geçirme ile cümle
geçirme kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Ocak 2011'de onunla yapılan bir görüşmede cinsiyet değiştirme ameliyatı geçirmek istediği açıklanmıştı.2014년 12월, 성대에 생긴 물혹 제거 수술을 위해 휴식기를 갖겠다고 발표했다.
Hepsi bir bahane bularak geceyi orada geçirmek ister.이를 받아들인 조조는 밤을 틈타 기습을 가하기로 하는데...
Haberleşmeyi ele geçirme günümüzde önemli hale gelmiştir.멤버들은 이 사실을 이날 방송을 통해 알게되어 매우 놀라워했다.
Şok mu geçirmektedir?다소 충격이였다.
Biz ekip olarak stüdyoda fazla vakit geçirmeyi seviyoruz.시합에서 화려한 기술을 선보이는 것을 좋아한다.
"Bu arada, sorun para kazanmak değil onu ele geçirmek.그들은 돈은 살기 위해서 있는 것이 아니라 저금하는 것이라고 말했다.
İkili, zamanı geçirmek için birlikte yürüyüşe çıkmaya karar verirler.둘은 근로자의 날 연휴에 돈과 함께 여행을 떠나고 돈은 다음 날 합류하기로 한다.
Selefleri gibi amcası da tacı ele geçirmeye çalıştı.또한 태조 자신도 왕위를 물려준 뒤 회암사에서 지내기도 하였다.
İkili arabayı terk eder ve kendilerine geceyi geçirmek için kullanacakları bir sığınak bulur.어느 날 천은 막차를 놓치고 밤을 지내기 위해 DVD방에 들른다.
İç savaş 3 Eylül 1651'de Worcester Savaşı ile Cumhuriyetçilerin güçleri ele geçirmesi ile sona erdi.1651년 9월 3일에 우스터 전투로 내전은 의회파의 승리로 끝났다.
Ruh dünya yaşamında bir tür hapishane yaşamı geçirmektedir.이종은 수감 생활 중 시를 창작했다.
Ancak, değişim geçirme ihtimali bellidir.하지만 이는 추후 바뀔 가능성이 있다.
Otto motorunu henüz harekete geçirmeden sattı.첫 번째는, 기계선의 엔진이 80초간밖에 작동하지 않았던 것이다.
Bu durumda aralarındaki ilişkiyi tekrar gözden geçirmeye karar verirler.그렇다면 이들 사이의 연환수를 정의할 수 있다.
Sidney ilk sezonunu pek iyi geçirmedi.시즌 초반은 좋지 않았다.
Ailesiyle daha fazla vakit geçirmek istediğini söyledi.הוא אמר גם שהוא רוצה לבלות יותר זמן עם משפחתו.
Ama daha sonra onunla zaman geçirmek ister.היא מחליטה לבלות איתו זמן רב יותר.
Kimse kendine ateist demeyi aklının ucundan geçirmezdi.” demiştir.אף אחד לא חלם על לכנות את עצמו 'אתאיסט'."
1657'de Pepys bobrek taşının alinması için bir ameliyat geçirmeye karar verdi.ב־1657 החליט פיפס לעבור ניתוח.
Bir sonraki dönem ise Romalıların ülkeyi ele geçirmesiyle başlayan uyum dönemidir.ביום זה מוחלט האם לרומאים יהיה מזל בשנה הקרובה.
En azından yazı geçirmek istedim.במקביל הקדיש מזמנו לכתיבה.
Lesnar şirketi ailesi ile daha fazla zaman geçirmek için terk ettiğini iddia etti.בראיונות ציין שעזב את הסדרה כדי לבלות יותר זמן עם משפחתו.
Onur onunla bir gece geçirmesini ister.רצון בחר מדי פעם אחת מנשותיו כדי לבלות איתה את הלילה.
Ultimate gücüne kavuşup bütün uzaylıların enerjisini emip dünyayı ele geçirmeye çalışır.מנסה בכל מחיר להשיג את הכוח של אנרגיית השמש על מנת לכבוש את העולם.
Leopold Avusturya Hollandasını yeniden ele geçirmek üzere derhal harekete geçti.לאופולד פעל במהירות וכבש מחדש את ארצות השפלה האוסטריות.
Çağdaş insanın amacı, zahmetsiz bir yaşam geçirmektir.לאדם המודרני קשה לתאר לעצמו חיים ללא קריאה.
Kuşatma, bölgedeki son direniş noktasını ele geçirmek amacıyla yapılmıştır.כיבוש המתחם עצמו נועד לשלב הבא של המבצע.
PJ ile uğraşmayı ve onunla vakit geçirmeyi sever.ג'יי, נרגש לעבוד איתו.
Her anını her dakikasını birlikte geçirmek ister.בוא מהר חבל על כל דקה.
Yeni görevi Stalingrad'ı ele geçirmekti.משימתו זכתה להוקרתו של סטלין.
Hastalığı nedeniyle vaktinin çoğunu evde geçirmek zorunda kaldı.בשל מחלתו הוא היה מבלה הרבה בקופת חולים.
Boemondo uzaktayken, Aleksios Antakya ve Kilikya'nın şehirlerini yeniden ele geçirmek için bir ordu gönderdi.בעוד בוהמון שוהה במערב אירופה, שלח אלכסיוס צבא כדי לתפוס את אנטיוכיה ואת העיר קיליקיה.
1960'ların başlarında Çekoslovakya, ekonomik bir gerileme dönemi geçirmeye başladı.בראשית שנות השישים עברה צ'כוסלובקיה מיתון כלכלי.
Hayatı boyunca çok sık hastalıklara yakalandı ve bu yüzden uzun rehabilite dönemleri geçirmek zorunda kaldı.בעיותיו הרפואיות התגברו לאורך הזמן והוא נאלץ להתאשפז לעיתים קרובות.
Gümüştegin’in en büyük hedefi, Malatya’yı ele geçirmekti.מעריצה הגדול ביותר הוא תום, המנסה לכבוש את לבה.
Topu rakip kale direğinin üstünden geçirmek 1 puan değerindedir.הכנסת הכדור לשער שווה נקודה אחת.
"Hikaye Ele Geçirme Sanatı, s.הסיפור המקראי על כיבוש הארץ (תשט"ו).
Daha önce terk etmiş oldukları arazileri tekrar ellerine geçirmek için geri geleceklerdir.אלו שכבר חזרו לבתיהם שם נאלצו להתפנות שוב.
Cumhuriyetin siyasal gücünü hemen ve tek başına eline geçirmek istemekteydi.לא היה לו עניין בפוליטיקה של ארצו, והוא העדיף לנהל את נכסיו בעזרת באי-כוחו.
Yine de geceyi orada geçirmeye karar verirler.בסופו של דבר הם מבלים את הלילה ביחד.
Bu durumda aralarındaki ilişkiyi tekrar gözden geçirmeye karar verirler.הם מחליטים לנסות ולבנות את הקשר ביניהם מחדש.
İşlemler arası iletişim genelde paylaşımlı hafıza veya mesaj geçirme tekniği ile yapılır.התקשורת נעשית לרוב דרך הזיכרון המשותף.
Bulgaristan Kralı I. Boris'in izni olmadan, papalığın iddialarını hayata geçirmesi mümkün değildi.ללא הסכמת בוריס הראשון (שליט בולגריה), האפיפיורים לא יכלו לכפות את דרישותיהם.
Bütün hayatımı orada geçirmek istemedim.לא רציתי לבלות שם את כל חיי.
Bütün hayatımı orada geçirmek istemedim.לא רציתי לחיות שם את כל חיי.
Angela Hitler, 30 Ekim 1949'da Almanya'nın Hannover şehrinde felç geçirmesi nedeniyle öldü.Ангела Хитлер почива след сърдечен удар на 30 октомври 1949 г. в град Хановер, Западна Германия.
Daha sonra ikili birlikte zaman geçirmeye başlar.Оттогава съпрузите започват да прекарват повече време заедно.
Hitler'in cesedini elden geçirmekle görevlendirildi.Той иска да намери трупа на Хитлер.
Ancak bazı kuşlar kışları Hindistan'da da geçirmektedir.Незначителна част от птиците зимуват в Индия.
Bu çerçevede, 31 Temmuz'da Ordu Saarbrücken'i ele geçirmek için Saar Nehri'nden ileriye doğru yürüdü.Поради това на 31 юли армията се отправя към река Саар, за да превземе Саарбрюкен.
Onur onunla bir gece geçirmesini ister.Старецът решава да си купи една нощ с нея.
2. hanlık seviyesinden itibaren hanlıklar, kale kuşatmasına katılıp kaleyi ele geçirmek için savaşabilirler.На тях ще им се наложи да щурмуват втория пръстен, за да успеят да превземат замъка.
Bu genişleme stratejisi Mısır'ı eline geçirmeyi de hedeflenmişti.И този поход е насочен срещу Египет.
Hesse, Nasyonal Sosyalistlerin Almanya’da iktidarı ele geçirmelerini büyük bir endişeyle izledi.Хесе наблюдава със загриженост вземането на властта в Германия от националсоциалистите.
Ama daha sonra onunla zaman geçirmek ister.Когато го разбира се старае да прекарва повече време с него.
Ailesi ile zaman geçirmekten çok hoşlanmaktadır.Обича да прекарва повечето си време, със приятели.
Ekim 1922'de faşistlerin iktidarı ele geçirmek için Roma'ya düzenledikleri yürüyüşe katıldı.1922 г. – Предприет е поход на фашистите към Рим.
Toz / su geçirmezdir, port kapağı kapalı halde suya 1 metreye derinlikte 30 dakikaya kadar dayanabilir.Тази писалка е устойчива на прах и вода, като под вода може да издържи до 30 минути до максимум 3 метра.
Edebiyat, okurun maneviyatını güçlendirmeli, onu aydınlatmalı ve duygularını harekete geçirmelidir.Литературата трябва да възпитава читателя морално, да го просветлява, да буди неговия разум.
Bu büyücüler insanların dünyasını ele geçirmeye çalışmaktadırlar.Великите магове искат да завладеят света.