İkisi garip olaylar hakkında konuşmak için yemeğe çıkar.Vyprávěl o dvou mužích, kteří spolu zažívali různé veselé příhody.
Bir de garip ve olağanüstü yeteneklere sahiptir.Někteří z nich mají velmi prapodivné zvláštní schopnosti.
İlk ismi Gariptir.Ale divné jméno.
Burası aynı Silent Hill gibi garip canavarlarla doludur.To je osud podobný filmovému Silent Hillu.
Tenzin onun garip hikâyelerinden bıkmıştır.Norén se výrazně inspiruje zážitky ze svého života.
Oyun kumandası tasarımları, ilk bakışta biraz garip gibi görünebilir.O záznamu vznáší otázky: Na první pohled vypadá podivně.
TERİ demek garip kişi demek.Pepa Nos - divný to člověk .
Ancak, evde garip şeyler olmaktadır.Doma se zatím dějí divné věci.
Bu etki, Einstein tarafından “uzaktan garip hareket” olarak adlandırılmıştır.Albert Einstein to nazval "strašidelným působením na dálku".
Ada civarında su bile garip biçimde yoğun ve çok renklidir.Vody kolem ostrova jsou poměrně mělké a průzračné.
Gece yarısı, garip şeyler olmaya başlar.Jenže najednou se začnou dít divné věci.
Larry’nin aklına garip bir fikir gelir, Chuck’la “evlenmek”.Jeho manželka si už vzala jiného muže, protože myslela, že je Chuck mrtvý.
"What If" (Türkçe: Ne varsa), Rus şarkıcı Dina Garipova tarafından seslendirilen şarkı."What If" je píseň ruské zpěvačky tatarského původu Diny Garipové.
Hikaye oyuncunun çözmesi gereken birtakım garip olayları konu edinmektedir.Marně se snaží soudci vykreslit poslední podivné události.
Garip iç dürtüsüyle arkama döndüm, ne göreyim, o da bana bakıyordu.Měl vočička jako zavostřený na nekonečno, že když se na nás díval, tak se vlastně díval krz nás.
Sky garip davranmaya başlar.Tracy începe să se comporte ciudat.
Üç gün boyunca herkes garip bir şekilde ölmeye başlar, biri hariç.Timp de trei zile, toți mor în circumstanțe misterioase, mai puțin unul.
Hizmetkâra göre Legrand garip davranmaktadır.Legrand, spune el, se comportase ciudat în ultima vreme.
Fakat daha garip olanı şarkının hahamların iddia ettiği gibi Isaac Lurier hakkında olmaması.Dar ce e și mai ciudat, e că piesa nu e despre Isaac Lurier, precum susțin rabinii.
Bu biraz garip.Și asta e puțin ciudat.
Larry King: Ne kadar garip.(Richard Hauser)” „Excepțional!
Bir de garip ve olağanüstü yeteneklere sahiptir.Ce calități speciale și competitive are?
Bu garip yaratık hep dolunay zamanı ortaya çıkıyordu.Complexul arhitectural s-a extins de-a lungul timpului continuu.
Bu arada dünyada da garip şeyler olmaya başlamıştır.Din acest moment lucrurile au luat o întorsătură bizară.
Ama Maddox'u gördüğüm an içime çok garip bir his doğdu.Familia în care s-a născut Dostoievski însă, a avut un caracter foarte diferit.
Garipov çiftçi bir ailenin oğlu olarak dünyaya geldi.Garipov s-a născut în familia unui fermier.
Birbirlerine hiç benzemeyen bu iki karakter arasında garip bir dostluk başlar.Astfel, s-au conturat două comunități distincte de specialiști care nu comunică niciodată între ele.
Tenzin onun garip hikâyelerinden bıkmıştır.Epuizată, Charlotte a ascultat veștile calmă.
En başta bile garip olduğunu göstermiştir.La început mi s-a părut a fi un detaliu prostesc.
Çok fazla garip fikri olduğunu hatırlıyorum.Povestea ei este foarte ciudată.
Benim için kulağa garip geliyor.Sună ciudat pentru mine.
İnsanlar ona garip tarzda baktı.A város lakói furcsának tartják.
Garip tarafı ise oyunda hiç konuşmamasıdır.Főhős A játékba soha nem szólal meg.
Yumurtası olmayan garip bir kümes hayvanı.Idéző tojása nincs.
Tenzin onun garip hikâyelerinden bıkmıştır.Lajos a furcsaságairól volt híres.
Ardından evin içinde garip olaylar yaşanmaya başlar.A ház körül egyre furcsább események zajlanak.
İkisi garip olaylar hakkında konuşmak için yemeğe çıkar.Két mitylenéi egy különösen szemérmes örömlányról beszélget.
Ancak, evde garip şeyler olmaktadır.Különös dolgok történnek a klubban.
Larry King: Ne kadar garip.James King: Kérdezzenek.
Matt'in gördüğü halüsinasyonlar artar ve evde garip olaylar gerçekleşir.Közeleg Halloween és furcsa dolgok történnek a városban.
Johnny Depp, garip olduğunu düşündüğü bu hikâyeyi cazip buluyordu.Cooper tisztában volt vele, hogy mennyire furcsán hangzik ez.
Bu biraz garip.Ez nagyon furcsa érzés.
Artık operada garip olaylar başgöstermeye başlamıştır.Ezzel elindult az opera világsikere.
Garip (inanılmaz ama inanmayanlar gidip deneyebilir...BOLDOGOK AKIK NEM LÁTTAK, ÉS MÉGIS HISZNEK.
Çok garip bulduğum bir şey var.Van benned valami nagyon különleges.
Sizce de bu garip değil mi?De nekem nem tűnik furcsának.
Kijuju' da çok garip olaylar olmaktadır.Kijevben is hatalmas tüntetést rendeztek.
Bu kez iki göçmen işçi arasındaki garip ve karmaşık ilişkinin öyküsünü anlatıyordu.Három elválaszthatatlan barátnő különös vízalatti kalandjait ismerhetjük meg.
Ancak Jack sürekli garip rüyalar görmektedir.A játékos egy különös álmot lát.
Bunlar garip fakat yaratıcı bir çözüm bulurlar.Egyszerű, ám rejtélyes találmány.
Mayhem'ın bateristi Hellhammer, Ohlin'i "(...)çok garip bir kişilik...Pap Moldova György: Te furcsa katona!...
Ancak nötron ve protonun aksine yapılarındaki kuarklardan en az biri garip kuarktır.A proton és a neutron a töltésüktől eltekintve rendkívül hasonló tulajdonságokkal rendelkező részecskék.
Herhangi bir tek garip sayı mevcut mudur?Onko olemassa yhtään paritonta outoa lukua?
Çok fazla garip fikri olduğunu hatırlıyorum.Ei ihme, että hänen käskynsä olivat niin outoja.
Ancak, evde garip şeyler olmaktadır.Talossa alkaa kuitenkin tapahtua outoja asioita.
Lakin evin hanımı garip bir şekilde ölü bulunur.Asuinhuoneistosta löydetään kuollut nainen julmalla tavalla surmattuna.
Karşılık olarak Bobby'ye oldukça garip bir istek söyler.Bobbylle ajatus on liikaa.
(Mewtwo işin garip tarafı ise asla yenilmez.Peleissä Mewtwo on sukupuoleton, eli sitä ei voi risteyttää.
Kijuju' da çok garip olaylar olmaktadır.Springfieldissä tapahtuu outoja.
Kılıç Kıyısı bölgesinde birçok gariplik yaşanmaktadır.Islanninlammaskoirilla esiintyy hyvin erilaisia luonteita.