50 yılı aşan münasebetlerinden gayet hoşnuttu.И така, той беше много доволен от типа връзка, който са имали в продължение на 50 години.
50 yılı aşan münasebetlerinden gayet hoşnuttu.Он был очень доволен теми отношениями, которые у них сложились за 50 лет.
50 yılı aşan münasebetlerinden gayet hoşnuttu.אז, הוא היה מאוד מרוצה עם סוג הקשר שהיה להם במשך 50 שנים.
50 yılı aşan münasebetlerinden gayet hoşnuttu.إذن، كان راضا بعلاقتهم تلك التي إستمرت أكثر من 50 عام.
50 yılı aşan münasebetlerinden gayet hoşnuttu.彼にひとつ質問してみました
6 ve 12 Bu gayet uygun görünüyor.6과 12로 해 볼까요
999 mil gayet iyi geçti.999 de mile totul a mers bine.
999 mil gayet iyi geçti.999 마일을 잘 갔지만
999 mil gayet iyi geçti.999 Meilen lief es prima.
999 mil gayet iyi geçti.999 mérföld jól ment.
999 mil gayet iyi geçti.999 miglia sono andate bene.
999 mil gayet iyi geçti.999 mijl ging het goed.
999 mil gayet iyi geçti.999 millas fueron bien.
999 mil gayet iyi geçti.999 mil poszło świetnie.
999 mil gayet iyi geçti.999 мили са минали добре.
999 mil gayet iyi geçti.999 מיילים הלכו טוב.
999 mil gayet iyi geçti.999 ميلاً مضت على ما يرام.
999 mil gayet iyi geçti. Son mil ise olağanüstü inatçı görünüyor.999 mil gick bra, men den sista biten visar sig vara otroligt trög.
999 mil gayet iyi geçti. Son mil ise olağanüstü inatçı görünüyor.999 миль мы прошли нормально, но последняя миля не хочет поддаваться.
999 mil gayet iyi geçti.Tout s'est bien passé pendant 999 kilomètres.
999 mil gayet iyi geçti.最後の1マイルはとても厄介です
Açıkçası hedefi gayet güzel yakaladım.Ahora, resulta que era bastante bueno para ello.
Açıkçası hedefi gayet güzel yakaladım. Bu kadar başarılı olacağımı başta bilmiyordum.Skončilo to tak, že jsem v tom byl opravdu dobrý, což jsem netušil, když jsem začínal.
Açıkçası hedefi gayet güzel yakaladım.Ei bine, a rezultat că eram destul de bun la asta.
Açıkçası hedefi gayet güzel yakaladım.Es hat sich herausgestellt, dass ich das ziemlich gut kann.
Açıkçası hedefi gayet güzel yakaladım.Hóa ra tôi khá giỏi về khoản đó.
Açıkçası hedefi gayet güzel yakaladım.이제야 제가 아주 잘해냈다는 것을 깨달았습니다.
Açıkçası hedefi gayet güzel yakaladım.Ora, a quanto pare ero molto bravo in questo.
Açıkçası hedefi gayet güzel yakaladım.Voilà, j'ai découvert que j'étais assez bon à ça.
Açıkçası hedefi gayet güzel yakaladım.Welnu, ik bleek daar vrij goed in te zijn.
Açıkçası hedefi gayet güzel yakaladım.Wygląda na to, że byłem w tym całkiem dobry.
Açıkçası hedefi gayet güzel yakaladım.Τώρα, φαίνεται ότι ήμουν αρκετά καλός σε αυτό.
Açıkçası hedefi gayet güzel yakaladım.Оказа се, че съм доста добър в това.
Açıkçası hedefi gayet güzel yakaladım.Оказывается, мне это неплохо удавалось.
Açıkçası hedefi gayet güzel yakaladım.עכשיו, התברר שהייתי די טוב בזה.
Açıkçası hedefi gayet güzel yakaladım.والآن، يتضح أنني أديت عملاً جيداً.
Açıkçası hedefi gayet güzel yakaladım.こんなに適役だと思ってはいませんでした
Afganistandan bir grup beni ziyarete geldiği zaman kendileri ile gayet ilginç bir sohbetimiz oldu.아프가니스탄 사람들이 저를 방문하러 왔었을 때 우리는 정말 흥미로운 대화를 나누었습니다.
Afganistandan bir grup beni ziyarete geldiği zaman kendileri ile gayet ilginç bir sohbetimiz oldu.látogatása során, amikor is egy nagyon izgalmas beszélgetésben volt részünk.
Afganistandan bir grup beni ziyarete geldiği zaman kendileri ile gayet ilginç bir sohbetimiz oldu.Ко мне приехала группа из Афганистана и у нас был очень интересный разговор.
Afganistandan bir grup beni ziyarete geldiği zaman kendileri ile gayet ilginç bir sohbetimiz oldu.כשקבוצה מאפגניסטן באו לבקר אותי הייתה לנו שיחה מאוד מעניינת.
Afganistandan bir grup beni ziyarete geldiği zaman kendileri ile gayet ilginç bir sohbetimiz oldu.عندما مجموعة من الافغان أتت لزيارتي، وكان لدينا محادثة مثيرة للاهتمام حقا.
Afganistandan bir grup beni ziyarete geldiği zaman kendileri ile gayet ilginç bir sohbetimiz oldu.私の所を訪ねてきた時 とても興味深い会話をしたのです
Ama aslında gayet mantıklı.하지만 사실 이건 당연한 거죠
Ama aslında gayet mantıklı.Skutečně to ale dává smysl.
Ama aslında gayet mantıklı.Но действително в това има много смисъл.
Ama aslında gayet mantıklı.لكن بالفعل هذا منطقي
Ama aslında gayet mantıklı.他の興味深い事は、シフトするには
Ama bilinçsiz olarak onlara koşullu olasılık oranını verecek gayet karmaşık hesaplamaları yapıyorlar.Ale nevědomě provádějí tyto poměrně složité propočty, které jim poskytnou měřítko podmíněné pravděpodobnosti.
Ama bilinçsiz olarak onlara koşullu olasılık oranını verecek gayet karmaşık hesaplamaları yapıyorlar.Ale nevedomky robia zložité výpočty, ktoré im určia hodnotu podmienenej pravdepodobnosti.
Ama bilinçsiz olarak onlara koşullu olasılık oranını verecek gayet karmaşık hesaplamaları yapıyorlar.그러나 무의식적으로 조건적인 확률 측정을 제시하는 이러한 매우 복잡한 계산을 하고 있습니다.
Ama bilinçsiz olarak onlara koşullu olasılık oranını verecek gayet karmaşık hesaplamaları yapıyorlar.Maar onbewust doen ze die vrij ingewikkelde berekeningen die hun een voorwaardelijke kansberekening opleveren.
Ama bilinçsiz olarak onlara koşullu olasılık oranını verecek gayet karmaşık hesaplamaları yapıyorlar.Vendar nezavedno izvajajo te kar zapletene izračune, ki jim bodo povedali mero pogojne verjetnosti.
Ama bilinçsiz olarak onlara koşullu olasılık oranını verecek gayet karmaşık hesaplamaları yapıyorlar.Але несвідомо, вони роблять ці доволі складні підрахунки, що дають їм вимірювання умовної ймовірності.
Ama bilinçsiz olarak onlara koşullu olasılık oranını verecek gayet karmaşık hesaplamaları yapıyorlar.Но подсознательно они проводят эти сложные вычисления, которые дают им данные по условной вероятности.
Ama bilinçsiz olarak onlara koşullu olasılık oranını verecek gayet karmaşık hesaplamaları yapıyorlar.אבל באופן לא מודע הם עושים חישובים די מסובכים שנותנים להם כלי למדידת ההסתברות המותנית.
Ama bilinçsiz olarak onlara koşullu olasılık oranını verecek gayet karmaşık hesaplamaları yapıyorlar.ولكن دون وعي منهم، يقومون بتلك الحسابات المعقدة للغاية والتي ستعطيهم مقياسا من الاحتمال الشرطي.
Ama bilinçsiz olarak onlara koşullu olasılık oranını verecek gayet karmaşık hesaplamaları yapıyorlar.極めて複雑な計算をして 条件付き確率論を使いこなしているのです もう一つは
Ama biliyor musunuz, gayet devrim niteliğinde bir şey bu aslında.Aber wissen Sie was, das ist revolutionär.
Ama biliyor musunuz, gayet devrim niteliğinde bir şey bu aslında.Dar ştiți ce? E un concept revoluționar.