geçirme ile cümle

geçirme kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
İkincisi, yenilikleri uygulamaya geçirmektir.Then two, implement improvements.
- Su geçirmez, bebeğim!Mate, waterproof, baby! A TG!
Sadece suya dayanıklı değil, su geçirmez de?It's not just water-resistant, it's fully waterproof?
Evet, su geçirmez, dostum.Yeah, waterproof, mate.
Geçirmene gerek yok.Don't go outside.
-Seninle tanıştığımdan beri sakin bir gün bile geçirmedim...Ever since I met you, I did not have one quiet day. <i> I told you to stop this.
Taşındıktan sonra herkesle yakınlaşıp zor zamanlar geçirmektense,Rather than having a hard time moving after getting close to everyone...
Eminim partiyi geçirmek istediği şekil buydu, fakat --I'm sure that's how he wanted to spend the party.
Herşeyi ele geçirmelerine izin veremeyiz.We can't allow them to grab it all.
Hangi hayvan bütün hayatını tutsak olarak geçirmek ister ki... ... eğer seçme şansı olsaydı?What animal would choose to spend their entire life in captivity ... ... if they had a choice?
" Sınıfı harekete geçirmek için videolarınızı kullanıyoruz."We use your videos to flip the classroom.
Eğer eğim konusu kafanızı karıştırıyorsa cebir videolarını gözden geçirmenizi tavsiye ederim.And I encourage you to review the algebra playlist if the idea of slope is confusing to you.
Rapor yazmadan önce sonucunu gözden geçirmek zorunda olduğum doğru.I really need to report everything to him, so from now on take the lessons seriously.
Sonuç olarak, bu artık teknoloji üzerine kılıf geçirmek değil.So, it's not about slapping skins, anymore, on a technology.
Dostlarla iyi bir akşam geçirmek gibisi yoktur.It's always nice to spend an evening with good friends.
Dağ Bölüğü'nü ve 100 aracı harekete geçirmek zaman alırmış. Generale şunu söyle...Twombly!
Yani, kansere yakalanma, ya da bir araba kazası geçirme olasılıklarımızı düşük tahmin ederiz.So we underestimate our likelihood of suffering from cancer, being in a car accident.
Ve hedefimiz olabildiğince çok kişi toplayarak caine'in en mutlu gununu geçirmesini sağlamaktı.I thought, is it easy now?
Apps, başkalarıyla birlikte fikirleri hayata geçirmenize yardımcı olur. Nasıl mı?Google Apps helps you bring ideas to life with others.
Sizin göreviniz bu fazladan yedi buçuk dakikayı nasıl geçirmek istediğinize karar vermek.Your mission is to figure out how you want to spend your extra seven and a half minutes.
Bu dakikalarla ne yapmamızı istediğini biliyorum, bunları oyun oynayarak geçirmemizi istiyor.I know what she wants us to do with those minutes, she wants us to spend them playing games.
Her şey iki yıl önce kafamdan darbe alıp beyin sarsıntısı geçirmemle başladı.It started two years ago, when I hit my head and got a concussion.
Peki, çünkü günü geçirmelerini sağlar.Well, because it helps them get through the day.
Avrupa Komisyonu yerel tohumları yasaklayan bir yasa geçirmeye çalışıyor.The European Commission is attempting to pass a law to make it illegal to have local seeds.
Şimdi şekerli hamuru alırsak yalıtkan hamur elektirği geçirmeyecek.Well now if I take that sugar dough, the sugar dough doesn't want to conduct electricity.
Biz şanslıyız, çünkü bir şekilde bizim binalarımız gelecek-geçirmez.We were fortunate, because in a way our building was future-proofed.
Ben hala buradayım.Ve şimdi üçüncü akorumuz olan E akorunu gözden geçirmeye hazırız.And we're ready to now check out our third chord, which is going to be the E chord.
Ole'nin bir fikri vardı ve onun için, fikrini harekete geçirmek asla uzun sürmezdiOle had gotten an idea and for him, it never took long to put an idea into action.
Bu fikrini harekete gecirmesi uzun sürmemişti.It didn't take long to put his ideas into action.
Ne? Geceyi orada bile geçirmedin mi?Mas você nem dormiu lá?
Artýk mezunsun, senin dünyayý ele geçirmen falan gerekmiyor mu?You’re a graduate now, shouldn’t you be taking over the world or something?
Beş yıl -- bu bir şeyi geçirmek için uzun bir süre.Five years -- that's a long time to dedicate to anything.
Gerçeğimle yüzleşip değişim geçirmek zorundaydım ve ikinci karar buydu.I had to confront my reality and make a change, and that was the second decision.
15 yılımızı eğitimde başarılı olmak için geçirmeye hazırız.We are ready to spend 15 years achieving education.
Bu geceyi aileleri ile geçirmeleri büyük bir talep değil bence.I don't think it's too much to ask to let 'em spend it with their families.
Sistemi harekete geçirme emri aldım.I've been ordered to override the system.
O bombayı harekete geçirmek için sadece birkaç dakikamız kaldı.We've only got a few minutes left of guaranteed ability to remote detonate that nuke.
Birincisi, son 400 yıl içinde temel hiçbir değişim geçirmemişler.Number one is: they have been living essentially unchanged for the past 400 years.
Bu çok eğlenceli bir şey ve değişim geçirmekte olan bir muhitte oluyor.Super fun, and it happens in a very transitional neighborhood.
Tırmalamayı aklından bile geçirme- Don't you dare claw this.
Ben Amerika'nın ekonomisini tekrar harekete geçirmek istiyorum.I want to get America\'92s economy going again.
Zeus da Olimpus Dağı'nın kontrolünü eline geçirmek için savaşıyor.Zeus battling Chronos for control of Mount Olympus.
Şehirlerimizi nasıl aydınlatmamız gerektiğini gözden geçirmeliyiz.So we have to rethink the way we light our cities.
Bu proje, herhangi bir aile ile... (Kahkahalar) ...bir hafta geçirmek.And what he does is -- (Laughter) he spends a week at a time with a family.
Aksi takdirde, zihinsel olarak, günü geçirmeye elverişli olmazsınız.Otherwise, mentally, you wouldn't be able to get through the day.
Sayıları hesap makinesinden geçirmeye çalışırken, kağıdınız biter.When you run the numbers on a calculator, you run out of noughts.
Sonunda, Kuzey Alabama'daki tüm evleri sivrisinek geçirmez hale getirmeye karar verdiler.Well, they decided to mosquito proof every house in Northern Alabama.
Yıldız işaretleri ve sivrisinek-geçirmezliğin tamamlandığı zamanı gösteriyor.And the asterisks represent the time at which the mosquito proofing was complete.
Kanunda ek bir takım kısıtlamalar geçirmektedirler. kişisel hak ve özgürlüklere ilişkin.They pass into law further restrictions on your personal rights and freedoms.
İşimiz ilham vermek, kışkırtmak, harekete geçirmek ve bu sayede insanlarımıza umut vermek.We are there to inspire, to provoke, to mobilize, to bring hope to our people.
Yapmamız gereken ilk işlem, 4x'i karşı tarafa geçirmek.The first thing I'd like to do is get rid of this 4x from the
Bir şey olduktan sonra vakit geçirmeden yapılan röportajdır.It's that immediate interview after something immediately happens, you know.
İkinci iyonlaşma enerjisi ise, bu durumda, bir onraki elektronu geçirmek için gerekli enerjidir.The second ionization energy is, then, the energy required to remove the very next electron.
Mümkün ancak klasik omuz egzersizlerini gözden geçirmeniz gerek.It is but you're going to have to rethink the way you're doing some old classic shoulder exercises.
Çünkü merhamet duygularımızı harekete geçirmek burada çok ama çok büyük önem taşıyor.It's really, really important that we express our compassion.
Ve ona göre, medeniyetin bu yüzyılı geçirmede sadece %50 lik bir payı var.And he thinks that civilization has only a 50 percent chance of surviving this century.
Sanırım şu anda, tahsis edilmiş bir hattan bilgiyi geçirmenin en geçerli aracı budur.I think it's the most viable vehicle right now to pass information across a dedicated cable.
Benimle günde sekiz saat geçirmek çok eğlenceli, değil mi?Fancy having eight hours with me in a day.
Ve gerçekten iktidarı ele geçirmek istiyormuş gibi görünür.And he looks like he really wants to take power.
Bunların hepsini tekrar ettik, siz de ilk vektör videolarını gözden geçirmelisiniz.But we've reviewed all of that, and you should review the initial vector videos.

İlgili Sayfalar