geçirme ile cümle

geçirme kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Şu anda Lökbatan sakin bir dönem geçirmektedir.Skupina má aktuálne prestávku.
Nüfusu civar ormanlara ve mağaralara kaçıp açık havada ve soğuk yerlerde vakit geçirmek zorunda kaldı.Zrejme využíval jaskyne a pukliny, aby sa ukryl pred chladným počasím.
G Watch R de toz ve su geçirmezlik için IP67 sertifikasına sahiptir.G Watch R má IP67 certifikáciu pre odolnosť voči prachu a vodotesnosť.
(TvT projesini hayata geçirmek için).(Edícia dopravnej literatúry.)
Viridiana büyük bir değişim geçirmektedir.Dnes zažíva Bogside veľké zmeny.
Bu amacı gerçekleştirmeleri için Afganistan'ı ele geçirmeleri gerekiyordu.Mostom k dosiahnutiu tohto cieľa mala byť Kórea.
Ve yine de onu seyretmek isterdiniz, onunla vakit geçirmek isterdiniz."Už je mi dobre, môžete sa za nimi pozrieť."
Kalın kürkü su geçirmezdir.Vďaka nemu teda pleť nie je vysušená.
Yeni evli çift görünüşte balayını geçirmek için trenle Paris'e giderek bir otele yerleşirler.Šťastný pár odchádza na svadobnú cestu do Egypta.
Savaş Haşimilerin yenilgisi ve Suudiler ve müttefiki İhvan'ın el Hurma'yı ele geçirmesiyle sonuçlandı.Prekvapení a znechutení cárovi ľudia Ivajla opustili.
Orada yerde su geçirmeyen bir denizci muşambası bulunuyordu.Na dolnom toku bol vybudovaný Neslušanský rybník.
Zamanın çoğunu ailesi ile geçirmektedir.Večino svojega časa preživi z Maticem.
3000 kişilik Per takviyesi yaklaştığına dair haberler Herakleios'a ulaştı ve onu harekete geçirmeye zorladı.Novica, da se bliža 3.000 perzijskih vojakov je Heraklija prisila k ukrepanju.
Kurşun geçirmez cam kalınlığı 19 ve 89 mm arasında değişir.Debelina neprebojnega stekla je različna in znaša od 19 mm do 89 mm.
Bitez sakin bir tatil geçirmek isteyenlerin yeridir.Kraj je primeren za miren dopust.
Ailesiyle daha fazla vakit geçirmek istediğini söyledi.Hoteli so preživeti več časa z družino in prijatelji.
Yine de geceyi orada geçirmeye karar verirler.Odločijo se, da bodo vdrli še to noč.
Babasının ölümünden sonra tahtı ele geçirmeye çalıştı.Na prestol je ponovno poskušal priti po očetovi smrti.
Çalışmayı seviyorum, fakat aynı zamanda iyi vakit geçirmeyi de seviyorum."Rada imam njen stil in mislim, da je zelo zanimiva."
Rahat ve konforlu bir hayat geçirmeyi sevmekte idi.Živela sta tiho in zadovoljno življenje.
Eğer su geçirmez hale getirilirse, kullanmak imkansız hale gelir.Če je vesmu temu zadoščeno je napredek neizbežen.
En azından yazı geçirmek istedim.Pisal je predvsem povesti.
Cromwell bu yüzden önemli liman kentlerini hızla ele geçirmek için saldırı planları yapıyordu.Pri izlivu Tibere je načrtoval gradnjo večjih pristaniških nasipov.
On beş yıl boyunca öğrencileri ile vakit geçirmeye devam etti.Na univerzah je preživel 15 let.
Ölümünden önce son günlerini geçirmek için Arizona’daki evine dönmek istemiş ancak izin verilmemişti.Zoa ga je prosila za dovoljenje, da bi ga pred smrtjo še zadnjič obiskala, vendar ji tega ni dovolil.
İdari ve adli yargıyı ele geçirmek.Pravica do sproženja in vodenja sodnega postopka.
Çoğunluğu şehirlerde yaşayanlar yaz tatilini köyünde geçirmektedir.Mnogi ljudje preživijo poletne počitnice na balkonu.
Amaçları: Tüm kıtanın kontrolünü ele geçirmek ve Metin Taşlarının artan gücünü engellemek.Skrbi za red na le-teh in odstranjuje sporne teme.
Zimmete para geçirmede olduğu gibi.Drugače pa je npr. pri denarju.
829 yılında, Theofilos tahtı ele geçirmeyi başardı.Leta 829 je bizantinski prestol nasledil Teofil.
Amacı şehrin kontrolünü eline geçirmekti fakat çatışma patlak verdi.Grad je prenesel napad, vendar pa je bilo mesto uničeno in upor se je širil.
Annenin 1919'da felç geçirmesi ailenin parçalanmasıyla sonuçlandı.Po prerani materini smrti med vojno leta 1917 je družina razpadla.
Leopold Avusturya Hollandasını yeniden ele geçirmek üzere derhal harekete geçti.Toda Avstrijci so Bratislavo ponovno zavzeli.
Bu üçü içerisinde sadece Epir ve İznik Konstantinopolis'i tekrar ele geçirme fırsatları elde etti.Iš šių trijų tik Nikėja ir Epyras turėjo gerus šansus atgauti Konstantinopolį.
Şok mu geçirmektedir?Reikėjo sukrėtimo.
Ele geçirme başarısız olur.Jo iššifruoti nėra pavykę.
1995'te iyi bir sezon geçirmediler.Jo 2005 metų sezonas buvo neblogas.
Kelime kökeni Yunanca'dan gelmektedir ve "harekete geçirmek" anlamını taşır.Žodis kilęs iš graikų kalbos ir reiškia „bėgti kartu“.
İkizlerin tahtı yeniden ele geçirmelerinden korkan yeni kral, Romulus ve Remus'un boğdurulmasını emretti.Naujasis karalius bijojo, kad Romulas ir Remas susigrąžins sostą, todėl įsakė juos nuskandinti.
Ancak, değişim geçirme ihtimali bellidir.Galiausiai mainai jau bus negalimi.
Haberleşmeyi ele geçirme günümüzde önemli hale gelmiştir.Šiais laikais labai svarbus veiksnys – atakavimas naktį.
Örnek olarak ipliği iğne deliğine geçirmede kullanılan bir alet gibi.Kaip pavyzdį paimam metalą pjaustančias stakles.
"Hikaye Ele Geçirme Sanatı, s.Dirbdamas ties paveikslu „Mistinės Šv.
Diğer gecelerde ise Willow ile vakit geçirmektedir.Vieno iš antskrydžių metu jis pakyla į orą su Bruno.
Mevcut operasyonları gözen geçirmek.Atimties operacija žymima minusu.
1799 - Napolyon, Fransa'da iktidarı ele geçirmek üzere Mısır'dan ayrıldı.1799 – Napoleon asus Egiptusest teele Prantsusmaal võimu haarama.
Leopold Avusturya Hollandasını yeniden ele geçirmek üzere derhal harekete geçti.Leopold II läks kiiresti Austria Madalmaid tagasi vallutama.
Her anını her dakikasını birlikte geçirmek ister.Igaüks elab päevad läbi omaenda elu iseendaga.
Bu üçü içerisinde sadece Epir ve İznik Konstantinopolis'i tekrar ele geçirme fırsatları elde etti.Neist kolmest olid Epeirosel ja Nikaial parimad võimalused Konstantinoopolis võimu taastamiseks.
Hayatımı tekrar gözden geçirmek zorunda kaldım.Aga elu tuleb ümber mõtestada.
Yine de geceyi orada geçirmeye karar verirler.Nad jutlevad öö läbi.
Burada onu öldürüp, mirası ele geçirmek istemişlerdir.Elanikke hakati tapma ja nende vara röövima.
İsrail, Ortadoğu`daki politikalarını gözden geçirmeli` dedi.Ta kutsus lahendama probleeme Lähis-Idas.
Bu da Kruşçev'in gücü ele geçirmesini sağladı.See tugevdas veelgi Cissokho võimu.
Kızıl Ordu, kasabayı ele geçirmek için bir dizi karşı taarruz başlatmıştır.Punaarmee loobub linna vallutamisest.
Üç yıl denetimli serbestlik, alkol rehabilitasyonu ve eğitim programına 60 saat geçirmeye mahkum edildi.Ta pidi veetma 48 tundi arestikambris ja läbima kuus nõustamisseanssi narkomaanide rehabilitatsioonikeskuses.
100 derece suyu 100 derece buhara geçirmek için gereken bölümü atlamışım!Gramy se také vykrátily.
15 yılımızı eğitimde başarılı olmak için geçirmeye hazırız.사람들은 15년을 교육을 위해 힘쓸 준비가 되어있습니다.
15 yılımızı eğitimde başarılı olmak için geçirmeye hazırız.Chúng ta sẵn sàng bỏ ra 15 năm để hoàn thành giáo dục phổ thông.
15 yılımızı eğitimde başarılı olmak için geçirmeye hazırız.Estamos dispostos a passar 15 anos a instruirmo-nos.

İlgili Sayfalar