Ve biz de şöyle bir benzetmeyle çıkageldik ve işe yaradı galiba.Me keksimme analogian, ja se tuntui toimivan.
Ve biz de şöyle bir benzetmeyle çıkageldik ve işe yaradı galiba.Så vi fandt på denne analogi og det lod til at virke.
Ve biz de şöyle bir benzetmeyle çıkageldik ve işe yaradı galiba.Și am realizat această analogie care părea să dea roade.
Ve biz de şöyle bir benzetmeyle çıkageldik ve işe yaradı galiba.Tak sme prišli s touto analógiou a vyzeralo to, že fungovala.
Ve biz de şöyle bir benzetmeyle çıkageldik ve işe yaradı galiba.Và chúng tôi đi đến với sự tương đồng này và nó có vẻ ổn.
Ve biz de şöyle bir benzetmeyle çıkageldik ve işe yaradı galiba.We bedachten een analogie die leek te werken.
Ve biz de şöyle bir benzetmeyle çıkageldik ve işe yaradı galiba.Wtedy wyszliśmy z takim porównaniem i wydaje się, że działa.
Ve biz de şöyle bir benzetmeyle çıkageldik ve işe yaradı galiba.Y salimos con esta analogía y pareció funcionar.
Ve biz de şöyle bir benzetmeyle çıkageldik ve işe yaradı galiba.Έτσι ανακαλύψαμε αυτή την αναλογία, η οποία φαίνεται να λειτουργεί.
Ve biz de şöyle bir benzetmeyle çıkageldik ve işe yaradı galiba.И мы придумали эту аналогию и, кажется, она сработала.
Ve biz de şöyle bir benzetmeyle çıkageldik ve işe yaradı galiba.И ние излязохме с тази аналогия, която изглежда работи.
Ve biz de şöyle bir benzetmeyle çıkageldik ve işe yaradı galiba.І ми знайшли таку аналогію і це нібито спрацювало.
Ve biz de şöyle bir benzetmeyle çıkageldik ve işe yaradı galiba.והגענו לאנלוגיה הזאת שנראה שהיא עובדת.
Ve biz de şöyle bir benzetmeyle çıkageldik ve işe yaradı galiba.و قد توصلنا الى هذا التشبيه و يبدو انه يعمل
Ve biz de şöyle bir benzetmeyle çıkageldik ve işe yaradı galiba.ヒッグス粒子は素粒子に質量を与えます
Ve istemem arkada bıraksın -- Son pamuk balyanızı toplayalı bayağı olmuş galiba, değil mi?Hace bastante tiempo que ustedes no han recogido algodón, ¿no?
Ve tuhaf bir şey var galiba diye düşündüm-- ya ben öldüm veya bir şey oldu.Ajattelin sen olevan outoa -- että joku oli kuollut tai jotain oli tapahtunut.
Ve tuhaf bir şey var galiba diye düşündüm-- ya ben öldüm veya bir şey oldu.Alors, je me dit qu'il y a un truc bizzarre -- que je suis mort, ou que quelque est arrivé.
Ve tuhaf bir şey var galiba diye düşündüm-- ya ben öldüm veya bir şey oldu.A myslel som, že to je nejaká čudná vec -- že som zomrel alebo niečo sa stalo.
Ve tuhaf bir şey var galiba diye düşündüm-- ya ben öldüm veya bir şey oldu.A říkal jsem si, to bude něco divného, asi jsem umřel nebo tak něco.
Ve tuhaf bir şey var galiba diye düşündüm-- ya ben öldüm veya bir şey oldu.És azt hittem, hogy valami fura történt -- hogy meghaltam, vagy ilyesmi.
Ve tuhaf bir şey var galiba diye düşündüm-- ya ben öldüm veya bir şey oldu.Ik dacht dat er iets vreemds gebeurde -- dat ik gestorven was of iets was gebeurd.
Ve tuhaf bir şey var galiba diye düşündüm-- ya ben öldüm veya bir şey oldu.I pomyślałem, że dzieje się coś dziwnego że nie żyję lub stało się coś innego.
Ve tuhaf bir şey var galiba diye düşündüm-- ya ben öldüm veya bir şey oldu.저는 제가 죽었거나 어떤 일이 생겼거나 하는 기이한 일이 일어났다 생각했습니다.
Ve tuhaf bir şey var galiba diye düşündüm-- ya ben öldüm veya bir şey oldu.Och jag trodde direkt att det var något konstigt -- att jag hade dött eller något sådant som hänt.
Ve tuhaf bir şey var galiba diye düşündüm-- ya ben öldüm veya bir şey oldu.Og jeg tror der er noget mærkeligt -- at jeg var død eller der var sket noget.
Ve tuhaf bir şey var galiba diye düşündüm-- ya ben öldüm veya bir şey oldu.Pensai che ci fosse qualcosa di strano -- che magari fossi morto nel frattempo o che fosse successo qualcosa.
Ve tuhaf bir şey var galiba diye düşündüm-- ya ben öldüm veya bir şey oldu.Pensei que era uma coisa estranha que eu tinha morrido ou tinha acontecido qualquer coisa.
Ve tuhaf bir şey var galiba diye düşündüm-- ya ben öldüm veya bir şey oldu.Si am crezut ca s-a intamplat ceva ciudat -- ca am murit sau altceva s-a intamplat.
Ve tuhaf bir şey var galiba diye düşündüm-- ya ben öldüm veya bir şey oldu.Và tôi nghĩ có chuyện lạ lùng gì đó -- rằng tôi đã chết hoặc chuyện gì đó đã xảy ra.
Ve tuhaf bir şey var galiba diye düşündüm-- ya ben öldüm veya bir şey oldu.Y pensé que algo raro estaba pasando, que me había muerto o algo había pasado.
Ve tuhaf bir şey var galiba diye düşündüm-- ya ben öldüm veya bir şey oldu.Помислих си, че нещо странно е станало -- че може вече да съм умрял, или нещо друго се е случило.
Ve tuhaf bir şey var galiba diye düşündüm-- ya ben öldüm veya bir şey oldu.Я подумал: "Что за жуткая вещь! Может я уже умер?
Ve tuhaf bir şey var galiba diye düşündüm-- ya ben öldüm veya bir şey oldu.ואני חשבתי שזה משהו מוזר--- שאני מת או שמשהו קרה.
Ve tuhaf bir şey var galiba diye düşündüm-- ya ben öldüm veya bir şey oldu.وإعتقدت أن هنالك شيء غريب يحدث هناك أو أنني قد " مت " أو شيئاً ما قد حدث
Ve tuhaf bir şey var galiba diye düşündüm-- ya ben öldüm veya bir şey oldu.何かが起こったのだと思いました そうして記録の16分32秒に達したのだということに気づきました
Web sitelerinde telif hakkı ve dosya paylaşımı da tartışılıyor mu? Galiba.Apakah hak cipta dan berbagi file didiskusikan di website mereka? mungkin saja...
Ya da ne bileyim. Bu kez beni de götürecek galiba.Επειδή υπολογίζουν πολύ τον Γκιουνέυ.
Yine Prusya'dan, galiba 1812, 1813 yılları.또 다시 프러시아 이야기인데, 1812년이나 1813년 경이요.
Yine Prusya'dan, galiba 1812, 1813 yılları.Ca se passe encore une fois en Prusse, en 1812 ou 1813.
Yine Prusya'dan, galiba 1812, 1813 yılları.Câu chuyện này lại 1 lần nữa từ nước Phổ, tôi nghĩ, khoảng năm 1812,1813.
Yine Prusya'dan, galiba 1812, 1813 yılları.Der Fall ist wiederum aus Preußen, ich glaube um 1812, 1813.
Yine Prusya'dan, galiba 1812, 1813 yılları.Dette er igen fra Preusen, fra, tror jeg, omkring 1812, 1813.
Yine Prusya'dan, galiba 1812, 1813 yılları.Este caso passa-se também na Prússia, por volta de 1812, 1813.
Yine Prusya'dan, galiba 1812, 1813 yılları.Exemplet är återigen från Preussen, från 1812, 1813.
Yine Prusya'dan, galiba 1812, 1813 yılları.Ez is Poroszország, 1812, 1813 körül.
Yine Prusya'dan, galiba 1812, 1813 yılları.Ini, lagi-lagi, dari Prusia, saya rasa sekitar tahun 1812, 1813.
Yine Prusya'dan, galiba 1812, 1813 yılları.Opět se jedná o Prusko kolem, myslím, roku 1812, 1813.
Yine Prusya'dan, galiba 1812, 1813 yılları.Otra vez de Prusia, creo que de alrededor de 1812, 1813.
Yine Prusya'dan, galiba 1812, 1813 yılları.Prendiamo di nuovo la Prussia intorno, credo, al 1812, 1813.
Yine Prusya'dan, galiba 1812, 1813 yılları.To znowu jest przykład z Prus, myślę, że z ok. 1812, 1813 r.
Yine Prusya'dan, galiba 1812, 1813 yılları.Un alt exemplu ce vine din Prusia, de data asta din jurul lui 1812, 1813.
Yine Prusya'dan, galiba 1812, 1813 yılları.Και πάλι απο τη Πρωσία, νομίζω γύρω στο 1812, 1813.
Yine Prusya'dan, galiba 1812, 1813 yılları.Това отново е от Прусия - мисля, около 1812-1813 г.
Yine Prusya'dan, galiba 1812, 1813 yılları.Этот пример опять из Пруссии, думаю где-то год 1812 или 1813.
Yine Prusya'dan, galiba 1812, 1813 yılları.זה שוב, מפרוסיה, לדעתי משנת 1812, 1813,
Yine Prusya'dan, galiba 1812, 1813 yılları.وهذه القصة أيضا من بروسيا واعتقد انها في عام 1812 أو 1813
Yine Prusya'dan, galiba 1812, 1813 yılları.フランスとの戦争を支援するために
Ýlkokul bitiyor galiba öyle deđil mi?.I always say to the Rahime. My daughter is not so smart
Ýnekler? Galiba aradýđýn kelime uzman olacaktý.Αλήθεια;