Ana içeriğe geç
Sözlük

gayet ile cümle

gayet kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Aslına bakarsanız, resmini çektiğinizde gayet güzel olduğunu göreceksiniz.To niesamowite, ale też pięknie wychodzi na zdjęciu.
Aslına bakarsanız, resmini çektiğinizde gayet güzel olduğunu göreceksiniz.כשמצלמים את זה.
Aslına bakarsanız, resmini çektiğinizde gayet güzel olduğunu göreceksiniz.عندما تلتقط صورة له.
Aslına bakarsanız, resmini çektiğinizde gayet güzel olduğunu göreceksiniz.それだけではありません ここの滑走で空中操作しています
Aslında bilgi gayet güzel, gerçek gibi duruyor ama bunu doğrulayamıyoruz" yazıp belgeyi sayfaya koyduk.Emme tiedä varmuutta. Materiaali näyttää ja tuntuu hyvältä, muttemme voi varmistaa sitä."
Aslında bilgi gayet güzel, gerçek gibi duruyor ama bunu doğrulayamıyoruz" yazıp belgeyi sayfaya koyduk.알아낼 수 있는 방법은 없고 보고서 자체는 괜찮은 것 같고, 느낌도 맞는것 같다" 라고 전했습니다.
Aslında bilgi gayet güzel, gerçek gibi duruyor ama bunu doğrulayamıyoruz" yazıp belgeyi sayfaya koyduk.Nem tudjuk, de mi mást tehetünk? Az anyag jónak tűnik, de nem tudjuk leellenőrizni az eredetét."
Aslında bilgi gayet güzel, gerçek gibi duruyor ama bunu doğrulayamıyoruz" yazıp belgeyi sayfaya koyduk.Nevieme nič, ale čo môžme spraviť? Materiál vyzerá dobre, pôsobí správne, ale nevieme ho overiť."
Aslında bilgi gayet güzel, gerçek gibi duruyor ama bunu doğrulayamıyoruz" yazıp belgeyi sayfaya koyduk.Nevíme nic, ale co můžeme dělat? Ten materiál vypadá a působí dobře, ale nemůžeme ho ověřit."
Aslında bilgi gayet güzel, gerçek gibi duruyor ama bunu doğrulayamıyoruz" yazıp belgeyi sayfaya koyduk.Nu ştim, dar ce putem face? Materialul pare să fie veridic, însă nu îl putem verifica."
Aslında bilgi gayet güzel, gerçek gibi duruyor ama bunu doğrulayamıyoruz" yazıp belgeyi sayfaya koyduk.Мы не уверены, но что же сделаешь? Материал кажется достоверным, но мы не можем это подтвердить".
Aslında bilgi gayet güzel, gerçek gibi duruyor ama bunu doğrulayamıyoruz" yazıp belgeyi sayfaya koyduk.Не знаем, но какво можем да направим? Материалът изглежда добре, звучи добре, но не можем да го потвърдим."
Aslında bilgi gayet güzel, gerçek gibi duruyor ama bunu doğrulayamıyoruz" yazıp belgeyi sayfaya koyduk.אנחנו לא יודעים, אבל מה אנחנו יכולים לעשות? החומר נראה טוב, מרגיש נכון, אבל אנחנו לא יכולים לאמת אותו"
Aslında bilgi gayet güzel, gerçek gibi duruyor ama bunu doğrulayamıyoruz" yazıp belgeyi sayfaya koyduk.中身はもっともらしく見えるが 検証はできなかった" そしたら今週になって
Aslında bu gayet açıkdır.Questo è abbastanza semplice.
Aslında bu gayet açıkdır.Това е доста ясно.
Aslında, bu gayet güzel olabilir ve analizinin içinde yer alabilirsiniz.Na verdade, acho que poderia ser muito bom e você pode ficar bastante envolvido na análise.
Aslında, bu gayet güzel olabilir ve analizinin içinde yer alabilirsiniz.W zasadzie może to być całkiem ciekawe przedsięwzięcie i analiza wyników może być całkiem wciągająca.
Aslında, bu gayet güzel olabilir ve analizinin içinde yer alabilirsiniz.Всъщност, мисля, че това би било много добре, и можете да се включите в анализа.
Aslında, bu gayet güzel olabilir ve analizinin içinde yer alabilirsiniz.Я думаю, это хорошее задание, и вы можете очень увлечься во время анализа.
Aslında, bu gayet güzel olabilir ve analizinin içinde yer alabilirsiniz.この分析から多くのことを学べると思いますよ。 では、別のシナリオを最後にやりましょうか。
Aslında bu problem gayet açık.Beh, in realtà questo sembra abbastanza semplice.
Aslında bu problem gayet açık.Bem, na verdade esse fato parece bastante real.
Aslında bu problem gayet açık.Bueno, en realidad este hecho parece bastante sencillo.
Aslında bu problem gayet açık.Cóż, to zadanie wydaje się całkiem proste.
Aslında bu problem gayet açık.Deze is eigenlijk nog redelijk rechttoe rechtaan.
Aslında bu problem gayet açık.Faktisk lader den her opgave til at være rimeligt overskuelig. .
Aslında bu problem gayet açık.Hát, igazából ez a feladat elég egyszerűnek tűnik.
Aslında bu problem gayet açık.이 문제는 상당히 쉬워 보입니다
Aslında bu problem gayet açık.No, tohle vypadá opravdu velmi jednoduše.
Aslında bu problem gayet açık.No, to vyzerá naozaj veľmi jednoducho.
Aslında bu problem gayet açık.Ами, всъщност тази задача изглежда сравнително разбираема.
Aslında bu problem gayet açık.みえますね。 過去も未来も関係なく、
Aslında diğer fotoğrafların çoğu gayet sıradan görünüyor.Jest raczej zwyczajnym dzieckiem na większości pozostałych fotografii.
Aslında karbondioksitin denklemi gayet açıkCO2가 하는 일은 매우 간단명료 합니다.
Aslında karbondioksitin denklemi gayet açıkCO2排出の蓄積が
Aslında karbondioksitin denklemi gayet açıkוהמשוואה לגבי דו תחמוצת הפחמן היא למעשה מאד פשוטה.
Aslında karbondioksitin denklemi gayet açıkوالمعادلة الخاصة ب CO2 في الواقع مباشرة للغاية .
Aslında karmaşıklığın gayet işe yarayan bir tanımlaması var.Abbiamo una definizione decente della complessità.
Aslında karmaşıklığın gayet işe yarayan bir tanımlaması var.Avem de altfel o foarte bună definiție pentru complexitate.
Aslında karmaşıklığın gayet işe yarayan bir tanımlaması var.En fait, nous avons une définition de la complexité qui fonctionne assez bien.
Aslında karmaşıklığın gayet işe yarayan bir tanımlaması var.Istnieje dość dobra definicja złożoności.
Aslında karmaşıklığın gayet işe yarayan bir tanımlaması var.Kita sebenarnya punya definisi cukup bagus untuk kompleksitas.
Aslında karmaşıklığın gayet işe yarayan bir tanımlaması var.우리에게는 실제로 꽤나 잘 통용되고 있는 복잡성의 정의가 있습니다.
Aslında karmaşıklığın gayet işe yarayan bir tanımlaması var.Tenemos una definición de complejidad que funciona bastante bien.
Aslında karmaşıklığın gayet işe yarayan bir tanımlaması var.Thật ra thì chúng ta có một định nghĩa rất tuyệt cho sự phức tạp.
Aslında karmaşıklığın gayet işe yarayan bir tanımlaması var.We hebben eigenlijk een vrij goede definitie van complexiteit.
Aslında karmaşıklığın gayet işe yarayan bir tanımlaması var.Wir haben tatsächlich eine ziemlich gute Arbeitsdefinition von Komplexität.
Aslında karmaşıklığın gayet işe yarayan bir tanımlaması var.Έχουμε ένα αρκετά καλό ορισμό της πολυπλοκότητας.
Aslında karmaşıklığın gayet işe yarayan bir tanımlaması var.Всъщност имаме доста добра работна дефиниция за сложност.
Aslında karmaşıklığın gayet işe yarayan bir tanımlaması var.У нас есть очень хорошее рабочее определение сложности.
Aslında karmaşıklığın gayet işe yarayan bir tanımlaması var.למעשה יש לנו הגדרה די יעילה למורכבות.
Aslında karmaşıklığın gayet işe yarayan bir tanımlaması var.في واقع الأمر لدينا تعريفٌ جيد للتعقيد على درجةٍ من الجودة.
Aslında karmaşıklığın gayet işe yarayan bir tanımlaması var.それは例えば交通のような
Aslında yaptığım şey, gayet basit bir şeyi oldukça uzun soluklu br şekilde açıklamaktan ibaretti. -A to bol zložitý spôsob, ako vysvetliť niečo veľmi jednoduché. Vypočítam príklad.
Aslında yaptığım şey, gayet basit bir şeyi oldukça uzun soluklu br şekilde açıklamaktan ibaretti. -I to była tylko bardzo rozwlekła droga wyjaśniania czegoś bardzo prostego, i pokażę to na przykładzie.
Aslında yaptığım şey, gayet basit bir şeyi oldukça uzun soluklu br şekilde açıklamaktan ibaretti. -이것은 아주 간단한 것을 길고 복잡하게 셜명하는 방법입니다 예를 들어보겠습니다
Aslında yaptığım şey, gayet basit bir şeyi oldukça uzun soluklu br şekilde açıklamaktan ibaretti. -Vypočítám příklad. Řekněme, že napětí je...
Aslında yaptığım şey, gayet basit bir şeyi oldukça uzun soluklu br şekilde açıklamaktan ibaretti. -Y esa fuera una manera larga de explicar algo muy simple. Voy a dar un ejemplo.
Aslında yaptığım şey, gayet basit bir şeyi oldukça uzun soluklu br şekilde açıklamaktan ibaretti. -І це був просто найнудніший спосіб розповісти дещо дуже просте, і я зроблю приклад.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
gayet ile cümle - Sayfa 25 - gayet kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App