Bir de oradaki akımlar çok garip.YR: Şi curenţii sunt destul de ciudaţi acolo.
Bir de oradaki akımlar çok garip.YR: Taktiež sú tam dosť zvláštne prúdy.
Bir de oradaki akımlar çok garip.Ι. Ρ.: Επίσης, τα ρεύματα είναι περίεργα εκεί.
Bir de oradaki akımlar çok garip.ИР: А също и въздушните течения са доста странни там.
Bir de oradaki akımlar çok garip.ИР: И течения там тоже непростые.
Bir de oradaki akımlar çok garip.א.ר.: וגם הזרמים די מוזרים שם.
Bir de oradaki akımlar çok garip.إ.ر.: كما أن التيار هناك غريب بعض الشيء.
Bir de oradaki akımlar çok garip.上昇気流があって
"Bir garip kulu," diye yerine kibirle, onun yastık söyledi."Bạn là một người đầy tớ lạ", bà nói từ gối của mình, chứ không phải haughtily.
"Bir garip kulu," diye yerine kibirle, onun yastık söyledi."Du är en underlig tjänare", sade hon från hennes kuddar, ganska överlägset.
"Bir garip kulu," diye yerine kibirle, onun yastık söyledi."Du bist ein seltsamer Diener", sagte sie von ihrem Kissen, eher hochmütig.
"Bir garip kulu," diye yerine kibirle, onun yastık söyledi."Du er en mærkelig tjener," sagde hun fra sin puder, temmelig overlegent.
"Bir garip kulu," diye yerine kibirle, onun yastık söyledi."Eşti un slujitor ciudat", a spus ea de la perne ei, mai degrabă dispreţuitor.
"Bir garip kulu," diye yerine kibirle, onun yastık söyledi."Je bent een rare bediende," zei ze uit haar kussens, in plaats van hooghartig.
"Bir garip kulu," diye yerine kibirle, onun yastık söyledi."Jesteś dziwny sługa", powiedziała z jej poduszki, raczej wysoka.
"Bir garip kulu," diye yerine kibirle, onun yastık söyledi."Kamu adalah hamba yang aneh," katanya dari bantalnya, agak angkuh.
"Bir garip kulu," diye yerine kibirle, onun yastık söyledi."당신은 이상한 하인있다"고 오히려 오만하게 그녀의 베개에서 밝혔다.
"Bir garip kulu," diye yerine kibirle, onun yastık söyledi."Olet outo palvelija", hän sanoi hänen tyynyt, melko koppavasti.
"Bir garip kulu," diye yerine kibirle, onun yastık söyledi."Te egy furcsa szolga," mondta a lány párna, hanem gőgösen.
"Bir garip kulu," diye yerine kibirle, onun yastık söyledi."Tu sei un servo strano", ha detto dal suo cuscino, piuttosto arroganza.
"Bir garip kulu," diye yerine kibirle, onun yastık söyledi."Ty jsi podivné sluha," řekla ze svého polštáře, ale povýšeně.
"Bir garip kulu," diye yerine kibirle, onun yastık söyledi."Ty si podivné sluha," povedala zo svojho vankúša, ale povýšene.
"Bir garip kulu," diye yerine kibirle, onun yastık söyledi."Usted es un siervo rara", dijo desde su almohada, y no con arrogancia.
"Bir garip kulu," diye yerine kibirle, onun yastık söyledi."Vi ste čudno služabnika," je dejala iz svoje blazine, precej haughtily.
"Bir garip kulu," diye yerine kibirle, onun yastık söyledi."Você é um servo estranho", ela disse de seu travesseiro, e não arrogante.
"Bir garip kulu," diye yerine kibirle, onun yastık söyledi."Vous êtes un serviteur étrange", at-elle dit de son oreiller, un peu de hauteur.
"Bir garip kulu," diye yerine kibirle, onun yastık söyledi."Είστε ένα παράξενο υπηρέτης", είπε από μαξιλάρια της, μάλλον αλαζονικά.
"Bir garip kulu," diye yerine kibirle, onun yastık söyledi."Вие сте странен служител", каза тя от нея възглавница, а високомерно.
"Bir garip kulu," diye yerine kibirle, onun yastık söyledi."Ти дивний слуга", сказала вона від неї подушки, а зарозуміло.
"Bir garip kulu," diye yerine kibirle, onun yastık söyledi."Ты странный слуга", сказала она от нее подушки, а высокомерно.
"Bir garip kulu," diye yerine kibirle, onun yastık söyledi."אתה עובד זר", אמרה מן הכרים, אלא בהתנשאות.
"Bir garip kulu," diye yerine kibirle, onun yastık söyledi."انت غريب خادما" ، وقالت لها من الوسائد ، بدلا بغطرسة.
"Bir garip kulu," diye yerine kibirle, onun yastık söyledi.マーサは、彼女の手で彼女の靴墨-ブラシを使って、彼女のかかと上に座って、そして笑った
Bir hesap makinesi kullanıp 5 üzeri 1/3'ü hesaplayabilir ve garip bir ondalıklı sayı elde edebilirsiniz.계산기를 사용하실 수 있는데요, 5 에 대한 3 분의 1 제곱을 해보십시요 그러면 아주 이상한 소수를 얻을 것입니다.
Bir hesap makinesi kullanıp 5 üzeri 1/3'ü hesaplayabilir ve garip bir ondalıklı sayı elde edebilirsiniz.Használhatunk számológépet hogy megnézzük 5 az 1/3 hatványont, és látni fogjuk hogy tizedestört lesz.
Bir hesap makinesi kullanıp 5 üzeri 1/3'ü hesaplayabilir ve garip bir ondalıklı sayı elde edebilirsiniz.Podría utilizar una calculadora y hacer algo como cinco elevado a la 1/3 y obtendrás un decimal raro.
Bir hesap makinesi kullanıp 5 üzeri 1/3'ü hesaplayabilir ve garip bir ondalıklı sayı elde edebilirsiniz.Potresti utilizzare una calcolatrice e fare qualcosa come 5 alla 1/3 e otterresti decimali strani.
Bir hesap makinesi kullanıp 5 üzeri 1/3'ü hesaplayabilir ve garip bir ondalıklı sayı elde edebilirsiniz.ويمكنك ان تستخدم الآلة الحاسبة حتى تجد ناتج 5^1/ 3 وستحصل على عدد عشري
Bir program yazdığın zaman,bilgisayara İngilizce'nin garip bir şekli gibi olan bir dizi emirler veriyoruz.Când scrii un program, îi dai calculatorului o serie de comenzi care arata ca o formă ciudată de engleză.
Bir program yazdığın zaman,bilgisayara İngilizce'nin garip bir şekli gibi olan bir dizi emirler veriyoruz.Když píšete program, dáváte počítačí sérii příkazů, které vypadají jako taková zvláštní forma angličtiny.
Bir program yazdığın zaman,bilgisayara İngilizce'nin garip bir şekli gibi olan bir dizi emirler veriyoruz.Keď píšete program, dávate počítaču sériu príkazov. Je to niečo ako zvláštna forma jazyka.
Bir program yazdığın zaman,bilgisayara İngilizce'nin garip bir şekli gibi olan bir dizi emirler veriyoruz.Kiedy piszez program, wydajesz komputerowi szereg komend. To jakby taka dziwna forma angielskiego.
Bir program yazdığın zaman,bilgisayara İngilizce'nin garip bir şekli gibi olan bir dizi emirler veriyoruz.프로그램을 작성한다는 것은 컴퓨터에게 일련의 명령어를 주는 것입니다 영어가 이상한 형태로 되어 있는 것 처럼 보일겁니다
Bir program yazdığın zaman,bilgisayara İngilizce'nin garip bir şekli gibi olan bir dizi emirler veriyoruz.Kun ohjelma kirjoitetaan, annamme tietokeneelle sarjan käskyjä, jotka näyttävät oudolta englannin kieleltä.
Bir program yazdığın zaman,bilgisayara İngilizce'nin garip bir şekli gibi olan bir dizi emirler veriyoruz.Коли ми пишемо програму, ми даємо комп'ютеру низку команд, що схожі на трохи дивну форму англійської мови.
Bir program yazdığın zaman,bilgisayara İngilizce'nin garip bir şekli gibi olan bir dizi emirler veriyoruz.כשאתם כותבים תוכנה, אתם מעבירים למחשב סדרה של פקודות זה נראה כמו אנגלית משונה.
Bir program yazdığın zaman,bilgisayara İngilizce'nin garip bir şekli gibi olan bir dizi emirler veriyoruz.当我们在写程序的时候,我们在給电脑输入 一系列的指令。 这样说有点奇怪。
Bir program yazdığın zaman,bilgisayara İngilizce'nin garip bir şekli gibi olan bir dizi emirler veriyoruz.英語を使ったヘンテコな形をしているんだよ。 従順な犬を思い浮かべてみて。その犬はあなたの命令を聞いて、あなたが指示した通りに行動するんだよ。
Bir sonraki adım size garip gelebilir, ama nedenini anlayacaksınız. - -Podría ser obvio que si lo has hecho recientemente algunas integrales dobles.
Bir sonraki adım size garip gelebilir, ama nedenini anlayacaksınız. -Teraz kolejny krok, może się wam wydać trochę dziwny, ale chyba go zrozumiecie.
Bir sonraki adım size garip gelebilir, ama nedenini anlayacaksınız. -والآن أنا ذاهب للقيام بالخطوة التالية، فإنه قد يبدو قليلاً الأجنبية إليكم قليلاً، ولكن أعتقد سوف نقدر لكم ذلك.
Biz garip bir şekilde tüysüz bir vücuda doğru evrimleştik. başka bir neden yüzünden onlar tüysüzleşmediler.A mi testünk -- különös módon -- szőrtelen lett; bizonyos okokból kifolyólag viszont az övék nem.
Biz garip bir şekilde tüysüz bir vücuda doğru evrimleştik. başka bir neden yüzünden onlar tüysüzleşmediler.Bulu tubuh kita menghilang, cukup aneh; karena beberapa alasan, simpanse tidak.
Biz garip bir şekilde tüysüz bir vücuda doğru evrimleştik. başka bir neden yüzünden onlar tüysüzleşmediler.Chúng ta không còn lông lá như tổ tiên nữa, lạ thay; bọn tinh tinh không hiểu sao vẫn không thay đổi tí nào.
Biz garip bir şekilde tüysüz bir vücuda doğru evrimleştik. başka bir neden yüzünden onlar tüysüzleşmediler.Corpurile noastre au devenit pleșuve, destul de ciudat; dintr-un motiv sau altul, ale lor nu.
Biz garip bir şekilde tüysüz bir vücuda doğru evrimleştik. başka bir neden yüzünden onlar tüysüzleşmediler.Curieusement, nos corps sont devenus glabres; et pour une raison ou pour une autre, pas chez eux.
Biz garip bir şekilde tüysüz bir vücuda doğru evrimleştik. başka bir neden yüzünden onlar tüysüzleşmediler.Jostain kumman syystä meistä tuli karvattomia; syystä tai toisesta niistä taas ei.
Biz garip bir şekilde tüysüz bir vücuda doğru evrimleştik. başka bir neden yüzünden onlar tüysüzleşmediler.인간은 털이 없게 되었고, 분명하게, 하나 혹은 몇 가지 이유 때문에 침팬지들은 그렇지 않았지요.
Biz garip bir şekilde tüysüz bir vücuda doğru evrimleştik. başka bir neden yüzünden onlar tüysüzleşmediler.My jsme, kdo ví proč, ztratili srst; a oni ne, ať už je důvod jakýkoliv.
Biz garip bir şekilde tüysüz bir vücuda doğru evrimleştik. başka bir neden yüzünden onlar tüysüzleşmediler.Nasz ciała wyłysiały, to dość dziwne, z takiego czy innego powodu, ich ciała nie.