geçirme ile cümle

geçirme kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Tom sadece Mary ile biraz daha vakit geçirmek istiyor.Tom just wants to spend a little more time with Mary.
Ben de kötü biz zaman geçirmedim.I didn't have a bad time either.
Bir süredir gerçekten birbirimizle vakit geçirmedik.We haven't really spent time with each other for a while.
Biz bu yıl Noeli eşimin ailesiyle geçirmeyi planlıyoruz.We plan to spend Christmas with my wife's family this year.
Beyaz bir Noel geçirme olasılığı nedir?What are the chances that we'll have a white Christmas?
Tom, Noel'i hastanede geçirmekten korktu.Tom dreaded having to spend Christmas in the hospital.
Tom Noeli ailesiyle birlikte geçirmeyecek.Tom won't be spending Christmas with his family.
Noel'i kiminle geçirmeyi planlıyorsun?Who do you plan to spend Christmas with?
Herkesin iyi bir Noel geçirmesini isteriz.We want everybody to have a good Christmas.
Tom, Noel'i hastanede geçirmekten çok mutsuzdu.Tom was very unhappy about having to spend Christmas in the hospital.
Tom, Noel'i ailesi yerine Mary ile geçirmeyi seçti.Tom chose to spend Christmas with Mary rather than with his family.
Noel'i Tom ile geçirmek istediğimi sana düşündüren nedir?What makes you think I want to spend Christmas with Tom?
Onun ebeveynleri onun yaz mevsimini hazırlık okulunda geçirmesini ısrar etti.Her parents insisted that she spend the summer in prep school
Bu yasayı geçirmek zorundayız.We have to pass this legislation.
Tom zimmetine para geçirme suçunu kabul etti.Tom pleaded guilty to embezzlement.
Tom'un iyi bir yıl geçirmesini bekliyoruz.We expect Tom to have a good year.
Tom'un iyi bir yıl geçirmesini umuyoruz.We expect Tom to have a good year.
Tom Mary ile zaman geçirmeye başladı.Tom began spending time with Mary.
O pazarı ele geçirmek istiyoruz.We want to capture that market.
Tom hapishanede bir gün geçirmeyecek.Tom won't spend a day in jail.
Tom seni ele geçirmek için dışarıda.Tom is out to get you.
Tom'la zaman geçirmekten hoşlanıyorum.I like spending time with Tom.
Tom Mary ile zaman geçirmek istedi.Tom wanted to spend time with Mary.
İyi vakit geçirmeye hazır mısın?Are you ready to have a good time?
Keşke arkadaşlarla geçirmek için daha fazla zamanım olsaydı.I wish I had more time to spend with friends.
Arkadaşlarımla zaman geçirmekten hoşlanıyorum.I like spending time with my friends.
Hayatının geri kalanını hapishanede geçirmek istiyor musun?Do you want to spend the rest of your life in jail?
Hayatının geri kalanını hapiste mi geçirmek istiyorsun?Do you want to go to prison for the rest of your life?
Fadıl, Leyla ile daha fazla vakit geçirmek istedi.Fadil wanted to spend more time with Layla.
Tom Mary ile daha fazla zaman geçirmek istedi.Tom wanted to spend more time with Mary.
Fadıl, Leyla ile çok vakit geçirmeye başladı. Ayrılmazlardı.Fadil started spending a lot of time with Layla. They were inseparable.
Boston'da vakit geçirmekten gerçekten keyif aldım.I really enjoyed my time in Boston.
Leyla zamanını evinin dışında geçirmeyi tercih etti.Layla preferred to spend her time out of the house.
Fadıl, onunla daha fazla vakit geçirmek için Leyla'nın evine gitti.Fadil went to Layla's house to spend more time with her.
Fadıl herkesin harika bir vakit geçirmesini istedi.Fadil wanted everybody to have a great time.
Öğleden sonrayı seninle geçirmekten hoşlandım.I enjoyed spending the afternoon with you.
Tom'la vakit geçirmek için sabırsızlıkla bekliyorum.I'm looking forward to spending time with Tom.
Tom Mary ile daha fazla zaman geçirmek istiyor.Tom wants to spend more time with Mary.
Tom zamanını dışarıda geçirmeyi tercih ediyor.Tom prefers to spend his time outside.
Tom sadece iyi zaman geçirmek istiyor.Tom just wanted to have a good time.
Tom ile birkaç hafta geçirmek için Boston'a gittik.We went to Boston to spend a couple of weeks with Tom.
Facebook işsizlik gibi zor zamanları geçirmemize yardımcı olur.Facebook helps us get through difficult times, such as when we are unemployed.
Ormanda zaman geçirmek sizin için iyidir.Spending time in forest is good for you.
Tom, Mary ile vakit geçirmekten hoşlanıyordu.Tom enjoyed spending time with Mary.
Tom Mary ile vakit geçirmekten hoşlanıyor.Tom enjoys spending time with Mary.
Tom, Mary ile vakit geçirmeyi sevdiğini söylüyor.Tom says he likes spending time with Mary.
Hayatının geri kalanını hapishanede geçirmek istemezsin, değil mi?You don't want to spend the rest of your life in prison, do you?
Hayatının geri kalanını gerçekten Tom ile geçirmek istiyor musun?Do you really want to spend the rest of your life with Tom?
Hayatının geri kalanını gerçekten Boston'da geçirmek mi istiyorsun?Do you really want to spend the rest of your life in Boston?
Hayatımın geri kalanını yalnız geçirmek istemiyorum.I don't want to spend the rest of my life alone.
Boston'da Tom ile biraz vakit geçirmek istedim.I wanted to spend some time with Tom in Boston.
Bütün günü onu yaparak geçirmek istemiyorum.I don't want to spend all day doing that.
Tom'un partisinde iyi vakit geçirmedin mi?Did you have a good time at Tom's party?
Onu yaparak biraz zaman geçirmek istiyorum.I want to spend some time doing that.
Seyahat ederek biraz vakit geçirmek istiyorum.I want to spend some time traveling.
Boston'da biraz daha vakit geçirmek istiyorum.I want to spend some time in Boston.
Sami zimmetine para geçirmekten tutuklandı.Sami got busted for embezzlement.
Noel'i Tom'la geçirmeyecek misin?Aren't you going to spend Christmas with Tom?
Sami, Leyla ile daha fazla vakit geçirmek istedi.Sami wanted to spend more time with Layla.
Leyla başka bir kalp ameliyatı geçirmek zorundaydı.Layla had to undergo another heart surgery.

İlgili Sayfalar