geçirme ile cümle
geçirme kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
William’ın astronomiye olan ilgisi, geceleri vakit geçirmek için yaptığı bir hobi olarak başlamıştır.Williams intresse för astronomi började som en hobby för att fördriva tiden under sömnlösa nätter.
Genç Seneca ise Agrippina ile ilişki kurmak ve zimmetine para geçirmekle itham edildi.Seneca anklagades för att samarbeta med Agrippina och för förskingring.
Ailesiyle daha fazla vakit geçirmek istediğini söyledi.Anledningen var att han ville tillbringa mer tid med sin familj.
Steve Stifler’ın kardeşi Matt yaz tatilini bir bando kampında geçirmekle cezalandırılır.Matt, som är Steve Stiflers lillebror, tvingas att tillbringa sommaren på ett musikläger.
Eğer çocukluğunda geçirmemişse, yaşlılığında bile geçirebilir.Skulle han inte gått bort i så ung ålder hade han säkert bidragit med mera.
Bu planlar; annesi Lois Griffin'i öldürmek ve dünyayı ele geçirmektir.Samtidigt hyste han agg mot sin mor Lois Griffin och ville döda henne.
Kartacalılar Sardinya'yı tekrar ele geçirmeye çalışırlar.Karthagerna misslyckas med att återerövra Sardinien.
Ele geçirme başarısız olur.Men kuppen misslyckas.
Buna ilaveten, Seneca bir kere zimmetine para geçirmekle suçlandı.Dessutom anklagades Seneca ännu en gång för förskingring.
Bu durumda aralarındaki ilişkiyi tekrar gözden geçirmeye karar verirler.Då avgör de om de vill fortsätta att träffas.
Kelime kökeni Yunanca'dan gelmektedir ve "harekete geçirmek" anlamını taşır.Dialog kommer från grekiskan och betyder 'genom samtal'.
Devil yavaş yavaş onu ele geçirmeye başlar.Sakta börjar han kontrollera henne.
Hayatımı tekrar gözden geçirmek zorunda kaldım.Under arbetet reviderade jag min uppfattning.
Ne yazık ki mücahitlerin Afganistan'ı ele geçirmeleri uzun sürmez.Det är en tidsfråga hur länge Ukraina klarar sig utan nya nödlån.
Bazen kışlarını geçirmek üzere Amerika ve Kanada'nın sahillerine göçederler.Vintertid kan den ibland uppträda utmed USA:s och Kanadas kuster.
1960'ların başlarında Çekoslovakya, ekonomik bir gerileme dönemi geçirmeye başladı.I slutet av 1950-talet och början av 1960-talet hade Tjeckoslovakien en ekonomisk tillbakagång.
Viridiana büyük bir değişim geçirmektedir.I Europa är carrom på stark frammarsch.
Filleri sallarla karşıya geçirmek güçtü, çünkü sala çıkmıyorlardı.Soldaterna fick äta utomhus eftersom det inte fanns några matsalar.
Ağaç kabuğu çok etkili bir su geçirmez zırhtır.Flåsjön är en stor konstgjord vattenreservoar.
Andy'nin amacı Panama Kanalı'nın yönetimini ele geçirmeye çalışan güçleri ortaya çıkarmaktır.Han upptäcker att japanska agenter tänker spränga Panama-kanalen.
General Mardonius kuvvetleri ise kışı geçirmek üzere Boeotia ve Teselya'da kaldılar.Mardonios och hans armé lämnades kvar i Thessalien över vintern.
Hastalığı nedeniyle vaktinin çoğunu evde geçirmek zorunda kaldı.Han avbröts ofta i sitt arbete av sjukdom och tillbringade mycket tid på sjukhus.
Sadece tek amacı vardır dünya'yı ele geçirmek.Organisationens mål är att ta över världen.
Çoğu kanal spesifik bir iyonu geçirmek için özelleşmiştir.De flesta sändlistor behandlar ett specifikt ämne.
Suyu geçirmezler.Absorberar inte vatten.
Ordu ve sadrazam ise kış geçirmek üzere Edirne'ye döndü.Både den preussiska och den österrikiska armén drog sig tillbaka för vintern.
Sidney ilk sezonunu pek iyi geçirmedi.Svensson spelade mycket bra första halvan av säsongen.
Bir sonraki dönem ise Romalıların ülkeyi ele geçirmesiyle başlayan uyum dönemidir.Avliden då romanens egentliga handling tar sin början.
Bundaki gayeleri personelinin denizaltıyı terk etmesini sağlamak ve batmasına izin vermeden ele geçirmekti.Militären begärde, och fick, tillstånd från överbefälhavaren att dra loss ubåten från grundet.
Bayrağı Ele Geçirme Modunda ise 5 tane üssü ele geçirip,korumak ve diğer düşmanları öldürmektir.Fortet hade till uppgift att antingen försvara eller förstöra tre nyckelbroar.
5 yıl sonra kendi hayatını Güney Afrika'da geçirmeye karar verdi.Han kom att tillbringa fem år i Sydamerika.
Evliliğim için bir buhran geçirmeye başladım.Hon rustade för ett ståndsmässigt bröllop.
Kimse kendine ateist demeyi aklının ucundan geçirmezdi.” demiştir.Нікому й на думку не спадало назвати себе атеїстом».
Hastalığı nedeniyle vaktinin çoğunu evde geçirmek zorunda kaldı.Через хворобу проводить більшість часу в лікарні.
2008'deki bir göz ameliyatı geçirmesinin ardından futbol oynaması mümkün olmamıştır.У 2008 році через проблеми з навчанням не зміг продовжити ігрову студентську кар'єру.
1995'te iyi bir sezon geçirmediler.Сезон 1995 року склався не краще.
Oluşturanların esas düşüncesi kahramanların özelliklerini oyundaki hareket tarzına geçirmektir.Головною ідеєю розробників є перенести характери героїв на їх поведінку в грі.
Boş zamanlarını yazarak, resim yaparak ve müzik besteleyerek geçirmektedir. ^У вільний час пише, створює музику і малює.
Burada onu öldürüp, mirası ele geçirmek istemişlerdir.Там її вірмени й розшукали та викупили.
Yaklaşık 5 ay boyunca Ruslar, bu kasabayı ele geçirmek için savaştı.Через 5 місяців облоги місто було взяте росіянами.
Carnage'in diğer süperkötülerin gösterdiği tipik zenginlik ya da dünyayı ele geçirme gibi istekleri yoktur.Карнидж не проявляє інтересу до таким бажанням суперлиходіїв, як багатство і світове панування.
John Gage Davide bir gecelik Diana ile gece geçirmek için 1 milyon dolar para teklif eder.Там Даяну помічає мільярдер Джон Гейдж та пропонує жінці мільйон доларів за ніч із ним.
FSLN’nin Nikaragua’daki yönetimi eline geçirmesinden üç sene önce dağlarında öldürülmüştür.Пізніше Фонсека був убитий в горах Нікарагуа за три роки до того, як ФСЛН прийшов до влади.
Onur onunla bir gece geçirmesini ister.Він пропонує їй гроші за одну ніч з ним.
Bu işlev nano giysiyi rakiplerin ele geçirmesini önlemek için kullanılır.Ця функція використовується для того, щоб нанокостюм не дістався противнику.
Eğer su geçirmez hale getirilirse, kullanmak imkansız hale gelir.Якщо на вигляд вона важка, значить виконати її абсолютно неможливо.
İkizlerin tahtı yeniden ele geçirmelerinden korkan yeni kral, Romulus ve Remus'un boğdurulmasını emretti.Новий цар боявся, що Ромул і Рем відберуть назад трон, тому наказав їх утопити.
Yine de geceyi orada geçirmeye karar verirler.Люди вирішили лишатися на ніч.
Sadece tek amacı vardır dünya'yı ele geçirmek.Його основна ціль – заволодіти світом.
Zamanın çoğunu ailesi ile geçirmektedir.Діти проводять більшість часу в родині.
Balıkçılar bunları harekete geçirmek için gürültülü sesler çıkarırlar.Самці приваблюють самиць гучними клацаючими звуками для парування.
(Gözden geçirme: 1978).(Лютий 1978).
Ele geçirme başarısız olur.Його захопити не вдалося.
Melkor, Gizli Ateş'i arzuladı ve boşu boşuna ele geçirmeye uğraştı.Мелькорові не вдавалося знайти Вогню, бо Вогонь був із Ілуватаром.
Ancak parlak bir sezon geçirmedi ve ligde 10. oldular.Команда СКА провела не надто вдалий сезон у першій лізі, посіла лише 10-е місце.
Herkes bilir ki onun hedefi dünyayı ele geçirmekti.Мета його життя — підкорити світ.
İdari ve adli yargıyı ele geçirmek.Правосуддя і судове адміністрування.
Bu nedenle Acar'la vakit geçirmek zorunda kalıyor.Він досі сумує за Акарі.
Floransalıların Pisa şehrini tek başlarına ele geçirme isteği ise başarısızlık ile sonuçlanmıştır.Політика Фрідріха III стосовно Швейцарської конфедерації також виявилась неефективною.
Çalışmayı seviyorum, fakat aynı zamanda iyi vakit geçirmeyi de seviyorum."Це роль дається мені складніше, але мені вона дуже подобається » {{cite web|url= Колісник}