geçirme ile cümle
geçirme kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Fransızların bu sıradaki asıl amacı Namur'u ele geçirmekti.The French had achieved their immediate object by capturing of Namur.
1930'ların sonlarında Faşist rejimli İtalya antisemitik kanunlar geçirmeye başladı.In the late 1930s, the Fascist Italian regime in Italian Libya began passing anti-Semitic laws.
MPI'ın yaptığı gibi mesaj geçirmeyle uğraşmaya gerek yoktur.Simple: need not deal with message passing as MPI does.
Yazmayı, okumayı, fotoğraf çekmeyi, film izlemeyi seviyor ve ailesiyle vakit geçirmekten hoşlanıyor.She enjoys shopping, movies, reading, and spending time with her family.
Z diskleri yoğun protein diskleridir ve ışığı kolayca geçirmezler.These Z-discs are dense protein discs that do not easily allow the passage of light.
Godfrey ayrıca Raymond'ı Arsuf'u ele geçirmekte başarısız olmakla suçluyordu.Godfrey also blamed him for the failure of his army to capture Arsuf.
Otto motorunu henüz harekete geçirmeden sattı.Otto only sold his engine as a stationary motor.
1575: Oda Nobunaga nihayetinde Nagaşima kalesini ele geçirmeyi başardı.1575: Oda Nobunaga finally captures Nagashima fortress.
Bizans istila kuvveti, Sisauranon'u ele geçirmesine rağmen, Nisibis'i ele geçiremedi.The Byzantine invasion force failed to capture Nisibis, though they did capture Sisauranon.
Ailesi ile zaman geçirmekten çok hoşlanmaktadır.He likes to spend his leisure time with family.
Diğer Yahudi aileler gibi, Şabat'ı annelerinin evinde geçirmektedirler.Like any other Jewish family they go to their mother's to spend the Sabbath together.
Morrison, oyuncu kadrosuna Murphy'nin Broadway'de üç ay zaman geçirmesi sonrasında dahil oldu.Morrison was cast as Will after Murphy spent three months observing actors on Broadway.
Wentzel 1970 yılında emekli oldu ve son yıllarını geçirmek için İsviçre-Ascona’ya gitti.He retired in 1970 and went to spend his last years in Ascona, Switzerland.
Schoepen, 85. doğum gününden sonraki gün, kalp krizi geçirmesi nedeniyle 17 Mayıs 2010'da öldü.Schoepen died on 17 May 2010, the day after his 85th birthday, from cardiac arrest.
Eskiden şehri ele geçirmeye çalışır ama Efendi Yo onu durdurmuştur.He attempted to take over the world until Master Yo stopped him.
Mishin, Çelomey'nin Salyut'u ele geçirmesiyle birçok projeden uzaklaştırıldı.Mishin was removed from many projects, with Chelomei regaining control of Salyut.
Yine de geceyi orada geçirmeye karar verirler.Still, they decide to stay the night.
Bu kuş genellikle, göç ve kışı geçirme esnasında tatlı suda bulunur.This bird is usually found on freshwater during migration and wintering.
FSLN’nin Nikaragua’daki yönetimi eline geçirmesinden üç sene önce dağlarında öldürülmüştür.Fonseca was later killed in the mountains of Nicaragua, three years before the FSLN took power.
Çift ve çocukları,zamanlarını Malibu ve New York arasında geçirmektedirler.They have a son and divide their time between Zurich and New York.
Savaş, Kuzey Kore güçlerinin 3 gün içinde başkenti ele geçirmesine sebep oldu.Within three days, North Korean troops had taken over the capital.
Babasının ölümünden sonra tahtı ele geçirmeye çalıştı.After his father's death, he tried to take the throne, too.
Amacı şehrin kontrolünü eline geçirmekti fakat çatışma patlak verdi.His intention was to seize control of the city, but fierce conflict erupted.
Evliliğim için bir buhran geçirmeye başladım.Then I started to have a crisis during my marriage.
Olaydan sonra, borsa 20.000 dolarını, galeriyi kurşun geçirmeyen camla kaplamaya harcadı.After that incident, the stock exchange spent $20,000 to enclose the gallery with bulletproof glass.
Simentov, el konulmuş Tora'yı tekrar eline geçirmek için çaba sarfetmektedir.Simentov is trying to recover the confiscated Torah.
Nenayt geçirmez odasından dışarı çıkmaz.Don't want to run it from the spare bedroom?
1799 - Napolyon, Fransa'da iktidarı ele geçirmek üzere Mısır'dan ayrıldı.1799 – Napoleon I of France leaves Egypt for France en route to seizing power.
Ayaklanmalar, 750'de Abbasilerin halifeliği ele geçirmesinden sonra da sürdü.These issues continued to grow until they helped cause the Abbasid Revolt in the 740s.
Ama daha sonra onunla zaman geçirmek ister.Soon after, she retires to spend more time with him.
Daha sonra ikili birlikte zaman geçirmeye başlar.The two begin to spend time together.
Bunların amacı kralı tahttan indirmek ve yerine Kalvinist bir prensi geçirmekti.Her aim was to remove the King from his throne and to replace him with Prince Edward.
Oyunun amacı 100 tur içinde haritanın her yerini ele geçirmektir.It hides itself in 100 places throughout the game.
31 Ocak 2007 tarihinde aniden akut hastalığı geçirmesi nedeniyle yaşamını yitirmiştir.He died suddenly on 31 January 2007 at his home of undisclosed acute illness.
Ailesiyle daha fazla vakit geçirmek istediğini söyledi.He said that he wanted to spend more time with his family.
Diğer çocuklarla vakit geçirmezdim." demiştir.I couldn't go down to the creek with the other kids."
Bu durumda aralarındaki ilişkiyi tekrar gözden geçirmeye karar verirler.After that they will check in with each other to see if they wish to continue the relationship.
Plastik nitelikli (polikarbon) güneş gözlükleri genellikle UV ışınları geçirmez.Plastic (polycarbonate) sunglasses generally absorb UV radiation.
Ağlar, üzülür ve bazı şeyleri gözden geçirmeye karar verir.Will watches, horrified, and knows he must do something.
Kuzey Kore Muhabirleri, başkan Kim'e iltifat makaleleri yazmakta vakit geçirmektedirler.The reporters in North Korea spend their time writing flattering articles about the Kim Dynasty.
İttihatçılar iktidarı tekrar ele geçirmek için harekete geçtiler.Conservatives sought to reassert power.
Partizanlar kentin yarısını ele geçirmeyi başardı.The attackers managed to seize control of the Eastern half of the city.
Ne yazık ki mücahitlerin Afganistan'ı ele geçirmeleri uzun sürmez.Unfortunately, not much time passes before the mujahedeen gain control of all of Afghanistan.
2002 yılından beri yazlarını Datça'da geçirmektedir.Since 2002, his recordings have been published at Intrada.
2015 yılındaki senelik gözden geçirmede de yine 4 yıldıza layık görülmüştür.As of 2015, the organization is rated 4 stars.
Onur onunla bir gece geçirmesini ister.The husband invites her to spend the night.
Dale, hayatının geri kalanını orada huzur içinde geçirmeyi planlamaktadır.Salem spent the rest of his life living peacefully.
(Gözden geçirme: 1978).(Reprint: 1978.
265 ppi'de 6,8 inç E Mürekkep HD Carta su geçirmez IPX8 ekrana sahip.It has a 6.8-inch E Ink HD Carta waterproof IPX8 display at 265 ppi.
Program yeterince açık ve netti ancak bunu hayata geçirmek Suarez’i zorlayacaktır.This program was clear and unequivocal, but its realization tested the political capacity of Suárez.
HMAC’e karşı yapılan en yaygın saldırı gizli anahtarı ele geçirmeyi hedefleyen kaba kuvvet atağıdır.The most common attack against HMACs is brute force to uncover the secret key.
İzleyiciye eğlence vadederken hoşça vakit geçirmelerini diler.I wanted the audience to have fun.
Sadece tek amacı vardır dünya'yı ele geçirmek.One of his goals is to take over the world.
Taliban'ın 1996'da Kabil'i ele geçirmesiyle Tacikistan'a geçti.In September 1996 the Taliban captured Kabul.
Kartacalılar Sardinya'yı tekrar ele geçirmeye çalışırlar.The Carthaginians fail to recapture Sardinia.
Parçada iyi zaman geçirmek ve parti yapmak teması anlatılır.There's definitely the fun side of going out and partying.
Gerçekten de Sovyet cepheleri arasında kent merkezini ele geçirmek yönünden rekabet şiddetlenmişti.Indeed, the rivalry between the Soviet armies to capture the city centre was becoming intense.
Savaş kesinlikle adaları ele geçirmek gayesiyle yapılmamıştı.There was no rush to liberate the islands.
Ayrıca, MTV News'de yaptığı açıklamada, "Çok iyi bir zaman geçirmeyi bekleyeceksiniz.In an interview for MTV News, he explained: "You just go in.
Bizanslılar kaybettikleri Batı Anadolu topraklarını tekrar ele geçirmeye başladılar.Others believed they should resist losing ancestral lands.