Tanıdık geldi galiba?익숙하게 들리나요?
Tanıdık geldi galiba?Kommt Ihnen das bekannt vor?
Tanıdık geldi galiba?Kuulostaako tutulta?
Tanıdık geldi galiba?Låter det bekant?
Tanıdık geldi galiba?¿Les suena familiar?
Tanıdık geldi galiba?Lyder det bekendt?
Tanıdık geldi galiba?Nghe có vẻ quen nhỉ?
Tanıdık geldi galiba?Parece-vos familiar?
Tanıdık geldi galiba?Se sliši znano?
Tanıdık geldi galiba?Sună familiar?
Tanıdık geldi galiba?Terdengar akrab bukan?
Tanıdık geldi galiba?Vi suona familiare?
Tanıdık geldi galiba?Znie vám to povedome?
Tanıdık geldi galiba?Το έχετε ξανακούσει;
Tanıdık geldi galiba?Вам это знакомо?
Tanıdık geldi galiba?Звучи познато?
Tanıdık geldi galiba?Звучить знайомо?
Tanıdık geldi galiba?נשמע מוכר?
Tanıdık geldi galiba?معتادون على سماع ذلك؟
Tanıdık geldi galiba?アメリカ人の一般家庭には
Tanıdık geldi galiba?聽上去好熟?
Tartışarak daha iyiye ulaşma? Asıl soru bu galiba.더 나은 논쟁이요? 그건 질문거리지요.
Tartışarak daha iyiye ulaşma? Asıl soru bu galiba.Καλύτερα επιχειρήματα; Αυτό είναι το ζήτημα.
Tartışarak daha iyiye ulaşma? Asıl soru bu galiba.ויכוחים טובים יותר? זוהי השאלה.
Tartışarak daha iyiye ulaşma? Asıl soru bu galiba.جدل أفضل؟ ذاك هو السؤال.
Tartışarak daha iyiye ulaşma? Asıl soru bu galiba.私はソーシャルメディアを 研究していますが
TEDster olayıydı galiba.Dieses Auto, das war bei einem TED-Event, glaube ich.
TEDster olayıydı galiba.Houve um evento TED ali, acho eu.
TEDster olayıydı galiba.아마도 TED 관련 행사였던 것 같네요.
TEDster olayıydı galiba.О, це авто, ми власне - це була подія TEDster, здається.
TEDster olayıydı galiba.היתה אירוע של איש TED אני חושב.
TEDster olayıydı galiba.أعتقد تلك السيارة مبتكرها عضو في تيد .
TEDster olayıydı galiba.ちょっとここで止めてくれる?
Tek başınıza geldiniz galiba.Úgy látom, egyedül van itt.
Tek başınıza geldiniz galiba.Πρέπει να έχετε έρθει μόνος σας.
Tersten yazılan Arapçaydı galiba . - 0,1 ve 2 bu 20 değil.כנראה שכתבתי בשפה הערבית, או משהו כזה, הלכתי בכוון ההפוך. זה 0, 1, 2, זה לא 20.
Ve bence galiba sorunun cevabı da hikayenin içinde.Creo que quizá la respuesta yace en una historia.
Ve bence galiba sorunun cevabı da hikayenin içinde.Et je pense que la réponse se trouve peut-être dans une histoire.
Ve bence galiba sorunun cevabı da hikayenin içinde.Eu cred că răspunsul, probabil, stă într-o istorisire.
Ve bence galiba sorunun cevabı da hikayenin içinde.제 생각엔 해답이 이 이야기에 들어있다고 봅니다.
Ve bence galiba sorunun cevabı da hikayenin içinde.Misschien ligt het antwoord in een verhaal.
Ve bence galiba sorunun cevabı da hikayenin içinde.Myślę, że odpowiedź znajduje się w pewnej historii.
Ve bence galiba sorunun cevabı da hikayenin içinde.Och jag tror att svaret, måhända, finns i en berättelse.
Ve bence galiba sorunun cevabı da hikayenin içinde.Penso che la risposta, forse, si trovi in una storia.
Ve bence galiba sorunun cevabı da hikayenin içinde.Penso que a resposta talvez esteja numa história.
Ve bence galiba sorunun cevabı da hikayenin içinde.Und ich glaube, die Antwort liegt vielleicht in einer Geschichte.
Ve bence galiba sorunun cevabı da hikayenin içinde.Σκέφτομαι ότι η απάντηση είναι σε μια ιστορία.
Ve bence galiba sorunun cevabı da hikayenin içinde.И я думаю ответ, наверное, содержится в истории.
Ve bence galiba sorunun cevabı da hikayenin içinde.Според мен отговорът е в една история.
Ve bence galiba sorunun cevabı da hikayenin içinde..ואני חושב שהתשובה, אולי, נמצאת בְּסיפור
Ve bence galiba sorunun cevabı da hikayenin içinde.وأعتقد أن الجواب ، ربما ، يكمن في القصة.
Ve bence galiba sorunun cevabı da hikayenin içinde.チャイルドシートが成功している理由です
Ve biz de şöyle bir benzetmeyle çıkageldik ve işe yaradı galiba.A my přišli s touto analogií, která zabrala.
Ve biz de şöyle bir benzetmeyle çıkageldik ve işe yaradı galiba.Dan kami memberikan analogi ini dan tampaknya berhasil
Ve biz de şöyle bir benzetmeyle çıkageldik ve işe yaradı galiba.Descobrimos esta analogia e pareceu resultar.
Ve biz de şöyle bir benzetmeyle çıkageldik ve işe yaradı galiba.E abbiamo usato questa analogia, che sembrava funzionare.
Ve biz de şöyle bir benzetmeyle çıkageldik ve işe yaradı galiba.És ezzel az analógiával jöttünk elő, ami működni látszik.
Ve biz de şöyle bir benzetmeyle çıkageldik ve işe yaradı galiba.Et nous avons trouvé cette analogie et ça a eu l'air de marcher.
Ve biz de şöyle bir benzetmeyle çıkageldik ve işe yaradı galiba.In tako smo prišli do analogije, ki je očitno delovala.
Ve biz de şöyle bir benzetmeyle çıkageldik ve işe yaradı galiba.우리는 적당한 비유를 하나 생각해 냈고, 이게 먹혀들어갔습니다.