geçirmek ile cümle

geçirmek kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Tom çocuklarıyla geçirmek için daha fazla zamanının olmasını istedi.Tom wished he had more time to spend with his children.
Ben seninle vakit geçirmekten hoşlanırım.I like spending time with you.
Tom çocukları ile vakit geçirmek istiyor.Tom wants to spend time with his children.
Topladığınız bilgileri gözden geçirmek istiyorum.I'd like to go over the information you've collected.
Öğrencileri alarma geçirmek istemedim.I didn't want to alarm the students.
Tom'la zaman geçirmek istediğini söyledin.You said you wanted to spend time with Tom.
Tom'la biraz zaman geçirmek hoş olurdu.It would be nice to spend some time with Tom.
Tom hayatının geri kalanını hapishanede geçirmek istemiyor.Tom doesn't want to spend the rest of his life in prison.
Halk kütüphanelerinde zaman geçirmek istiyorum.I like to spend time in public libraries.
Tom ailesiyle daha fazla zaman geçirmek istiyordu.Tom wanted to spend more time with his family.
Tom ailesiyle daha fazla zaman geçirmek istiyor.Tom wants to spend more time with his family.
Tom'un yaz tatilini nerede geçirmek istediğini düşünüyorsun?Where do you think Tom wants to spend his summer vacation?
Ailemle daha fazla zaman geçirmek isterim.I would like to spend more time with my family.
Ben ailemle daha fazla vakit geçirmek istiyorum.I'd like to spend more time with my family.
Gerçekten seninle biraz zaman geçirmek istiyorum.I'd really like to spend some time with you.
Hala hayatının geri kalanını geçirmek istediğin kişinin ben olduğumu düşünüyor musun?Do you still think I'm the one you want to spend the rest of your life with?
Hayatının geri kalanını onunla geçirmek ister misin?Do you want to spend the rest of your life with him?
Yaşamının geri kalanını onunla geçirmek istiyor musun?Do you want to spend the rest of your life with her?
Gerçekten hayatının geri kalanını onunla geçirmek istiyor musun?Do you really want to spend the rest of your life with him?
Jane ile vakit geçirmek bir zevk.It is a pleasure to spend time with Jane.
Seninle zaman geçirmekten zevk alıyorum.I enjoy spending time with you.
Onlarla zaman geçirmekten zevk alıyorum.I enjoy spending time with them.
Onunla zaman geçirmekten zevk alıyorum.I enjoy spending time with him.
Tatilini geçirmek için nereye gitmek istiyorsun?Where do you want to go and spend your vacation?
Bütün günü seninle geçirmek istiyorum.I want to spend the whole day with you.
Raporu gözden geçirmek için vaktiniz var mıydı?Did you have time to look over the report?
Sanırım Tom'la zaman geçirmek hoşuna gidecek.I think you're going to enjoy spending time with Tom.
Geceyi onunla geçirmek için sabırsızlanıyorum.I can't wait to spend the night with her.
Bütün hayatımı burada geçirmek istemiyorum.I don't want to spend my whole life here.
Bütün hayatımı orada geçirmek istemedim.I didn't want to spend my whole life there.
Birlikte vakit geçirmek benim için önemli.Spending time together is important to me.
Birlikte zaman geçirmek önemli.Spending time together is important.
O gün biz bazı arkadaşlar ile güzel bir akşam geçirmek istiyoruz.On that day we want to spend a pleasant evening with some friends.
Tom şehirden zimmetine para geçirmekle suçlandı.Tom was charged with embezzling money from the city.
Tom ile vakit geçirmek istiyorum.I want to spend time with Tom.
İyi vakit geçirmek istiyorum.I want to have a good time.
Bunu gözden geçirmek istiyorum.I want to look into this.
Boston'da biraz daha zaman geçirmek istedim.I wanted to spend more time in Boston.
Geceyi kız kardeşinde geçirmek zorunda kaldı.He had to spend the night at his sister's.
Ben asla onu tekrar gözden geçirmek istemiyorum.I never want to go through that again.
Düşmanın hedeflerinden biri Kobani'yi ele geçirmek.One of the enemy's goals is capturing the city of Kobanî.
Tom Mary'nin yaz tatilini nerede geçirmek istediğini biliyordu.Tom knew where Mary wanted to spend her summer vacation.
Tom bulmaca parçalarını birbirine geçirmek için zorlamaya çalıştı.Tom tried to force the puzzle pieces to fit together.
Burada vakit geçirmekten zevk alıyorum.I'm enjoying my time here.
Tom, Mary'nin yaz tatilini nerede geçirmek istediği bilmiyor.Tom doesn't know where Mary wants to spend her summer vacation.
Tom, Mary'nin yaz tatilini nerede geçirmek istediğini bilmiyordu.Tom didn't know where Mary wanted to spend her summer vacation.
Tom sadece Mary ile biraz daha vakit geçirmek istiyor.Tom just wants to spend a little more time with Mary.
Tom, Noel'i hastanede geçirmekten korktu.Tom dreaded having to spend Christmas in the hospital.
Tom, Noel'i hastanede geçirmekten çok mutsuzdu.Tom was very unhappy about having to spend Christmas in the hospital.
Noel'i Tom ile geçirmek istediğimi sana düşündüren nedir?What makes you think I want to spend Christmas with Tom?
Bu yasayı geçirmek zorundayız.We have to pass this legislation.
O pazarı ele geçirmek istiyoruz.We want to capture that market.
Tom seni ele geçirmek için dışarıda.Tom is out to get you.
Tom'la zaman geçirmekten hoşlanıyorum.I like spending time with Tom.
Tom Mary ile zaman geçirmek istedi.Tom wanted to spend time with Mary.
Keşke arkadaşlarla geçirmek için daha fazla zamanım olsaydı.I wish I had more time to spend with friends.
Arkadaşlarımla zaman geçirmekten hoşlanıyorum.I like spending time with my friends.
Hayatının geri kalanını hapishanede geçirmek istiyor musun?Do you want to spend the rest of your life in jail?
Hayatının geri kalanını hapiste mi geçirmek istiyorsun?Do you want to go to prison for the rest of your life?
Fadıl, Leyla ile daha fazla vakit geçirmek istedi.Fadil wanted to spend more time with Layla.

İlgili Sayfalar