geçirme ile cümle
geçirme kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Tüm polis arabaları kurşun geçirmez cam ile donatılmış.All the police cars were equipped with bulletproof glass.
Öğretmenim sunumumu hazırlayışımla daha fazla zaman geçirmemi söyledi.My teacher told me that I should have spent more time preparing my presentation.
Bu kap tamamen su geçirmez.This container is completely watertight.
Sadece birlikte biraz zaman geçirmek istedim.I just wanted to have some time together.
Seninle vakit geçirmeyi seviyorum.I love spending time with you.
Notlarımı gözden geçirmem gerekiyor.I need to go over my notes.
Notlarımı gözden geçirmeliyim.I need to go over my notes.
Seninle zaman geçirmeyi gerçekten seviyorum.I really enjoy spending time with you.
Hiç trafik kazası geçirmedim.I've never had a traffic accident.
Gözden geçirmeye değer.It's worth checking out.
Tom Boston'da birkaç hafta geçirmesi gerektiğini söyledi.Tom said he needed to spend a few weeks in Boston.
Bu ziyarette seninle çok zaman geçirmedim.I didn't get to spend a lot of time with you on this visit.
Enselenmektense hapishanede altı ay geçirmeyi tercih ederim.I would prefer to spend six months in jail rather than getting busted.
Ailemle daha fazla zaman geçirmek istiyorum.I want to spend more time with my family.
Tom ve Mary yaşamlarının geri kalanını birlikte geçirmek istediler.Tom and Mary wanted to spend the rest of their lives together.
Birlikte vakit geçirmemize memnun oldum.I'm glad we were able to spend some time together.
Seçeneklerimizi ciddi olarak yeniden gözden geçirmemiz gerekecek.I'll have to seriously reconsider our options.
Noel'i yanında geçirmeyi severim.I'd love to spend Christmas with you.
Noel'i seninle geçirmeyi severim.I'd love to spend Christmas with you.
Tom Mary'ye güzel bir gün geçirmesini söyledi.Tom told Mary to have a nice day.
Onu tekrar gözden geçirmelisin.You should double-check that.
Tom'la zaman geçirmeyi gerçekten dört gözle bekliyorum.I'm really looking forward to spending time with Tom.
Benimle zaman geçirmeni umursamıyorum.I don't mind you spending time with me.
Geceyi benimle geçirmene izin vereceğim.I'll let you spend the night with me.
Ben tahtı ele geçirmek istiyorum.I want to usurp the throne.
Yaz tatilini Tom'la geçirmeyi planlıyor musun?Do you plan to spend your summer vacation with Tom?
Ben kızımla biraz zaman geçirmek istiyorum.I'd like to spend some time with my daughter.
Tom ve Mary birlikte zaman geçirmekten keyif alırlar.Tom and Mary enjoy spending time together.
Tom ve ben birlikte zaman geçirmekten keyif alıyoruz.Tom and I enjoy spending time together.
Tom'la biraz vakit geçirmek istiyorum.I'd like to spend some time with Tom.
Kurşun geçirmez yeleğin nerede?Where's your bulletproof vest?
Akşamı nasıl geçirmeliyiz?How should we spend the evening?
Arkadaşlarla zaman geçirmeyi tercih ediyorum.I prefer to spend time with friends.
Tom ve Mary hafta sonunu onlarla geçirmemiz için bizi davet etti.Tom and Mary invited us to spend the weekend with them.
Zaman geçirmek için yürüyüşe çıkalım.Let's take a walk to kill some time.
Kızımla biraz zaman geçirmek istiyorum.I want to spend some time with my daughter.
Tom Mary ile vakit geçirmek istiyor.Tom wants to spend time with Mary.
Bütün günü Tom'la geçirmeyi planlıyorum.I plan to spend all day with Tom.
Sen hiçbir şey ele geçirmedin.You captured nothing.
Vakit geçirme yerine bir iş bulmaya gitsen daha iyi.You'd better go find a job instead of fucking around.
Yazı nerede geçirmeyi planlıyorsun?Where do you plan to spend the summer?
İbranice evrim geçirmeye devam ediyor.The Hebrew language continues to evolve.
Yılbaşı tatilini Avustralya'da geçirmeyi planlıyorum.I plan to spend the New Year's holiday in Australia.
Planım yılbaşı tatilini Avustralya'da geçirmektir.My plan is to spend the New Year's holiday in Australia.
Tom sadece güvenli olması için bir kurşun geçirmez yelek giydi.Tom put on a bullet-proof vest, just to be safe.
Tom ceketini çıkardı, kurşun geçirmez yelek giydi ve sonra ceketini geri giydi.Tom took off his jacket, put on a bullet-proof vest, and then put his jacket back on.
Çinli firmalar, dünya pazarını ele geçirmek için bir arayış başlattı.Chinese firms have embarked on a quest to conquer the world market.
Çinli firmalar dünya pazarını ele geçirme arayışına girdi.Chinese firms have embarked on a quest to conquer the world market.
Tom hapiste bir gece geçirmek zorunda kaldı.Tom had to spend a night in jail.
Geceyi burada geçirmek istiyorum.I want to spend the night here.
Tom, kurşun geçirmez yeleğini çıkardı.Tom took off his bullet-proof vest.
Onunla zaman geçirmeyi seviyorum.I love spending time with her.
Mary ile vakit geçirmeyi seviyorum.I love spending time with Mary.
Ben Tom'la zaman geçirmekten hoşlanırım.I enjoy spending time with Tom.
Bence ailenle daha fazla vakit geçirmelisin.I think you need to spend more time with your family.
Tatilleri sakin bir yerde geçirmek istiyoruz.We want to spend the holidays in a quiet place.
Tom'la zaman geçirmen gerekiyor.You need to spend time with Tom.
Tom hafta sonunu Boston'da geçirmek istedi.Tom wanted to spend the weekend in Boston.
Bütün hafta sonunu Boston'da geçirmek istiyorum.I want to spend the whole weekend in Boston.
Tom ortağının tüm hisselerini ele geçirmek istiyor.Tom wants to buy out his partner.