geçerli ile cümle
geçerli kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Doppler Etkisi ses dalgaları için de geçerlidir.Ook leverfunctiestoornis heeft invloed op de dosering.
Anlaşmazlık durumunda onun sözü geçerlidir.Tijdens zijn uitverkiezing was er onenigheid.
Aşı sertifikası aşıdan 10 gün sonra ve ömür boyu geçerlidir.Het 17D-vaccin beschermt zeker tien jaar maar waarschijnlijk levenslang.
Benzeri bir veri eksikliği ısıtılmış nemli hava kullanımı için de geçerlidir.Er is ook te weinig bekend over het nut van toepassing van verwarmde bevochtigde lucht.
Bu durum özellikle de Deckard rolü için geçerliydi.Vooral Depps rol werd geprezen.
Bu müdahale hem iç hem de dış ekonomi için geçerlidir.Het is geschikt voor zowel buiten als binnen.
Bu, tabii ki, tüm parçacık özellikleri için de geçerlidir.Dit geldt voor alle Splintersoorten te gelden.
Ahlak ilkeleri her yerde ve her zaman bütün insanlar için geçerli bir yasa olmalıdır.Een universele moraal heeft de pretentie altijd en overal te gelden.
Pırlanta ve değerli taşların seçimi için de aynısı geçerlidir.Dat geldt eveneens voor het selecteren van de diamanten en edelstenen.
Türkiye'de de bu oran geçerlidir.Ook in Turkije werd een dergelijke orde verleend.
Bazı el sanatları yüzyıllardan beri geçerli olan geleneklere dayanmaktadır.Het gaat in het algemeen om ambachten die al eeuwen worden uitgeoefend.
Şu an bu çalışmaların psikolojik alanda geçerliliği bulunmamaktadır.Dat is bij psychosociale interventies niet het geval.
Bu ifade Re(s) > 1 için geçerlidir.Beide leden van deze identiteit convergeren voor Re(s) > 1.
Aynı durum Fransa için de geçerlidir.Deze is ook specifiek voor de Fransen.
Bu limit bütün pratik (an itibarıyla gözlemlenen) nötrinolar için geçerlidir.De wet geldt voor allerhande materialen tot de proportionaliteitsgrens.
Para geçerli değildir.Geld stinkt niet.
Farklı bir versiyon olan Maxwell-Faraday denklemi (aşağıda tartışılan), bütün koşullar için geçerlidir.Een andere versie, de Maxwell-Faradayvergelijking, is algemeen geldig.
Not: bu mantık yalnızca küçük kaynaklar için geçerlidir.Deze overbrenging is slechts geschikt voor een gering vermogen.
Ulusal meclis seçimlerinde geçerli olan kriterler senato seçimlerinde de geçerlidir.Dat laatste kan ook gezegd worden wanneer het gaat om de verkiezingen voor de Senaat.
Hat 11 ve 13 aynı rengi paylaşıyorlar; aynı durum hat 18 ve 19 için de geçerli.De som 176 is deelbaar door 11: delen door 11 geeft 16.
180 barajı OBP için geçerli değildir.178 pp. Ik heb geen talent voor ondergeschiktheid.
Anayasanın kendisi bir hukuki geçerlilk kriteridir.De instemmingsprocedure was een wetgevingsprocedure van de Europese Unie.
Dünyada da o banknotlar geçerli olacaktır.Op deze plaats kunnen zich mosselbanken vormen.
Geçerli olmaması durumu asimetrik dağılım olarak adlandırılır.Dit noemt men omgekeerde assimilatie.
Bu durum kutsal metinlerde de geçerlidir.Dat wordt al verteld in de heilige boeken.
Aynı şey İngiltere için de geçerlidir.Dit is hetzelfde als in Groot-Brittannië.
NOT:Aynı kural bölme işlemi için de geçerlidir.Dijkrecht ten slotte is ook het reglement zelf.
Başka alt türler de tanımlanmıştır ancak artık geçerli olarak kabul edilmemektedir.Enkele andere soorten waren al eerder beschreven, maar werden niet geaccepteerd.
Bu kuralın geçerli olmadığı bazı durumlar vardır.Er zijn gevallen waarin deze regel niet geldt.
Aynısı Tom için de geçerli.Hetzelfde geldt voor Tom.
Pasaport geçerli bir kimlik belgesidir.Een paspoort is een geldig legitimatiebewijs.
O kuralın geçerli olmadığı durumlar vardır.Er zijn gevallen waarin die regel niet geldt.
Geçerli puan aldın mı, ne dersin?Heb je een voldoende, denk je?
Kiliseler için de aynısı geçerliydi.Z kościołem było podobnie.
Bunun tam tersi de geçerlidir.Ostatecznie, dzieje się odwrotnie.
Eyalette yapılan evlilikler bütün ülkede geçerli olacaktır.Małżeństwa te są uznawane w całym kraju.
Günümüzde geçerli olan versiyon ise 1 Ocak 2011'de uygulamaya giren INCOTERMS 2010'dir.Ostatnią wydaną wersją (od 1 stycznia 2011) jest Incoterms 2010.
Dolayısıyla, bu antlaşma esas itibarıyla bugün de geçerli olması gereken bir belgedir."Dlatego ta umowa, pod każdym względem, powinna być obecnie ważnym dokumentem.”
Gözlem yolu ile öğrendikleri bildirilmiş olsa da bu bulguların geçerliliği tartışmalıdır.Uczą się one przez obserwowanie, choć jakość tych doniesień jest kwestionowana.
Kredi kartı geçerlidir.Jak działa karta kredytowa?
Yasanın kabulüyle medeni birlikteliklerin geçerliği ortadan kaldırılmadı.Niedokończona pozostała kodyfikacja prawa cywilnego.
Bağımsız adaylar için de aynı baraj rakamı geçerli oldu.To samo dotyczy kandydatów niezależnych.
Pasaportlar, giriş tarihinden itibaren 6 ay geçerli olmalıdır.Zaświadczenie takie ważne jest 6 miesięcy od daty wystawienia.
Pasaport, İsrail hariç dünyadaki bütün milletler için geçerli olduğu belirtilmiştir.Izrael uznał go za Sprawiedliwego wśród narodów świata.
Aynı durum olaylar için de geçerlidir.Podobnie było w przypadku osiągów.
Bazı insanlar oranların alınması (geçerli) ile karşılaştırılmasını (geçersiz) karıştırmaktadır.Oko człowieka potrafi odróżniać mieszanki zawierające wiele różnych fal światła.
Bu formül yukarıda verilen hallerden daha geniş hallerde de geçerlidir.Spróbujmy nieco sformalizować idee przedstawione wyżej.
Gerçekler aynı zamanda, gerçek olduğu ileri sürülen konunun doğru ve geçerli olduğunu belirtir.Zawsze staramy się trafić w to, co ona uzna za odpowiednie i prawdziwe.
Çünkü o zaman diliminde insan ve sivil hakları ifadesi sadece erkekler için geçerliydi.Postanowienia Deklaracji praw człowieka i obywatela obejmowały równouprawnieniem jedynie mężczyzn.
Ancak, geçerli dosyanın yerine kötü niyetli yazılımlar konabilir.Gorzej mogło być co najwyżej z dokumentacją pisemną.
Şu an Rusya tarafından işletilmekte olan geçerli sistem GLONASS adlı sistemdir.Inny pracujący obecnie system pozycjonowania to GLONASS.
Mike Powell'ın bu derecesi de günümüzde halen geçerli olan dünya rekorudur.Mike Powell jest aktualnym rekordzistą świata w skoku w dal.
Geçerli olmaması durumu asimetrik dağılım olarak adlandırılır.Brak takiej właściwości nazywany jest asymetrią.
Ancak bu her üniversite için geçerli değildir.Zasad tych jednak nie udało się wprowadzić w całym uniwersytecie.
İkinci bir pasaport, verildiği tarihten itibaren iki yıllık bir süre için geçerlidir.Zezwolenie jest ważne przez 2 lata, licząc od dnia wydania.
Ancak tersi durum her zaman geçerli değildir.Odwrotna relacja nie zawsze jest prawdziwa.
Anayasanın kendisi bir hukuki geçerlilk kriteridir.Akt ten jest dla Ja aktem samokonstytuującym.
Kişisel Pasaport- Kişisel pasaportlar iki, beş veya on yıl geçerlidir.Terminy zapadalności obligacji skarbowych hurtowych to 1 rok, 2 lata, 5 lat i 10 lat.
Şu an bu uygulama sadece Arnavutça için geçerli olmuştur.Dziś jest on jednak używany tylko na Tajwanie.
Nadir durumlar içinse yalnızca analitik çözüm geçerlidir.W typowych metodach analitycznych rzadko bada się czyste pierwiastki.