geçirmek ile cümle

geçirmek kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Godfrey ayrıca Raymond'ı Arsuf'u ele geçirmekte başarısız olmakla suçluyordu.Godefroy juga menyalahkannya atas kegagalan pasukannya untuk menangkap Arsuf.
Herkes bilir ki onun hedefi dünyayı ele geçirmekti.Mereka masing-masing memiliki ambisi untuk menaklukan dunia.
Zamanın çoğunu ailesi ile geçirmektedir.Dapat menghabiskan waktu lebih banyak bersama keluarga.
Tempest, Edge city'den başlayarak Dünya'yı ele geçirmek isteyen bir megalomanyaktır.Tugas dari Tokyo Mew Mew adalah menghancurkan alien yang ingin menguasai Bumi.
Bu planlar; annesi Lois Griffin'i öldürmek ve dünyayı ele geçirmektir.Dia adalah anak genius yang bercita-cita untuk membunuh ibunya, Lois dan mengambil alih dunia.
Böylece iktidarı eline geçirmek için destek sağlamak istemekteydi.Dia membebankan kekuasaannya secara luas untuk mendukung perangnya.
Zehir vücudunu ele geçirmektedir.Membuang racun dari dalam tubuh.
Amacı dünyayı ele geçirmektir.Ia bertujuan untuk menguasai Bumi.
İdari ve adli yargıyı ele geçirmek.Majelis Sidang Dan Pengurus Sidang.
Burada onu öldürüp, mirası ele geçirmek istemişlerdir.Maka mereka ingin menangkapnya dan membunuhnya.
"Bu arada, sorun para kazanmak değil onu ele geçirmek.Apalagi tujuan bisnis ini tidak untuk mencari uang.
Yaklaşık 5 ay boyunca Ruslar, bu kasabayı ele geçirmek için savaştı.Hal yang sama terjadi lagi sekitar 50 tahun kemudian saat pasukan Rusia menyerang kota ini.
Ailesiyle daha fazla vakit geçirmek istediğini söyledi.Anh cũng cho biết muốn dành thêm thời gian cho gia đình.
Bu çerçevede, 31 Temmuz'da Ordu Saarbrücken'i ele geçirmek için Saar Nehri'nden ileriye doğru yürüdü.Tiếp đó, ngày 31 tháng 7, quân Pháp tiến về phía sông Saar để chiếm Saarbrücken.
Farklı şehirlerde yaşayanlar genellikle yaz tatillerini köyde geçirmektedirler.Vào cuối tuần, ông thường có các kì nghỉ tại New York.
Geceyi geçirmek üzere burada durmaya karar verir.Nhóm quyết định dừng chơi vào ban đêm.
"Bu arada, sorun para kazanmak değil onu ele geçirmek.Nên phải giữ lấy đất, chứ không phải chống trả đâu".
Hitler'in cesedini elden geçirmekle görevlendirildi.Chính tôi thấy xác Hitler được mang ra ngoài."
Bir mezarlık Kerem geceyi bir mezarlikta uyuyarak gecirmektedir.Nỗi đau của thành phố sầm uất một đêm trở thành nghĩa địa Bùi Mến.
Bu şarkıyı, stadyumda seslendirirken harika zaman geçirmek için yazdım.Tôi đã viết bài hát khi tôi đang ở thực sự trong nhà kho.
İkili, zamanı geçirmek için birlikte yürüyüşe çıkmaya karar verirler.Hai người đi dạo và quyết định làm bạn.
Aran Atya toprağı ele geçirmek istemektedir.Tôn Vũ thừa thắng tiến lên chiếm đất Sào.
Asetilit (Al2(C2)3), ısıtılmış alüminyum üzerinden asetilen geçirmek suretiyle üretilir.Axêtylua, Al2(C2)3, được điều chế bằng cách cho axêtylen đi qua nhôm nóng.
Sadece tek amacı vardır dünya'yı ele geçirmek.Một trong những điểm quan trọng của Trí là phải nắm được mệnh trời.
Buna ilaveten, Seneca bir kere zimmetine para geçirmekle suçlandı.Ngoài ra, Seneca lại bị kết án vì tội tham ô.
Pizarro her ikisini de öldürme şansını eline geçirmekten büyük bir zevk duymaktadır.ピツァロは二人を一度に殺すチャンスだと喜ぶ。
Leopold Avusturya Hollandasını yeniden ele geçirmek üzere derhal harekete geçti.レオポルトはオーストリア領ネーデルラントを奪還するために素早く行動した。
Ailesiyle daha fazla vakit geçirmek istediğini söyledi.家族とより多くの時間を過ごすため決意したという。
Yolculukta geceyi geçirmek için inilen, konaklanılan yer.野外で一晩を過ごすための場所。
Şok mu geçirmektedir?ショック症状はないか。
En azından yazı geçirmek istedim.どうしても書きたかった。
Hastalığı nedeniyle vaktinin çoğunu evde geçirmek zorunda kaldı.心臓の病気のため、病院にいることがほとんどだった。
"Bu arada, sorun para kazanmak değil onu ele geçirmek.受け取る際には、獲得するのではなく、体験するという事が大切である。
Akşam yemeğini yedikten ve geceyi orada geçirmek için izin aldıktan sonra Chiron, onlarla konuşmaya başlar.夕食と一夜の宿を許された後、シャロンは心を開くようになる。
İkili arabayı terk eder ve kendilerine geceyi geçirmek için kullanacakları bir sığınak bulur.箕面市には終日二輪車通行止め、夜間は自動車通行止めとなる区間がある。
Ortalama olarak insan, ömrünün yaklaşık 6 yılını rüya görmekle geçirmektedir.人間が一生に観る夢は総じて6年間という研究結果もある。
Cumhuriyetin siyasal gücünü hemen ve tek başına eline geçirmek istemekteydi.今度は警察の助けを借りず、独力で鎮圧することに成功した。
Amacı ürettiği robotlarla dünyayı ele geçirmektir.自分の作ったロボットで世界征服する野望に燃える。
Issız bir yerde içkiye devam ederek geceyi geçirmek istiyorlarmış.泥酔の末、放浪の旅に出た。
Fakat eserin galasını geçirmek hakkı Valsegin'e aitti.解析権 辻谷クロノが持つ権利。
Bu durum, Roma Cumhuriyeti'ne deniz üstünlüğünü yeniden ele geçirmek için beklenmedik bir fırsat sağlamıştır.これにより、ローマ軍は海上の優位性を奪い返す機会を得た。
Cansu ise yetimhanede çok kötü günler geçirmektedir.ラースとは孤児院時代の幼馴染。
Hedefi düşman gemisini ele geçirmek olan oyuncular için tavsiye edilir.攻撃 自機がターゲット指定している敵に攻撃を仕掛ける。
Amacı dünyayı ele geçirmektir.目的は世界を支配すること。
(Kayıtların dördüncü günü sinir geçirmek üzereydi.)(BA9便、第4エンジンが止まったのですか?)」と聞き返してくるような状態であった。
Daha sonra tatilini geçirmek için sürekli bu bölgeye geldi.この宿へ休暇を過ごしに来た。
Savaşa gitme nedeni sadece bir şeyleri ele geçirmek veya birilerini cezalandırmak olamaz.城中支うる者なかりしかば為信は戦わずして攻略すること得たり。
Güney Asya'yı ele geçirmek ve bir ticaret imparatorluğu kurmak ana amaçtır.任务是征服东印度,建立贸易帝国。
Ve yine de onu seyretmek isterdiniz, onunla vakit geçirmek isterdiniz."但是你还是想要看到他,想要花时间和他在一起。
Lukanov 1992 yılında zimmetine para geçirmekle suçlandı ve tutuklandı ancak suçlamalar yakın zamanda düştü.1992年卢卡诺夫被指控挪用公款而被捕入狱,但不久就被赦免。
O dönem Kars'ı da ele geçirmek isteyen kuvvetler sadece Divin'i almışlardı.不久後嚴白虎又被孫策擊敗,兩人只得投奔在餘杭的許昭。
Ortalama olarak insan, ömrünün yaklaşık 6 yılını rüya görmekle geçirmektedir.在人的一生中,典型的做梦的时间总和是6年。
Kontes hamile kalabilmek için pek çok döllenme tedavisi geçirmek zorunda kaldı.10名服用安慰劑的女性懷了孕。
Bazı çizgi roman kahramanları güçlerini harekete geçirmek için sihirli kelimeleri kullanır.某些漫画书中的英雄使用魔法词来激活他们的超能力。
Ailesi ile zaman geçirmekten çok hoşlanmaktadır.他還喜歡和他的父親打獵。
(Kayıtların dördüncü günü sinir geçirmek üzereydi.)第4週常規演出、報章學會會長)。
Şok mu geçirmektedir?甚麼是震倉?
Yeni evli çift görünüşte balayını geçirmek için trenle Paris'e giderek bir otele yerleşirler.一對日本新婚夫婦到巴黎度蜜月。
Herkes bilir ki onun hedefi dünyayı ele geçirmekti.他的夢想是征服全世界。
Program yeterince açık ve netti ancak bunu hayata geçirmek Suarez’i zorlayacaktır.这一计划非常明确,但它的实现考验着苏亚雷兹的政治能力。

İlgili Sayfalar