O garip bir şey.Es ist irgendwie seltsam.
Hayvanat bahçesinde bazı garip hayvanlar var.Es gibt einige merkwürdige Tiere im Zoo.
Tom'un tek başına gelmesi garip.Es ist seltsam, dass Tom alleine kommt.
Üç gün boyunca herkes garip bir şekilde ölmeye başlar, biri hariç.Innerhalb von drei Tagen sterben alle Personen unter mysteriösen Umständen, außer eine.
Cidden gariptir.Eigentlich Seltsames.
Herhangi bir tek garip sayı mevcut mudur?Gibt es ungerade merkwürdige Zahlen?
Sky garip davranmaya başlar.Sally beginnt sich merkwürdig zu verhalten.
Bu biraz garip.Ist ganz eigenartig.
En başta bile garip olduğunu göstermiştir.Nur am Anfang ist es seltsam.
İnsanlar ona garip tarzda baktı.Dies gab ihm seine etwas merkwürdige Form.
Kijuju' da çok garip olaylar olmaktadır.In Tokio häufen sich merkwürdige Unfälle.
İlk ismi Gariptir.Peribsens Name ist ungewöhnlich.
Tenzin onun garip hikâyelerinden bıkmıştır.Bruno ist von seiner Entstehungsgeschichte tief ergriffen.
Garip davranışlarından dolayı insanlar sarhoş olduğunu ve kendisine "PK" (sarhoş) derler.Man nennt ihn PK, weil alle denken, dass er betrunken ist.
Oyun kumandası tasarımları, ilk bakışta biraz garip gibi görünebilir.Ungewöhnlich wirkt das verwendete Spielgerät auf den ersten Blick.
Larry King: Ne kadar garip.Frank König: Vertieftes Sein.
İnsan olduktan sonra garip bir şekilde Xander'dan hoşlanmıştır.Besonders an Isabelle findet Xavier Gefallen.
Bu sınır dolduğunda androidler garip davranmaya başlar.Nun ohne Zweck schalten sich die Androiden daraufhin ab.
(Seslendirme : Uğur Taşdemir) Çok garip bir insan ve böcek karışımı'dır.Gefährte Mensch und Zeitgenoss’.
Ve bunlardan ilki oldukça gariptir.Diese Idee an sich ist schon merkwürdig.
Daha sonra tüm Avrupa kupaları tarihinin en garip olaylardan biri yaşandı.In der Folge kam es zu einer der bizarrsten Situationen in der gesamten Amerikanischen Geschichte.
Yine de zaman zaman paradoksları ve esprili sözleri nedeniyle garipsendiği de oluyordu.Diese Arbeit war allerdings wegen ihrer Lücken und einer gewissen Subjektivität immer umstritten.
Apartmanda garip sesler ve olaylar olmaktadır.Im Gebäude finden Vorträge und Ausstellungen statt.
Bu garip acayip eserlerin tümü mermer taşından yapılmıştır.Alle wesentlichen Werkstücke sind aus weißem Marmor hergestellt.
Ama Maddox'u gördüğüm an içime çok garip bir his doğdu.Dort erschien ihre Mix-CD Feeling strange.
Bunu başka garip ritüeller de izler.Diese Merkmale finden sich auch bei anderen Ruderenten.
Ancak Jack sürekli garip rüyalar görmektedir.Unterdessen hat Nick einen merkwürdigen Traum.
Biraz garip biridir.Er ist ein ganz besonderer Mensch.
Sizce de bu garip değil mi?Ist das nicht komisch?
Devamında kendi çizgisinde devam etti ve Garip hareketine yöneldi.Es bewegte sich im Kreis und zeigte ein seltsames Verhalten.
Kolhan ona çok garip bir teklifte bulunur.Storitz greift zu einem ungewöhnlichen Mittel.
Garip tarafı ise oyunda hiç konuşmamasıdır.Beiläufig heißt, dass sie das Spielgeschehen nicht beeinflussen darf.
Garip biçimde davranmaya başladı.Il s'est mis à se comporter bizarrement.
O garip görünüyordu.Ç'avait l'air bizarre.
Adam garip davranıyordu.L'homme se comportait bizarrement.
Tom garip bir biçimde davranıyor.Tom se comporte bizarrement.
Onun hakkında garip bir şey var.Il y quelque chose d'étrange chez lui.
Ancak Jack sürekli garip rüyalar görmektedir.Claire est rapidement prise d'étranges rêves.
O gece, diğer garip seslerle birlikte gülüşen çocuk sesleri de dahil olmak üzere çeşitli sesler duyarlar.Ils entendent à nouveau des bruits étranges cette nuit-là, y compris ceux d'enfants qui rient.
Herhangi bir tek garip sayı mevcut mudur?Existe-t-il qu'une seule technique de dénombrement ?
Çok fazla garip fikri olduğunu hatırlıyorum.Il semble avoir des idées bien étranges.
İnsanlar ona garip tarzda baktı.Elle se présente à eux d'une étrange manière.
Ardından evin içinde garip olaylar yaşanmaya başlar.Pourtant, très vite, des événements étranges commencent à survenir au sein de la demeure.
Sanki eşyalar kendi kendine hareket etmektedir, gece vakti garip fısıltılar gelmektedir.En effet, des provisions disparaissent et des bruits étranges se font entendre la nuit.
Ölüleri bile garip bir şekilde yok olur.Au fur et à mesure, ces derniers disparaissent étrangement.
Hansen: Bu iş daha ilk saniyeden garipleşmeye başladı!Merde, il bougeait à peine !
Ayla gün geçtikçe garipleşir.Mais Héla dépérit de jour en jour.
Gece yarısı, garip şeyler olmaya başlar.Lorsque soudain à la nuit tombée d'étranges phénomènes se produisent.
Bu arada dünyada da garip şeyler olmaya başlamıştır.Un jour, néanmoins, il commence à se passer des choses étranges.
İkisi garip olaylar hakkında konuşmak için yemeğe çıkar.Elle en vient ainsi à s'intéresser à deux épisodes.
Sizce de bu garip değil mi?Eh bien, ça sonne vraiment très bizarre, non ?
Çok garip bulduğum bir şey var.Il y avait quelque chose de singulier.
Ama Maddox'u gördüğüm an içime çok garip bir his doğdu.Dès sa tendre enfance, Ménelé montrait un caractère très pieux.
Spencer onun garip olaylarını dosyalar.Spencer trouve cela étrange.
Garip kanatları vardır.Ils disposent d'anneaux sclérotiques.
Konuşamaz ve garip sesler çıkarır.Son téléphone sonne et elle entend des messages étranges.
Askerimizin garip bir tarafı vardır.L'État a une forme singulière.
Tenzin onun garip hikâyelerinden bıkmıştır.Désiré Dihau Les Vieilles Histoires...
Lakin durumda bir gariplik vardır.Mais voici quelque chose d'étrange.
İlk ismi Gariptir.Son premier nom est inconnu.