Bu garip parmakları bir duvara bu kadar hızlı tırmanırken nasıl kullandıklarını merak ettik.And we wondered how they use these bizarre toes to climb up a wall so quickly.
Görünüşe bakılırsa garip zevkleri olan bir adamla buluşacak.Sounds like she went with a guy with strange tastes.
Burada biraz daha kalırsak, her şey biraz daha garip bir hal alacak.If we stay here longer, it will get strange.
Bu garip!I ordered one frozen yogurt, and they gave me two.
Ahlâki bir ikilemdi, çünkü en başta garipti.This appeared as a moral dilemma
Ve bu garip olayları anlamaya başlayamayacağımızın farkına vardık.And so we discover all these very strange things that we can't begin to understand.
Bu Antarktika'nın troipk bölgelerden daha sıcak olduğunu ortaya çıkarmak kadar garip birşey.That's as bizarre as finding that the Antarctic on the Earth is hotter than the tropics.
Şimdi bunun maddenin çok garip bir hali olduğunu söyleyebilirsiniz. Peki bu plazma nerede bulunur?You might say that sounds like a bizarre state of matter, where does it exist?
Hayvanların da tıpkı insanlar gibi bazen garip tümörleri olabiliyor.Animals, just like humans, sometimes get strange tumors.
Toplum sağlığı profesörü olarak bu ülkelerin bu kadar hızlı büyüdüklerini görmek garip değil.So to me, as a public health professor, it's not strange that all these countries grow so fast now.
Bu da, ateistlerin garip, acayip bir azınlık olduğu düşüncesinden kaynaklanmaktadır.And that all stems from the perception of atheists as some kind of weird, way-out minority.
Ayrıca da garip bir şekilde agresifler.And they're also curiously aggressive.
Bu garip bir aşk.It's a strange kind of love.
Garip biçimde düşük ve bir santimetre küpü altı gram gelir.Like, freakishly low. Oh, and a cubic centimeter of it will weigh six grams.
Şimdi daha garip bir örnek yapalım. i üzeri 501.let's try it i to the five hundred and first power.
Kullandıkları sesler garip ve aldatıcıydı.It's kind of a funny, goofy sound to do.
Nanotüpün içi garip bir yer.It's a strange place inside a nanotube.
Garip bir kazaydı.It was a freak accident.
Garip ama, o dünyayı unutmuş gibiyim.It's strange, but I seem to have forgotten that world.
Bilim gerçekten çok şaşırtıcı. Bilim... biraz garip.The science is a little bit freaky, ok?
Bu garip, değil mi? Daha büyük bir ödül nasıl düşün bir performansa yol açabilir?A larger reward lead to a poorer performance, how can that possibly be?
Bu, ekonomik anlamda garip bir davranış.That's a strange economic behaviour.
Biraz da garip?A little strange.
Ben garip değilim."I'm not weird.
Ji Hyeon garip bir kadın getirdiğini söyledi.I called Ji Hyun and she said some strange woman...
Ama bu çok garip, biliyorsunuz, gerçekten.Well, that's weird: you know, it really is.
Garip şapkaları, silahları var.Funny hats, they have guns.
Tabii düşündüğünüz zaman, garip geliyor.Although when you look at it, it really does
Bu garip idealist, pratik bir bulmuştu için kullanılacak bir kerede hatasız, olduğu gibi.That strange idealist had found a practical use for it at once--unerringly, as it were.
Sözcük garip bir güç var.There is a weird power in a spoken word.
Ben hemen hemen bu ekran endişeye kapıldı garip bir sevinç deldi, duygu.I was almost alarmed by this display of feeling, through which pierced a strange elation.
'Ama bana göre, tek başına bir mum yalnız bıraktı, ben garip aydınlanmamış kaldı.'But as to me, left alone with the solitary candle, I remained strangely unenlightened.
Belki ne kadar garip göründüğünü görmek için, sonra grafiğini çizeriz.Maybe we'll graph it for fun just to see how messed up it
Fakat şimdi çok garip hissediyorum, çünkü haftanın birinde dediği şeyi yaşıyorum.But now I'm feeling really weird because I'm living what Sun Tzu said one week.
Ve bence tıpkı Sun Tzu'nun dediği şekilde yaşamak biraz garip.And I think it's sort of weird to be living what Sun Tzu said.
Ve gördüğünüz gibi, ivmenin birimi biraz garip görünüyor.And, as you'll see, the units for acceleration do seem a little strange.
Jeju Adası'nda sizinle ilk karşılaştığımızda... ...içimde çok garip duygular hissettim.When I first met you in Jeju Isle, I felt weird inside.
Çok garip ama, sen yanımdayken hareketlerinden nefret ederdim... ...ama yokluğunda seni özlüyorum.It's strange but when you were around, I hated your guts, but your absence has me missing you.
Yoksa bu şekilde kare bulmam garip olacaktı.Otherwise, it would be weird to get a squared here.
Garip bir şey.This is interesting.
Bu kendini finanse etmek için garip bir yol diyebilirsiniz. -You might say, well that's a strange way of financing yourself.
Biraz garip.And that's kind of awkward.
Hayır, garip bir sayı, 6 Newton yapalım ve bu 3 metre mesafe hakkı burada.No, let's make it a weird number, 6 Newtons, and this distance right here is 3 meters.
Çok garip bir yerdi.It's a very strange place.
Bunu hiç duymamış olmayı diler miydiniz?" dediğimde, gariptir ki babası,And interestingly his father said,
Size de tuhaf gelmedi mi ? bence garip !isn't it strange ?
Bütün bunlar çok garipti ve başımın ağrısı da giderek kötüleşiyordu.And it was all very peculiar, and my headache was just getting worse.
Şimdi, dili evrimleştirmemize rağmen, bir takım tuhaf, hatta garip şeyler de yaptık.Now having evolved language, though, we did something peculiar, even bizarre.
Ama gariptir ki yeni bir şey yapabilmemizin tek yolu o boşluğa adım atmaktır.And yet, the irony is, the only way we can ever do anything new is to step into that space.
Bunun biraz garip olduğunuz siz de farketmişsinizdir. .So already your brain might be realizing that this is a little bit strange.
Bageti sıkıca tutarak, garip bir şekilde daha kopuk hissediyorum.By holding it tightly, I feel strangely more detached.
İşte burada işler garipleşiyor.This is where it gets weird.
Kader ne garip, değil mi?Fate is strange, isn't it?
Garip, öyle değil mi?Strange, isn't it?
Bilimin garipliği." "Tahmin edebileceğimizden daha tuhaf" söylemi ünlü bir biyolog olan"Queerer than we can suppose: the strangeness of science."
873'ün burada ortaya çıkması garip.It's actually strange that 873 showed up over there
Beynim arkaplanda garip şeyler yapıyor.My brain is doing strange things in the back ground
Bilmeseydim garip olurdu.It would be weird if I didn't know. You're obvious.
Ama garip ki Hae Ra'ya baktığım zaman aklım duruyor.But strangely when I just look at Hae Ra, my mind goes blank.
Ama Hae Ra'nın önünde garip biçimde...But strangely in front of Hae Ra...