Ana içeriğe geç
Sözlük

geçim ile cümle

geçim kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
O, kraliyet portrelerini yaparak geçimini sağlayan bir sanatçıydı.He was an artist who earned a living by painting royal portraits.
Şimdi geçimimi sağlamak için utanç duyuyorum.I feel ashamed for living on now.
Tom Boston'da geçimini yaparken zor bir zaman geçidi.Tom had a hard time making a living in Boston.
Tom Boston'da geçimini sağlamakta zorluk çekti.Tom had a hard time making a living in Boston.
Tom geçimini kampüsten sağlıyor.Tom lives off campus.
Geçimini bir mühendis olarak sağladı.He earned his living as an engineer.
O bir şarkıcı olarak geçimini sağladı.He earned his living as a singer.
Tom geçim için ne yaptığımı biliyor.Tom knows what I do for a living.
Tom asla kendi geçimini yapmak zorunda kalmadı.Tom has never had to earn his own living.
Tom kendi geçimini sağlamak zorunda kalmadı hiç.Tom has never had to earn his own living.
Tom bir satıcı olarak geçimini sağlıyor.Tom makes a living as a salesman.
Tom'un geçimini sağlamak için yaptığı şey budur.This is what Tom does for a living.
Tom geçimini sağlamaya çalışıyor.Tom struggles to make ends meet.
Tom şarkı söyleyerek geçimini sağlıyor.Tom makes his living by singing.
Tom geçimini yapmak için çabaladı.Tom struggled to make ends meet.
Çoğu kişi geçimleri için çalışmak zorunda.Most people have to work for their livelihood.
Baban geçimini sağlamak için ne yapar?What does your father do for a living?
Bu işe başlamadan önce geçiminizi nasıl sağladınız?How did you support yourself before you got this job?
Tom yazar olarak geçimini sağlıyor.Tom makes a living as a writer.
Ebeveynlerin geçimini sağlamak için ne iş yapıyor?What do your parents do for a living?
Tom geçimini gitar çalarak sağlıyor.Tom earns his living as a guitarist.
Geçimimi sağlamak için bu işi yapıyorum.I do that for a living.
Sami ve komşuları Leyla'nın geçimini sağlamak için para topladılar.Sami and his neighbors raised money to support Layla.
Sami'nin ailesi Leyla'nın geçimini sağladı.Sami's family supported Layla.
Sami, aile için tek geçim sağlayıcısıdır.Sami is the sole provider for the family.
Bu yıl tüm çalışanlara asgari geçim indirimi ödemesi yapıldı.All employees received a cost-of-living allowance this year.
Babası ölünce ailesinin geçimini Tom üstlendi.Tom became the breadwinner of the family when his father died.
Babası vefat edince ailesinin geçimi Tom'un omuzlarına bindi.Tom became the breadwinner of the family when his father died.
Geçimini nasıl sağlıyor?What does she do for a living?
Geçimini pazarlamacılık yaparak sağlıyor.He makes a living as a traveling salesman.
Bu onun geçimine gerekli bir katkıdır.That is a necessary contribution to its subsistence.
15 milyon kişiden daha fazla bir nüfus (nüfusun %25'i) kahve sektöründen geçimini sağlamaktadır.More than 15 million people (25% of the population) derive their livelihood from the coffee sector.
Odunculuk'da ana geçim kaynaklarından birisidir."Muhammad: His Life Based on the Earliest Sources".
Güçleri yettiğince çalışıp geçimlerini sağlamalarını önerir.If he ordered them to do anything, they do it without delay.
Köyün başlıca geçim kaynağı bamyadır. ve bunun yanında çeltik (pirinç) üretimi yapılmaktadır.It is the only town where beetle nut (Supari) produce.
Mavi Nil Mısır'ın geçimi için hayati önem taşımaktadır.The Blue Nile is vital to the livelihood of Egypt.
2000'in son aylarında Gülşen, Murat Varol'dan şiddetli geçimsizlik sebebiyle boşandı.In the final months of 2000, Gülşen divorced her husband Murat Varol due to severe incompatibility.
2009 yılında, kendisinin, profesyonel pokerci olarak geçimini sağladığını bildirmiştir.In 2009 Rust described himself as a professional poker player.
Kuraklıktan ve geçim darlığından dolayı her yıl birkaç aile büyükşehirlere gitmektedir.Road deaths and injuries per capita since 2000.
Tom ailenin geçimini sağlamak için mecburen bir ayakkabı fabrikasında çalışmaktadır.Tom works in a shoe warehouse doing his best to support the family.
Ana geçim kaynakları turizm, ayakkabı imalatı, peynir ve inşaat malzemeleridir.The principal activities are tourism, shoemaking, cheese, and construction materials.
Halk, geçimini yakında bulunan kentlere çalışmaya giderek çalışarak temin etmektedir.This gave the residents the permission to fortify their settlement which they soon did.
Genel geçim kaynağı uzun yıllar boyunca tarım olmuştur.The farming tradition has passed down through the generations.
Bu ödemeler kuşkusuz ki söz konusun toplumların geçim durumunu ciddi biçimde etkileyecektir.Likewise, wealth without charity will ruin the household of the wealthy".
Babasının ölümünden sonra Krupskaya ve annesi geçimlerini sağlayabilmek için özel dersler verdi .After her father's death, Krupskaya and her mother gave lessons as a source of income.
Aynı zamanda doğrudan gelir desteği de halkın geçimine katkıda bulunur.There are also help available in assisting the process of going public.
Öte yandan çiftçinin geçiminin karşılanmasını da ister.How the Farmer Can Get His.
Balıkçılık, ilçenin 2. önemli geçim kaynağıdır.Fishing is the second source of income.
Köy halkı geçimini fındıktan sağlamaktadır.Village people make their living from nuts.
Geçimini, kendi resimlerini satarak kazanıyordu.He supported his studies by selling his own paintings.
Halk geçimini sağlamak için denize yönelmiştir.He moved nearer the sea, towards Pydna.
Geçimi tarım ve balıkçılıkla sağlanıyordu.They were living by farming and fishing.
Hiçbir zaman aralarında geçimsizlik olmamıştır.Their relationship was never exclusive in either part.
Geçimi daha çok hayvancılığa dayalıdır.Its behaviour is more animal-like.
Hubyar Köylülerinin geçim kaynağı genelde küçük baş hayvancılıktır.The dhole only rarely takes domestic livestock.
Halk, geçimini çiftçilik yaparak sağlar.People here spend his life farming.
Bu süre içerisinde geçimini kendi sanat galerisinde sattığı tablolarla sağladı.During this time, he survived mostly by the sale of paintings from his art gallery.
Babası, şehirde balıkçılık yaparak geçimini sağlıyordu.My dad took me fishing.
Kimileri de batıya gidip çalışmakla geçimini sağlar.Some people get up to go to work.
Bu süre zarfında bir matbaada musahhih olarak geçimini sağladı.During this time, he earned money for example as a busker.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
geçim ile cümle - Sayfa 2 - geçim kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App