Ana içeriğe geç
Sözlük

geçim ile cümle

geçim kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Halkın da % 80'i de geçimini bu sanatlardan sağlamaktadır.Trávi 80% svojho času v práci zabávaním iných.
Bedevilerin temel geçim kaynağı göçebe hayvancılıktır.Primárnou úlohou duriča je štvanie zveri.
Ayrıca köy halkı sınır ticareti yaparak geçimini sürdürmektedir.Potom už rozvodnica pokračuje po štátnej hranici.
Ancak bu zirai gelir sahiplerinin kazançları kendi geçimlerini idame ettirmeye dahi yeterli değildir.Ani tieto úspechy ale nepresvedčili jeho kolegov o správnosti jeho postupu.
Hayvancılık ilin geçim kaynaklarından en önemlisidir.Živinoreja je najpomembnejša izven namakalnih območij.
Köyü'ün eskiden bu yana geçim kaynağı hayvancılıktır.Domneva se, da je bila skupnost nekoč tržnica goveda.
Ana geçimlerini rengeyiği ve balık avı oluşturur.Oblačijo se v krzno, njihovo glavno opravilo pa je lov in ribolov.
Ticari balıkçılık ana geçim kaynağıdır.Ribiške mreže so bile glavni onesnaževalec.
Bu mantar köylülerin önemli geçim kaynağıdır.Ta drevesa so postala donosna možnost za kmete.
Adanın ana geçim kaynağı balıkçılıktır.Bogato ribolovno območje ob obali je še vedno osnova gospodarstva.
Başkaca geçim kaynağı yoktur.Za drstitev nimajo posebne podlage.
Şehir halkının geçimi balıkçılığa dayanır.Število prebivalcev je popolnoma odvisno od ribarjenja.
Geçim kaynağı olarak balıkçılık da önemli bir yer tutar.V obmorskih naselbinah je pomemben vir preživetja tudi ribolov.
Geçimi daha çok hayvancılığa dayalıdır.Rastlina postane preveč živalska.
Kırşeyhler mahallesinin başlıca geçim kaynağı, tarımdır.Glavni razlog, da otroci ostanejo na podeželju je sistem hukou.
Korsanlık başlıca geçim kaynağı ve yaşam biçimi haline geldi.Nomadstvo je postalo prevladujoči način življenja.
Çay üretimi başlıca geçim kaynağıdır.Nafta je zamenjala kavo kot glavni vir prihodka.
Geçim kaynağı emekli maaşlarıdır.Primer odtujitve je upokojitev iz službe.
Bir süre geçim sıkıntısı çekti.Preživljal je nemirno obdobje.
Ayrıca son yıllarda mantarcılık da gözde geçim kaynaklarındandır.V zadnjih desetletjih se je dežela tudi temu primerno odzvala z dobrimi gostinskimi storitvami.
Eskiden köy geçimini güğüm yaparak sağlarmış.Občina je tedaj veliko storila za ohranitev.
Göçebe yaşantısını sürdüren pek çok topluluk geçimini küçük ve büyükbaş hayvan yetiştiriciliğiyle sağlar.Nizkokalorična prehrana pri mnogih živalih podaljša srednjo in maksimalno življenjsko dobo.
Geçim kaynağı tarım ve hayvancılıktır, özellikle son yıllarda büyükbaş hayvan sayısı oldukça artmıştır.Poljedelstvo in živinoreja sta samooskrbni, število prebivalcev pa v zadnjih desetljetjih narašča.
Geçimlik için yapılan tarım ve balıkçılık yetersiz kaldığından, gıda ürünlerinin çoğu ithal edilir.Dėl ribotų galimybių žemės ūkiui ir žvejybai, dauguma maisto produktų įvežama.
Hiçbir zaman aralarında geçimsizlik olmamıştır.Tarp jų niekada negali būti taikos.
Özellikle Algarve ve Madeira bölgelerinde turizm de önemli bir geçim kaynağıdır.Ekonomikai taip pat svarbus turizmas, ypač Algarvėje ir Madeiros salose.
Kimileri de batıya gidip çalışmakla geçimini sağlar.Žmonės burdavosi linksmintis į vakarones, į darbų pabaigtuves.
Köy halkı geçimini genelde tütün ve tahıl yetiştirerek sağlamaktadır.Jis rašė, kad tavakoniai augina kukurūzus ir tabaką.
Tarım bakımından mahallenin tamamı fındık ile geçimini sağlar.Į visą savivaldybės ūkį reikia žiūrėti kompleksiškai.
Ayrıca köy halkı sınır ticareti yaparak geçimini sürdürmektedir.Miestas taip pat įgavo teisę savarankiškai vykdyti prekybą.
1953'ten sonra serbest yazar olarak geçimi sağladı.Nuo 1951 m. kūrė kaip laisvasis menininkas (rašytojas).
1906 yılında babasının ölümü üzerine ailesinin geçimini üstlendi.1904 m. po tėvo mirties perėmė tėvų ūkį.
Korsanlık başlıca geçim kaynağı ve yaşam biçimi haline geldi.Daugumai žmonių toks pomėgis tampa gyvenimo būdu ir pajamų šaltiniu.
Geçim sıkıntısı çekmektedir.Ji patiria persileidimą.
Köyde geçim maden işçiliği ve il/ilçe merkezlerinde tam ya da yarı zamanlı işçilik ile sağlanmaktadır.Ketvirtis bendruomenės tiesiogiai ar netiesiogiai tarnauja turizmo sektoriuje.
Geçimi tarım ve balıkçılıkla sağlanıyordu.Vertėsi žemdirbyste ir žvejyba.
Başkaca geçim kaynağı yoktur.Herbas pagrindo neturi.
Birkaç ay geçmeden evliliği geçimsizliğe ve huzursuzluğa dönüştü.Abielu kujunes lühiajaliseks ja rahutuks.
Hayvancılık, ülkedeki önemli bir geçim kaynağıdır.See on riigi oluline elatisallikas.
Tarım ve halı üretimi şehrin geçim kaynağıdır.Käsitöö ja põllumajandus ei ole juba ammu enam peamised linna sissetulekuallikad.
Bölge genel olarak tarımla geçimini sağlamaktadır.Tegevus on üldjuhul territoriaalse suunitlusega.
Köyde geçim tamamen hayvancılık üzerine kurulmuştur.Küla moodustati Mõislõpe karjamõisa aladest.
Bazı kişiler ormancılıkla geçimini sağlar.Asulas on tegeletakse metsandusega.
Çünkü müzik, O’nun için bir geçim kaynağı değil, ruhunun besin ve ilham kaynağıydı.See ei olnud neile mäng, vaid võimalus põgeneda teise maailma ja inspiratsiooniallikas.
Aynı zamanda doğrudan gelir desteği de halkın geçimine katkıda bulunur.Sama tähtsaks põhjuseks pidasid nad ka rahva toetust.
Köyde geçimini balıkçılıkla sağlayan birkaç aile bulunmaktadır.Ranniku ümber tekkis palju väikseid kalapüügiga tegelevaid kogukondi.
Agamemnon ve Akhilleus arasındaki geçimsizliklere yardımcı olmuştur.Ta püüab muu hulgas lepitada Agamemnonit ja Achilleust.
1953'ten sonra serbest yazar olarak geçimi sağladı.1953. aastast alates tegutses ta vabakutselise tõlkijana.
Toprağa dayalı bir geçim türüdür.See on Maa jaoks väga järsk muutus.
Beldenin diğer bir geliri ve geçim kaynağı ise nakliyecilikti.Teine tuluallikas inimkaubanduse kõrval on organite müük.
Sulama göletlerinin yapılmasından sonra Pancar ekimi köylünün geçim düzeyini bir miktar artırmıştır.Pärast ringtee ehitamist on küla elukvaliteet märkimisväärselt paranenud.
Gurbetçilik hâlâ önemli bir geçim şeklidir.Aurustumine on oluline veeringe osa.
Aile emekliliğinin amacı dul kalan ile çocuklarının geçimlerini güvence altına almaktır.Kela 发放的抚恤金和养老保险系统发放的抚恤金两种。如果死者生前在芬兰工作或创业,其配偶和子女可以申请由养老保险系统提供的抚恤金。请向
Aile emekliliğinin amacı dul kalan ile çocuklarının geçimlerini güvence altına almaktır.Le but de la pension de survie est d'assurer l'entretien de la veuve/du veuf et des enfants.
Aile emekliliğinin amacı dul kalan ile çocuklarının geçimlerini güvence altına almaktır.Perhe-eläkkeen tarkoitus on turvata lesken ja lasten toimeentulo.
Aile emekliliğinin amacı dul kalan ile çocuklarının geçimlerini güvence altına almaktır.Syftet med familjepensionen är att trygga de efterlevandes utkomst.
Aile emekliliğinin amacı dul kalan ile çocuklarının geçimlerini güvence altına almaktır.Назначением пенсии является обеспечение доходов вдовы/вдовца и детей.
Aile emekliliğinin amacı dul kalan ile çocuklarının geçimlerini güvence altına almaktır.الهدف من التقاعد العائلي هو تأمين دخل الأرمل/الأرملة والأطفال.
Aileler başka yollarla baş edemedikleri maddi sorunları için geçim yardımı başvurusunda da bulunabilirler.Familjen kan ansöka om utkomststöd om den har ekonomiska problem som den inte klarar av annars.
Aileler başka yollarla baş edemedikleri maddi sorunları için geçim yardımı başvurusunda da bulunabilirler.La famille peut demander une allocation de subsistance si elle a des problèmes économiques insurmontables.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod