garip ile cümle
garip kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Kijuju' da çok garip olaylar olmaktadır.Kijevben is hatalmas tüntetést rendeztek.
Bu kez iki göçmen işçi arasındaki garip ve karmaşık ilişkinin öyküsünü anlatıyordu.Három elválaszthatatlan barátnő különös vízalatti kalandjait ismerhetjük meg.
Bu albümler oldukça “garip” müzikal deneyler içeriyordu.Ezek után pedig inkább a "kísérletezős zene" (experimental music) műfajban készített albumokat.
Ancak Jack sürekli garip rüyalar görmektedir.A játékos egy különös álmot lát.
Bunlar garip fakat yaratıcı bir çözüm bulurlar.Egyszerű, ám rejtélyes találmány.
Mayhem'ın bateristi Hellhammer, Ohlin'i "(...)çok garip bir kişilik...Pap Moldova György: Te furcsa katona!...
Ancak nötron ve protonun aksine yapılarındaki kuarklardan en az biri garip kuarktır.A proton és a neutron a töltésüktől eltekintve rendkívül hasonló tulajdonságokkal rendelkező részecskék.
Herhangi bir tek garip sayı mevcut mudur?Onko olemassa yhtään paritonta outoa lukua?
Çok fazla garip fikri olduğunu hatırlıyorum.Ei ihme, että hänen käskynsä olivat niin outoja.
Bu albümler oldukça “garip” müzikal deneyler içeriyordu.Albumit sisältävät todella kokeellista musiikkia.
Ancak, evde garip şeyler olmaktadır.Talossa alkaa kuitenkin tapahtua outoja asioita.
Lakin evin hanımı garip bir şekilde ölü bulunur.Asuinhuoneistosta löydetään kuollut nainen julmalla tavalla surmattuna.
Karşılık olarak Bobby'ye oldukça garip bir istek söyler.Bobbylle ajatus on liikaa.
(Mewtwo işin garip tarafı ise asla yenilmez.Peleissä Mewtwo on sukupuoleton, eli sitä ei voi risteyttää.
Kijuju' da çok garip olaylar olmaktadır.Springfieldissä tapahtuu outoja.
Kılıç Kıyısı bölgesinde birçok gariplik yaşanmaktadır.Islanninlammaskoirilla esiintyy hyvin erilaisia luonteita.
Cidden gariptir.Outo juttu.
Dava sonucunda Cem Garipoğlu 24 yıl hapis cezasına çarptırıldı.Jokainen heistä sai 240 vuoden pituisen tuomion.
Sky garip davranmaya başlar.Osa sotilaista alkaa kuitenkin käyttäytyä oudosti.
İnsanlar ona garip tarzda baktı.Väkijoukko suhtautui Rustiin uteliaasti.
Kolhan ona çok garip bir teklifte bulunur.Abigail saa kiinnostavan tarjouksen.
Ama sonra fark ediyor ki evde garip semboller var ve eve girmesine engel oluyorlar.Talossa alkaa kuitenkin tapahtua outoja ja hän alkaa uskoa, ettei ole talossa yksin.
Bunu garipsemedim çünkü insanların bizi merak edip gelmesi normaldi.Se oli tavallaan outoa, koska hän tiesi, että me olimme tulossa.
Yumurtası olmayan garip bir kümes hayvanı.Naaras munii hedelmöitymättömiä munia.
Apartmanda garip sesler ve olaylar olmaktadır.Aukiolla järjestetään monenlaisia tapahtumia ja näyttelyitä.
Larry King: Ne kadar garip.Richard Stone: Ihmeellinen Angkor.
Ayrıca Coffey bazı garip güçlere de sahiptir.Uutuutena on myös se, että Cocolla on omia erikoisliikkeitä.
En başta bile garip olduğunu göstermiştir.Aluksi hän tuumailee É strano!
Tenzin onun garip hikâyelerinden bıkmıştır.Maddison tunnetaan huimapäisistä maailmanennätyksistään.
Artık operada garip olaylar başgöstermeye başlamıştır.Terästehtaassa tapahtuu jotakin kummallista.
Jim bütün gün çok garip davrandı.Jim käyttäytyi koko päivän ajan todella oudosti.
Yüzünde garip bir görünüm vardı.Hänen kasvoillaan oli kummallinen ilme.
İnsanlar ona garip tarzda baktı.Οι άνθρωποι τον κοίταξαν με ένα διαφορετικό τρόπο.
Bu sosyal beceriksizlik "aktif ama garip" olarak adlandırılmıştır.Αυτή η κοινωνική αδεξιότητα έχει κληθεί «ενεργή, αλλά περίεργη».
Ona garip bir şekilde, "Senin ölümünü koruyorum" der.Αινιγματικά του επισημαίνει: "Φρουρώ το θάνατό σου".
Ayrıca şunu yazdı: "Mutluluğumun özü başkalarının mutluluğu için savaşıyor, garip".Έγραψε, επίσης: «Αυτό που με κάνει χαρούμενη είναι να μάχομαι για τη χαρά άλλων.
Garip zevkleri var.Έχει μια ξεχωριστή γεύση.
Aynı zamanda, garip yaratıklar ve büyücüler Tokyo şehriinde görünmeye başlar.Τα παιδιά και η μάγισσα ξεκινάν για το Λονδίνο.
Ayrıca Coffey bazı garip güçlere de sahiptir.Επίσης ο Πέρσι διαθέτει ποικιλία από δυνάμεις.
Askerimizin garip bir tarafı vardır.Η εταιρεία είχε ένα ιδιότυπο χαρακτηριστικό.
Garipçiler halk şiirinin anlatım ve deneyimlerinden de yararlandılar.Θα ήθελα, λοιπόν, να με εμπιστευθεί το κυπριακό κοινό και να ακούσει την ιστορία μου.
Luke yine aynı röpörta Bizim için çok garipti.Στην Αγγλία, για ακόμα μια φορά ήταν εκπληκτικός.
Çok fazla garip fikri olduğunu hatırlıyorum.«Ήταν μια παράξενη εμπειρία.
Üçüncü örnek ise 1941’de gerçekleşmiş garip bir olay.Είναι χαρακτηριστικό γεγονός συνέβη το 1933.
Bu garip varlığın anneleri ile garip bir bağı vardır.Παράλληλα, το μυθιστόρημα παρουσιάζει μια ιδιόρρυθμη σχέση με τις πηγές του.
Bu biraz garip.Det er underligt.
Gece yarısı, garip şeyler olmaya başlar.Kort tid efter, begynder mærkelige ting at sker.
Kijuju' da çok garip olaylar olmaktadır.Den er meget sjælden i Jylland.
Garip tarafı ise oyunda hiç konuşmamasıdır.Der er bare det ved det, at kampen ikke spilles.
Buffy o gece devriyededir ve garip şeyler olmaktadır.Sofie går til angreb ' og finder en sjælden fred.
Bu garın garip ve oldukça ilginç bir hikayesi var.Men der er noget mystisk og sært ved hende.
Konuşamaz ve garip sesler çıkarır.Taler højt uden at det er støjende.
İnsan olduktan sonra garip bir şekilde Xander'dan hoşlanmıştır.Hun er lidt vild med Xander.
Tenzin onun garip hikâyelerinden bıkmıştır.Thrane er kendt for sine mange allegoriske billeder.
Fakat bu başına garip olaylar açacaktır.Men der begynder at ske noget mærkeligt.
Garip bir detaydır ki, vefat günü Mirac kandiline denk gelmiştir.Heldigvis havde den afdøde Dødebogen med sig.
Bu kez iki göçmen işçi arasındaki garip ve karmaşık ilişkinin öyküsünü anlatıyordu.Det beskriver et endt kærlighedsforhold set fra de to involverede parter.
Garip kanatları vardır.Vingerne er meget karakteristiske.
Âşık Garip isimli genç zengin bir tüccarın kızına âşık olur.Og hvorfor føler han sig så forbundet med den mærkelige lille dreng, Tao?
Bu dönemdeki hayatının garip örneklerinden bir tanesi de "Perilerin Gelişi" (1921) isimli kitaptı.Ett av det mer merkelige aspekter av denne fasen av hans liv var hans bok «The Coming of the Fairies» (1921).