geçirmek ile cümle
geçirmek kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Son günlerini sanatına sarhoşvari bir şekilde düşkünlük göstererek geçirmektedir.於自盛事深生染著醉傲為性。
1647 yılında orduyu ele geçirmek için Cromwell'e karşı ayaklandılar.1647年,隆武帝為清兵所破。
Chapman Gitarının üst kısmında sadece boyuna geçirmek için bir kemer vardır.吉普森的技術人員只是在他的吉他設計的表面加上了一個隆起的貼面而已。
O dönem Kars'ı da ele geçirmek isteyen kuvvetler sadece Divin'i almışlardı.이 후 당일, 사쓰마군은 전군을 양쪽으로 나누어 시하라(椎原)를 넘어 히토요시 분지로 퇴각했다.
Amacı ürettiği robotlarla dünyayı ele geçirmektir.자기가 만든 로봇으로 세계를 정복하려는 야망에 불타고 있다.
Hayatı boyunca çok sık hastalıklara yakalandı ve bu yüzden uzun rehabilite dönemleri geçirmek zorunda kaldı.그가 저술한 《육신전》은 오랫동안 묻혀 있다가 숙종 때 간행되었다.
Gümüştegin’in en büyük hedefi, Malatya’yı ele geçirmekti.윌버포스의 주요 임무는 쥐를 잡는 것이었다.
Ocak 2011'de onunla yapılan bir görüşmede cinsiyet değiştirme ameliyatı geçirmek istediği açıklanmıştı.2014년 12월, 성대에 생긴 물혹 제거 수술을 위해 휴식기를 갖겠다고 발표했다.
Hepsi bir bahane bularak geceyi orada geçirmek ister.이를 받아들인 조조는 밤을 틈타 기습을 가하기로 하는데...
Şok mu geçirmektedir?다소 충격이였다.
"Bu arada, sorun para kazanmak değil onu ele geçirmek.그들은 돈은 살기 위해서 있는 것이 아니라 저금하는 것이라고 말했다.
İkili, zamanı geçirmek için birlikte yürüyüşe çıkmaya karar verirler.둘은 근로자의 날 연휴에 돈과 함께 여행을 떠나고 돈은 다음 날 합류하기로 한다.
İkili arabayı terk eder ve kendilerine geceyi geçirmek için kullanacakları bir sığınak bulur.어느 날 천은 막차를 놓치고 밤을 지내기 위해 DVD방에 들른다.
Ruh dünya yaşamında bir tür hapishane yaşamı geçirmektedir.이종은 수감 생활 중 시를 창작했다.
Ailesiyle daha fazla vakit geçirmek istediğini söyledi.הוא אמר גם שהוא רוצה לבלות יותר זמן עם משפחתו.
Ama daha sonra onunla zaman geçirmek ister.היא מחליטה לבלות איתו זמן רב יותר.
En azından yazı geçirmek istedim.במקביל הקדיש מזמנו לכתיבה.
Lesnar şirketi ailesi ile daha fazla zaman geçirmek için terk ettiğini iddia etti.בראיונות ציין שעזב את הסדרה כדי לבלות יותר זמן עם משפחתו.
Leopold Avusturya Hollandasını yeniden ele geçirmek üzere derhal harekete geçti.לאופולד פעל במהירות וכבש מחדש את ארצות השפלה האוסטריות.
Çağdaş insanın amacı, zahmetsiz bir yaşam geçirmektir.לאדם המודרני קשה לתאר לעצמו חיים ללא קריאה.
Kuşatma, bölgedeki son direniş noktasını ele geçirmek amacıyla yapılmıştır.כיבוש המתחם עצמו נועד לשלב הבא של המבצע.
Her anını her dakikasını birlikte geçirmek ister.בוא מהר חבל על כל דקה.
Yeni görevi Stalingrad'ı ele geçirmekti.משימתו זכתה להוקרתו של סטלין.
Hastalığı nedeniyle vaktinin çoğunu evde geçirmek zorunda kaldı.בשל מחלתו הוא היה מבלה הרבה בקופת חולים.
Boemondo uzaktayken, Aleksios Antakya ve Kilikya'nın şehirlerini yeniden ele geçirmek için bir ordu gönderdi.בעוד בוהמון שוהה במערב אירופה, שלח אלכסיוס צבא כדי לתפוס את אנטיוכיה ואת העיר קיליקיה.
Hayatı boyunca çok sık hastalıklara yakalandı ve bu yüzden uzun rehabilite dönemleri geçirmek zorunda kaldı.בעיותיו הרפואיות התגברו לאורך הזמן והוא נאלץ להתאשפז לעיתים קרובות.
Gümüştegin’in en büyük hedefi, Malatya’yı ele geçirmekti.מעריצה הגדול ביותר הוא תום, המנסה לכבוש את לבה.
Topu rakip kale direğinin üstünden geçirmek 1 puan değerindedir.הכנסת הכדור לשער שווה נקודה אחת.
Daha önce terk etmiş oldukları arazileri tekrar ellerine geçirmek için geri geleceklerdir.אלו שכבר חזרו לבתיהם שם נאלצו להתפנות שוב.
Cumhuriyetin siyasal gücünü hemen ve tek başına eline geçirmek istemekteydi.לא היה לו עניין בפוליטיקה של ארצו, והוא העדיף לנהל את נכסיו בעזרת באי-כוחו.
Bütün hayatımı orada geçirmek istemedim.לא רציתי לבלות שם את כל חיי.
Bütün hayatımı orada geçirmek istemedim.לא רציתי לחיות שם את כל חיי.
Hitler'in cesedini elden geçirmekle görevlendirildi.Той иска да намери трупа на Хитлер.
Ancak bazı kuşlar kışları Hindistan'da da geçirmektedir.Незначителна част от птиците зимуват в Индия.
Bu çerçevede, 31 Temmuz'da Ordu Saarbrücken'i ele geçirmek için Saar Nehri'nden ileriye doğru yürüdü.Поради това на 31 юли армията се отправя към река Саар, за да превземе Саарбрюкен.
2. hanlık seviyesinden itibaren hanlıklar, kale kuşatmasına katılıp kaleyi ele geçirmek için savaşabilirler.На тях ще им се наложи да щурмуват втория пръстен, за да успеят да превземат замъка.
Ama daha sonra onunla zaman geçirmek ister.Когато го разбира се старае да прекарва повече време с него.
Ailesi ile zaman geçirmekten çok hoşlanmaktadır.Обича да прекарва повечето си време, със приятели.
Ekim 1922'de faşistlerin iktidarı ele geçirmek için Roma'ya düzenledikleri yürüyüşe katıldı.1922 г. – Предприет е поход на фашистите към Рим.
Şok mu geçirmektedir?Аз бях в шок.
"Bu arada, sorun para kazanmak değil onu ele geçirmek.Нашето дело е да помагаме, а не да взимаме.
Burada önemli olan tüm şehirlerdeki insanlar cumartesi akşamını eğlenerek geçirmektedir.На характерните съботни танцови вечеринки ("zabawa") се стичат хора от цял Лондон.
1799 - Napolyon, Fransa'da iktidarı ele geçirmek üzere Mısır'dan ayrıldı.1799 г. – Наполеон напуска Египет и се завръща във Франция.
Zamanın çoğunu ailesi ile geçirmektedir.Той прекарва голяма част от времето си в сърфиране с братята си.
Örtülü Ödenek Davası: Örtülü ödenek paralarını zimmetine geçirmekten yargılandı.Отпада обвинението, че е злоупотребил с народни пари.
Bulutun sakladığı Tardis'te, gününün çoğunu kitap okuyarak geçirmektedir.Заради астмата си прекарва голяма част от времето си в четене на книги.
Amacı burada eğlence ve kumar sektörünü ele geçirmektir.Марката е съсредоточена в хазартния и развлекателния бизнес.
Orada yaz mevsimini geçirmek için bir tekne üzerinde Avrupa'ya gitmeye çalıştı.След дипломирането си работи в малко корабче за превоз на добитък за Европа, за да остане лятото там.
Sonra her biri onu tek başına ele geçirmek için diğerleri ile kavgaya tutuşurlar.Всеки от тях се стреми да надхитри другия и да заграби всичко за себе си.
Yaşamını 2010 yılından bu yana, Almanya'nın Frankfurt kentinde kardeşleri ve ailesiyle geçirmektedir.От септември 2015 г. живее със семейството си в Мюнхен, Германия.
Hayatımı seninle geçirmek istiyorum.Искам да прекарам живота си с теб.
Tatilinizi nerede geçirmek niyetindesiniz?Къде възнамерявате да прекарате почивката си?
Arkadaşlarımla vakit geçirmekten hoşlanıyorum.Харесва ми да прекарвам време с приятелите си.
Geceyi otelde geçirmek zorundayız.Налага ни се да прекараме нощта в хотел.
Seninle zaman geçirmek istiyorum.Искам да прекарвам време с теб.
Drakula dünyayı ele geçirmek için planlar yapar.Drakken želi osvojiti svijet.
Mühendisler düşman binalarını ele geçirmek için kullanılır.Rampe su korištene kako bi se premostile neprijateljske zidine.
Yazmayı, okumayı, fotoğraf çekmeyi, film izlemeyi seviyor ve ailesiyle vakit geçirmekten hoşlanıyor.U slobodno vrijeme voli štrikati, čitati i provoditi vrijeme sa svojim prijateljima i obitelji.
Kuzey Mezopotemya'yi ele geçirmek için Abbâsî ordusu ikiye bölündü.Pokorio je sjevernu Mezopotamiju.
Amaç dağın tepesini ele geçirmek ve korumaktır.Propagirao je Žumberačku goru i njezinu zaštitu.