geçirmek ile cümle
geçirmek kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Onun sıkı programına rağmen, Tom'un çocuklarıyla geçirmek için her zaman zamanı var.In spite of his tight schedule, Tom always has time to spend with his children.
Tom Mary ile yalnız biraz zaman geçirmek istedi.Tom wanted to spend some time alone with Mary.
Birlikte zaman geçirmekten hoşlanacağın ünlü bir kişiyi seçebilsen, bu kim olurdu?If you could choose one famous person you'd like to spend time with, who would it be?
Seninle daha fazla vakit geçirmek isterim, ama işime geri dönmeliyim.I'd love to be able to spend more time with you, but I have to get back to work.
Tom'la birkaç gün geçirmek istiyorum.I'd like to spend a few days with Tom.
İşleri gözden geçirmek istiyorum.I'd like to look things over.
Ben Tom'la yalnız başına biraz zaman geçirmek isterim.I'd like to have some time alone with Tom.
Tom ile birkaç dakika yalnız geçirmek istiyorum.I'd like to have a few minutes alone with Tom.
Mary ile zaman geçirmek istediği için Tom'u suçlayamazsın.You can't blame Tom for wanting to spend time with Mary.
Bunu tekrar gözden geçirmek istiyorum.I want to go over it again.
Ben sadece iyi bir vakit geçirmek istiyorum.I just want to have a good time.
Tom benimle zaman geçirmek istiyor.Tom wants to spend time with me.
Hayatımı Tom ile geçirmek istiyorum.I want to spend my life with Tom.
Hayatımı Mary ile geçirmek istiyorum.I want to spend my life with Mary.
Seninle birlikte birkaç şeyi gözden geçirmek istiyorum.I want to go over a few things with you.
Bu sayıları seninle gözden geçirmek istiyorum.I want to go over these numbers with you.
Seninle daha fazla yalnız zaman geçirmek istiyorum.I want to spend more time alone with you.
Hayatımın geri kalanını seninle birlikte geçirmek istiyorum.I want to spend the rest of my life with you.
Tom kırsalda biraz daha zaman geçirmek istedi.Tom wanted to spend some time in the country.
Seninle zaman geçirmek istiyorum.I want to spend time with you.
Bütün zamanımı seninle geçirmek istiyorum.I want to spend all my time with you.
Tom'la daha fazla zaman geçirmek istedim.I wanted to spend more time with Tom.
Her ikisinin de birlikte vakit geçirmek istediği açık.It's clear they both want to spend time together.
Gelecek on yılı hapishanede geçirmek ister misin?Do you want to spend the next ten years in prison?
Tom hayatının geri kalanını Tom'la geçirmek istiyor.Tom wants to spend the rest of his life with Mary.
Tom ve Mary'nin birlikte zaman geçirmek istedikleri açık.It's clear Tom and Mary want to spend time together.
Gerçekten tüm hafta sonunu bunu yaparak geçirmek zorunda mıyız?Do we really want to spend the entire weekend doing this?
Tom hayatının geri kalan kısmını seninle geçirmek istediğini söylüyor.Tom says he wants to spend the rest of his life with you.
Tekrar yapmak istemediğim tek şey cezaevinde vakit geçirmektir.One thing I don't ever want to do again is spend time in prison.
Büyümem gerektiği söylenilmeden sadece bir gün geçirmek istiyorum.I'd like to go through just one day without being told I need to grow up.
Hayatının geri kalanını yalnız geçirmek ister misin?Do you want to spend the rest of your life alone?
Tom'la yalnız başıma birkaç saniye geçirmek istiyorum.I'd like to spend a few moments with Tom alone.
Ömrümü seninle geçirmek istiyorum.I want to spend all my life with you.
O düşüşünden hemen sonra bir operasyon geçirmek zorunda kaldı.He had to undergo an operation immediately after his fall.
Sadece birlikte biraz zaman geçirmek istedim.I just wanted to have some time together.
Ailemle daha fazla zaman geçirmek istiyorum.I want to spend more time with my family.
Tom ve Mary yaşamlarının geri kalanını birlikte geçirmek istediler.Tom and Mary wanted to spend the rest of their lives together.
Ben tahtı ele geçirmek istiyorum.I want to usurp the throne.
Ben kızımla biraz zaman geçirmek istiyorum.I'd like to spend some time with my daughter.
Tom ve Mary birlikte zaman geçirmekten keyif alırlar.Tom and Mary enjoy spending time together.
Tom ve ben birlikte zaman geçirmekten keyif alıyoruz.Tom and I enjoy spending time together.
Tom'la biraz vakit geçirmek istiyorum.I'd like to spend some time with Tom.
Zaman geçirmek için yürüyüşe çıkalım.Let's take a walk to kill some time.
Kızımla biraz zaman geçirmek istiyorum.I want to spend some time with my daughter.
Tom Mary ile vakit geçirmek istiyor.Tom wants to spend time with Mary.
Planım yılbaşı tatilini Avustralya'da geçirmektir.My plan is to spend the New Year's holiday in Australia.
Çinli firmalar, dünya pazarını ele geçirmek için bir arayış başlattı.Chinese firms have embarked on a quest to conquer the world market.
Tom hapiste bir gece geçirmek zorunda kaldı.Tom had to spend a night in jail.
Geceyi burada geçirmek istiyorum.I want to spend the night here.
Ben Tom'la zaman geçirmekten hoşlanırım.I enjoy spending time with Tom.
Tatilleri sakin bir yerde geçirmek istiyoruz.We want to spend the holidays in a quiet place.
Tom hafta sonunu Boston'da geçirmek istedi.Tom wanted to spend the weekend in Boston.
Bütün hafta sonunu Boston'da geçirmek istiyorum.I want to spend the whole weekend in Boston.
Tom ortağının tüm hisselerini ele geçirmek istiyor.Tom wants to buy out his partner.
Burada ne kadar zaman geçirmek istiyorlar?How long do they wish to spend here?
O zor bir operasyon geçirmek zorunda kaldı.She had to undergo a difficult operation.
Öğleden sonrayı seninle geçirmekten daha çok istediğim bir şey yok.There's nothing I'd like more than to spend the afternoon with you.
Tom ile daha fazla vakit geçirmek istiyorum.I want to spend more time with Tom.
Bazen neredeyse bütün günü bir şey yapmadan geçirmek istersin.Sometimes you just want to spend the whole day doing nothing.
Seninle daha çok vakit geçirmek istiyorum.I'd like to spend more time with you.