Ana içeriğe geç
Sözlük

geçim ile cümle

geçim kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Çeşitli zanaat dallarında ve fabrikalarda çalışarak geçimini sağladı.Steeds meer mensen kregen een gespecialiseerde taak in fabrieken en werkplaatsen.
Ticaret sadıklar'ın tek geçim kaynağıdır.I'll be free bleef het enige commerciële succes van The Incrowd.
Ayrıca bir başka geçim kaynağı da arıcılıktır.Een andere bron van inkomsten is het strandjutten.
Yaşamının geri kalanında resimlerinin geliriyle ve süsleme çalışmaları yaparak geçimini sağladı.De rest van zijn leven wijdde hij aan reizen en beeldhouwen.
En büyük geçim kaynağı tütündür.De belangrijkste oorzaak is roken.
Halkının geçim şartları oldukça kısıtlıdır.De praktische consequenties voor de mens lijken nogal beperkt.
13 yaşında okulu bırakarak ailesinin geçimine yardım etti.Toen hij dertien was verliet hij de school om zijn familie te helpen ondersteunen.
Bu ödemeler kuşkusuz ki söz konusun toplumların geçim durumunu ciddi biçimde etkileyecektir.De hoofdregel luidt: loon is al hetgeen uit (tegenwoordige en vroegere) dienstbetrekking genoten wordt.
Tüm aile mal varlıklarını kaybettiği için geçim sıkıntısı çekerek büyüdü.De familie is door allerlei ellende aan lager wal geraakt.
Geçim kaynakları bu hayvanlar olan insanlar için bu durum iyi bir seçenek değildir.Voor dieren die buiten lopen is dit een onmogelijke taak.
Köyün geçim kaynakları arasında Hayvancılık %80 payla ilk sırayı almaktadır.Het dagelijkse voer voor de koeien moet minimaal voor 80% uit het productiegebied afkomstig zijn.
Ek geçimlerini evden sağlarlar.Daarmee kunnen ze vanuit huis bestellingen doen.
Geçimlerini diğer evlere yardım ederek sağlarlar.“Ik zal jullie mijn andere vestigingen laten zien.
Eddie geçimini bir eğlence parkında çalışarak sağlamaktadır.Bobby vindt het lijk tijdens een wandeling.
Ayrica hayvancilik da en önemli gecim kaynagidir.Dierlijk voedsel is de voornaamste voedingsbron.
2009 yılında, kendisinin, profesyonel pokerci olarak geçimini sağladığını bildirmiştir.In 2001 ging hij professioneel poker spelen.
Geçimini, kendi resimlerini satarak kazanıyordu.Hier verdiende hij de kost met de verkoop van zijn schilderijen.
Toprak verimsizdir ve tek geçim yolu kaçakçılıktır.De brug is te smal en alleen eenrichtingsverkeer is mogelijk.
Bunun yanında kimi yıllar hayvancılık da önemli bir geçim kalemi olarak öne çıkmaktadır.Na al die jaren blijft de vrachtwegen een ware legende.
Köylü geçimini çiftçilikle sağlamaktadır.Wel mag hij/zij de boer bij de boer passen.
1953'ten sonra serbest yazar olarak geçimi sağladı.Sinds 1953 werkte als zelfstandig ontwerper.
Köy halkı farklı geçim kaynakları aramaktadır.De inwoners zochten andere bronnen van inkomsten.
Beldede ana geçim kaynağı tarımdır.Het vruchtbare gedeelte van de stroma is het hoofd.
Halk geçimini hayvancılıkla sağlamaktaymış.De inwoners kwamen aan de kost via het houden van vee.
Yoksul geçimini düzeltmek için her yolu dener.Armoede zoekt list.
Gazetecilikle ve Latin Amerika ülkeleri ve ABD'de dersler vererek geçimini sağladı.Pomóż nam obudzić prawodawców i Amerykę!
Yerel kiliselere ikonolarını satarak geçimini sağladı.Dla okolicznych cerkwi pisał ikony.
Vatandaşların üçte ikisi geçim sıkıntısı nedeni ile yurt dışı ya da il dışında çalışmaktadırlar.Około dwie trzecie z nich umiera bezpośrednio lub pośrednio w wyniku starzenia się.
Kimileri de batıya gidip çalışmakla geçimini sağlar.Chcą polecieć na zachód oszczędzając czas.
Tüm bunlara karşılık yörede bugün bile tarım baş geçim kaynakları arasındadır.Tak jak w starożytności, tak i teraz skupia się tam całe rolnictwo.
Kendisi de geçimini ziraatle sağlardı.Zapewne także obiecał mu następstwo po sobie.
Burada uyuşturucu satarak geçimini sağlamaya başladı.Tam zaczął zajmować się handlem narkotykami.
Elden edilen hayvansal ürünler köy halkının başlıca geçim kaynağıdır.Wyrzucane tu resztki pożywienia są głównym źródłem utrzymania dla miejscowej ludności.
Üç çocuklu ailenin tüm geçimi annesinin omuzlarına kalmıştır.Dziecko obejmuje matkę pod ramionami.
Bu ekonomik faaliyet sadece kendi geçimlerini sağlamaktan ibaret olmuştur.Gospodarka ta prowadzona jest wyłącznie na własny użytek.
Eddie geçimini bir eğlence parkında çalışarak sağlamaktadır.James zatrudnia się w lokalnym parku rozrywki.
Halk geçimini sağlamak için denize yönelmiştir.Na swojej drodze spotykał ludzi idących po wodę do rzeki.
İlkokul'dan sonra iki yıl ortaokula devam ettikten sonra geçim sıkıntısı nedeniyle okulu bıraktı.Przerwała jednak studia po drugim roku, ponieważ zaszła w ciążę.
15 milyon kişiden daha fazla bir nüfus (nüfusun %25'i) kahve sektöründen geçimini sağlamaktadır.Szacunkowo około 15 milionów Etiopczyków (jedna czwarta ludności) żyje z produkcji kawy.
Ayrıca mahallenin %20 si arıcılıkla geçimini sağlamaktadır.Ponadto 20% gruntów jest nawadnianych.
Bu göçlerin ana nedeni işsizlik ve geçim sıkıntısıdır.Głównymi problemami tej społeczności były brak pracy i mieszkań.
10 Kasım 2009 günü eşi şiddetli geçimsizlik nedeniyle boşanma davası açtı.21 listopada tego samego roku otrzymali orzeczenie warunkowe o ich rozwodzie.
Geçimlerini diğer evlere yardım ederek sağlarlar.Zawsze chętny do pomocy innym mieszkańcom swojego domu.
Evin geçimi için çeşitli işler yapmaktadır.W tym czasie ima się wielu zajęć aby utrzymać rodzinę.
Tarıma elverişli toprakların az oluşu halkın başka geçim kaynakları aramasına neden olmaktadır.Słabe gleby uprawne Kociewia powodowały poszukiwania innej możliwości bytowania ludności.
İlçede son yıllarda seracılık gelişmiş olup, iyi bir ekonomik geçim kaynağı haline gelmiştir.W następnych latach rozkwitało, będąc nadal ważnym punktem handlowym.
Diğer bir ifadeyle halkın temel geçim kaynağı tarımdır.Drugim z kolei niekwestionowanym źródłem jest zwyczaj międzynarodowy.
Nüfus 2,600'dür ve geçim kaynağı turizm, ticaret, balıkçılık ve tarımdır.Łączna populacja wyspy wynosi 2606 mieszkańców zajmujących się głównie handlem, turystyką oraz rybołówstwem.
Bazı kişiler ormancılıkla geçimini sağlar.Wiele z nich prowadzi leśny tryb życia.
Köylü geçimini çiftçilikle sağlamaktadır.Dzięki jej pieniądzom został farmerem.
Şu anda susuzluk ve kuraklık nedeniyle mahalledeki insanlar geçim zorluğuna düşmüşlerdir.W wyniku upału i ciasnoty część osób zmarła już podczas transportu do Bełżca.
Bir süre geçim sıkıntısı çekti.Najprawdopodobniej przeżywał wówczas chwile depresji.
2005 yılında şiddetli geçimsizlik nedeniyle ayrıldılar.W 2005 roku zmarł z powodu nagłego zatrzymania krążenia.
Ayrıca Uşak Organize Sanayi Bölgesi'nde çalışarak geçimini sağlayan aileler vardır.Pozostałe osoby czynne zawodowo pracują w sektorze usługowym.
Ömer hırsızlık yaparak geçimin sağlayan bir gençtir.A każdą istotę żywą za złodzieja.
Çoğunluğu emekli maaşı ile geçimini sağlamaktadır.Realizuje ją ono głównie poprzez świadczenia emerytalne.
Töre, geçim derdi, ağalık gibi kavramlar sıkça filmde işlenmektedir.Ze względu na swój wygląd roboty często pojawiają się w filmach.
Kentin geçimi eskiden beri ticaret ve tarıma dayanmaktadır.Miasto od początku swojego istnienia było związane z handlem oraz rzemiosłem.
Hayvancılık da geçim kaynaklarından biridir.Srebro jest też innego pochodzenia.
Daha önceden süpürgecilik de yaygın olarak kullanılan geçim kaynaklarından biriydi.Specjalne znaczenie posiadała inna suspensja będąca jednym z powszechniej używanych skrótów Średniowiecza.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod