geçirmek ile cümle
geçirmek kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Kelime kökeni Yunanca'dan gelmektedir ve "harekete geçirmek" anlamını taşır.Riječ katastrofa potječe iz grčkog jezika i znači "postaviti naglavce".
Ailesiyle daha fazla vakit geçirmek istediğini söyledi.On je želio provesti više vremena sa svojom obitelji svih ovih godina.
Bunlar kişi kendi kışlalarında geçirmek istemekteydiler.Osobno je posjetio te logore.
Fakat ağır basan hedef, Berlin'i ele geçirmekti.Krajnji cilj blokade bilo je sovjetsko preuzimanje kontrole nad cijelim Berlinom.
Obsedörler avlarını ele geçirmek için her yola başvururlar ve çeşitli taktikler kullanırlar.Odlični su lovci i primjenjuju razne taktike kako bi došli do plijena.
Ancak Çin’i gerçekten istila etmek için Pekin’i ele geçirmek gerekiyordu.Naime, trebao je mijenjati Arthura Numana zbog isključenja protiv Argentine.
Ailesiyle daha fazla vakit geçirmek istediğini söyledi.Ako dôvod uviedol, že chce stráviť viac času s rodinou.
Şok mu geçirmektedir?Lenže prišiel šok.
Şu anda Lökbatan sakin bir dönem geçirmektedir.Skupina má aktuálne prestávku.
Nüfusu civar ormanlara ve mağaralara kaçıp açık havada ve soğuk yerlerde vakit geçirmek zorunda kaldı.Zrejme využíval jaskyne a pukliny, aby sa ukryl pred chladným počasím.
(TvT projesini hayata geçirmek için).(Edícia dopravnej literatúry.)
Viridiana büyük bir değişim geçirmektedir.Dnes zažíva Bogside veľké zmeny.
Ve yine de onu seyretmek isterdiniz, onunla vakit geçirmek isterdiniz."Už je mi dobre, môžete sa za nimi pozrieť."
Yeni evli çift görünüşte balayını geçirmek için trenle Paris'e giderek bir otele yerleşirler.Šťastný pár odchádza na svadobnú cestu do Egypta.
Zamanın çoğunu ailesi ile geçirmektedir.Večino svojega časa preživi z Maticem.
Bitez sakin bir tatil geçirmek isteyenlerin yeridir.Kraj je primeren za miren dopust.
Ailesiyle daha fazla vakit geçirmek istediğini söyledi.Hoteli so preživeti več časa z družino in prijatelji.
En azından yazı geçirmek istedim.Pisal je predvsem povesti.
Cromwell bu yüzden önemli liman kentlerini hızla ele geçirmek için saldırı planları yapıyordu.Pri izlivu Tibere je načrtoval gradnjo večjih pristaniških nasipov.
Ölümünden önce son günlerini geçirmek için Arizona’daki evine dönmek istemiş ancak izin verilmemişti.Zoa ga je prosila za dovoljenje, da bi ga pred smrtjo še zadnjič obiskala, vendar ji tega ni dovolil.
İdari ve adli yargıyı ele geçirmek.Pravica do sproženja in vodenja sodnega postopka.
Çoğunluğu şehirlerde yaşayanlar yaz tatilini köyünde geçirmektedir.Mnogi ljudje preživijo poletne počitnice na balkonu.
Amaçları: Tüm kıtanın kontrolünü ele geçirmek ve Metin Taşlarının artan gücünü engellemek.Skrbi za red na le-teh in odstranjuje sporne teme.
Amacı şehrin kontrolünü eline geçirmekti fakat çatışma patlak verdi.Grad je prenesel napad, vendar pa je bilo mesto uničeno in upor se je širil.
Leopold Avusturya Hollandasını yeniden ele geçirmek üzere derhal harekete geçti.Toda Avstrijci so Bratislavo ponovno zavzeli.
Şok mu geçirmektedir?Reikėjo sukrėtimo.
Kelime kökeni Yunanca'dan gelmektedir ve "harekete geçirmek" anlamını taşır.Žodis kilęs iš graikų kalbos ir reiškia „bėgti kartu“.
Diğer gecelerde ise Willow ile vakit geçirmektedir.Vieno iš antskrydžių metu jis pakyla į orą su Bruno.
Mevcut operasyonları gözen geçirmek.Atimties operacija žymima minusu.
1799 - Napolyon, Fransa'da iktidarı ele geçirmek üzere Mısır'dan ayrıldı.1799 – Napoleon asus Egiptusest teele Prantsusmaal võimu haarama.
Leopold Avusturya Hollandasını yeniden ele geçirmek üzere derhal harekete geçti.Leopold II läks kiiresti Austria Madalmaid tagasi vallutama.
Her anını her dakikasını birlikte geçirmek ister.Igaüks elab päevad läbi omaenda elu iseendaga.
Hayatımı tekrar gözden geçirmek zorunda kaldım.Aga elu tuleb ümber mõtestada.
Burada onu öldürüp, mirası ele geçirmek istemişlerdir.Elanikke hakati tapma ja nende vara röövima.
Kızıl Ordu, kasabayı ele geçirmek için bir dizi karşı taarruz başlatmıştır.Punaarmee loobub linna vallutamisest.
100 derece suyu 100 derece buhara geçirmek için gereken bölümü atlamışım!Gramy se také vykrátily.
1966 ile 1990 arasında, ABD ve Sovyet çıkarları ülkemin kontrolünü ele geçirmek için savaştı.Tra il 1966 e il 1990, gli interessi di Stati Uniti e Russia si scontrarono per il controllo del mio paese.
1966 ile 1990 arasında, ABD ve Sovyet çıkarları ülkemin kontrolünü ele geçirmek için savaştı.Từ năm 1966 đến 1990, chính phủ Mỹ và Xô Viết tranh chấp để chiếm giữ đất nước chúng tôi
1966 ile 1990 arasında, ABD ve Sovyet çıkarları ülkemin kontrolünü ele geçirmek için savaştı.Tussen 1966 en 1990 wedijverden de VS en de Sovjets met elkaar om de controle over mijn land.
1966 ile 1990 arasında, ABD ve Sovyet çıkarları ülkemin kontrolünü ele geçirmek için savaştı.Между 1966-а и 1990-а интересите на САЩ и Съветите се бореха за контрол над страната ми.
ABD ve Sovyet çıkarları ülkemin kontrolünü ele geçirmek için savaştı.Americké a Sovietske záujmy bojovali o kontrolu nad mojou krajinou.
ABD ve Sovyet çıkarları ülkemin kontrolünü ele geçirmek için savaştı.미국과 구 소련이 우리나라를 집어삼키려 싸웠습니다.
ABD ve Sovyet çıkarları ülkemin kontrolünü ele geçirmek için savaştı.les intérêts américains et soviétiques se sont battus pour contrôler mon pays.
ABD ve Sovyet çıkarları ülkemin kontrolünü ele geçirmek için savaştı.los intereses estadounidenses y soviéticos pelearon por el control de mi país.
ABD ve Sovyet çıkarları ülkemin kontrolünü ele geçirmek için savaştı.lutaram pelo controlo do meu país.
ABD ve Sovyet çıkarları ülkemin kontrolünü ele geçirmek için savaştı.Statele Unite ale Americii şi Uniunea Sovietică s-au luptat pentru controlul asupra ţării mele.
ABD ve Sovyet çıkarları ülkemin kontrolünü ele geçirmek için savaştı.USA i ZSRR walczyły o kontrolę nad moim krajem.
ABD ve Sovyet çıkarları ülkemin kontrolünü ele geçirmek için savaştı.США и Советский Союз вели борьбу за контроль над моей родиной.
ABD ve Sovyet çıkarları ülkemin kontrolünü ele geçirmek için savaştı.בין השנים 1966-1990, בעלי אינטרסים אמריקאים וסובייטים
ABD ve Sovyet çıkarları ülkemin kontrolünü ele geçirmek için savaştı.مصالح الولايات المتحدة والإتحاد السوفيتي تقاطعت من أجل السيطرة على وطننا.
ABD ve Sovyet çıkarları ülkemin kontrolünü ele geçirmek için savaştı.軍隊が動き回ります 軍人たちは貴重なサイの角と牙を
AÇA’nın çalıştığı bağlam, hızlı bir değişim geçirmektedir.Az EEA munkájának összefüggései gyorsan változnak.
AÇA’nın çalıştığı bağlam, hızlı bir değişim geçirmektedir.Contextul în care funcţionează AEM are o evoluţie rapidă.
AÇA’nın çalıştığı bağlam, hızlı bir değişim geçirmektedir.Den sammenhæng, agenturet arbejder i, er i hastig udvikling.
AÇA’nın çalıştığı bağlam, hızlı bir değişim geçirmektedir.Der Kontext, in dem die EUA arbeitet, entwickelt sich rasch.
AÇA’nın çalıştığı bağlam, hızlı bir değişim geçirmektedir.Det sammanhang där Europeiska miljöbyrån är verksam utvecklas snabbt.
AÇA’nın çalıştığı bağlam, hızlı bir değişim geçirmektedir.Euroopan ympäristökeskuksen toimintaympäristö kehittyy nopeasti.
AÇA’nın çalıştığı bağlam, hızlı bir değişim geçirmektedir.Il contesto in cui l’AEA opera è in rapida evoluzione.
AÇA’nın çalıştığı bağlam, hızlı bir değişim geçirmektedir.Kontext činnosti agentúry EEA sa rýchlo mení.
AÇA’nın çalıştığı bağlam, hızlı bir değişim geçirmektedir.L'AEE œuvre dans un contexte qui évolue rapidement.