geçirmek ile cümle
geçirmek kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Ailemle vakit geçirmek istiyorum.I want to spend time with my family.
Ailemle zaman geçirmek istiyorum.I want to spend time with my family.
Yarını birlikte geçirmek için hazırlık yaptık.We've made arrangements to spend tomorrow together.
Umarım tüm günü bunu yaparak geçirmek zorunda kalmayız.I hope that we don't have to spend the whole day doing this.
Hayatımın geri kalanını bunu yaparak geçirmek istemiyorum.I don't want to spend the rest of my life doing this.
Bu, birlikte biraz zaman geçirmek için ilk imkânımızdı.That was our first opportunity to spend some time together.
Arkadaşlarımla daha fazla vakit geçirmek istiyorum.I'd like to spend more time with my friends.
Tom bilgisayar başında aşırı fazla zaman geçirmekte.Tom has been spending too much time on the computer.
Burada biraz zaman geçirmek çok isterim.I'd love to spend some time here.
Tom açık havada vakit geçirmekten hoşlanır.Tom likes to spend time outdoors.
Tom dışarıda vakit geçirmekten hoşlanır.Tom likes to spend time outdoors.
Köyde ailemle birkaç gün geçirmek istiyorum.I want to spend a few days with my parents in the village.
Köyde anne ve babamla birkaç gün geçirmek istiyorum.I want to spend a few days with my parents in the village.
Mehmed'in Sinop'u ele geçirmek için birçok nedeni vardı.Mehmed had many reasons for seizing Sinope.
Bu yüzden Bacher zamanını Ithaca ve New York arasında geçirmek zorunda kaldı.Bacher therefore had to divide his time between Ithaca and New York City.
Leopold Avusturya Hollandasını yeniden ele geçirmek üzere derhal harekete geçti.Leopold II quickly moved to recapture the Austrian Netherlands.
Bazı çizgi roman kahramanları güçlerini harekete geçirmek için sihirli kelimeleri kullanır.Certain comic book heroes use magic words to activate their powers.
Bunu engellemek için sınırı güneyden geçirmek gerekir.” .To prevent this, we need to cross the border South.’’
Mahrez büyüdükten sonra, tatillerini düzenli olarak Cezayir'de geçirmekteydi.Growing up, Mahrez would regularly spend his holidays in Algeria.
528'de Persler, doğu Lazika'da kaleleri ele geçirmek için İberya'dan bastırdı.In 528, the Persians pressed on from Iberia to capture forts in eastern Lazica.
Vakıf, Akfen Holding'in sosyal sorumluluk projelerini hayata geçirmektedir. ^The Foundation actualizes Akfen Holding’s social responsibility projects.
Her anını her dakikasını birlikte geçirmek ister.I enjoyed every minute of it with them.
Şok mu geçirmektedir?"Sticker shock?
Wharfedale'deki kurumsal değişimi takiben Cooke, kendi fikirlerinin harekete geçirmek için ayrıldı.Following corporate change at Wharfedale, Cooke left to see his own ideas put into action.
Lesnar şirketi ailesi ile daha fazla zaman geçirmek için terk ettiğini iddia etti.Lesnar claimed that she left the company to spend more time with her family.
"Bu arada, sorun para kazanmak değil onu ele geçirmek.Деньги нужно не присваивать, а осваивать.
Fransızların bu sıradaki asıl amacı Namur'u ele geçirmekti.The French had achieved their immediate object by capturing of Namur.
Yazmayı, okumayı, fotoğraf çekmeyi, film izlemeyi seviyor ve ailesiyle vakit geçirmekten hoşlanıyor.She enjoys shopping, movies, reading, and spending time with her family.
Godfrey ayrıca Raymond'ı Arsuf'u ele geçirmekte başarısız olmakla suçluyordu.Godfrey also blamed him for the failure of his army to capture Arsuf.
Ailesi ile zaman geçirmekten çok hoşlanmaktadır.He likes to spend his leisure time with family.
Diğer Yahudi aileler gibi, Şabat'ı annelerinin evinde geçirmektedirler.Like any other Jewish family they go to their mother's to spend the Sabbath together.
Wentzel 1970 yılında emekli oldu ve son yıllarını geçirmek için İsviçre-Ascona’ya gitti.He retired in 1970 and went to spend his last years in Ascona, Switzerland.
Çift ve çocukları,zamanlarını Malibu ve New York arasında geçirmektedirler.They have a son and divide their time between Zurich and New York.
Amacı şehrin kontrolünü eline geçirmekti fakat çatışma patlak verdi.His intention was to seize control of the city, but fierce conflict erupted.
Simentov, el konulmuş Tora'yı tekrar eline geçirmek için çaba sarfetmektedir.Simentov is trying to recover the confiscated Torah.
1799 - Napolyon, Fransa'da iktidarı ele geçirmek üzere Mısır'dan ayrıldı.1799 – Napoleon I of France leaves Egypt for France en route to seizing power.
Ama daha sonra onunla zaman geçirmek ister.Soon after, she retires to spend more time with him.
Bunların amacı kralı tahttan indirmek ve yerine Kalvinist bir prensi geçirmekti.Her aim was to remove the King from his throne and to replace him with Prince Edward.
Oyunun amacı 100 tur içinde haritanın her yerini ele geçirmektir.It hides itself in 100 places throughout the game.
Ailesiyle daha fazla vakit geçirmek istediğini söyledi.He said that he wanted to spend more time with his family.
Kuzey Kore Muhabirleri, başkan Kim'e iltifat makaleleri yazmakta vakit geçirmektedirler.The reporters in North Korea spend their time writing flattering articles about the Kim Dynasty.
İttihatçılar iktidarı tekrar ele geçirmek için harekete geçtiler.Conservatives sought to reassert power.
2002 yılından beri yazlarını Datça'da geçirmektedir.Since 2002, his recordings have been published at Intrada.
Program yeterince açık ve netti ancak bunu hayata geçirmek Suarez’i zorlayacaktır.This program was clear and unequivocal, but its realization tested the political capacity of Suárez.
Sadece tek amacı vardır dünya'yı ele geçirmek.One of his goals is to take over the world.
Parçada iyi zaman geçirmek ve parti yapmak teması anlatılır.There's definitely the fun side of going out and partying.
Gerçekten de Sovyet cepheleri arasında kent merkezini ele geçirmek yönünden rekabet şiddetlenmişti.Indeed, the rivalry between the Soviet armies to capture the city centre was becoming intense.
Savaş kesinlikle adaları ele geçirmek gayesiyle yapılmamıştı.There was no rush to liberate the islands.
İçiçe güzel bir birliktelik geçirmektedirler.And they do improvise, within a set form.
(Kayıtların dördüncü günü sinir geçirmek üzereydi.)(Quarterly data would be multiplied by 4.)
Bitez sakin bir tatil geçirmek isteyenlerin yeridir.They were aimed at those wanting a quieter, more relaxed holiday.
Dünya'yı ele geçirmek tek hayalidir.Their intent is conquest of the planet Earth.
Daha sonra hayatının geri kalanını geçirmek üzere MIT Fizik Bölümüne, geri döndü.He then returned to the MIT Physics Department, where he remained for the rest of his life.
Kışın vaktinin büyük çoğunluğunu İsviçre Klosters'daki evinde geçirmektedir.Much of her work was done during her winter residence in Huntsville.
Geceyi geçirmek üzere burada durmaya karar verir.He decides to stay there that night.
Çoğu kanal spesifik bir iyonu geçirmek için özelleşmiştir.The canal is largely lined with concrete.
İkili arabayı terk eder ve kendilerine geceyi geçirmek için kullanacakları bir sığınak bulur.He leads them to a cottage where they are supposed to spend the night.
Obsedörler avlarını ele geçirmek için her yola başvururlar ve çeşitli taktikler kullanırlar.Usually, they produce drawings of the cattle or take several photographs from which to work.
Boş zamanının büyük çoğunluğunu spor yaparak geçirmektedir.He spend most of his free time drawing.
İkili, zamanı geçirmek için birlikte yürüyüşe çıkmaya karar verirler.The two decide to continue traveling together.