Ana içeriğe geç
Sözlük

geçim ile cümle

geçim kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Geçimini, kendi resimlerini satarak kazanıyordu.Elle vit en vendant ses tableaux.
Bazı kişiler ormancılıkla geçimini sağlar.Georgia emmène tout le monde en forêt.
Genellikle zeytincilik ile geçim sağlanır.Elle s'accompagne souvent d'huile d'olive.
Buradan insan olarak geçimini sağlamıştır Anya.Ce modèle se transmet de mère en fille.
Ama genelde İstanbul'da çalışmış ve emekli olmuş insanların geri göçü ile geçim sağlanmaktadır.Ce sont les citoyens à l'âge de la retraite ou prépensionnés qui restent en Sibérie.
Hayvancılık, geçim kaynaklarındandır.Livestock out of balance.
Bu ekonomik faaliyet sadece kendi geçimlerini sağlamaktan ibaret olmuştur.Cette politique d'exclusivité aura porté ses fruits.
Bu yüzden kendi başlarına geçimlerini sağlayamazlar ve "dinleyenler" onların ihtiyaçlarını temin ederler.Pourtant, ceux-ci ne parviennent pas à émerger et à voir leurs œuvres lues.
Bir yandan da ailemin geçimine yardımcı olmak zorundaydım.Ce qui a été cause qu’il m’a été besoin d’avoir recours à l’assistance de mes amis.
15 milyon kişiden daha fazla bir nüfus (nüfusun %25'i) kahve sektöründen geçimini sağlamaktadır.De nombreux habitants sont issus de l'immigration (plus de 25 %).
Köyün geçim kaynakları tarım ve hayvancılık olup avcılık da yapılmaktadır.Les activités pastorales et agricoles, ainsi que la chasse, sont interdites.
Köy halkının %95 Fındıkla geçimini sağlamaktadır.Elle est pratiquée par plus de 95 % de la population rurale.
Geçimini sağlayabilmek için, kariyeri aktrislik ve hayat kadınlığının bir karışımıydı.Mais la loyauté était pour lui un devoir et la carrière militaire une vocation.
Yöre halkının tamamı "fındık" ile geçimini sağlamaktadır.Tous les domaines qui vont faire du lien avec le "manger".
Hayatının sonlarına doğru geçim sıkıntısı çekmeye başladı.Il commence à perdre la vue à la fin de sa vie.
Bir diğer geçim kaynağı ise yeni gelişmekte olan arıcılıktır.Quelque chose d'inattendu comme une nouvelle transformation.
Aynı zamanda balıkçılık da önde gelen geçim kaynaklarındandır.Enfin, la pêche semble aussi un secteur en plein essor.
Bu nedenle geçim sıkıntısı çeken aileler bulunmaktadır.Que les relations familiales en souffrent parait inévitable.
Köy halkının başlıca geçim kaynağı balıkçılıktır.L’autre activité économique des habitants du village est la pêche.
Başlıca geçim kaynağı kestanedir, bunun yanında zeytin ve ceviz yetişmektedir.Le lieu-dit était principalement marécageux mais on y cultivait le chanvre et la vigne.
Adanın ana geçim kaynağı balıkçılıktır.L'activité principale de l'île est la pêche.
Dilenci, Geçimini başka insanlardan para, yiyecek vb. isteyerek sağlayan kişi.Priant, aidant les autres, charitable.
Erişim tarihi: 2009-10-23. ^ Film seti, köylülerin geçim kaynağı oldu!Archived 2009-10-31. ↑ « Build me a club fit for gentlemen.
Düğünlerde şarkı söyleyerek geçimini sağlamaya başladı.Elle a arrêté de chanter après son mariage.
Bununla birlikte toprakların dar oluşu halkı başka geçim kaynakları aramaya yöneltmiştir.Pendant ce temps, les parents tentent de collecter des fonds pour une autre tentative d'évasion.
15 milyon kişiden daha fazla bir nüfus (nüfusun %25'i) kahve sektöründen geçimini sağlamaktadır.Más de 15 millones de personas (el 25% de la población) obtienen su sustento del sector del café.
Ana geçim kaynakları turizm, ayakkabı imalatı, peynir ve inşaat malzemeleridir.Sus principales actividades son: turismo, industria del calzado, queso y materiales de construcción.
Halkın geçim kaynaklarından biri de hayvancılıktır.Es proveedor del sustento humano.
Belde halkının %99 bu işle geçimini sağlar.El 99% de los intrones lo hacen a través de este mecanismo.
Küçük tekne yapımcılığı geçim kaynaklarının önünde gelmektedir.Los dispositivos comienzan a flotar delante de cada niño.
Buğday en büyük geçim kaynağıdır.El trigo es el principal grano de cereal.
Göçün ana nedenleri arasında geçim sıkıntısı vardır.Entre causas indirectas hacia la causa interna.
Ancak Theo'nun Ocak 1891'deki ölümüyle, Johanna geçimini sağlamak zorunda olduğu bebeğiyle dul kaldı.Tras la muerte de Theo, en enero de 1891, Johanna quedó viuda con su hijo de apenas un año para mantener.
Çocukken, babası onları terk ettiğinde annesine evin geçiminde yardım etmek için şarkı söylemeye başladı.Siendo niño, su tío le oyó cantar mientras se encontraba en el jardín con su madre.
Tom ailenin geçimini sağlamak için mecburen bir ayakkabı fabrikasında çalışmaktadır.Comenzó a trabajar en una fábrica de ropa para mantener a su familia.
Franz Liszt doğum yeri Bağcılık Doborjan'ın ana geçim kaynağıdır.Casa natal de Franz Liszt Centro de Raiding La viticultura es el principal negocio de Raiding.
Köyde kilim dokumacılığı da önemli geçim kaynakları arasında yer almaktadır.La ciudad en sí está en un gran depósito de fósiles.
Köyün geçim kaynağı nüfus azlığından dolayı yok denilebilir.Actualmente no es posible precisar la cantidad de población debido al flujo migratorio de las personas.
Geçimini pastahane işleterek sağlarken, amatör olarak şairlik de yapar.Para ganarse la vida, posa como modelo para escultores.
Evin geçimi için çeşitli işler yapmaktadır.Tuvo varios trabajos para solventar su familia.
Mahallenin geçim kaynağı kuru ziraat(Buğday,Arpa ve Gündöndü)ve hayvancılıktır.Sus habitantes criaban ovejas (Ovis aries) y cabras (Capra hircus).
Halk geçimini sağlamak için denize yönelmiştir.Luego se radicó en la ciudad de Mar del Plata hasta su fallecimiento.
Tarım geçim kaynağının en önemli bölümünü oluşturmaktadır.El maíz parece haber sido su cultivo más importante.
Geçim kaynakları tarım, hayvancılık, inşaat ve diğer iş imkanlarıdır.Como ya se mencionó, la actividad pujante es la ganadera, el turismo y otras actividades de servicios.
Bu düşüşün en büyük sebebi işsizliğin yol açtığı geçim sıkıntısıdır.Debido a la crisis económica su principal aspiración será acabar con el paro.
Bir diğer geçim kaynağı ise yeni gelişmekte olan arıcılıktır.La base para una extrapolación será el conocimiento sobre el reciente desarrollo del fenómeno.
Bu halkın çoğunluğu kırsal alanlarda yaşamaktaydı ve geçimini tarım ve halıcılıkla sağlıyordu.Como muchos de ellos eran granjeros, siguen practicando agricultura –en su propia y torcida manera.
Göç eTme sebebi ise geçim kaynaklarının bulunmamasıdır.Para él, el problema reside en no citar las fuentes usadas.
Hayvancılık ise yüksek köylerde yaşayan halkın geçim kaynağıdır.Es un pez popular deportivo, en los Estados que retienen suficientes poblaciones.
Mapuçeler'in en önemli geçim kaynağı tarımdır.El principal motor económico de Bargota son las viñas.
Nisan 2013'te aşırı geçimsizlik nedeniyle Levy boşanma davası açtı.Por iniciativa del grupo Wirsol, en octubre de 2013 se inició un procedimiento de insolvencia provisional.
Hayvanlardan elde edilen gelir ve tarlalardan yiyecek haricinde geçim kaynağı yoktur.Los animales salvajes no la comen hasta que no existan otras fuentes de alimentos disponibles.
2005 yılında şiddetli geçimsizlik nedeniyle ayrıldılar.Posteriormente en 1995 desaparecería por inactividad.
KÖY HALKI HAYVANCILIKLA GEÇİMİNİ SAĞLAMAKTADIR.Cada vecino contribuiría con un animal.
Şiddetli geçimsizlik nedeni ile boşanmıştır.Por incompatibilidad sobrevenida.
Köylünün başlıca geçim kaynağı, tarıma dayalıdır.Uno de los principales conflictos sociales del área es la tenencia de la tierra.
Gül de köy için önemli bir geçim kaynağıdır.La Romería Es una fiesta de especial importancia para el pueblo.
Son yıllarda kemercilik de önemli bir iş kolu ve geçim kaynağı olmuştur.Se ha convertido en su proyecto y fuente de trabajo principal en los últimos años.
Halkın geçimi büyük oranda fındık üretimine dayalıdır.La población recurre al sistema de terrazas de cultivo con notable éxito.
Yaşamı geçim sıkıntıları içinde geçti.Comenzó su paso por la vida con grandes dificultades.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod