geçirme ile cümle
geçirme kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Farklı şehirlerde yaşayanlar genellikle yaz tatillerini köyde geçirmektedirler.Vào cuối tuần, ông thường có các kì nghỉ tại New York.
Geceyi geçirmek üzere burada durmaya karar verir.Nhóm quyết định dừng chơi vào ban đêm.
"Bu arada, sorun para kazanmak değil onu ele geçirmek.Nên phải giữ lấy đất, chứ không phải chống trả đâu".
Pallas, Burrus'la birlikte imparatorluk tahtına Faustus Cornelius Sulla Felix'i geçirmeye çalışmakla suçlandı.Pallas, cùng với Burrus, bị kết án âm mưu chống lại hoàng đế để đưa Faustus Sulla lên ngai vàng.
Hitler'in cesedini elden geçirmekle görevlendirildi.Chính tôi thấy xác Hitler được mang ra ngoài."
Selefleri gibi amcası da tacı ele geçirmeye çalıştı.Hoàng Tử sau đó tự đâm vỡ trái tim mình để phong ấn Con Quạ.
Ele geçirme başarısız olur.Việc đổ bộ thất bại.
Bir mezarlık Kerem geceyi bir mezarlikta uyuyarak gecirmektedir.Nỗi đau của thành phố sầm uất một đêm trở thành nghĩa địa Bùi Mến.
Bu şarkıyı, stadyumda seslendirirken harika zaman geçirmek için yazdım.Tôi đã viết bài hát khi tôi đang ở thực sự trong nhà kho.
İkili, zamanı geçirmek için birlikte yürüyüşe çıkmaya karar verirler.Hai người đi dạo và quyết định làm bạn.
Aran Atya toprağı ele geçirmek istemektedir.Tôn Vũ thừa thắng tiến lên chiếm đất Sào.
Asetilit (Al2(C2)3), ısıtılmış alüminyum üzerinden asetilen geçirmek suretiyle üretilir.Axêtylua, Al2(C2)3, được điều chế bằng cách cho axêtylen đi qua nhôm nóng.
Sadece tek amacı vardır dünya'yı ele geçirmek.Một trong những điểm quan trọng của Trí là phải nắm được mệnh trời.
Bu da Kruşçev'in gücü ele geçirmesini sağladı.Đây là nguyên nhân khiến Oobleck rắn lại.
Buna ilaveten, Seneca bir kere zimmetine para geçirmekle suçlandı.Ngoài ra, Seneca lại bị kết án vì tội tham ô.
Kurşun geçirmez yelek nasıl çalışır?Hoả tốc Tốc gì?
5 yıl sonra kendi hayatını Güney Afrika'da geçirmeye karar verdi.5年後に彼は南アフリカで人生を費やすことに決めた。
Pizarro her ikisini de öldürme şansını eline geçirmekten büyük bir zevk duymaktadır.ピツァロは二人を一度に殺すチャンスだと喜ぶ。
Ele geçirme başarısız olur.捕獲に失敗する。
Ben böyle bir şey emretmedim, yüreğimden bile geçirmedim.’このようなことをわたしは命じたこともなく、心に思い浮かべたこともない。
Toplamda organizatörler yaklaşık 1.500 otobüs ve 30.000 gönüllüyü harekete geçirmeyi planlıyordu.組織者は約1,500台のバスを動員に使用し、約30,000人のボランティアがイベントに実施に携わった。
Leopold Avusturya Hollandasını yeniden ele geçirmek üzere derhal harekete geçti.レオポルトはオーストリア領ネーデルラントを奪還するために素早く行動した。
Ailesiyle daha fazla vakit geçirmek istediğini söyledi.家族とより多くの時間を過ごすため決意したという。
Yolculukta geceyi geçirmek için inilen, konaklanılan yer.野外で一晩を過ごすための場所。
Şok mu geçirmektedir?ショック症状はないか。
En azından yazı geçirmek istedim.どうしても書きたかった。
İki modeli bulunuyordu: Tamamiyle su geçirmez "To.Mi.A4531" ve normal modeli "To.Mi.4531".「To.Mi.A4531」と命名された完全防水型と、通常型の「To.Mi.4531」である。
Bu birlik kapıyı eline geçirmeyi başardı.その軍勢を手中に収めることに成功した。
Savaş, 6 Şubat'ta Birlik kuvvetlerinin Fort Henry'yi ele geçirmesiyle başladı.この戦闘は2月6日のヘンリー砦の占領に続いて起こった。
Hastalığı nedeniyle vaktinin çoğunu evde geçirmek zorunda kaldı.心臓の病気のため、病院にいることがほとんどだった。
Mutlak gücü ele geçirme amacıyla Dünya'da tanrılarla insanlar arasında bir savaş sürmektedir.そして人間たちは神々に反旗を翻し、神と人間の間で地上の支配者をめぐる戦争が勃発。
"Bu arada, sorun para kazanmak değil onu ele geçirmek.受け取る際には、獲得するのではなく、体験するという事が大切である。
Ancak bu seferlerde irili ufaklı 50'den fazla gemiyi eline geçirmeyi başardı.この哨戒でレイは、実に35隻もの小船を撃沈した。
Eğer su geçirmez hale getirilirse, kullanmak imkansız hale gelir.当然ながら壊れると使用不可能になる。
Akşam yemeğini yedikten ve geceyi orada geçirmek için izin aldıktan sonra Chiron, onlarla konuşmaya başlar.夕食と一夜の宿を許された後、シャロンは心を開くようになる。
Partizanlar kentin yarısını ele geçirmeyi başardı.フラニ族が州人口の半分以上を占める。
Biz ekip olarak stüdyoda fazla vakit geçirmeyi seviyoruz.サッカーが大好きでスタジアムに観戦に行ったりしている。
MPI'ın yaptığı gibi mesaj geçirmeyle uğraşmaya gerek yoktur.僕みたいなヘボにそんな話をする資格なんかないんだ。
İkili arabayı terk eder ve kendilerine geceyi geçirmek için kullanacakları bir sığınak bulur.箕面市には終日二輪車通行止め、夜間は自動車通行止めとなる区間がある。
Ortalama olarak insan, ömrünün yaklaşık 6 yılını rüya görmekle geçirmektedir.人間が一生に観る夢は総じて6年間という研究結果もある。
Edirne'de sarayda içki alemleri ile iyi vakit geçirmeye kendini terk etti.野呂瀬の先輩分で、仲が良くプライベートで一緒に飲みに行ったりもしていた。
Kalın kürkü su geçirmezdir.こちらは、肌が水色。
Nenayt geçirmez odasından dışarı çıkmaz.クローゼットの中から出るに出れない姉。
Ancak Karayazıcı kuvvetlerinin iç kaleyi de ele geçirmesi üzerine geri çekildi.大発勢はやむなく退き、水戸近郊の那珂湊(ひたちなか市)に布陣した。
Cumhuriyetin siyasal gücünü hemen ve tek başına eline geçirmek istemekteydi.今度は警察の助けを借りず、独力で鎮圧することに成功した。
Amacı ürettiği robotlarla dünyayı ele geçirmektir.自分の作ったロボットで世界征服する野望に燃える。
Bu yüzden parti yerine sendikada daha fazla zaman geçirmeye başlar.その代わりに田舎で余暇を過ごす。
Çalışmayı seviyorum, fakat aynı zamanda iyi vakit geçirmeyi de seviyorum."それで、「私は正直が好きだが、しかし、成功するのはもっと好きです」ということになる。
Tedavi edilmezlerse şok geçirmeye kadar varabilir.時間が経つか、衝撃を与えるまで治らない。
Issız bir yerde içkiye devam ederek geceyi geçirmek istiyorlarmış.泥酔の末、放浪の旅に出た。
Fakat eserin galasını geçirmek hakkı Valsegin'e aitti.解析権 辻谷クロノが持つ権利。
Ancak, değişim geçirme ihtimali bellidir.しかしながらその決定は、変更が可能なものである。
Bu durum, Roma Cumhuriyeti'ne deniz üstünlüğünü yeniden ele geçirmek için beklenmedik bir fırsat sağlamıştır.これにより、ローマ軍は海上の優位性を奪い返す機会を得た。
Bir kısım Müslümanlar bu geceyi ibadet ve taatle geçirmenin pek çok sevabı ve feyzi olduğuna inanır.ムスリムはこの夜を特に神への祈りと嘆願と悔悛に特に適していると考えている。
Bizi bir ambulans için Suriye'ye geçirmeleri gerekiyordu ama olmadı" dediği kaydedildi.しかし峨山病院側は「救急車に問い合わせたがそのような事実はなかった」と否定したという。
Dale, hayatının geri kalanını orada huzur içinde geçirmeyi planlamaktadır.ヨハンは残りの人生をほとんど馬上で過ごすことになった。
Rick, Hershel'in kararını yeniden gözden geçirmesi hususunda Hershell'e yalvarır.ケンシロウがユリアにふさわしい男かどうかを見極めるため、あの手この手でケンシロウの怒りを誘う。
Cansu ise yetimhanede çok kötü günler geçirmektedir.ラースとは孤児院時代の幼馴染。
Hedefi düşman gemisini ele geçirmek olan oyuncular için tavsiye edilir.攻撃 自機がターゲット指定している敵に攻撃を仕掛ける。
Amacı dünyayı ele geçirmektir.目的は世界を支配すること。