geçirme ile cümle

geçirme kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Hayatımı tekrar gözden geçirmek zorunda kaldım.Ele estava esperando para ver minha reação.
Dale, hayatının geri kalanını orada huzur içinde geçirmeyi planlamaktadır.Jordan dedicou o resto de sua vida no desenvolvimento de sua obra.
Onur onunla bir gece geçirmesini ister.Ele responde que deseja passar apenas uma noite.
Kışı geçirmek için uzun mesafe göçmendirler.No inverno, migram longas distâncias para sul.
3000 kişilik Per takviyesi yaklaştığına dair haberler Herakleios'a ulaştı ve onu harekete geçirmeye zorladı.Encontrou 3000 homens em Palermo prontos a segui-lo.
Biz ekip olarak stüdyoda fazla vakit geçirmeyi seviyoruz.Eu gosto de trabalhar rápido no estúdio.
Dr. Proton isimli çılgın bilim adamı, dünyayı kendi tasarladığı robotlar ile ele geçirmek istemektedir.Dr. Proton, é um louco determinado a dominar o mundo com seu exército de Techbots.
Ayrıca, MTV News'de yaptığı açıklamada, "Çok iyi bir zaman geçirmeyi bekleyeceksiniz.Também em entrevista à MTV News, Bieber disse: "Vocês podem esperar apenas por um grande momento.
Çift ve çocukları,zamanlarını Malibu ve New York arasında geçirmektedirler.Smith, Mack e seus meninos dividem seu tempo entre Malibu, Califórnia e Nova York.
Amaçları Nusayri köyü olan Maa'yı ele geçirmekti.Quando tem alguma ideia para capturar o vilão.
İkili, zamanı geçirmek için birlikte yürüyüşe çıkmaya karar verirler.Um dia você precisa fazer um passeio a dois.
Holt diziye geri döneceğini açıklamakla birlikte ailesiyle daha fazla zaman geçirmek istediğini söyledi.Holt confirmou que iria retornar ao show, mas primeiro precisaria passar um tempo com sua família.
Husiler, kısa sürede Taiz gibi büyük güney kentlerini ele geçirmeye başlamıştır.Os Simbas rapidamente começaram a capturar cidades importantes.
Taliban'ın 1996'da Kabil'i ele geçirmesiyle Tacikistan'a geçti.Em setembro de 1996, o Taleban capturou Cabul.
O sıralar 13 yaşındaki Jeanne ise günlerini dua etmekle geçirmektedir.Em seu julgamento, Joana afirmou que desde os treze anos ouvia vozes divinas.
Godfrey ayrıca Raymond'ı Arsuf'u ele geçirmekte başarısız olmakla suçluyordu.O soberano de Jerusalém também culparia Raimundo pelo fracasso em tomar Arçufe.
Kartacalılar Sardinya'yı tekrar ele geçirmeye çalışırlar.Os mercenários capturam a Sardenha.
Değişik illerde 9 ay boyunca çalışan işçiler yılın 3 ay köyde geçirmektedirler.As FDS capturaram mais nove novas aldeias nesta área nos próximos três dias.
Şu anda Lökbatan sakin bir dönem geçirmektedir.Atualmente a empresa passa por um período de consolidação.
Çalışmayı seviyorum, fakat aynı zamanda iyi vakit geçirmeyi de seviyorum."Eu amo trabalhar, mas no final do dia você tem que tomar conta de si mesma".
Savaş, 6 Şubat'ta Birlik kuvvetlerinin Fort Henry'yi ele geçirmesiyle başladı.6 de Fevereiro: Batalha de Fort Henry.
Bu, Karahanlıların Horasan'ı ele geçirmek için yaptıkları son büyük teşebbüs oldu.Foi a a última grande ação dos flibusteiros.
Bu tarihten itibaren Eflak'ı yeniden ele geçirme planları yaptı.Após esses fatos, reorganizou o movimento.
Ancak Karayazıcı kuvvetlerinin iç kaleyi de ele geçirmesi üzerine geri çekildi.Embora eles tenham sido expulsos, retornaram com navios e sitiaram a capital.
Kontes hamile kalabilmek için pek çok döllenme tedavisi geçirmek zorunda kaldı.A duquesa foi examinada por muitos médicos sem que a gravidez se confirmasse.
Kontrol Noktaları haritalarında, iki takım kazanmak için tüm noktaları ele geçirmelidir.Em alguns mapas, o objetivo de ambos os times é capturar todos os pontos.
Ele geçirme başarısız olur.O sequestro acaba sem sucesso.
10 Mart 2011. ^ Mehmet Emin Karamehmet'in Büyük Çöküşü ^ "Genel Enerji bizimle 'kurşun geçirmez'".Consultado em 8 de março de 2015 «武藤破りW-1王者!Kai"電流爆破で防衛戦もOK"».
Viridiana büyük bir değişim geçirmektedir.Hollywood estava passando por grandes mudanças.
İplik geçirme (İng.Accelerate (canção)
Rehabilitasyondan sonra zamanını daha fazla karısı ve çocuklarıyla geçirmeye başladı.Financeiramente mais estável, voltou a morar sozinha com a filha.
Hayatının geri kalanını hapiste mi geçirmek istiyorsun?Você quer passar o resto da sua vida na prisão?
1 Nisan 1999'da çeşitli kostümleri elden geçirmesi için Ngila Dickson ile anlaşıldı.Op 1 april 1999 voegde Ngila Dickson zich bij het gezelschap als kostuumontwerper.
Drakken (Gerçek adı Drew Theodore P. Lipsky) dünyayı ele geçirmeye çalışan çılgın bilim adamı.Dr. Drakken (zijn echte naam is Dr. Drew Lipsky): een doorgedraaide wetenschapper die de wereld wil veroveren.
"Bu arada, sorun para kazanmak değil onu ele geçirmek.Het belangrijkst is niet, om veroverd te hebben, maar om goed gevochten te hebben."
Onur onunla bir gece geçirmesini ister.Ze geeft hem toestemming om de nacht bij haar door te brengen.
Kimileri ise yaşlılıklarını İsveç'te geçirme niyetiyle geri dönmüşlerdir.Sommigen ondernamen de reis met de bedoeling hun oude dag door te brengen in Zweden.
Dale, hayatının geri kalanını orada huzur içinde geçirmeyi planlamaktadır.Howard legt zich er dan maar bij neer dat hij voor de rest van zijn leven op Aarde zal blijven.
Botai gibi iskânlar kışı geçirmek içindi.Nederzettingen als Botaj dienden het overwinteren.
Yine de geceyi orada geçirmeye karar verirler.Ze besluiten hier te overnachten.
Angela bir haftasonunu gecirmek için Roy'un evine gelir.George rijdt naar het huis van Angela om er de rest van de vakantie door te brengen.
Savaş kesinlikle adaları ele geçirmek gayesiyle yapılmamıştı.De invasie richtte zich niet direct op de verovering van havens.
Bu bayrağı ele geçirmek oldukça zor olacak.Dit maakt herkenning van een dergelijke vlag moeilijk.
Kurşun geçirmez yelek nasıl çalışır?Hoe werkt een metalen zeepje?
Yeni görevi Stalingrad'ı ele geçirmekti.Hij maakte de Slag om Stalingrad mee.
Kharon ölü ruhlarını geçirmek için para alır.Gaunt wil de zielen, die hij na hun dood in bezit kreeg, met zich meenemen.
Hastalığı nedeniyle vaktinin çoğunu evde geçirmek zorunda kaldı.Door zijn slechte gezondheid bracht hij veel tijd in het ziekenhuis door.
Bu sırada tekrar ortaya çıkan Jasmine'in babası, onunla vakit geçirmek ister.Bovendien zit de vader van Jasper alweer boven te wachten.
Ailesiyle daha fazla vakit geçirmek istediğini söyledi.Hij wilde meer tijd doorbrengen met zijn gezin.
Devil yavaş yavaş onu ele geçirmeye başlar.De Ouse begint langzamerhand Goole te bereiken.
Sadece tek amacı vardır dünya'yı ele geçirmek.Hij heeft maar een doel: het heelal vernietigen.
Diğer bir hikâyeye göre; Artemis Orion'a aşık olur ve birlikte vakit geçirmeye başlarlar.Het meest voorkomende verhaal vertelt dat Artemis en Orion elkaar liefhadden.
Maria de Bohun 4 Temmuz 1394'te, yine Henry Bolingbroke krallığı eline geçirmeden, vefat etti.Marie de Bohun stierf op 4 juni 1394 in het kraambed en zou dus nooit koningin van Engeland wezen.
Herkes bilir ki onun hedefi dünyayı ele geçirmekti.Ook smeedde hij er zijn plan om de wereld te veroveren.
Aşırı sıcaklar kalp krizi geçirmesine yol açabilir.Het wezen is zo beangstigend dat het een hartaanval kan veroorzaken.
Bu gruplar birbirleriyle sürekli çatışma halindedirler ve şehrin kontrolünü ele geçirmeye çalışmaktadırlar.Deze twee organisaties vochten met elkaar om de macht over de stad.
Amerikan askerlerinin adayı ele geçirmesi pek kolay değil.Het lijkt een kwestie van tijd voordat de Amerikaanse soldaten de stad geheel innemen.
Kuşlar çoğunlukla kışları geçirmek üzere güney Asya'ya göç ederler.Aziatische vogels zijn meestal trekvogels die in de winter naar het zuiden trekken.
Böceklerde ise yavru genellikle başkalaşım geçirmez.Bij zuigelingen en kleuters verloopt de infectie meestal ongemerkt.
Boemondo uzaktayken, Aleksios Antakya ve Kilikya'nın şehirlerini yeniden ele geçirmek için bir ordu gönderdi.Terwijl Bohemund weg was, zond Alexios troepen om Antiochië en steden in Cilicië te bezetten.

İlgili Sayfalar