Biraz garip bir kişiğili var.Seine Persönlichkeit ist ein wenig seltsam.
Biraz garip bir kişiğili var.Tính nó hơi kì lạ.
Biraz garip bir kişiğili var.Zijn persoonlijkheid is een beetje raar.
Biraz garip bir kişiğili var.Ο χαρακτήρας του είναι λίγο παράξενος.
Biraz garip bir kişiğili var.Он немного странный.
Biraz garip bir kişiğili var.Характерът му е малко странен.
Biraz garip.Dat is wat ongemakkelijk.
Biraz garip.És ez valamennyire kínos.
Biraz garip.Et c'est assez compliqué.
Biraz garip gibi duruyor ve aslında ilk görüşmede şöyle düşündüğümü hatırlıyorum:Ça m'a paru un peu bizarre, et en fait, cette première réunion, je me souviens avoir pensé,
Biraz garip gibi duruyor ve aslında ilk görüşmede şöyle düşündüğümü hatırlıyorum:Das war schon seltsam, und bei diesem ersten Treffen dachte ich:
Biraz garip gibi duruyor ve aslında ilk görüşmede şöyle düşündüğümü hatırlıyorum:Det verkade lite underligt att göra, och faktiskt vid detta första möte så kommer jag ihåg jag tänkte,
Biraz garip gibi duruyor ve aslında ilk görüşmede şöyle düşündüğümü hatırlıyorum:Det virkede mærkeligt at gøre det, og faktisk, ved det første møde, kan jeg huske at jeg tænkte,
Biraz garip gibi duruyor ve aslında ilk görüşmede şöyle düşündüğümü hatırlıyorum:Ez elsőre elég furcsán hangzott, és emlékszem, a találkozón arra gondoltam:
Biraz garip gibi duruyor ve aslında ilk görüşmede şöyle düşündüğümü hatırlıyorum:Het leek een beetje vreemd en die eerste vergadering dacht ik zelfs:
Biraz garip gibi duruyor ve aslında ilk görüşmede şöyle düşündüğümü hatırlıyorum:Ini sepertinya aneh untuk dilakukan, dan sebenarnya, pada pertemuan pertama itu, saya teringat
Biraz garip gibi duruyor ve aslında ilk görüşmede şöyle düşündüğümü hatırlıyorum:물론 좀 어색한 제안이지만요. 그 첫 회의에서 이렇게 생각했던 것이 기억납니다.
Biraz garip gibi duruyor ve aslında ilk görüşmede şöyle düşündüğümü hatırlıyorum:Làm như thế có vẻ hơi kì, và thực tế là, trong buổi họp đầu tiên đấy, tôi nhớ là mình đã nghĩ rằng,
Biraz garip gibi duruyor ve aslında ilk görüşmede şöyle düşündüğümü hatırlıyorum:Me parecío un poco extraño, de hecho, en esa primera reunión recuerdo haber pensado,
Biraz garip gibi duruyor ve aslında ilk görüşmede şöyle düşündüğümü hatırlıyorum:Minusta tämä tuntui kummalliselta, ja muistan miettineeni tuolloin jotakin tällaista:
Biraz garip gibi duruyor ve aslında ilk görüşmede şöyle düşündüğümü hatırlıyorum:Mi s-a părut ciudat, și, la acea primă întâlnire, îmi amintesc că îmi ziceam:
Biraz garip gibi duruyor ve aslında ilk görüşmede şöyle düşündüğümü hatırlıyorum:Pareceu algo estranho a fazer e, de facto, naquela primeira reunião, lembro-me de pensar:
Biraz garip gibi duruyor ve aslında ilk görüşmede şöyle düşündüğümü hatırlıyorum:Sembrava una cosa strana da fare, e in realtà, in quel primo incontro, ricordo di aver pensato:
Biraz garip gibi duruyor ve aslında ilk görüşmede şöyle düşündüğümü hatırlıyorum:To dejanje se mi je zdelo malo čudno, na prvem sestanku sem pomislila
Biraz garip gibi duruyor ve aslında ilk görüşmede şöyle düşündüğümü hatırlıyorum:Zabrzmiało to dziwnie. Pamiętam również, że myślałam sobie:
Biraz garip gibi duruyor ve aslında ilk görüşmede şöyle düşündüğümü hatırlıyorum:Zdálo se to trochu zvláštní, a během této první schůzky jsme si myslela:
Biraz garip gibi duruyor ve aslında ilk görüşmede şöyle düşündüğümü hatırlıyorum:Μου φάνηκε κάπως ασυνήθιστο και πραγματικά, εκείνη την πρώτη συνάντηση, θυμάμαι να σκέφτομαι:
Biraz garip gibi duruyor ve aslında ilk görüşmede şöyle düşündüğümü hatırlıyorum:Изглеждаше малко странно, и всъщност през тази първа среща си спомням как си мислих:
Biraz garip gibi duruyor ve aslında ilk görüşmede şöyle düşündüğümü hatırlıyorum:Насправді пропозиція мені видалась дивною, але під час тієї зустрічі, я пам'ятаю, постійно казала собі,
Biraz garip gibi duruyor ve aslında ilk görüşmede şöyle düşündüğümü hatırlıyorum:Это показалось мне весьма странным, и я помню, как во время первой встречи я думала:
Biraz garip gibi duruyor ve aslında ilk görüşmede şöyle düşündüğümü hatırlıyorum:זה נראה היה דבר מוזר לעשות, ולמעשה, בפגישה הראשונה, אני זוכרת שחשבתי,
Biraz garip gibi duruyor ve aslında ilk görüşmede şöyle düşündüğümü hatırlıyorum:يبدو غريباً نوع ما القيام بذلك، وفي الواقع، تلك الجلسة الأولى، أتذكر أنني كنت اأفكر،
Biraz garip gibi duruyor ve aslında ilk görüşmede şöyle düşündüğümü hatırlıyorum:咁樣聽起嚟可能好奇怪 但係,我記得第一次開會嘅時候
Biraz garip gibi duruyor ve aslında ilk görüşmede şöyle düşündüğümü hatırlıyorum:実際 その最初のミーティングで こう思ったことを覚えています 「次は自分から質問しなくちゃ」
Biraz garip.Isso é um pouco estranho.
"Biraz garip ol.""Buď maličko divnej."
"Biraz garip ol.""Sejam um pouco esquisitos."
"Biraz garip ol.""Wees een klein beetje gek."
Biraz garip.Şi asta e cam ciudat.
Biraz garipti, Çünkü dışarı karanlık ama içeriyi arka taraftan aydınlatan bir ışık vardı.Het was best merkwaardig, omdat het buiten donker was, maar achter haar TL-licht scheen.
Biraz garipti,참 신기했어요.
Biraz garipti,וזה היה מאוד יוצא דופן,
Biraz garip.Und das ist irgendwie unangenehm.
Biraz garip.Y eso un poco raro.
Biraz garip.И това е някак трудно.
Biraz garip.Це доволі дивно.
Biraz garip.Это немного непривычно.
Birbirimizi görürsek ne yapmalıyım? Ne kadar garip.Hvad skal jeg gøre, hvis vi ser hinanden hvor akavet
Bir de oradaki akımlar çok garip.Foi exactamente por isso que fiz a pergunta. YR: E também porque as correntes de ar são bastante estranhas lá.
Bir de oradaki akımlar çok garip.- Và còn có những dòng chảy rất buồn cười ở đó nữa.
Bir de oradaki akımlar çok garip.YR: Además hay corrientes allá muy raras.
Bir de oradaki akımlar çok garip.YR: Anche le correnti sono molto particolari qui.
Bir de oradaki akımlar çok garip.YR: Anginnya juga cukup lucu di sana.
Bir de oradaki akımlar çok garip.YR: A také větrné proudy jsou celkem zvláštní.
Bir de oradaki akımlar çok garip.YR: Die Strömungen sind auch recht eigenartig da.
Bir de oradaki akımlar çok garip.YR: En de stromingen zijn daar ook grappig.
Bir de oradaki akımlar çok garip.YR: És még a légáramlatok is elég viccesek arra.
Bir de oradaki akımlar çok garip.YR: 게다가 거기엔 기류가 몹시 이상했습니다.
Bir de oradaki akımlar çok garip.YR : Les courants sont assez bizarres là-bas.
Bir de oradaki akımlar çok garip.YR: Och dessutom är vinden ganska lynnig där.