Ana içeriğe geç
Sözlük

garanti ile cümle

garanti kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Mısırlı politikacılar yukardaki maddelerin gerçekleşeceğini garantileyecek.As preposições egípcias precedem os substantivos.
Savoya Hanedanı altında Aosta'ya özel bir statü garanti edilir.No entanto, dita um decreto que concede a cidade de Tebas um estatuto especial.
Sadece herkesle gerçekten eşit olunabilmesinin garanti altına alınmasıdır.Só assim há garantias para um real envolvimento de todos.
Risk vardır ve garanti yoktur."Não há risco nenhum", garantia.
Koruyucu işlev artık garanti altında değildi.Quando o segurado deixa de ser baixa renda.
Mesaj Bütünlüğü : Alıcıya mesajın iletimi esnasında değişikliğe uğramadığını garanti eder.Integridade dos dados - garantir que os dados recebidos não foram alterados durante sua transmissão.
Anayasa, parlamenter yönetim biçimini kabul eder ve temel insan haklarını garanti altına alır.A constituição garante um sistema parlamentar de Governo e garante direitos fundamentais.
Normal olarak, fotovoltaik modüllerin 25 yıllık bir garantileri vardır.O módulo básico possui 23 disciplinas e duração de 25 semanas.
İki hafta tatil garantisi.Dois dias de viagem.
Fakat bu isyanın Galyalılar isyanlarının sonuncusu olmasını garanti etmeğe karar verdi.Porém, ele decidiu assegurar que esta seria a última revolta gaulesa dando um duro exemplo.
Malın arızalanması durumunda, tamirde geçen süre garanti süresine eklenir.Caso não aconteça, leva para casa o acumulado ao longo do concurso.
İmparatorluğun Doğu'da hayatta kalışı, imparatorun Kilise işleri üzerinde aktif rol almasını garantiledi.Het overleven van het Rijk in het oosten zorgde ervoor dat de keizer een belangrijke rol speelde in de Kerk.
Aynı zamanda bu çatışmaların nihai siyasi yerleşim için harici garantiler için çağırır.Tevens wordt gevraagd om externe garanties voor een uiteindelijke politieke oplossing van deze conflicten.
1960'ta Rhee, dördüncü dönem başkanlığını oyların %90'ını alarak garantilemiştir.In maart 1960 werd Rhee met bijna 90% van de stemmen als president herkozen.
Kontrolünü garanti altına almak için Agatokles, siyasi karşıtlarına karşı bir katliama başladı.Huerta begon met een vervolging van zijn politieke tegenstanders.
Fakat bu isyanın Galyalılar isyanlarının sonuncusu olmasını garanti etmeğe karar verdi.Zij werd de thuisbasis van de laatste opstand van de Galliërs.
Bu uluslararası garanti, mevcut antlaşmaların yerine geçecektir.Dit aankomende verdrag zou een vervanging moeten worden van het bestaande verdrag uit 1998.
Ancak bu garantiler pratikte her zaman uygulanmamıştır.In de praktijk wordt bijna nooit volledig aan deze voorwaarden voldaan.
Koruyucu işlev artık garanti altında değildi.De relschoppers vonden geen onbeschermd doelwit meer.
Bunun garanti olması için üçe kadar sayılır.Dit is bijna drie keer zoveel als normaal.
Asaleti asla garantilenmedi.De orde werd nooit verleend.
Engin Günaydın, Garanti Bankası reklamında da oynadı.Hij was ook het gezicht van reclamespotjes voor de Postbank.
Onun geleceği garantili.Hij heeft zijn schaapjes op het droge.
Agoda.com otel rezervasyonlarında en düşük fiyat garantisi verir.Agoda.com stawia za swój cel zapewnienie klientom najniższych możliwych cen na hotele.
İmparatorluğun Doğu'da hayatta kalışı, imparatorun Kilise işleri üzerinde aktif rol almasını garantiledi.Przetrwanie Cesarstwa na Wschodzie zapewniło cesarzowi czynny udział w sprawach kościelnych.
Ona göre Allah zaten onlara korku olmayacağının garantisini Kuran’da bildirmiştir.Bóg bowiem mówił do niego i dlatego żadne z przyszłych wydarzeń nie były przed nim zakryte.
Edward ise krallığını garantiledi.Karol obronił swoje królestwo.
Zippo çakmakları ömür boyu garantiyle tanınırlar.Każda zapalniczka Zippo posiada dożywotnią gwarancję producenta.
Ayrıca yeni sınırların güvencesi için uluslararası bir garantiye katılacakları kararındadırlar.Zażyczył sobie również od areny międzynarodowej nowych gwarancji bezpieczeństwa.
Koruyucu işlev artık garanti altında değildi.Dalsza obrona nie miała już sensu.
Mısırlı politikacılar yukardaki maddelerin gerçekleşeceğini garantileyecek.Malarstwo egipskie powstawało bezpośrednio na materiale, z którego wzniesiono budowlę.
Bunu gerçekten garanti ederim.Mamy na to gwarancję.
Din özgürlüğü, Pakistan Anayasası tarafından garanti altına alınmıştır.Wolność wyznania jest zagwarantowana przez Konstytucję Hiszpańską.
Nükleer güvenliğin sağlandığını garanti altına almak.Podstawy zapewnienia bezpieczeństwa elektrowni jądrowych.
1983'te İtalya ile tarafsızlığının garantisi bir anlaşmayla garantilenmiştir.We wrześniu 1980 zostało zawarte porozumienie z Włochami, gwarantujące neutralność Malty.
RTP herhangi bir şekilde reliability (güvenilirlik) garantisi vermez.RTP nie gwarantuje jakości usługi (QoS).
Düşman merkez üssünü yok etmek zaferi garanti eder.Zniszczenie wszystkich jednostek wroga również powoduje wygraną.
Din ve düşünce özgürlüğü, 1789 İnsan ve Yurttaş Hakları Bildirisi'yle garanti altına alınmıştır.Deklaracja w zarysie nawiązywała do Deklaracji Praw Człowieka i Obywatela z 1789 r.
Ancak bu garantiler pratikte her zaman uygulanmamıştır.W praktyce warunek ten nie zawsze jest przestrzegany.
Ona göre Allah zaten onlara korku olmayacağının garantisini Kuran’da bildirmiştir.Gud säger att om de lyssnar till hans ledning ska de inte behöva frukta eller vara bedrövade.
Kolombiya Anayasası'nda inanç özgürlüğü garantiye alınmıştır.Religionsfrihet garanteras i den egyptiska konstitutionen.
Nükleer güvenliğin sağlandığını garanti altına almak.Ett problem var att kärnkraften antogs säker.
Bazı sayısal kameralar sadece 3 ay kullanım garantisi verebilmektedir.Reservdelarna säljs med tre års funktionsgaranti.
Ancak bu garantiler pratikte her zaman uygulanmamıştır.Однак, ці гарантії не завжди дотримувалися на практиці.
Özellikle 1936 Sovyet Anayasası gizli oylama ile doğrudan genel oy hakkını garantiye almıştı.Зокрема, в Конституції СРСР 1936 р.гарантовано взагалі прямі виборні права при таємному голосуванні.
Bu durumda, Picard-Lindelöf teoremi çözümün varlığını ve tekliğini garanti eder.Таким чином, теорема Пікара — Лінделефа гарантує існування та єдиність розв'язку.
Son olarak para iadesi garantisi gelir.«Має бути остання сплата ...
Madde 12 İnsan ve yurttaş haklarının garanti altına alınması resmi bir gücü gerektirmektedir.Розділ 2 гарантує фундаментальні права людини та громадянина.
Yerçekimi dalgalarını algılama, elektromanyetik spektrum gözlemlerini tamamlamayı garantiliyor.Гравітаційно-хвильові спостереження доповнюють спостереження електромагнітного спектру.
Edward ise krallığını garantiledi.Едуард твердо захищав королівські права його батька.
Engin Günaydın, Garanti Bankası reklamında da oynadı.Також він подбав про рекламу і дав анонс у газеті.
Bunu gerçekten garanti ederim.To se dá opravdu potvrdit.
1833 yılında Pentele’ye V. Ferdinand tarafından kasaba statüsü (oppidum) garanti edildi.Roku 1833 udělil Ferdinand V. obci Pentele městská práva.
Endonezya Anayasası, Endonezyalıların dinsel özgürlüklerini garanti etmektedir.Nantský edikt, který hugenotům zaručoval svobodu vyznání.
Bir mesajın şifrelenmesi bu mesajın şifrelenmiş haldeyken değiştirilmediğini garantileyemez.Šifrování zprávy nezaručuje, že tato zpráva se při šifrování nezmění.
Halbuki bu iki garantici de Dördüncü Haçlı Seferi'nin idaresine baş çekmekteydiler.Dva příběhy o čtvrté křížové výpravě.
İki hafta tatil garantisi.Dva dny aportování.
Geary 24 saat içinde tamir edileceğini garanti eder.Potěr se líhne za 24 hodin.
Garantili kazanç yoktur.Vydělávám bez rizika.
Mısırlı politikacılar yukardaki maddelerin gerçekleşeceğini garantileyecek.Politicienii din Egipt trebuie să garanteze cererile de mai sus.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod