geçirmek ile cümle
geçirmek kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
AÇA’nın çalıştığı bağlam, hızlı bir değişim geçirmektedir.O contexto em que a AEA trabalha evolui rapidamente.
AÇA’nın çalıştığı bağlam, hızlı bir değişim geçirmektedir.Okvir, v katerem dela EEA, se hitro razvija.
AÇA’nın çalıştığı bağlam, hızlı bir değişim geçirmektedir.Otoczenie, w którym działa EEA, szybko się zmienia.
AÇA’nın çalıştığı bağlam, hızlı bir değişim geçirmektedir.Souvislosti, v nichž EEA pracuje, se vyvíjejí rychle.
AÇA’nın çalıştığı bağlam, hızlı bir değişim geçirmektedir.Το πλαίσιο μέσα στο οποίο δραστηριοποιείται ο ΕΟΠ εξελίσσεται ταχύρρυθμα.
AÇA’nın çalıştığı bağlam, hızlı bir değişim geçirmektedir.Контекстът, в който работи ЕАОС, се развива бързо.
Ağustos'ta yüzmeyi tekrar gözden geçirmek ve yüzmenin bütün bariz yönlerini sorgulamak için iki hafta ayırdım.8월에 저는 수영을 다시 배우는데 2주간을 보냈습니다. 수영에 관한 모든 것에 대해 질문하였습니다.
Ağustos'ta yüzmeyi tekrar gözden geçirmek ve yüzmenin bütün bariz yönlerini sorgulamak için iki hafta ayırdım.באוגוסט לקחתי שבועיים כדי לבחון את נושא השחייה מחדש, ולבדוק את כל ההיבטים המובנים מאליהם של שחייה.
Ağustos'ta yüzmeyi tekrar gözden geçirmek ve yüzmenin bütün bariz yönlerini sorgulamak için iki hafta ayırdım.في شهر أغسطس، أخذت اسبوعين لأعيد دراسة السباحة. وأتحدى كل مفاهيم السباحة الواضحة.
Ağustos'ta yüzmeyi tekrar gözden geçirmek ve yüzmenin bütün bariz yönlerini sorgulamak için iki hafta ayırdım.基本的なことから疑問を解決していき 最初はプールで
Amaç Norveç'teki Demir Cevherini ele geçirmekti.A cél az volt, hogy megszerezzék az ellenőrzést a vasérc felett Norvégiában.
Amaç Norveç'teki Demir Cevherini ele geçirmekti.Het doel was om controle te krijgen over de ijzerproductie van Noorwegen.
Amaç Norveç'teki Demir Cevherini ele geçirmekti.<b>كان الهدف السيطرة على إمدادات خام الحديد في النرويج</b>
Amaç Norveç'teki Demir Cevherini ele geçirmekti.Målet var at få kontrol over jernmalmforsyningen fra Norge.
Amaç Norveç'teki Demir Cevherini ele geçirmekti.Målet var kontroll över järnmalms- försörjningen från norska hamnar.
Amaç Norveç'teki Demir Cevherini ele geçirmekti.Objetivo: obtener el control sobre el mineral de hierro en Noruega.
Amaç Norveç'teki Demir Cevherini ele geçirmekti.Tujuannya adalah untuk memperebutkan kekuasaan pasokan bijih besi dari Norwegia.
Amaç Norveç'teki Demir Cevherini ele geçirmekti.Ο πόλεμος ήταν για τον έλεγχο τής εξόρυξης σιδήρου στη Νορβηγία.
Amaç Norveç'teki Demir Cevherini ele geçirmekti.Целта беше да се придобие контрол върху желязна руда доставки от Норвегия.
Amaç Norveç'teki Demir Cevherini ele geçirmekti.Целта е била контролирането на Норвежките залежи на желязо.
Amaç Norveç'teki Demir Cevherini ele geçirmekti.המטרה היתה להשתלט על .אספקת עפרת ברזל מנורבגיה
Ama dikiş iğnesinin deliğine, iplik geçirmek dışında aşina değilizdir.Dar oamenii nu sunt familiari cu urechea acului in afara de a pune un fir prin ea.
Ama dikiş iğnesinin deliğine, iplik geçirmek dışında aşina değilizdir.대부분 사람들이 실을 끼워넣는 일 말고는 바늘 구멍에 대해서는 별 생각을 안 하잖아요.
Ama dikiş iğnesinin deliğine, iplik geçirmek dışında aşina değilizdir.Maar mensen zijn niet bekend met het oog van een naald, behalve om er een draad doorheen te stoppen.
Ama dikiş iğnesinin deliğine, iplik geçirmek dışında aşina değilizdir.Mas as pessoas não conhecem o buraco da agulha além de por lá fazerem passar um fio.
Ama dikiş iğnesinin deliğine, iplik geçirmek dışında aşina değilizdir.Pero la gente no repara en el ojo de la aguja más que para enhebrar un hilo en ella.
Ama dikiş iğnesinin deliğine, iplik geçirmek dışında aşina değilizdir.Но люди не знакомы с ушком иголки, за исключением того момента, когда они пытаются провздеть туда нитку.
Ama dikiş iğnesinin deliğine, iplik geçirmek dışında aşina değilizdir.Но хората не са свикнали с игленото ухо, с изключение на вдяването на конец през него.
Ama dikiş iğnesinin deliğine, iplik geçirmek dışında aşina değilizdir.אבל אנשים לא מכירים מקרוב את קוף המחט ויודעים רק להשחיל בו חוט.
Ama dikiş iğnesinin deliğine, iplik geçirmek dışında aşina değilizdir.ولكن الناس لا يعرفون عن عين الإبرة إلا أنه لتمرير الخيط.
Ama dikiş iğnesinin deliğine, iplik geçirmek dışında aşina değilizdir.針の穴にはなじみが薄い だから針を折って
Ama karamsar da değilim zira biliyorum ki onları harekete geçirmek çok da zor değil.Aber ich bin auch nicht pessimistisch, denn ich weiß, dass man nicht viel braucht, um sie zu aktivieren.
Ama karamsar da değilim zira biliyorum ki onları harekete geçirmek çok da zor değil.Ale nie jestem pesymistką, bo wiem, że nie trzeba wiele aby je naładować energią.
Ama karamsar da değilim zira biliyorum ki onları harekete geçirmek çok da zor değil.De nem vagyok pesszimista sem, mert tudom, hogy nem kell sok ahhoz, hogy feltöltsük őket.
Ama karamsar da değilim zira biliyorum ki onları harekete geçirmek çok da zor değil.În acelaşi timp nu sunt pesimistă, pentru că ştiu că nu e nevoie de mult pentru a le mobiliza.
Ama karamsar da değilim zira biliyorum ki onları harekete geçirmek çok da zor değil.하지만 저는 비관적이 아닌데 그 이유는 그들에게 희망을 불어 넣는 것은 힘든일이 아니기 때문입니다.
Ama karamsar da değilim zira biliyorum ki onları harekete geçirmek çok da zor değil.Maar ik ben niet pessimistisch, want ik weet dat er niet veel nodig is om ze op te laden.
Ama karamsar da değilim zira biliyorum ki onları harekete geçirmek çok da zor değil.Mas também não sou pessimista, porque sei que não é preciso muito para as motivar.
Ama karamsar da değilim zira biliyorum ki onları harekete geçirmek çok da zor değil.Men jeg er heller ikke pessimistisk, fordi jeg ved, det ikke kræver særlig meget at få dem ladet op.
Ama karamsar da değilim zira biliyorum ki onları harekete geçirmek çok da zor değil.Namun saya juga tidak pesimis, karena saya tahu bahwa itu tidak sulit untuk membuat mereka bersemangat.
Ama karamsar da değilim zira biliyorum ki onları harekete geçirmek çok da zor değil.Pero no soy pesimista porque sé que no requiere gran esfuerzo infundirles ánimo.
Ama karamsar da değilim zira biliyorum ki onları harekete geçirmek çok da zor değil.Tuttavia non sono pessimista, perché so che non ci vuole molto per dare loro la carica.
Ama karamsar da değilim zira biliyorum ki onları harekete geçirmek çok da zor değil.Αλλά δεν είμαι απαισιόδοξη, επειδή ξέρω πως δεν χρειάζονται πολλά για να ενεργοποιηθούν.
Ama karamsar da değilim zira biliyorum ki onları harekete geçirmek çok da zor değil.Але я й не песимістична, бо знаю, що небагато треба, аби їх мотивувати.
Ama karamsar da değilim zira biliyorum ki onları harekete geçirmek çok da zor değil.Но я не пессимист, и я знаю, что нужно немного, чтобы заставить их бороться.
Ama karamsar da değilim zira biliyorum ki onları harekete geçirmek çok da zor değil.אך בו בעת איני פסימית, כיוון שאני יודעת שלא דרוש הרבה כדי לטעון אותן בכוחות.
Ama karamsar da değilim zira biliyorum ki onları harekete geçirmek çok da zor değil.،لكنني لست متشائمة كذلك لأنني أعرف أن الأمر لا يتطلب الكثير .لشحنهم
Ama karamsar da değilim zira biliyorum ki onları harekete geçirmek çok da zor değil.なぜなら彼らを勇気づけることは それほど難しくないからです そして昨年のことですが
Ardından bana "hayatımın geri kalanını seninle geçirmek istiyorum." dedi.A on do mnie: "Chcę z tobą spędzić resztę życia."
Ardından bana "hayatımın geri kalanını seninle geçirmek istiyorum." dedi.A on říká: "Chci s tebou strávit zbytek svého života."
Ardından bana "hayatımın geri kalanını seninle geçirmek istiyorum." dedi.Apoi îmi spune: "Vreau să-mi petrec restul vieții cu tine."
Ardından bana "hayatımın geri kalanını seninle geçirmek istiyorum." dedi.E lui mi ha detto: "Voglio passare il resto della mia vita con te".
Ardından bana "hayatımın geri kalanını seninle geçirmek istiyorum." dedi.Ezt mondta: "Az életem hátralévő részét veled szeretném tölteni."
Ardından bana "hayatımın geri kalanını seninle geçirmek istiyorum." dedi.Han sa: "Jag vill tillbringa resten av mitt liv med dig."
Ardından bana "hayatımın geri kalanını seninle geçirmek istiyorum." dedi.Hij zei: "Ik wil de rest van mijn leven met je doorbrengen."
Ardından bana "hayatımın geri kalanını seninle geçirmek istiyorum." dedi.Il dit : " Je veux passer le reste de ma vie avec toi. "
Ardından bana "hayatımın geri kalanını seninle geçirmek istiyorum." dedi.그가 이어 말하길, "너와 여생을 함께 보내고 싶어."
Ardından bana "hayatımın geri kalanını seninle geçirmek istiyorum." dedi.Me dijo: "Quiero pasar el resto de mi vida contigo".
Ardından bana "hayatımın geri kalanını seninle geçirmek istiyorum." dedi.Und er sagte, "Ich möchte den Rest meines Lebens mit dir verbringen."
Ardından bana "hayatımın geri kalanını seninle geçirmek istiyorum." dedi.Và anh nói: "Tôi muốn sống suốt cuộc đời này bên em."