geçirme ile cümle

geçirme kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Godfrey ayrıca Raymond'ı Arsuf'u ele geçirmekte başarısız olmakla suçluyordu.Más tarde, Godofredo también le culparía de no haber podido conquistar Arsuf.
Siberadamlar, Dünya'yı pek çok kez ele geçirmeye çalıştı.Xemnu es un alienígena que ha tratado de conquistar la Tierra varias veces.
Jefferson ve çevresi hafta sonlarını villasında geçirmekteydi.Agatón y su familia pasaron el resto de sus vidas en Finlandia.
Çift yaz aylarını Dubourg'un ailesinin Orne'de bulunan kır evinde geçirmeye başladı.Pasó bastantes meses viviendo en el orfanato de Saint Vincent de Paul.
Boş olan pazar günlerini arkadaşlarından çok kitaplarla geçirmeyi tercih ederdi.Así, prefiere pasar los días de fiesta con sus compañeros de trabajo antes que con su familia.
İplik geçirme (İng.Señora (ellas cantan a Serrat).
1296 yılında, kardeşi Sempad, gücü ele geçirmek için, Toros'u boğarak öldürdü, Hetoum'u kör etti.En 1296, su hermano Sempad de Armenia estranguló a Thoros y cegó a Haitón para tomar el poder.
Balıkçılar bunları harekete geçirmek için gürültülü sesler çıkarırlar.Los machos emiten fuertes sonidos para marcar el territorio.
Zaten, yeni arkadaşı Clea ile harika vakit geçirmektedir.Ben pasa tiempo con Alicia, su nueva novia.
Bu grubun amacı Wolverine'i ele geçirmek ve eğitmektir.La compañía tiene la intención de superar a Lenovo y subir de posición.
Bu tarz savaşmanın amacı toprak kazanmak değil kaynakları ele geçirmek ve prestij sağlamaktı.Este pueblo ya no se va a dedicar a las guerras sino a laborear las tierras y cuidar sus ganados.
Bu büyücüler insanların dünyasını ele geçirmeye çalışmaktadırlar.Los Judios tratan de conquistar el mundo ....
Daha çok küçük gruplar halinde vakit geçirmek için uygundur.Es mejor crear el menor número de grupos.
Eğlence, insanların boş vakitlerini keyifli şekilde geçirmek için yaptığı çeşitli faaliyetler.Lo fundamental es que la gente lo pase bien, que disfrute sus vacaciones.
Boş zamanlarını yazarak, resim yaparak ve müzik besteleyerek geçirmektedir. ^Pasa su tiempo libre dibujando y pintando.
Üç parçadan oluşan bu Scionu, Natla ele geçirmeye göz koymuştur.Lucy utilizó ese armario tres veces para acceder a Narnia.
Orada yaz mevsimini geçirmek için bir tekne üzerinde Avrupa'ya gitmeye çalıştı.En el año 1946 realizó un viaje a Europa por barco.
Yazmayı, okumayı, fotoğraf çekmeyi, film izlemeyi seviyor ve ailesiyle vakit geçirmekten hoşlanıyor.Le gusta leer, ver la TV, practicar deportes, tocar el piano y pasar tiempo con sus amigos.
Anayasa Gözetim Komitesi kanun ve eylemleri anayasaya göre gözden geçirmekteydi.El Comité de Supervisión Constitucional revisaba la constitucionalidad de las leyes y decretos.
O geceyi handa geçirmesi için bir oda kiralamasını tavsiye eder.Según se informa, prefería alquilar una habitación más que dormir en el cuartel.
"Hayatımın son yıllarını saçlarım dökülmüş olarak geçirmek istemiyorum.No quiere perder los mejores años de su vida al servicio de los señores.
Herkes bilir ki onun hedefi dünyayı ele geçirmekti.Su principal objetivo era dominar el mundo.
Zamanın çoğunu ailesi ile geçirmektedir.Dedicaba a ellas la mayor parte de su tiempo.
Bu genişleme stratejisi Mısır'ı eline geçirmeyi de hedeflenmişti.El fin de esta política era conseguir que Egipto fuera autosuficiente.
Yine de geceyi orada geçirmeye karar verirler.Pasan allí la noche.
Bu arada da projelerini ticari hayata geçirmek için girişimci aramaya başladılar.Los inmigrantes llegan allí para desempeñar actividades comerciales.
Yazları insanlar tatillerini geçirmek için gitmektedirler.La historia transcurre durante las vacaciones de verano.
Yazı dağlarda geçirmek güzel olurdu.Sarebbe bello passare l'estate in montagna.
Tom bir sonraki tatilini yürüyüş ve kamp yaparak geçirmek istediğini söyledi.Tom ha detto che vuole passare la sua prossima vacanza facendo trekking e campeggiando.
Dışarısı o kadar sıcak ki bütün günü klimalı evimde geçirmek istiyorum.Fuori fa così caldo che voglio stare tutto il giorno in casa con l'aria condizionata.
Bir ameliyat geçirmeniz gerekir.Avete bisogno di un'operazione.
Seneye martta geldiğimde İstanbul'da olacaksan seninle biraz zaman geçirmek isterim.Se sarai a Istanbul quando verrò il prossimo anno a marzo, mi piacerebbe passare un po' di tempo con te.
Tom çocuklarıyla geçirmek için daha fazla zamanının olmasını istedi.Tom avrebbe voluto avere più tempo da passare con i suoi bambini.
Bütün günü seninle geçirmek istiyorum.Voglio passare tutto il giorno con te.
Leopold Avusturya Hollandasını yeniden ele geçirmek üzere derhal harekete geçti.Leopoldo si mosse velocemente per riprendere possesso dei Paesi Bassi austriaci.
Konuşmaları sırasında Jon, Mance’ın planının Yedi Krallığı ele geçirmek olduğunu öğrenir.Durante la loro conversazione, Jon apprende dei piani di Mance per invadere i Sette Regni.
Zamanının büyük kısmını ay gözlemleri ile geçirmesine rağmen yer çekimi ile de ilgilendi.Passò la maggior parte del suo tempo osservando la Luna, ma si interessò anche ai problemi della gravità.
Ve yine de onu seyretmek isterdiniz, onunla vakit geçirmek isterdiniz."E così lo si vuole guardare ancora, si vuole trascorrere altro tempo con lui.»
Yine de geceyi orada geçirmeye karar verirler.Dunque decide di trascorrere la notte lì.
P282 Soğuk geçirmez eldiven/yüz kalkanı/göz koruyucu kullanın.P282 – Utilizzare guanti termici/schermo facciale/Proteggere gli occhi.
Pim'e âşıktır ve Pim de onunla zaman geçirmekten hoşlanır, fakat daha sonra Pim'i reddeder.È innamorato di Pim, a cui piace passare tempo con lui, ma lo rifiuta.
Lukanov 1992 yılında zimmetine para geçirmekle suçlandı ve tutuklandı ancak suçlamalar yakın zamanda düştü.Lukanov fu accusato di appropriazione indebita nel 1992 ed arrestato, ma le accuse decaddero in breve.
Acımasız ve zalimdir ve en büyük isteği dünyayı ele geçirmektir.È spietata e crudele e vuole conquistare il mondo.
1960'ların başlarında Çekoslovakya, ekonomik bir gerileme dönemi geçirmeye başladı.Nei primi anni sessanta, la Cecoslovacchia subì una recessione economica.
Selefleri gibi amcası da tacı ele geçirmeye çalıştı.Tuttavia, come per i suoi predecessori, i suoi zii cercarono di usurpare la corona.
Zamanın çoğunu ailesi ile geçirmektedir.Se possibile adora trascorrere la maggior parte del tempo con il suo padrone.
Fakat elindeki güçle şehir surlarını yarıp şehri ele geçirmesinin imkansızdı.La città non lo ha rafforzato, ma lo ha fatto traballare e lo ha estraniato.
Boemondo uzaktayken, Aleksios Antakya ve Kilikya'nın şehirlerini yeniden ele geçirmek için bir ordu gönderdi.Mentre Boemondo era lontano, Alessio inviò un esercito a rioccupare Antiochia e le città della Cilicia.
Hayatımı tekrar gözden geçirmek zorunda kaldım.Sono grata di riavere la mia vita.
Ailesiyle daha fazla vakit geçirmek istediğini söyledi.Il principe ha affermato che voleva trascorrere del tempo con la famiglia.
1 Nisan 1999'da çeşitli kostümleri elden geçirmesi için Ngila Dickson ile anlaşıldı.Il 1º aprile 1999, Ngila Dickson venne assunta come costumista.
843 ve 866 yıllarındaki Girit'i tekrar ele geçirme teşebbüsleri de başarısızlıkla sonuçlandı.Ulteriori tentativi bizantini di riconquistare Creta, nell'843 e nell'866, fallirono completamente.
528'de Persler, doğu Lazika'da kaleleri ele geçirmek için İberya'dan bastırdı.Nel 528 i Persiani usarono le basi conquistate in Iberia per penetrare nella Lazica orientale.
Bu tarihten itibaren Eflak'ı yeniden ele geçirme planları yaptı.Durante questo tempo, il Maligno progettò il suo ritorno.
G Watch R de toz ve su geçirmezlik için IP67 sertifikasına sahiptir.Il G Watch R ha una certificazione IP67 di resistenza a polvere ed acqua.
Ancak, değişim geçirme ihtimali bellidir.Tuttavia la sua fortuna sembra stia per cambiare.
Kurşun geçirmez yelek nasıl çalışır?Come funziona una pistola NERF?
Evliliğim için bir buhran geçirmeye başladım.Dimessosi per aver contratto matrimonio.
Başlıca hedefi ilk olarak Japonya'yı daha sonrasında ise dünyayı ele geçirmektir.Il suo sogno è quello di unificare il Giappone e poi conquistare il mondo.
İkisinin de görevi parazitin örneğini ele geçirmektir.Entrambi sceglieranno di continuare la professione paterna.

İlgili Sayfalar