geçirme ile cümle
geçirme kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Bu ele geçirme sırasında şehir sakinlerinden gelen savunma, kanlı bir şekilde bastırılmıştır.Въпреки храбрата защита градът е бил превзет.
Şok mu geçirmektedir?Аз бях в шок.
Eğer su geçirmez hale getirilirse, kullanmak imkansız hale gelir.Започнала да извира вода, станало невъзможно да се служи в нея.
Çalışmayı seviyorum, fakat aynı zamanda iyi vakit geçirmeyi de seviyorum."Беше добро заглавие , но аз харесвам и новото“.
(Gözden geçirme: 1978).(Тя се самоубива през 1978 г.)
"Bu arada, sorun para kazanmak değil onu ele geçirmek.Нашето дело е да помагаме, а не да взимаме.
Burada önemli olan tüm şehirlerdeki insanlar cumartesi akşamını eğlenerek geçirmektedir.На характерните съботни танцови вечеринки ("zabawa") се стичат хора от цял Лондон.
602 yılında, kardeşi askerlerinin Tuna'nın kuzey kıyısında kışı geçirmelerini emretti.По заповед на императора войниците трябвало да прекарат зимата на 602 г. на север от Дунавската граница в дн.
On beş yıl boyunca öğrencileri ile vakit geçirmeye devam etti.За период от 15 години е обучил над 500 свои ученици.
1799 - Napolyon, Fransa'da iktidarı ele geçirmek üzere Mısır'dan ayrıldı.1799 г. – Наполеон напуска Египет и се завръща във Франция.
Zamanın çoğunu ailesi ile geçirmektedir.Той прекарва голяма част от времето си в сърфиране с братята си.
Örtülü Ödenek Davası: Örtülü ödenek paralarını zimmetine geçirmekten yargılandı.Отпада обвинението, че е злоупотребил с народни пари.
Bulutun sakladığı Tardis'te, gününün çoğunu kitap okuyarak geçirmektedir.Заради астмата си прекарва голяма част от времето си в четене на книги.
Fazlasıyla enerjik bir çocukluk geçirmesi sebebiyle sık sık sokak kavgalarına katılmıştır.Често се забърква в улични разправии с момчета на неговата възраст.
Bu durum Fransız Devrim Ordularının Mısır'ı ele geçirmesiyle değişecekti.По време на Френската революция областта е завзета от френски революционни войски.
Amacı burada eğlence ve kumar sektörünü ele geçirmektir.Марката е съсредоточена в хазартния и развлекателния бизнес.
Orada yaz mevsimini geçirmek için bir tekne üzerinde Avrupa'ya gitmeye çalıştı.След дипломирането си работи в малко корабче за превоз на добитък за Европа, за да остане лятото там.
Sonra her biri onu tek başına ele geçirmek için diğerleri ile kavgaya tutuşurlar.Всеки от тях се стреми да надхитри другия и да заграби всичко за себе си.
Yaşamını 2010 yılından bu yana, Almanya'nın Frankfurt kentinde kardeşleri ve ailesiyle geçirmektedir.От септември 2015 г. живее със семейството си в Мюнхен, Германия.
Nedeni, Bordeaux'yla zor bir sezon geçirmesi ve turnuvadan birkaç gün önce araba kazası geçirmesiydi.Голям проблем в Торино представляваше лошото време в някои дни на надпреварата.
Hayatımı seninle geçirmek istiyorum.Искам да прекарам живота си с теб.
Tatilinizi nerede geçirmek niyetindesiniz?Къде възнамерявате да прекарате почивката си?
Arkadaşlarımla vakit geçirmekten hoşlanıyorum.Харесва ми да прекарвам време с приятелите си.
Geceyi otelde geçirmek zorundayız.Налага ни се да прекараме нощта в хотел.
Vakit geçirme yerine bir iş bulmaya gitsen daha iyi.Вместо да си губиш времето, е по-добре да отидеш и да си намериш работа.
Seninle zaman geçirmek istiyorum.Искам да прекарвам време с теб.
Drakula dünyayı ele geçirmek için planlar yapar.Drakken želi osvojiti svijet.
1 Nisan 1999'da çeşitli kostümleri elden geçirmesi için Ngila Dickson ile anlaşıldı.1. travnja 1999. ekipi se pridružila Ngila Dickson počevši dizajnirati kostime.
Çatışmadan sonra, tüm gansterleri öldürüp Payne’i ele geçirmeyi başarırlar.Nakon žestoke pucnjave, dvojica uspijevaju ubiti sve gangstere i uhvatiti Paynea živog.
Burada iki yıl geçirmesine rağmen umduğunu bulamaz.Zar bi on mogao izdržati duge dvije godine, a da nju ne dođe vidjeti?
Mühendisler düşman binalarını ele geçirmek için kullanılır.Rampe su korištene kako bi se premostile neprijateljske zidine.
Yazmayı, okumayı, fotoğraf çekmeyi, film izlemeyi seviyor ve ailesiyle vakit geçirmekten hoşlanıyor.U slobodno vrijeme voli štrikati, čitati i provoditi vrijeme sa svojim prijateljima i obitelji.
Kuzey Mezopotemya'yi ele geçirmek için Abbâsî ordusu ikiye bölündü.Pokorio je sjevernu Mezopotamiju.
Amaç dağın tepesini ele geçirmek ve korumaktır.Propagirao je Žumberačku goru i njezinu zaštitu.
Kelime kökeni Yunanca'dan gelmektedir ve "harekete geçirmek" anlamını taşır.Riječ katastrofa potječe iz grčkog jezika i znači "postaviti naglavce".
Fenikeliler'in hâkimiyeti MÖ 709'da Asurluların Kıbrıs'ı ele geçirmesi ile son buldu.Kao dio sicilijanskog emirata, kontrolu su nad područjem 909. dobili Fatimidi.
Ailesiyle daha fazla vakit geçirmek istediğini söyledi.On je želio provesti više vremena sa svojom obitelji svih ovih godina.
Schindler "karaborsacılık" ve "zimmete para geçirmeye katılma" şüpheleriyle iki kez tutuklanmıştır.Schindler je dva puta uhićen od strane Gestapa zbog aktivnosti na crnom tržištu i komplikacija sa utajom.
Devil yavaş yavaş onu ele geçirmeye başlar.Virovitica polako počinje dobivati današnje konture.
Bunlar kişi kendi kışlalarında geçirmek istemekteydiler.Osobno je posjetio te logore.
Bir sakatlık geçirmesi dolayısıyla jimnastiği bıraktı ve eskrim antrenörlüğüne başladı.Psihički je loše pa zbog toga odlazi kod psihijatra i trenira boks.
Çok yoğun bir hafta geçirmesine rağmen, bütün hafta boyunca da çok az uyumuştur.Osim broja noćenja, i trajanje noćenja se smanjilo sa tjedan dana na svega 3 dana.
Kral klinik depresyon nöbetleri geçirmeye başladı.Sam Sole je bolovao od kliničke depresije.
Gafil yatılmamalı, ömrü boşa geçirmemelidir.Nemojte govoriti bez potrebe, niti svoje vrijeme trošiti u tračanju.
Partizanlar kentin yarısını ele geçirmeyi başardı.Slovaci su dobili i polovinu mjesta u gradskom vijeću.
Oruç Reisin, arkadan gelen ikinci savaş gemisini ele geçirmesi, pek kolay oldu.Na samom početku uvale na dnu se nalaze lako vidljivi ostatci potopljenog broda iz Drugog svjetskog rata.
Fakat ağır basan hedef, Berlin'i ele geçirmekti.Krajnji cilj blokade bilo je sovjetsko preuzimanje kontrole nad cijelim Berlinom.
Dale, hayatının geri kalanını orada huzur içinde geçirmeyi planlamaktadır.Pobijeđen, Mula odlazi natrag na Kalgan te ostatak života provodi u miru.
"Hikaye Ele Geçirme Sanatı, s.Tajna Meštrovićeve umjetnosti, sv.
Obsedörler avlarını ele geçirmek için her yola başvururlar ve çeşitli taktikler kullanırlar.Odlični su lovci i primjenjuju razne taktike kako bi došli do plijena.
Malatya şehri Bizanslıları uğraştırdı ama bu şehri ellerine geçirmeyi başaramadılar.Saladinu uspijeva porušiti dijelove zida, ali nije bio u stanju ući u grad.
Çalışmayı seviyorum, fakat aynı zamanda iyi vakit geçirmeyi de seviyorum."Volim igrati u Španjolskoj i mislim da ću mnogo naučiti za vrijeme dok sam ovdje".
Eskiden şehri ele geçirmeye çalışır ama Efendi Yo onu durdurmuştur.Nekoć je radila u banci, ali ju je baka natjerala da odustane.
Ancak Çin’i gerçekten istila etmek için Pekin’i ele geçirmek gerekiyordu.Naime, trebao je mijenjati Arthura Numana zbog isključenja protiv Argentine.
Daha sonra ikili birlikte zaman geçirmeye başlar.Všetci traja začnú spolu tráviť viac času.
Ailesiyle daha fazla vakit geçirmek istediğini söyledi.Ako dôvod uviedol, že chce stráviť viac času s rodinou.
Takibeden haftalarda Schuschnigg yeni atadığı bakanların kendi gücünü ele geçirmeye çalıştıklarını fark etti.V priebehu nasledujúcich týždňov si Schuschnigg uvedomil, že jeho noví ministri pracujú na prevzatí vlády.
Şok mu geçirmektedir?Lenže prišiel šok.
Zamanının büyük kısmını ay gözlemleri ile geçirmesine rağmen yer çekimi ile de ilgilendi.Väčšinu svojho vedeckého času trávil pozorovaním Mesiaca, ale tiež ho zaujímala aj gravitácia.
Bu gruplar birbirleriyle sürekli çatışma halindedirler ve şehrin kontrolünü ele geçirmeye çalışmaktadırlar.Títo králi medzi sebou neustále bojovali a snažili sa zabrať územie toho druhého.