit töreninde ödül kazanan bir gösteri düzenler.Peter e seus vizinhos ganharam uma premiação por um carro alegórico na parada local.
Kapıların birinden bir geçitle avluya ulaşılır.Para ir de um nodo a outro, utilizam-se portais.
Kızıl birlikler Kremlin'in önünden geçit töreni yaptılar ve doğru cephe hattına yürüdüler.As tropas soviéticas passaram pelo Kremlin e depois seguiram directamente para a frente de batalha.
Anadolu Caddesi, yolun alt geçitidir.Uma avenida passa por baixo do estádio.
Talas Ala dağları üzerinde dört büyük dağ geçitleri vardır.O AmazonBus percorre 40 pontos turísticos manauenses.
Geçit bulunduğu yükseklikten dolayı sert iklim koşulları kışın yolun kapanmasına neden olmaktadır.Devido à sua altitude está fechado de Inverno.
Susuz bel mevkisinden geçit verir.Scaphyglottis behrii em Biol.
Üzerinde geçitler bulunan dağlar ulaşımı engellemez.Welke berget (heuvel) wordt bedoeld is onduidelijk.
Köprü bölümü ve lokomotif hala nehir geçitinde görülebilir.Een deel van de brug en de trein kan nog steeds gezien worden in de rivier.
Diğer Taliban liderleri de Paktia ve Paktika Eyaleti geçitlerinden geçerek Pakistan'a doğru kaçtılar.Andere Talibanleiders vluchtte naar Pakistan via een aantal bergroutes en -passen.
Ona ait bir resim geçit resmi ile araba üzerinde dolaştırılırdı.Hij bracht er zijn schilderijen naartoe met een kinderwagen.
Bu gün okul çağındaki çocukların bayraklı geçit törenlerine sahne olur.Later op de dag lopen schoolkinderen in optocht rond met vlaggen.
Geçit kapatılır.De doorgang is gesloten.
Ancak Tony son anda geçitten düşmüştür.Net op dat moment komt Tony langs.
Ancak, geçit keşfedilemiyordu.Zij konden de doorgang echter niet vinden.
Omotesandō'da her yıl, Tokyo'nun Aziz Patrik Günü Geçit Töreni düzenlenmektedir.In Saint-Dié-des-Vosges wordt jaarlijks het Internationale Geografie Festival gehouden.
Boğazdan köprü veya tüp geçit geçişi henüz yoktur.De kroonbuis heeft geen spoor of uitzakking aan de voet.
Birincisi, doğudan gelen yol girişindeki Ötmök geçiti (kışın kapalıdır).Bij Nieuwleusen gaat de weg door richting de Vinkenbuurt (als het Oosteinde).
En sonunda geçitin önüne gelirler.Uiteindelijk voeren ze er dwars doorheen.
Güllerin Cenaze Geçit Töreni Stanley Kubrick'in "A Clockwork Orange" filmini çok etkiledi.De band is vernoemd naar de melkbar uit Stanley Kubrick’s film Clockwork Orange.
Mekan: Yalçın kayalar arasında bir geçit.Larcenia: Een stap tussen de boomtoppen.
Constantinus Ren cephesinde güvenliği sağladı ve Galya'dan İtalya'ya uzanan geçitlere asker yerleştirdi.Constantijn beveiligde de grens langs de Rijn, en liet de passen tussen Gallië en Italië bewaken.
Ayın 27'sinde ise Fransa tarihnin en büyük geçit törenlerinden biri yapıldı.27 september 2001 is een van de donkerste dagen in de geschiedenis van Zug.
Üst geçitten trene atlar.Onder bovenleiding rijden.
Mars ise cehennem ile yerküre arasında geçit gibi olur.Het is alsof je in de hel op aarde terecht bent gekomen.
O ve Curtis, yaşanabilir bir gezegen bulmak amacıyla geçitten geçerler.Jeremiah en Kurdy zijn op weg en doorkruisen een gebied waar zij een avontuur beleven.
Geçit halen doğal savunma olanakları sunmaktadır.Verder heeft het station natuurlijke aanlooproutes.
2008'den beridir her yıl, Geçitkale Belediyesi tarafından "Geçitkale Hellim Festivali" düzenlenmektedir.Sinds 2008 wordt jaarlijks het Helderheidfestival georganiseerd op het Helderheidplein.
Bu geçitte 10 dükkân yer aldı.Langs deze lijn zijn tien gerestaureerde stations.
Faruk Özgüneş VTM televizyonu Noel geçit töreni esnasında Genk 2008Faroek Özgünes tijdens de VTM-kerstparade in Genk, 2008
Üzerinde geçitler bulunan dağlar ulaşımı engellemez.W obrębie góry nie poprowadzono żadnej trasy narciarstwa zjazdowego.
Ancak Tony son anda geçitten düşmüştür.Tom definitywnie się wyprowadził.
İmparatorun bu geçitten geçerek kaçması gerekmektedir.Cesarz nie próbował przekroczyć tej przeszkody.
Şahraplakan, dağ geçitlerini ele geçirmek amacıyla Sünik'e kadar toprakları geri aldı.Szahraplakan odzyskał ziemie aż do Sjunik, by zająć przełęcze górskie.
Üst geçitten trene atlar.W górnym biegu wysycha.
En sonunda geçitin önüne gelirler.Widzisz, że chodzą przy okazji.
Evrensel ile mikroskobik arasında bir geçit olduğunu hatırla.Wierzono, że między mikro- a makrokosmosem istnieje harmonia.
Boğazdan köprü veya tüp geçit geçişi henüz yoktur.Z ogrodzenia ani bramy wejściowej nie zostało żadnego śladu.
Çünkü geçitlerin karanlığından büyük örümcek Ungolianth'ın dişi yavrusu Shelob bulunmaktaydı.Między innymi dlatego zamieszkała tam wielka pajęczyca Ungolianta.
Geçitte sıraya üç dar bölge vardır.W rejonie stacji istnieją trzy przejście podziemne.
Çiftehan - Pozantı - Tarsus Otoyolu bu geçitten geçer.Drugą popularną trasą jest szlak z Charlotte Pass, dokąd można dojechać samochodem.
Geçitlerden eski çağlardan beri yollar geçmiş, son zamanlarda da tren yolları tarafından kullanılmışlardır.Man har under lång tid byggt vägar, och på senare tid järnvägar, genom pass.
Saat 14:00 dolaylarında istihkamcılar tanklar için bir geçit oluşturmuşlardı.Klockan 12 gjordes en paus för att förse maskinerna med vatten.
Amerika Köprüsü Pasifik geçitinden Panama Şehri yakınındaki Panama Kanalı'na Panama Balboa'dan geçer.Puente de las Américas leder över Stilla havs-inloppet på Panamakanalen vid Balboa nära Panama City i Panama.
PCIe geçit başına 250 MB/s hızında veri transfer eder.Bussen kan transportera data med en hastighet av 250 MB/s per PCIe-bana.
Klibin bir geçit töreni gibi çekildiğini açıkladı, "Bu bir akım ve herkesi yanımıza katmak istiyoruz." dedi."Berl vill att du tittar förbi" var som en befallning som alla lydde.
Zorlu Almanya maçlarında ise geçit vermedi.Tyskarna gick igenom turneringen obesegrade.
Birbirine bitişik inşa edilmiş yapılar duvarlardan bir geçit vermemektedir.Konstruktivt skiljer man mellan bärande väggar och icke bärande väggar.
Armonk bölgesinde her yıl Frosty için özel bir geçit töreni vardır.I Armonk i New York hålls en årlig parad med Frostytema.
Ona ait bir resim geçit resmi ile araba üzerinde dolaştırılırdı.Ett förfalskat pass hade han nytta av på vägen.
Geriye kalan kısım ise geçit vermeyen yol olduğu tespit edilmiştir.Andra påstår att området helt enkelt glömdes bort.