Ama satış anlaşmasının şartları gayet iyi.Но ему предложили отличные условия.
Ama satış anlaşmasının şartları gayet iyi.Но сделката е страхотна.
Ama satış anlaşmasının şartları gayet iyi.אבל הוא קיבל תנאים מצויינים לקנייה.
Ama satış anlaşmasının şartları gayet iyi.ولكنه حصل شروط رائعة
Ama satış anlaşmasının şartları gayet iyi.採掘権 狩猟権
Amerikalılar, İrlandalılar gibi, bu konuda gayet iyiler.Americanii, ca şi irlandezii, sunt foarte buni la actele de caritate.
Amerikalılar, İrlandalılar gibi, bu konuda gayet iyiler.Amerikanen, net als Ieren, zijn er goed in.
Amerikalılar, İrlandalılar gibi, bu konuda gayet iyiler.Amerikaner, wie auch Iren, sind gut darin.
Amerikalılar, İrlandalılar gibi, bu konuda gayet iyiler.Amerikkalaiset, kuten irlantilaisetkin, ovat hyviä siinä.
Amerikalılar, İrlandalılar gibi, bu konuda gayet iyiler.Amerykanie, tak jak i Irlandczycy, są w tym dobrzy.
Amerikalılar, İrlandalılar gibi, bu konuda gayet iyiler.Gli americani, cosi come gli irlandesi, sono bravi in questo.
Amerikalılar, İrlandalılar gibi, bu konuda gayet iyiler.미국인들, 아일랜드인 같은 사람들은 참 잘 하지요.
Amerikalılar, İrlandalılar gibi, bu konuda gayet iyiler.Les Américains, les Irlandais sont bons en caritatif.
Amerikalılar, İrlandalılar gibi, bu konuda gayet iyiler.Los americanos, como los irlandeses, son buenos con la caridad.
Amerikalılar, İrlandalılar gibi, bu konuda gayet iyiler.Os americanos, tal como os irlandeses, são muitos bons nisso.
Amerikalılar, İrlandalılar gibi, bu konuda gayet iyiler.Οι Αμερικανοί, όπως και οι Ιρλανδοί, είναι καλοί σε αυτό.
Amerikalılar, İrlandalılar gibi, bu konuda gayet iyiler.Американците, както и ирландците, са добри в това.
Amerikalılar, İrlandalılar gibi, bu konuda gayet iyiler.Американцы, так же как и ирландцы, очень хорошо умеют это делать.
Amerikalılar, İrlandalılar gibi, bu konuda gayet iyiler.אמריקאים, כמו האירים, טובים בזה.
Amerikalılar, İrlandalılar gibi, bu konuda gayet iyiler.الشعب الامريكي، مثل الشعب الايرلندي، يحبون ذلك.
Amerikalılar, İrlandalılar gibi, bu konuda gayet iyiler.極貧の人々でさえ 無理をしてでも施しをする
Anayasa sadece 16 sayfadir. 200 senedir gayet yeterli oldu.Constituţia are numai 16 pagini. şi a funcţionat destul de bine pentru 200 de ani.
Anayasa sadece 16 sayfadir. 200 senedir gayet yeterli oldu.Die Verfassung ist nur 16 Seiten lang und hat 200 Jahre ziemlich gut funktioniert.
Annem gayet emiciydi.A minha mãe absorvia tudo.
Annem gayet emiciydi.Anyám teljesen nedvszívó volt.
Annem gayet emiciydi.Była bardzo "chłonna".
Annem gayet emiciydi. (Kahkahalar)Ibu saya benar-benar penyerap air.
Annem gayet emiciydi. (Kahkahalar)무릎에 묶어두고 있었습니다. 우리 어머니는 흡수력이 엄청 좋았어요.
Annem gayet emiciydi. (Kahkahalar)Ma mère était complètement absorbante.
Annem gayet emiciydi. (Kahkahalar)Mia madre assorbiva praticamente tutto.
Annem gayet emiciydi. (Kahkahalar)Moja mama bola úplne pohlcujúca.
Annem gayet emiciydi. (Kahkahalar)Popolnoma vpojna je bila.
Annem gayet emiciydi. (Kahkahalar)Η μητέρα μου ήταν τελείως απορροφητική.
Annem gayet emiciydi. (Kahkahalar)Майка ми беше много изцеждаща личност.
Annem gayet emiciydi. (Kahkahalar)Моя мама - справжній "вбирач".
Annem gayet emiciydi. (Kahkahalar)קשורים לברכיים שלה. אמא שלי היתה מאוד "סופגת".
Annem gayet emiciydi. (Kahkahalar)وأثنين مربوطة في ركبتيها،أمي كانت بالكامل ماصّة
Annem gayet emiciydi. (Kahkahalar)そして母は 私の後ろを這っては
Annem gayet emiciydi.Mama era total absorbantă.
Annem gayet emiciydi.Meine Mutter war äußerst saugfähig.
Annem gayet emiciydi.Mijn moeder zoog alles op.
Annem gayet emiciydi.Mi madre era completamente absorbente.
Annem gayet emiciydi.Min mor var helt absorberande.
Annem gayet emiciydi.Моя мама очень любила "впитывать".
Apple II gayet iyi bir şekilde o arayüzü kaldıracak durumdaydı, biz sadece onu nasıl yapacağımızı bilmiyorduk.Apple 2는 그러한 인터페이스를 완벽히 실행 시켰습니다. 우리는 다만 당시에 어떻게 할 지를 몰랐던 거죠.
Apple II gayet iyi bir şekilde o arayüzü kaldıracak durumdaydı, biz sadece onu nasıl yapacağımızı bilmiyorduk.Apple II doskonale sobie radził z takim interfejsem, ale wtedy po prostu nie wiedzieliśmy jak to zrobić.
Apple II gayet iyi bir şekilde o arayüzü kaldıracak durumdaydı, biz sadece onu nasıl yapacağımızı bilmiyorduk.Apple II прекрасно работал с этим интерфейсом, просто в то время мы ещё не знали, как это сделать.
Apple II gayet iyi bir şekilde o arayüzü kaldıracak durumdaydı, biz sadece onu nasıl yapacağımızı bilmiyorduk.Apple II чудово міг працювати з таким інтерфейсом, просто ми не знали про це в той час.
Apple II gayet iyi bir şekilde o arayüzü kaldıracak durumdaydı, biz sadece onu nasıl yapacağımızı bilmiyorduk.Das Interface lief ohne Probleme auf dem Apple II, nur wussten wir das zu jener Zeit nicht.
Apple II gayet iyi bir şekilde o arayüzü kaldıracak durumdaydı, biz sadece onu nasıl yapacağımızı bilmiyorduk.De Apple II was prima in staat dat soort interface te runnen, we wisten toen alleen niet hoe dat moest.
Apple II gayet iyi bir şekilde o arayüzü kaldıracak durumdaydı, biz sadece onu nasıl yapacağımızı bilmiyorduk.ה"אפל 2" היה מסוגל בהחלט להריץ את הממשק, פשוט לא ידענו אז איך לעשות זאת.
Apple II gayet iyi bir şekilde o arayüzü kaldıracak durumdaydı, biz sadece onu nasıl yapacağımızı bilmiyorduk.しかし当時は、どうすれば良いかが分かっていなかったのだ つまり、我々が理解していることから分かるのは
Aslına bakarsan gayet iyi fikir.Sai una cosa, effettivamente e' una buona idea.
Aslına bakarsan gayet iyi fikir.Καλή ιδέα.
Aslına bakarsan gayet iyi fikir.Отличная идея.
Aslına bakarsan gayet iyi fikir.最後の給料もらってないんでしょ
Aslına bakarsanız, resmini çektiğinizde gayet güzel olduğunu göreceksiniz.Aber es ist wirklich schön, wenn man ein Foto davon macht.
Aslına bakarsanız, resmini çektiğinizde gayet güzel olduğunu göreceksiniz.사진을 찍어보면 매우 아름답습니다.
Aslına bakarsanız, resmini çektiğinizde gayet güzel olduğunu göreceksiniz.Mais c'est vraiment beau quand on le photographie.
Aslına bakarsanız, resmini çektiğinizde gayet güzel olduğunu göreceksiniz.Men faktisk ganske smukt, når man tager et billede af det.