geçirme ile cümle

geçirme kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
(Gözden geçirme: 1978).(Anno di pubblicazione: 1978)
Ortalama olarak insan, ömrünün yaklaşık 6 yılını rüya görmekle geçirmektedir.Un uomo in media sogna complessivamente per sei anni durante la sua vita, circa due ore per ogni notte.
Ayrıca İsveç'in Estonya'yı ele geçirmesi sonrasında Estonya yöneticisi de olmuştur.Divenne anche amministratore di Lituania ed Estonia.
Diğer çocuklarla vakit geçirmezdim." demiştir.Ma non potevo dimenticare che non c'erano altri bambini".
Köyü yazları gelmekte ve tatillerini orada geçirmekteler.Arriva l'estate ed è tempo di vacanze.
Bu durumda aralarındaki ilişkiyi tekrar gözden geçirmeye karar verirler.Nonostante ciò i due decidono di rivedersi.
Şu anda Lökbatan sakin bir dönem geçirmektedir.Il follicolo è in una fase di riposo momentaneo.
Toz / su geçirmezdir, port kapağı kapalı halde suya 1 metreye derinlikte 30 dakikaya kadar dayanabilir.Il tablet è resistente all'acqua e può rimanere immerso ad un metro di profondità per 30 minuti.
Bu üçü içerisinde sadece Epir ve İznik Konstantinopolis'i tekrar ele geçirme fırsatları elde etti.Dei tre stati successori, Epiro e Nicea avevano le migliori possibilità di recuperare Costantinopoli.
1296 yılında, kardeşi Sempad, gücü ele geçirmek için, Toros'u boğarak öldürdü, Hetoum'u kör etti.Nel 1296 il loro fratello Sempad strangolò Thoros ed accecò Hetum allo scopo di prendere il potere.
"Bu arada, sorun para kazanmak değil onu ele geçirmek.L'obiettivo, tuttavia, è di perdere soldi invece di guadagnarli.
Hitler'in cesedini elden geçirmekle görevlendirildi.A lui fu incaricato di prendersi cura dei resti di Hitler.
Otto motorunu henüz harekete geçirmeden sattı.Il motore della Eight fu usato anche dopo che la vettura fu tolta dal mercato.
Eğer su geçirmez hale getirilirse, kullanmak imkansız hale gelir.Quando comincia a saltellare è praticamente impossibile fermarlo.
Eğer çocukluğunda geçirmemişse, yaşlılığında bile geçirebilir.Però, invece di ringiovanire, invecchiava a vista d'occhio.
PJ ile uğraşmayı ve onunla vakit geçirmeyi sever.Adora passare il tempo con il commissario Gordon.
Yazmayı, okumayı, fotoğraf çekmeyi, film izlemeyi seviyor ve ailesiyle vakit geçirmekten hoşlanıyor.Ama leggere, giocare col computer portatile e guardare la TV e i film con la sua famiglia.
Gafil yatılmamalı, ömrü boşa geçirmemelidir.(Street Fighter IV) Piangere non regredirà il tempo perduto!
Daha sonra ikili birlikte zaman geçirmeye başlar.I due trascorrono di nuovo del tempo assieme.
Cumhuriyetin siyasal gücünü hemen ve tek başına eline geçirmek istemekteydi.È stato sferrato un colpo alla dirigenza politica del Paese, alla sua autorevolezza.
Dale, hayatının geri kalanını orada huzur içinde geçirmeyi planlamaktadır.Lo stesso Grant si rammaricò dello svolgimento dello scontro per il resto della sua vita.
Bir şeyin üzerinden alev geçirmek demektir.Go over colpire qualcuno.
Annenin 1919'da felç geçirmesi ailenin parçalanmasıyla sonuçlandı.Un situazione che si aggravò, nel 1919, con la scomparsa del proprietario.
Davayı gözden geçirmemiz gerekir.Мы должны просмотреть это дело.
Balık tutmayı çok seviyorum. Bu oldukça sakinleştirici bir zaman geçirme yöntemi.Я люблю рыбалку. Это очень успокаивающее времяпровождение.
Seninle daha çok vakit geçirmek istiyorum.Я хотел бы проводить с тобой больше времени.
Beni hastaneye kadar geçirmesi oldukça kibarcaydı.Он любезно сопроводил меня в больницу.
Kimse kendine ateist demeyi aklının ucundan geçirmezdi.” demiştir.Никому и в голову не могло прийти назвать себя атеистом».
İki modeli bulunuyordu: Tamamiyle su geçirmez "To.Mi.A4531" ve normal modeli "To.Mi.4531".Производились две версии мины - полностью защищенная от влаги "To.Mi.A4531" и обычная "To.Mi.4531".
Hayatımı tekrar gözden geçirmek zorunda kaldım.Тогда мне пришлось заново обдумать свою жизнь.
Aran Atya toprağı ele geçirmek istemektedir.Властелин хочет захватить Землю.
O dönem Kars'ı da ele geçirmek isteyen kuvvetler sadece Divin'i almışlardı.Разъярённые такой повестью гномы собрали войско и отправились в поход на Дориат.
Oluşturanların esas düşüncesi kahramanların özelliklerini oyundaki hareket tarzına geçirmektir.Главной идеей разработчиков является перенести характеры героев на их поведение в игре.
Grup üyeleri de bu durumda kasabada bir süre vakit geçirmek zorunda kalırlar.Герою явно придётся задержаться в городке надолго.
Bu büyücüler insanların dünyasını ele geçirmeye çalışmaktadırlar.Колдунья собирается завоевать весь мир.
İkili, zamanı geçirmek için birlikte yürüyüşe çıkmaya karar verirler.Пары решают продолжить путешествие вместе.
Savaş, 6 Şubat'ta Birlik kuvvetlerinin Fort Henry'yi ele geçirmesiyle başladı.Битва последовала после захвата Форт-Генри 6 февраля.
Sadece tek amacı vardır dünya'yı ele geçirmek.Похоже, его единственная цель — захватить мир.
Selefleri gibi amcası da tacı ele geçirmeye çalıştı.Как и его дядя Курт, он следит за лугом.
Ancak, işten arta kalan zamanında, futbol topuyla vakit geçirmekteydi.При этом все свободное время он посвящал футболу.
Kartacalılar Sardinya'yı tekrar ele geçirmeye çalışırlar.Восставшим удаётся разрушить Сарды.
Onuncu Doktor'un bedeni bu yoğun radyasyon'dan dolayı rejenerasyon geçirmek zorunda kalmıştır.Десятый Доктор регенерирует, получив смертельную дозу радиации.
Ben böyle bir şey emretmedim, yüreğimden bile geçirmedim.’Я не имею отношения к этому происшествию, я не давал на это распоряжения и в помыслах у меня этого не было».
"Hikaye Ele Geçirme Sanatı, s.«История зарубежного искусства», М.
İttihatçılar iktidarı tekrar ele geçirmek için harekete geçtiler.Казалось, клуб вновь набирает силу.
Boş zamanlarını yazarak, resim yaparak ve müzik besteleyerek geçirmektedir. ^В свободное время пишет, сочиняет музыку и рисует.
Ailesi ile zaman geçirmekten çok hoşlanmaktadır.Любит проводить время с семьёй.
Yine de geceyi orada geçirmeye karar verirler.Они намеревались остаться там на ночь.
Ailesiyle daha fazla vakit geçirmek istediğini söyledi.Однако он говорит, что теперь больше времени будет проводить с семьей.
Carnage'in diğer süperkötülerin gösterdiği tipik zenginlik ya da dünyayı ele geçirme gibi istekleri yoktur.Карнидж не проявляет интереса к таким желаниям суперзлодеев, как богатство и мировое господство.
Hepsi bir bahane bularak geceyi orada geçirmek ister.Волею случая им приходится провести там ночь.
Zamanın çoğunu ailesi ile geçirmektedir.Хотя проводит большую часть времени с отцом.
Zamanında Mısır'da ahaliyi açlık kırıp geçirmekteydi.На ранее цветущей Украине наступил голод.
Ama daha sonra onunla zaman geçirmek ister.Тем не менее, она согласилась поехать с ним позже.
Boemondo uzaktayken, Aleksios Antakya ve Kilikya'nın şehirlerini yeniden ele geçirmek için bir ordu gönderdi.Хотя Боэмунд находился в Западной Европе, Алексей послал армию для захвата Антиохии и Киликии.
Boş zamanının büyük çoğunluğunu spor yaparak geçirmektedir.Обучению игре на них он посвящает большую часть своего свободного времени.
Mabel ona çok değer verir ve onunla zaman geçirmeyi sever.Дилан очень рада ему и проводит с ним время.
Bu ittifak Babür'ün ata toprakları olan Semerkant ve Buhara'yı ele geçirmesini sağlamıştı.Они рассматривали себя как потомки баварцев, которые завоевали и заселили эту область.
Bu bayrağı ele geçirmek oldukça zor olacak.Но флаг надо донести обязательно!
Başlıca hedefi ilk olarak Japonya'yı daha sonrasında ise dünyayı ele geçirmektir.В первую очередь чудовище атакует Японию.

İlgili Sayfalar