geçirme ile cümle

geçirme kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Kelime kökeni Yunanca'dan gelmektedir ve "harekete geçirmek" anlamını taşır.Termenul vine din greacă, însemnând "punere înainte".
Geceyi geçirmek üzere burada durmaya karar verir.Nu pot rezolva problema, astfel că se pregătesc să-și petreacă noaptea aici.
Aşırı sıcaklar kalp krizi geçirmesine yol açabilir.Valvele afectate pot duce la insuficiență cardiacă.
Sonra her biri onu tek başına ele geçirmek için diğerleri ile kavgaya tutuşurlar.Reușește să îi facă sa lupte unii cu ceilalți după care îi învinge.
Mabel ona çok değer verir ve onunla zaman geçirmeyi sever.Se observă că Pufuleț se bucură de timpul petrecut cu Mabel, precum și ea se bucură de timpul petrecut cu el.
1945'teki ilk önemli görevi ABD'nin Birleşmiş Milletler'e katılma kararını Senato'dan geçirmekti.1945: Senatul american și-a dat acordul asupra participării SUA la Consiliul Națiunilor Unite.
Angela Hitler, 30 Ekim 1949'da Almanya'nın Hannover şehrinde felç geçirmesi nedeniyle öldü.Angela Hitler a murit de un accident vascular cerebral pe 30 octombrie 1949 în Hanovra.
Daha sonra tatilini geçirmek için sürekli bu bölgeye geldi.Aici venea ori de câte ori era în concediu.
Kleopatra oğlunu tahtı ele geçirmek için öldürdü.Cu toate acestea, Ptolemeu și-a ucis fiul pentru a-i lua soția.
Topu rakip kale direğinin üstünden geçirmek 1 puan değerindedir.Fiecare aruncare de la linia de aruncări libere va valora 1 punct.
Uçlardan en az birinin bu iki geçirme işi için ulaşılır ve serbest olması gerekir.Pentru ca un grup să supraviețuiască trebuie să aibă minimum două libertăți care nu pot fi eliminate.
Gear Live toz ve su geçirmezlik için IP67 sertifikasına sahiptir.Telefoanele sunt clasificate la IP67 pentru rezistența la apă.
Mişima özel bir ordu kurar ve amacının imparatoru yeniden devletin başına geçirmek olduğunu ilan eder.El a cerut organizarea unei lovituri de stat, care să restituie Împăratului puterea sa inițială.
2007'de şehirde Hamas'ın Gazze şehrinin kontrolünü ele geçirmesiyle sonuçlanan çatışmalar yaşandı.2007 - Un război civil a escaladat în Fâșia Gaza pe tot parcursul lunii iunie, care a adus Hamas la conducere.
Tüyleri tamamen su geçirmez değildir.Penele astfel unse nu sunt udate de apă.
Düşük pH değeri, ayrıca pepsinozin adı verilen sindirim enzimini harekete geçirmekte kullanılmaktadır.Valoarea mică a pH-ului favorizează activarea pepsinogenului, precursorul pepsinei.
Yarı saydamlığın karşıtı olan kavram opaklıktır ( ışık geçirmezlik ).Doar pe partea exterioară a opincii prezintă îngurzire (încrețire).
Ancak zamanlarının büyük çoğunluğunu pasaport ve vize dolandırıcılık soruşturmalarında geçirmektedirler.Ei rezolvă majoritatea problemelor lor folosind judecăți rapide și intuitive.
Polis memuru bir kurşun geçirmez yelek giydi.Ofițerul de poliție a purtat o vestă anti-glonț.
Tom ceketini çıkardı, kurşun geçirmez yelek giydi ve sonra ceketini geri giydi.Tom și-a scos jacheta, a îmbrăcat o vestă anti-glonț și apoi și-a pus înapoi jacheta.
Seneye martta geldiğimde İstanbul'da olacaksan seninle biraz zaman geçirmek isterim.Aș vrea să petrec puțin timp cu tine dacă vei în Istanbul când voi veni, în martie, anul viitor.
Bu su geçirmez bir saat.Acesta este un ceas rezistent la apă.
Hesse, Nasyonal Sosyalistlerin Almanya’da iktidarı ele geçirmelerini büyük bir endişeyle izledi.Hesse aggodalommal figyelte a nemzetiszocialisták hatalomra jutását Németországban.
Zamanın çoğunu ailesi ile geçirmektedir.Legtöbb idejét családjával tölti.
Yine de geceyi orada geçirmeye karar verirler.Úgy döntenek, hogy ott éjszakáznak.
Hepsi bir bahane bularak geceyi orada geçirmek ister.Mindünknek kell valami, ami átvezet az éjszakán.
Otto motorunu henüz harekete geçirmeden sattı.Hans motorja azonban most sem indul be.
Sonra her biri onu tek başına ele geçirmek için diğerleri ile kavgaya tutuşurlar.A többiek egyenként szállingózva utánuk.
Bütün düşüncesi yüzüğü ele geçirmektir.Ez a reakció a gyűrű teljes felnyílásával jár.
Burada önemli olan tüm şehirlerdeki insanlar cumartesi akşamını eğlenerek geçirmektedir.Szokás, hogy a vasárnapi reggeli misén megjelennek az emberek a szombati mulatság után.
Al-Masdar News, yerel kaynaklara cevap olarak IŞİD'in hastaneyi hiç ele geçirmediğini söyledi.Az Al-Masdar News helyiekre hivatkozva azt közölte, az épület soha nem volt az ISIL-é.
G Watch toz ve su geçirmezlik için IP67 sertifikasına sahiptir.A kialakítás IP67-es víz- és porálló.
Saldırı takımının amacı harita üzerinde bulunan ana noktaları ele geçirmek ( O1,O2 noktalarını).Ezen a pályán csak az számít, hogy a támadók elfoglalják a fő pontot (E).
Sonbahardan itibaren içeri alınmalı, kışı ise aydınlık fakat daha serin bir yerde geçirmelidir.Ősszel cserépbe ültetjük, világos, de nem túl meleg helyen tartjuk.
Çoğu kanal spesifik bir iyonu geçirmek için özelleşmiştir.A csatorna részben animére specializálódott.
Üç parçadan oluşan bu Scionu, Natla ele geçirmeye göz koymuştur.Ebből válogattam ki három részt és neveztem el Szonatinának.
Boş zamanının büyük çoğunluğunu spor yaparak geçirmektedir.Mitchell legtöbb idejét futással tölti.
Ormanda geceyi geçirmek için bir mağara bulurlar ve orada uyurlar.A társaság végül egy barlangban talál menedéket, ahol lepihennek éjszakára.
Mayıs 2015'te IŞİD'in Palmira'yı ele geçirmesi sonrası Deyrizor IŞİD'in kuşatması altına girmiştir.2015. májusának végén az ISIL egy átfogó offenzíva után elfoglalta Palmürát és környékét.
Her anını her dakikasını birlikte geçirmek ister.És minden percet élvezve.
Hastalığı nedeniyle vaktinin çoğunu evde geçirmek zorunda kaldı.Betegsége miatt később sok időt töltött Párizsban.
Kötü planları ile şehri ele geçirmeye çalışmaktadır.Civil javaslataival próbál a város jobbítása érdekében tevékenykedni.
Ama daha sonra onunla zaman geçirmek ister.Később mégis újra elmegy hozzá.
Yayılım: Yayılım bir kuruluşun yaklaşımını yaşama geçirmek için neler yaptığını içerir.Csabakó temáe: a csabakó temáe (茶箱手前) egy kültéri teaszertartás gyakorlását jelenti.
Bu kampanyalar sayesinde hükümetlere baskı yaparak kamuoyunu harekete geçirmeyi hedeflemektedir.A cél ezzel az volt, hogy a kormányzón keresztül nyomást gyakoroljon a kurdokra.
Ailesi ile zaman geçirmekten çok hoşlanmaktadır.Szabadidejét legszívesebben családjával tölti.
Dale, hayatının geri kalanını orada huzur içinde geçirmeyi planlamaktadır.Ezután Cally az élete hátralévő részét börtönben töltötte.
Amaçları: Tüm kıtanın kontrolünü ele geçirmek ve Metin Taşlarının artan gücünü engellemek.A hatalmat keresni: elhagyni az Erő útját.
Gemiler 13 su geçirmez kompartmandan oluşuyordu, gemi teknesinin yüzde 48'i çift tekne olarak inşa edilmişti.A hajókat 17 vízhatlan rekesszel látták el és a dupla fenék a hajótest hosszának 86%-át fedte.
2002 yılından beri yazlarını Datça'da geçirmektedir.Ezt 2002 óta használják a G Data-nál.
White sonuçta hizmetten ayrılarak kalan günlerini huzur içinde geçirmeye karar verdi.Rommel úgy döntött, hogy most biztonságos néhány nap pihenőre vonulnia.
Hatta önermekle de kalmaz bunu yaşama geçirmek için zorlayıcı da olurlar.Ha még hihető is az elv, akkor is unalomhoz vezetne.
Hayatının geri kalan kısmını hapishanede geçirmeyi gerçekten istiyor musun?Valóóban börtönben szeretnéd tölteni életed hátra levő részét?
Dr. Proton isimli çılgın bilim adamı, dünyayı kendi tasarladığı robotlar ile ele geçirmek istemektedir.Hullulla tiedemiehellä, tohtori Protonilla on aikeena vallata maailma hänen robottiarmeijallaan.
Ailesiyle daha fazla vakit geçirmek istediğini söyledi.Hän kuitenkin halusi viettää enemmän aikaa perheensä kanssa.
Onur onunla bir gece geçirmesini ister.Visa pyytää häntä luokseen yöksi.
Sadece tek amacı vardır dünya'yı ele geçirmek.Hänellä on vain yksi tavoite, universumin hallinta.
Ormanda geceyi geçirmek için bir mağara bulurlar ve orada uyurlar.He lötävät pienen yösijan metsästä, johon jäävät nukkumaan.
Su geçirmez bölmeler 30 cm kadar çöktü, ancak geminin daha fazla su almasını engelledi.Sitä nostettiin 80 cm, jotta vesi ei enää pääsisi sen kanssa kosketuksiin.
Taliban'ın 1996'da Kabil'i ele geçirmesiyle Tacikistan'a geçti.1996 – Talibanit valtasivat Kabulin Afganistanissa.

İlgili Sayfalar