geçirme ile cümle
geçirme kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Bir mezarlık Kerem geceyi bir mezarlikta uyuyarak gecirmektedir.Графиня продолжает убивать, а днём спит в гробу.
Assurlular bu bölgenin denetimini ele geçirmek istiyorlardı.С инструкциями для осмотра в этом районе.
Güç ve para düşkünü olan Tenpenny, Los Santos'ta kontrolü ele geçirmek istemektedir.Тенпенни имеет большую власть и влияние на преступников Лос-Сантоса.
Bitez sakin bir tatil geçirmek isteyenlerin yeridir.Посещают места для простого отдыха.
Zimmete para geçirmede olduğu gibi.На медные деньги учены.
Ve yine de onu seyretmek isterdiniz, onunla vakit geçirmek isterdiniz."Потому мы тебя ждем, приходи с любыми силами».
Zamanının büyük kısmını bu yardıma muhtaç insanlarla geçirmeye başlar.Большую часть своего времени тратил на помощь бедным.
Bu durumda aralarındaki ilişkiyi tekrar gözden geçirmeye karar verirler.Он предложил встретиться ещё раз, чтобы обсудить этот вопрос.
Biz ekip olarak stüdyoda fazla vakit geçirmeyi seviyoruz.Лучники любят проводить время в мастерской.
(TvT projesini hayata geçirmek için).(Телекомпания РЕН ТВ).
Ayrıca, ana karakter kendi içerisinde duygusal bir yüzleşme geçirmektedir.Помимо основного имеется лично-притяжательное склонение.
XII. Karl, 1716 yılında Norveç'i ele geçirme planları yapmaya başladı.В 1716 году Карл XII вторгся в Норвегию.
Angela Hitler, 30 Ekim 1949'da Almanya'nın Hannover şehrinde felç geçirmesi nedeniyle öldü.ماتت أنجيلا هتلر في 30 تشرين الأول/أكتوبر 1949 جراء سكتة دماغية ألمت بها وهي في مدينة هانوفر في ألمانيا.
Eğer su geçirmez hale getirilirse, kullanmak imkansız hale gelir.وإذا تم توصيله بالماء يصبح من المستحيل استخدامه مرة أخرى.
Ailesi ile zaman geçirmekten çok hoşlanmaktadır.وهو يستمتع بقضاء بعض الوقت مع أسرته الكبيرة.
Nermin sinir krizi geçirmek üzeredir hastanede kalmaya başlar.مرت نيرمين بانهيار عصبي، فبدأت في المكوث في المشفى.
Bunun Emevilerin Mekke'yi ele geçirme sırasında verdikleri hasarla ilgili olduğu düşünülmektedir.هو ممن يُشتبه بهم عندما يدخل ماكايي.
Sundurma, eski bir tıp okulu kesme odası, kötü havalandırmalı ve hatta su geçirmez durumdaydı.كانت تلك الغرفة غرفة تشريح سابقة ملحقة بمدرسة الطب، وكانت سيئة التهوية وتنفذ إليها مياه الأمطار.
"Hikaye Ele Geçirme Sanatı, s.«تدقيق العناية في تحقيق الرواية».
Orada yaz mevsimini geçirmek için bir tekne üzerinde Avrupa'ya gitmeye çalıştı.سيركبون مركباً ليتجهوا إلى أوروبا في أربعة أيام.
Plâstikleştirilmemiş tabaka su buharına geçirgendir ve paketlemede geçirmez hale getirilmek üzere kaplanır.يتسم اليود غير المقيد بأنه متطاير ولابد من معالجته في خزانة أبخرة.
Görev grubu nehri geçtikten sonraki bir günü dinlenmek ve zaman geçirmek için kullandı.في اليوم التالي كانوا يستعدون لرحلة العودة إلى أسفل النهر.
Chemosh onu baştan çıkartarak dünyayı ele geçirmek için kullanmayı planlamıştır.كاميكازي" لامتلاكه؛ حتى يسخره للسيطرة على العالم.
Paris Komünü'nün etkisi Marx`ı bazı değerlendirmelerini yeniden gözden geçirmeye itmiştir.بالنسبة لماركس، جعله تاريخ كومونة باريس أن يعيد تقييم أهمية بعض كتاباته السابقة.
Yolsuzluk biçimleri rüşvet, haraç, kayırmacılık, baskı, zimmete geçirme şeklinde gerçekleşebilir.في بعض الأحيان قد تستعمل الرشوة، والتشهير، والسجن، وحتى الاغتيال.
Ve fikirler kurşun geçirmez. ”أتتبع كل رصاصة في الليل."
Ele geçirme başarısız olur.كل ذي نصرة سيخذل.
Başlıca hedefi ilk olarak Japonya'yı daha sonrasında ise dünyayı ele geçirmektir.ظلت الولايات المتحدة في الصدارة حتى ظهرت اليابان .
1552, Rusların Kazan şehrini ele geçirmeleri.تم القبض عليه في أغسطس 1552 عندا أخذ القوات الروسية كازان.
Bu ele geçirme sırasında şehir sakinlerinden gelen savunma, kanlı bir şekilde bastırılmıştır.ونتيجة لتلك الحماية، تجنب أهل المدينة عائلة ترسكوت.
Bu, Karahanlıların Horasan'ı ele geçirmek için yaptıkları son büyük teşebbüs oldu.وكان هذا أخر أمل كبير قام به الكرخانيين للسيطرة على خرسان.
Pavlov'un evi önünde, Paris'i ele geçirmek için ölen Alman'dan daha fazla Alman öldüğünü söylerdi.تشويكوف عبر مازحا أن الألمان الذين ماتوا محاولين احتلال منزل بافلوف أكثر من الذين ماتوا لاحتلال باريس.
Bu gruplar birbirleriyle sürekli çatışma halindedirler ve şehrin kontrolünü ele geçirmeye çalışmaktadırlar.وبعد ذلك بوقت قصير، بدأ المتمردون يحاربون بعضهم بعضا على السيطرة على المدينة.
İkizlerin tahtı yeniden ele geçirmelerinden korkan yeni kral, Romulus ve Remus'un boğdurulmasını emretti.وخشى الملك الجديد من أن يقوم رومولوس وريموس باستعادة العرش، ولذلك كان لا بد من اغراقهم.
Edna, anne ve babası ile birlikte parkta vakit geçirmektedir.يونس يعيش مع والديه وأخته في البادية.
Cansu ise yetimhanede çok kötü günler geçirmektedir.قضى واين داير معظم طفولته وسنوات مراهقته في ملجأ الأيتام.
FD-45, 1986 yılında su geçirmez olarak piyasaya sürülmüştür.O FD-45, lançado em 1986, foi resistente à água.
Demir Tahtı'ı ele geçirmek üzere başlayan iç savaş daha da karmaşık bir hale gelir.A guerra civil para conquistar o Trono de Ferro se torna mais complexa.
Zamanın çoğunu ailesi ile geçirmektedir.Passa a maior parte do tempo com a mãe.
Toplamda organizatörler yaklaşık 1.500 otobüs ve 30.000 gönüllüyü harekete geçirmeyi planlıyordu.Ao todo, a organização prevê mobilizar uns 1.500 automóveis e até 30.000 voluntários.
Mahrez büyüdükten sonra, tatillerini düzenli olarak Cezayir'de geçirmekteydi.Na juventude, costumeiramente passava suas férias na Argélia.
Sözleri,iyi vakit geçirmeyi ve başka insanların yargılarını endişe etmemeyi anlatır.Liricamente, ele se refere a ter um bom tempo e não se importar sobre o julgamento de outras pessoas.
Genç Seneca ise Agrippina ile ilişki kurmak ve zimmetine para geçirmekle itham edildi.Pela sua vez, Sêneca foi acusado de manter relações com Agripinila e de malversação de fundos.
MPI'ın yaptığı gibi mesaj geçirmeyle uğraşmaya gerek yoktur.Prós Simples: não precisa lidar com a passagem de mensagens como MPI faz.
FSLN’nin Nikaragua’daki yönetimi eline geçirmesinden üç sene önce dağlarında öldürülmüştür.Fonseca foi morto mais tarde, nas montanhas da Nicarágua, três anos antes da FSLN tomar o poder.
Bu bayrağı ele geçirmek oldukça zor olacak.Vai ser difícil segurar essa onda.
Mishin, Çelomey'nin Salyut'u ele geçirmesiyle birçok projeden uzaklaştırıldı.Mishin foi retirado de vários projetos e Chelomei retomou o controle da Salyut.
Ve yine de onu seyretmek isterdiniz, onunla vakit geçirmek isterdiniz."No entanto, se ele fosse humano gostaria de sair com ele."
Bizans istila kuvveti, Sisauranon'u ele geçirmesine rağmen, Nisibis'i ele geçiremedi.A força de invasão bizantina falhou em capturar Nísibis, embora tenham capturado Sisaurano.
Suyu geçirmezler.Você não tem água!
528'de Persler, doğu Lazika'da kaleleri ele geçirmek için İberya'dan bastırdı.Em 528, os sassânidas se lançaram a partir da Ibéria com o objetivo de capturar os fortes na Lázica oriental.
HMAC’e karşı yapılan en yaygın saldırı gizli anahtarı ele geçirmeyi hedefleyen kaba kuvvet atağıdır.O ataque mais comum contra HMACs é a força bruta para descobrir a chave secreta.
On beş yıl boyunca öğrencileri ile vakit geçirmeye devam etti.Passou 15 anos estudando com seus filhos em casa.
Fakat maçtan sonra Lawler, Hart’a saldırdı ve kaza geçirmediğini gösterdi.Lawler então atacou Hart, revelando que na verdade ele não estava machucado.
Partizanlar kentin yarısını ele geçirmeyi başardı.No entanto, os militantes permaneceram no controle de cerca de metade da cidade.
Yine de geceyi orada geçirmeye karar verirler.Ele é convencido a passar a noite no local.
Eğer su geçirmez hale getirilirse, kullanmak imkansız hale gelir.Mas se for atirada para dentro de água, a sua trajetória torna-se imprevisível.
Amacı şehrin kontrolünü eline geçirmekti fakat çatışma patlak verdi.Depois cercou Tiro mas a cidade resistiu.
Mabel ona çok değer verir ve onunla zaman geçirmeyi sever.Mostra-se que Waddles gosta de passar tempo com Mabel tanto quanto gosta de passar tempo com ele.
1296 yılında, kardeşi Sempad, gücü ele geçirmek için, Toros'u boğarak öldürdü, Hetoum'u kör etti.Em 1296, o irmão dos dois, Sempad estrangulou Teodoro e cegou Hetum para chegar ao poder.