Ana içeriğe geç
Sözlük

garip ile cümle

garip kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Ama pek çok kişi garip durumlarla karşı karşıya kalıyor.Ma a volte ci si trova incastrati in qualche strana posizione.
Ama pek çok kişi garip durumlarla karşı karşıya kalıyor.Mais beaucoup de gens se retrouvent dans une position très étrange.
Ama pek çok kişi garip durumlarla karşı karşıya kalıyor.Mas muita gente fica numa posição muito estranha.
Ama pek çok kişi garip durumlarla karşı karşıya kalıyor.Men många människor hamnar i ett egendomlig läge.
Ama pek çok kişi garip durumlarla karşı karşıya kalıyor.Namun banyak orang terjebak pada posisi yang sangat aneh.
Ama pek çok kişi garip durumlarla karşı karşıya kalıyor.Nhưng nhiều người vướng vào một tình thế rất kì lạ.
Ama pek çok kişi garip durumlarla karşı karşıya kalıyor.Pero mucha gente queda atrapada en una posición rara.
Ama pek çok kişi garip durumlarla karşı karşıya kalıyor.Veel mensen komen vast te zitten in een zeer vreemde positie.
Ama pek çok kişi garip durumlarla karşı karşıya kalıyor.Veľa ľudí sa však zasekne v zvláštnej pozícii.
Ama pek çok kişi garip durumlarla karşı karşıya kalıyor.Але через це багато людей потрапляють у дуже дивне положення.
Ama pek çok kişi garip durumlarla karşı karşıya kalıyor.Но многие люди попадают из-за этого в тупиковое положение.
Ama pek çok kişi garip durumlarla karşı karşıya kalıyor.Но така много хора попадат в странно положение.
Ama pek çok kişi garip durumlarla karşı karşıya kalıyor.אך אנשים רבים נתקעים במקומות משונים.
Ama pek çok kişi garip durumlarla karşı karşıya kalıyor.لكن الكثير من الناس تتعثر في مواقف غريبة جداً .
Ama pek çok kişi garip durumlarla karşı karşıya kalıyor.テキサスではあるとき
Ama yan merdiveni, yerin sadece garip bir özelliği değildi ödünç그러나 사이드 사다리, 이곳의 유일한 이상한 기능이 아니었로부터 차용
Ama yan merdiveni, yerin sadece garip bir özelliği değildi ödünçMutta puoli tikkaita ei ollut ainoa outo piirre paikka, lainattu
Ama yan merdiveni, yerin sadece garip bir özelliği değildi ödünç Papazın eski deniz farings.Ale po drabinie strony nie tylko dziwne funkcji miejsca, zapożyczone z kapelana byłych morza farings.
Ama yan merdiveni, yerin sadece garip bir özelliği değildi ödünç Papazın eski deniz farings.Ale strana rebríčku nebola jediná osobitný rys miesta, požičal si od kaplána bývalý mora farings.
Ama yan merdiveni, yerin sadece garip bir özelliği değildi ödünç Papazın eski deniz farings.Ale strana žebříčku nebyla jediná zvláštní rys místa, půjčil si od kaplan bývalý moře farings.
Ama yan merdiveni, yerin sadece garip bir özelliği değildi ödünç Papazın eski deniz farings.Men den sidan stegen var inte det enda märkliga inslag i stället, lånad från prästen tidigare sjö-farings.
Ama yan merdiveni, yerin sadece garip bir özelliği değildi ödünç Papazın eski deniz farings.Men den side stigen var ikke det eneste mærkelige træk ved det sted, lånt fra præstens tidligere hav-farings.
Ama yan merdiveni, yerin sadece garip bir özelliği değildi ödünç Papazın eski deniz farings.Tapi sisi tangga itu bukan hanya fitur aneh dari tempat itu, dipinjam dari si pendeta mantan laut farings.
Ama yan merdiveni, yerin sadece garip bir özelliği değildi ödünç Papazın eski deniz farings.Toda strani lestev ni bila edina čudno značilnost kraja, izposojeno od kaplan nekdanjega morja farings.
Ama yan merdiveni, yerin sadece garip bir özelliği değildi ödünç Papazın eski deniz farings.Але сторони сходи були не тільки дивна особливість місця, запозичені з колишнього капелана морського farings.
Ama yan merdiveni, yerin sadece garip bir özelliği değildi ödünç Papazın eski deniz farings.Но стълба страна не е единствената странна черта на мястото, заимствани от бивш свещеник на морето farings.
Ama yan merdiveni, yerin sadece garip bir özelliği değildi ödünçאבל את הסולם בצד לא היה רק ​​תכונה מוזרה של המקום, שהושאל
Ama yan merdiveni, yerin sadece garip bir özelliği değildi ödünçلكنه سلم الجانب ليس فقط ميزة غريبة في المكان ، واقترضت من
Ama yan merdiveni, yerin sadece garip bir özelliği değildi ödünç牧師の元海farings。
Ama zihnin bununla oynar mı ve onu garip bir şeye çevirir mi bilmiyorum.De nem tudom, vajon az elméd nem fog-e játszani vele, és nem fog-e valami furcsa dolgot kihozni belőle.
Ama zihnin bununla oynar mı ve onu garip bir şeye çevirir mi bilmiyorum.Ma non so se in qualche modo la tua mente ci giochera' e lo trasformera' in qualcosa di strano.
Ama zihnin bununla oynar mı ve onu garip bir şeye çevirir mi bilmiyorum.Pero no sé si de alguna manera tu mente va a jugar con eso y a convertirlo en algo extraño.
Ancak bize böyle bir şey söylemediler ki söyleselerdi garip olurdu çünkü bu doğrular paralel değiller.A upřímně, bylo by to divné, protože tyto přímky nejsou prostě rovnoběžné.
Ancak bize böyle bir şey söylemediler ki söyleselerdi garip olurdu çünkü bu doğrular paralel değiller.하지만 여기선 그렇게 나오지 않았죠.
Ancak bize böyle bir şey söylemediler ki söyleselerdi garip olurdu çünkü bu doğrular paralel değiller.ذلك، وهذا يمكن ان يكون غريباً لأن
Ancak şekilleri bozulmuştu, garip hareket ediyorlardı. Isı dalgasının arkasındaki görüntüler gibiydi."En fait je n'ai pas besoin de ce mot Dieu" - "Est-ce qu'il décide des choses pour vous?"
Aniden bir garip haberdar oldu boynunda ense duygu.De repente se dio cuenta de un extraño sintiendo en la nuca de su cuello.
Aniden bir garip haberdar oldu boynunda ense duygu.Đột nhiên, ông đã trở thành nhận thức của một kỳ lạ cảm giác ở sau gáy của cổ của ông.
Aniden bir garip haberdar oldu boynunda ense duygu.Improvvisamente si rese conto di uno strano sensazione alla nuca.
Aniden bir garip haberdar oldu boynunda ense duygu.그의 안경 어려움. 갑자기 그 이상한을 알게되었습니다 그의 목의 목덜미에 느낌.
Aniden bir garip haberdar oldu boynunda ense duygu.Nagle poczuł dziwne uczucie na karku.
Aniden bir garip haberdar oldu boynunda ense duygu.Nenadoma je postal zavedati nenavadno občutek na tilniku njegovega vratu.
Aniden bir garip haberdar oldu boynunda ense duygu.Plotseling werd hij zich bewust van een vreemde gevoel bij de nek van zijn nek.
Aniden bir garip haberdar oldu boynunda ense duygu.Schwierigkeiten mit seiner Brille. Plötzlich wurde ihm bewusst, von einer seltsamen Gefühl am Nacken.
Aniden bir garip haberdar oldu boynunda ense duygu.Yhtäkkiä hän tuli tietoiseksi outo tunne oli niskassa hänen niskaansa.
Aniden bir garip haberdar oldu boynunda ense duygu.Ξαφνικά συνειδητοποίησε μια παράξενη αίσθηση στον αυχένα του λαιμού του.
Aniden bir garip haberdar oldu boynunda ense duygu.Внезапно ему стало известно о странном чувство в затылке.
Aniden bir garip haberdar oldu boynunda ense duygu.Изведнъж той стана наясно с една странна усещане в задната част на врата му.
Aniden bir garip haberdar oldu boynunda ense duygu.Раптово йому стало відомо про дивну почуття в потилиці.
Aniden bir garip haberdar oldu boynunda ense duygu.صعوبة مع نظارته. وأصبح فجأة يدرك غريب الشعور في مؤخر عنقه.
Aniden bir garip haberdar oldu boynunda ense duygu.首のうなじat感じ。 彼は頭を上げることを試みた、そして不動の抵抗に遭遇しました。
Araştırmacılar bu tip gariplikler buldular.Badcze znaleźli tego typu anomalie.
Araştırmacılar bu tip gariplikler buldular.BMWに戻りましょう 何をすれば良いでしょうか?
Araştırmacılar bu tip gariplikler buldular.Cercetătorii au descoperit acest tip de anomalii.
Araştırmacılar bu tip gariplikler buldular.Forskare har funnit den här typen av motsägelser.
Araştırmacılar bu tip gariplikler buldular.Investigadores han encontrado este tipo de anomalías.
Araştırmacılar bu tip gariplikler buldular.연구자들은 이러한 종류의 변칙들에 대해 발견했습니다.
Araştırmacılar bu tip gariplikler buldular.Kutatók találtak ilyen anomáliákat.
Araştırmacılar bu tip gariplikler buldular.Les chercheurs ont constaté ce type d'anomalies.
Araştırmacılar bu tip gariplikler buldular.litri per chilometro sarebbe molto più effettivo. I ricercatori hanno scoperto questo tipo di anomalie.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod