geçirmek ile cümle

geçirmek kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Bir şeyin üzerinden alev geçirmek demektir.Go over colpire qualcuno.
Seninle daha çok vakit geçirmek istiyorum.Я хотел бы проводить с тобой больше времени.
Hayatımı tekrar gözden geçirmek zorunda kaldım.Тогда мне пришлось заново обдумать свою жизнь.
Aran Atya toprağı ele geçirmek istemektedir.Властелин хочет захватить Землю.
O dönem Kars'ı da ele geçirmek isteyen kuvvetler sadece Divin'i almışlardı.Разъярённые такой повестью гномы собрали войско и отправились в поход на Дориат.
Oluşturanların esas düşüncesi kahramanların özelliklerini oyundaki hareket tarzına geçirmektir.Главной идеей разработчиков является перенести характеры героев на их поведение в игре.
Grup üyeleri de bu durumda kasabada bir süre vakit geçirmek zorunda kalırlar.Герою явно придётся задержаться в городке надолго.
İkili, zamanı geçirmek için birlikte yürüyüşe çıkmaya karar verirler.Пары решают продолжить путешествие вместе.
Sadece tek amacı vardır dünya'yı ele geçirmek.Похоже, его единственная цель — захватить мир.
Ancak, işten arta kalan zamanında, futbol topuyla vakit geçirmekteydi.При этом все свободное время он посвящал футболу.
Onuncu Doktor'un bedeni bu yoğun radyasyon'dan dolayı rejenerasyon geçirmek zorunda kalmıştır.Десятый Доктор регенерирует, получив смертельную дозу радиации.
İttihatçılar iktidarı tekrar ele geçirmek için harekete geçtiler.Казалось, клуб вновь набирает силу.
Boş zamanlarını yazarak, resim yaparak ve müzik besteleyerek geçirmektedir. ^В свободное время пишет, сочиняет музыку и рисует.
Ailesi ile zaman geçirmekten çok hoşlanmaktadır.Любит проводить время с семьёй.
Ailesiyle daha fazla vakit geçirmek istediğini söyledi.Однако он говорит, что теперь больше времени будет проводить с семьей.
Hepsi bir bahane bularak geceyi orada geçirmek ister.Волею случая им приходится провести там ночь.
Zamanın çoğunu ailesi ile geçirmektedir.Хотя проводит большую часть времени с отцом.
Zamanında Mısır'da ahaliyi açlık kırıp geçirmekteydi.На ранее цветущей Украине наступил голод.
Ama daha sonra onunla zaman geçirmek ister.Тем не менее, она согласилась поехать с ним позже.
Boemondo uzaktayken, Aleksios Antakya ve Kilikya'nın şehirlerini yeniden ele geçirmek için bir ordu gönderdi.Хотя Боэмунд находился в Западной Европе, Алексей послал армию для захвата Антиохии и Киликии.
Boş zamanının büyük çoğunluğunu spor yaparak geçirmektedir.Обучению игре на них он посвящает большую часть своего свободного времени.
Bu bayrağı ele geçirmek oldukça zor olacak.Но флаг надо донести обязательно!
Başlıca hedefi ilk olarak Japonya'yı daha sonrasında ise dünyayı ele geçirmektir.В первую очередь чудовище атакует Японию.
Bir mezarlık Kerem geceyi bir mezarlikta uyuyarak gecirmektedir.Графиня продолжает убивать, а днём спит в гробу.
Assurlular bu bölgenin denetimini ele geçirmek istiyorlardı.С инструкциями для осмотра в этом районе.
Güç ve para düşkünü olan Tenpenny, Los Santos'ta kontrolü ele geçirmek istemektedir.Тенпенни имеет большую власть и влияние на преступников Лос-Сантоса.
Bitez sakin bir tatil geçirmek isteyenlerin yeridir.Посещают места для простого отдыха.
Ve yine de onu seyretmek isterdiniz, onunla vakit geçirmek isterdiniz."Потому мы тебя ждем, приходи с любыми силами».
(TvT projesini hayata geçirmek için).(Телекомпания РЕН ТВ).
Ayrıca, ana karakter kendi içerisinde duygusal bir yüzleşme geçirmektedir.Помимо основного имеется лично-притяжательное склонение.
Ailesi ile zaman geçirmekten çok hoşlanmaktadır.وهو يستمتع بقضاء بعض الوقت مع أسرته الكبيرة.
Nermin sinir krizi geçirmek üzeredir hastanede kalmaya başlar.مرت نيرمين بانهيار عصبي، فبدأت في المكوث في المشفى.
Orada yaz mevsimini geçirmek için bir tekne üzerinde Avrupa'ya gitmeye çalıştı.سيركبون مركباً ليتجهوا إلى أوروبا في أربعة أيام.
Görev grubu nehri geçtikten sonraki bir günü dinlenmek ve zaman geçirmek için kullandı.في اليوم التالي كانوا يستعدون لرحلة العودة إلى أسفل النهر.
Chemosh onu baştan çıkartarak dünyayı ele geçirmek için kullanmayı planlamıştır.كاميكازي" لامتلاكه؛ حتى يسخره للسيطرة على العالم.
Başlıca hedefi ilk olarak Japonya'yı daha sonrasında ise dünyayı ele geçirmektir.ظلت الولايات المتحدة في الصدارة حتى ظهرت اليابان .
Bu, Karahanlıların Horasan'ı ele geçirmek için yaptıkları son büyük teşebbüs oldu.وكان هذا أخر أمل كبير قام به الكرخانيين للسيطرة على خرسان.
Pavlov'un evi önünde, Paris'i ele geçirmek için ölen Alman'dan daha fazla Alman öldüğünü söylerdi.تشويكوف عبر مازحا أن الألمان الذين ماتوا محاولين احتلال منزل بافلوف أكثر من الذين ماتوا لاحتلال باريس.
Edna, anne ve babası ile birlikte parkta vakit geçirmektedir.يونس يعيش مع والديه وأخته في البادية.
Cansu ise yetimhanede çok kötü günler geçirmektedir.قضى واين داير معظم طفولته وسنوات مراهقته في ملجأ الأيتام.
Demir Tahtı'ı ele geçirmek üzere başlayan iç savaş daha da karmaşık bir hale gelir.A guerra civil para conquistar o Trono de Ferro se torna mais complexa.
Zamanın çoğunu ailesi ile geçirmektedir.Passa a maior parte do tempo com a mãe.
Mahrez büyüdükten sonra, tatillerini düzenli olarak Cezayir'de geçirmekteydi.Na juventude, costumeiramente passava suas férias na Argélia.
Genç Seneca ise Agrippina ile ilişki kurmak ve zimmetine para geçirmekle itham edildi.Pela sua vez, Sêneca foi acusado de manter relações com Agripinila e de malversação de fundos.
Bu bayrağı ele geçirmek oldukça zor olacak.Vai ser difícil segurar essa onda.
Ve yine de onu seyretmek isterdiniz, onunla vakit geçirmek isterdiniz."No entanto, se ele fosse humano gostaria de sair com ele."
528'de Persler, doğu Lazika'da kaleleri ele geçirmek için İberya'dan bastırdı.Em 528, os sassânidas se lançaram a partir da Ibéria com o objetivo de capturar os fortes na Lázica oriental.
Amacı şehrin kontrolünü eline geçirmekti fakat çatışma patlak verdi.Depois cercou Tiro mas a cidade resistiu.
1296 yılında, kardeşi Sempad, gücü ele geçirmek için, Toros'u boğarak öldürdü, Hetoum'u kör etti.Em 1296, o irmão dos dois, Sempad estrangulou Teodoro e cegou Hetum para chegar ao poder.
Hayatımı tekrar gözden geçirmek zorunda kaldım.Ele estava esperando para ver minha reação.
Kışı geçirmek için uzun mesafe göçmendirler.No inverno, migram longas distâncias para sul.
Dr. Proton isimli çılgın bilim adamı, dünyayı kendi tasarladığı robotlar ile ele geçirmek istemektedir.Dr. Proton, é um louco determinado a dominar o mundo com seu exército de Techbots.
Çift ve çocukları,zamanlarını Malibu ve New York arasında geçirmektedirler.Smith, Mack e seus meninos dividem seu tempo entre Malibu, Califórnia e Nova York.
Amaçları Nusayri köyü olan Maa'yı ele geçirmekti.Quando tem alguma ideia para capturar o vilão.
İkili, zamanı geçirmek için birlikte yürüyüşe çıkmaya karar verirler.Um dia você precisa fazer um passeio a dois.
Holt diziye geri döneceğini açıklamakla birlikte ailesiyle daha fazla zaman geçirmek istediğini söyledi.Holt confirmou que iria retornar ao show, mas primeiro precisaria passar um tempo com sua família.
O sıralar 13 yaşındaki Jeanne ise günlerini dua etmekle geçirmektedir.Em seu julgamento, Joana afirmou que desde os treze anos ouvia vozes divinas.
Godfrey ayrıca Raymond'ı Arsuf'u ele geçirmekte başarısız olmakla suçluyordu.O soberano de Jerusalém também culparia Raimundo pelo fracasso em tomar Arçufe.
Değişik illerde 9 ay boyunca çalışan işçiler yılın 3 ay köyde geçirmektedirler.As FDS capturaram mais nove novas aldeias nesta área nos próximos três dias.
Şu anda Lökbatan sakin bir dönem geçirmektedir.Atualmente a empresa passa por um período de consolidação.

İlgili Sayfalar