geçirme ile cümle
geçirme kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Takımın yarısının gıda zehirlenmesi geçirmesi nedeniyle maç ertelendi.The match was postponed because half the squad came down with food poisoning.
Tom bu kurşun geçirmez yeleği giymem için ısrar etti.Tom insisted I put on this bulletproof vest.
Tom bana çocuklarımla daha fazla zaman geçirmem gerektiğini söyledi.Tom told me that I should spend more time with my children.
Burada ne kadar zaman geçirmek istiyorlar?How long do they wish to spend here?
O zor bir operasyon geçirmek zorunda kaldı.She had to undergo a difficult operation.
Ben gözden geçirmeyi bitirdim.I've finished revising.
Önümüzdeki haftadan itibaren gözden geçirmelerime başlıyorum.I'm starting my revisions from next week.
Onun senin derslerini gözden geçirmesi gerekir!He should revise his lessons!
Birinin hayatını çalışarak geçirmesinin normal olduğunu düşünüyor musun?Do you think it's normal to spend one's life working?
Öğleden sonrayı seninle geçirmekten daha çok istediğim bir şey yok.There's nothing I'd like more than to spend the afternoon with you.
Bodrumumuzu ses geçirmez hale getirdik ve onu bir kayıt stüdyosu olarak kullanıyoruz.We soundproofed our basement and use it as a recording studio.
Hoşça vakit geçirmeye çalışalım.Let's try to have a good time.
İyi vakit geçirmeye çalışalım.Let's try to have a good time.
Mary aptal ve paragöz. Durumu tekrar gözden geçirmeliyim.Mary is stupid and money-grubber. I must consider the situation again.
Bütün günü Tom'la geçirmedim.I didn't spend all day with Tom.
O, geceyi onunla geçirmeyi düşündü.She thought that he'd spend the night with her.
Tom hayvanat bahçesinde zaman geçirmeyi severdi.Tom used to love to spend time at the zoo.
Tom ile daha fazla vakit geçirmek istiyorum.I want to spend more time with Tom.
Benim yaklaşımımı gözden geçirmem ve revize etmem gerekiyor.I need to review and revise my approach.
Doğum gününü yalnız geçirmene müsaade etmeyeceğim.I'm not going to let you spend your birthday alone.
Doğum gününü yalnız geçirmene izin vermemin hiç bir yolu yok.There's no way I'm letting you spend your birthday alone.
Pazarlığının sonucunu uygun bir şekilde gözden geçirmelisin.You must appropriately review the outcome of your bargain.
Bazen neredeyse bütün günü bir şey yapmadan geçirmek istersin.Sometimes you just want to spend the whole day doing nothing.
Tom ve Mary zaten noeli şehirdeki akrabalarıyla geçirmeyi planlıyorlar.Tom and Mary are already planning to spend Christmas with their relatives in the city.
Seninle daha çok vakit geçirmek istiyorum.I'd like to spend more time with you.
Balayımızı yurtdışında geçirmeyi planlıyoruz.We plan to spend our honeymoon abroad.
Tom çocuklarıyla geçirmek için daha fazla zamanının olmasını istedi.Tom wished he had more time to spend with his children.
Hafta sonunu nasıl geçirmeyi planlıyorsun?How do you plan to spend your weekend?
Ben seninle vakit geçirmekten hoşlanırım.I like spending time with you.
Tom çocukları ile vakit geçirmek istiyor.Tom wants to spend time with his children.
Bilgisayar oyunları onun için bir zaman geçirme biçimidir.Computer games are a way for him to pass time.
Topladığınız bilgileri gözden geçirmek istiyorum.I'd like to go over the information you've collected.
Tom kitabı gözden geçirmeye başladı.Tom started flipping through the book.
Hayatımın geri kalanını hapiste geçirmeyeceğim.I'm not going to spend the rest of my life in jail.
Ben hiç böyle bir gece geçirmedim.I've never had a night like this.
Öğrencileri alarma geçirmek istemedim.I didn't want to alarm the students.
Neden akşamı Tom'la geçirmeyi kabul ettin?Why did you agree to spend the evening with Tom?
Bütün günü bir kitap okuyarak geçirmeyi tercih ederim.I'd prefer to spend the whole day reading a book.
Tom'la zaman geçirmek istediğini söyledin.You said you wanted to spend time with Tom.
Tom'la biraz zaman geçirmek hoş olurdu.It would be nice to spend some time with Tom.
Mary Tom'un çocuklarıyla biraz daha zaman geçirmesini istedi.Mary wanted Tom to spend more time with their children.
Tom hayatının geri kalanını hapishanede geçirmek istemiyor.Tom doesn't want to spend the rest of his life in prison.
Tom'un yaz mevsimini Boston'da geçirmesi gerekiyor.Tom ought to spend the summer in Boston.
Halk kütüphanelerinde zaman geçirmek istiyorum.I like to spend time in public libraries.
İyi bir gün geçirmeye çalış.Try to have a good day.
Tom ailesiyle daha fazla zaman geçirmek istiyordu.Tom wanted to spend more time with his family.
Tom ailesiyle daha fazla zaman geçirmek istiyor.Tom wants to spend more time with his family.
Tom'un yaz tatilini nerede geçirmek istediğini düşünüyorsun?Where do you think Tom wants to spend his summer vacation?
Geceyi bir arkadaşın evinde geçirmemin bir sakıncası var mı?Is it okay if I spend the night over at a friend's house?
Tom, kalp krizi geçirmesini umduğum en son kişidir.Tom's the last person I would've expected to have a heart attack.
Ailemle daha fazla zaman geçirmek isterim.I would like to spend more time with my family.
Ben ailemle daha fazla vakit geçirmek istiyorum.I'd like to spend more time with my family.
Gerçekten seninle biraz zaman geçirmek istiyorum.I'd really like to spend some time with you.
Hala hayatının geri kalanını geçirmek istediğin kişinin ben olduğumu düşünüyor musun?Do you still think I'm the one you want to spend the rest of your life with?
Ailemle daha çok vakit geçirmem gerekiyor.I need to spend more time with my family.
Hayatının geri kalanını onunla geçirmek ister misin?Do you want to spend the rest of your life with him?
Yaşamının geri kalanını onunla geçirmek istiyor musun?Do you want to spend the rest of your life with her?
Gerçekten hayatının geri kalanını onunla geçirmek istiyor musun?Do you really want to spend the rest of your life with him?
Jane ile vakit geçirmek bir zevk.It is a pleasure to spend time with Jane.
Tom geceyi onunla geçirmesi için Mary'yi davet etti.Tom invited Mary to spend the night with him.