Adil ve doğru olanı yaptım, Gaddarların eline bırakma beni!Czynię sądy i sprawiedliwość: nie podawajże mię tym, którzy mi gwałt czynią.
Adil ve doğru olanı yaptım, Gaddarların eline bırakma beni!El derecho y la justicia he practicado; no me abandones ante mis opresores
Adil ve doğru olanı yaptım, Gaddarların eline bırakma beni!Ho agito secondo diritto e giustizia; non abbandonarmi ai miei oppressori
Adil ve doğru olanı yaptım, Gaddarların eline bırakma beni!Ich halte über Recht und Gerechtigkeit; übergib mich nicht denen, die mir wollen Gewalt tun.
Adil ve doğru olanı yaptım, Gaddarların eline bırakma beni!Ik heb altijd eerlijk en oprecht geleefd; laten mijn vijanden mij niet in hun macht krijgen.
Adil ve doğru olanı yaptım, Gaddarların eline bırakma beni!Jag övar rätt och rättfärdighet; du skall icke överlämna mig åt mina förtryckare.
Adil ve doğru olanı yaptım, Gaddarların eline bırakma beni!Jeg har gjort rett og rettferdighet; du vil ikke overgi mig til dem som undertrykker mig.
Adil ve doğru olanı yaptım, Gaddarların eline bırakma beni!J`observe la loi et la justice: Ne m`abandonne pas à mes oppresseurs!
Adil ve doğru olanı yaptım, Gaddarların eline bırakma beni!내가 공과 의를 행하였사오니 나를 압박자에게 붙이지 마옵소서
Adil ve doğru olanı yaptım, Gaddarların eline bırakma beni!Méltányosságot és igazságot cselekedtem; ne adj át nyomorgatóimnak!
Adil ve doğru olanı yaptım, Gaddarların eline bırakma beni!Minä teen oikeuden ja vanhurskauden, älä jätä minua sortajaini käsiin.
Adil ve doğru olanı yaptım, Gaddarların eline bırakma beni!Păzesc legea şi dreptatea: nu mă lăsa în voia asupritorilor mei!
Adil ve doğru olanı yaptım, Gaddarların eline bırakma beni!Ret og Skel har jeg gjort, giv mig ikke hen til dem, der trænger mig!
Adil ve doğru olanı yaptım, Gaddarların eline bırakma beni!Tenho praticado a retidão e a justiça; não me abandones aos meus opressores.
Adil ve doğru olanı yaptım, Gaddarların eline bırakma beni!Tôi đã làm điều ngay thẳng và công bình; Chớ phó tôi cho kẻ hà hiếp tôi.
Adil ve doğru olanı yaptım, Gaddarların eline bırakma beni!Tôi đã làm điều ngay_thẳng và công_bình ; Chớ phó tôi cho kẻ hà_hiếp tôi .
Adil ve doğru olanı yaptım, Gaddarların eline bırakma beni!"Νγαιν." Εκαμα κρισιν και δικαιοσυνην μη με παραδωσης εις τους αδικουντας με.
Adil ve doğru olanı yaptım, Gaddarların eline bırakma beni!Извърших правосъдие и правда, Да ме не предадеш на угнетителите ми;
Adil ve doğru olanı yaptım, Gaddarların eline bırakma beni!עשיתי משפט וצדק בל תניחני לעשקי׃
Adil ve doğru olanı yaptım, Gaddarların eline bırakma beni!ع ـ اجريت حكما وعدلا. لا تسلمني الى ظالميّ.
Adil ve doğru olanı yaptım, Gaddarların eline bırakma beni!我 行 過 公 平 和 公 義 . 求 你 不 要 撇 下 我 給 欺 壓 我 的 人
Adil ve doğru olanı yaptım, Gaddarların eline bırakma beni!我行過 公平 和 公義 . 求你 不 要 撇下 我 給欺 壓 我 的 人
Ağabey, çok gaddarsın!Bracie, jesteś nieludzki.
Ağabey, çok gaddarsın!Du är omänsklig.
Ağabey, çok gaddarsın!Du er umenneskelig.
Ağabey, çok gaddarsın!Fratellone, sei disumano!
Ağabey, çok gaddarsın!Irmão, és desumano!
Ağabey, çok gaddarsın!¡No tienes sentimientos!
Ağabey, çok gaddarsın!Olet epäinhimillinen!
Ağabey, çok gaddarsın!Αδερφέ, είσαι απάνθρωπος!
Ağabey, çok gaddarsın!Брат, ты бесчеловечен!
Bazıları bitmez. Sanırım hepimiz Grimm masallarını okuduk, gerçekten de, çok gaddar.Ik denk dat we allemaal de sprookjes van Grimm hebben gelezen die inderdaad zeer grimmig zijn.
Bence en baştan beri çok açıktı. Sadece bu vahşet, kullandıkları bu gaddar güç.Acho que me apercebi desde o início... ...pela fúria e pela força bruta que utilizavam.
Bilgilimiz bizi alaycı hale getirdi. Ukalalığımız ise sert ve gaddar bir hal aldıDie Klugheit hat uns hochmütig werden lassen, und unser Wissen kalt und hart.
Bilgilimiz bizi alaycı hale getirdi. Ukalalığımız ise sert ve gaddar bir hal aldıLa nostra conoscenza ci ha resi cinici, la nostra intelligenza - duri e spietati.
Bilgilimiz bizi alaycı hale getirdi. Ukalalığımız ise sert ve gaddar bir hal aldıNosso conhecimento tem nos feito cínicos, nossa inteligência - duros e cruéis
Bilgilimiz bizi alaycı hale getirdi. Ukalalığımız ise sert ve gaddar bir hal aldıЗнанията ни ни направиха цинични, остроумието ни - груби и жестоки.
Bilgilimiz bizi alaycı hale getirdi. Ukalalığımız ise sert ve gaddar bir hal aldı考えてばかりで、感じることを忘れてしまった。
Bir çok konuda gaddardý, hayat O'na ve bir çok insana sert davranmýţtý.Du ved, han var skråbelig på mange måder. Ting tog meget hårdere på ham end på mange andre mennesker.
Bir çok konuda gaddardý, hayat O'na ve bir çok insana sert davranmýţtý.Era fragile sotto molti aspetti. Le cose erano molto più difficili per lui che per tanti altri.
Bir çok konuda gaddardý, hayat O'na ve bir çok insana sert davranmýţtý.Il... Il était fragile sous bien des aspects. Il avait dû endurer plus que la plupart des gens.
Bir çok konuda gaddardý, hayat O'na ve bir çok insana sert davranmýţtý.Víte, byl křehký v mnoha ohledech. Měl to v životě mnohem těžší, než spousta jiných lidí.
Bir çok konuda gaddardý, hayat O'na ve bir çok insana sert davranmýţtý.Знаете ли, той беше крехък по много начини. нещата за него бяха много по-трудни отколкото за много други хора.
Bir çok konuda gaddardý, hayat O'na ve bir çok insana sert davranmýţtý..كان هشا من عدة جوانب، كان حاله أصعب من بقية الناس
Bir çok konuda gaddardý, hayat O'na ve bir çok insana sert davranmýţtý.そう、彼は色んな面で傷つきやすかった。 多くの人々よりも、彼にとって 物事はいろいろと過酷でした。 その上それは彼の才能のせいでもあった。
Bizim zamanımızın sebebi ise, bir çok insanın sadece cinsiyeti sebebiyle karşılaştığı gaddarlık.A mi időnk kihívása az a brutalitás, amivel megannyi ember kell szembenézzen a világban a neme miatt.
Bizim zamanımızın sebebi ise, bir çok insanın sadece cinsiyeti sebebiyle karşılaştığı gaddarlık.Cauza momentului e brutalitatea cu care atât de mulţi oameni se confruntă pe glob din cauza genului lor.
Bizim zamanımızın sebebi ise, bir çok insanın sadece cinsiyeti sebebiyle karşılaştığı gaddarlık.Današnji problem je krutost, ki jo tako veliko ljudi izkusi po vsem svetu zaradi svojega spola.
Bizim zamanımızın sebebi ise, bir çok insanın sadece cinsiyeti sebebiyle karşılaştığı gaddarlık.우리 시대의 문제는 전세계 너무나 많은 사람들이 그들의 성별 때문에 당면하게되는 잔인성입니다.
Bizim zamanımızın sebebi ise, bir çok insanın sadece cinsiyeti sebebiyle karşılaştığı gaddarlık.là sự tàn bạo mà rất nhiều người đang chịu đựng trên toàn thế giới vì giới tính của họ
Bizim zamanımızın sebebi ise, bir çok insanın sadece cinsiyeti sebebiyle karşılaştığı gaddarlık.Problémem naší doby je surovost, které čelí tolik lidí po celém světě kvůli svému pohlaví.
Bizim zamanımızın sebebi ise, bir çok insanın sadece cinsiyeti sebebiyle karşılaştığı gaddarlık.Taką sprawą w obecnych czasach jest brutalność, z jaką tak wielu spotyka się na świecie z powodu swojej płci.
Bizim zamanımızın sebebi ise, bir çok insanın sadece cinsiyeti sebebiyle karşılaştığı gaddarlık.В наше време това е жестокостта, която толкова много хора срещат навсякъде по света заради своят пол.
Bizim zamanımızın sebebi ise, bir çok insanın sadece cinsiyeti sebebiyle karşılaştığı gaddarlık.הסיבה בזמן שלנו היא הברוטאליות שכל-כך הרבה אנשים מתמודדים מולה ברחבי העולם בגלל המגדר שלהם.
Bizim zamanımızın sebebi ise, bir çok insanın sadece cinsiyeti sebebiyle karşılaştığı gaddarlık.قضية زمننا هذا هي الوحشية التي يعامل بها الكثير من الناس حول العالم بسبب جنسهم.
Bizim zamanımızın sebebi ise, bir çok insanın sadece cinsiyeti sebebiyle karşılaştığı gaddarlık.世界中で多くの人々が 性差のために直面する残虐性なのです 皆さんの中には こう考えている方があるでしょう
Böyle bir savaş olarak gaddarlığı ile sadece heyecanlandırmak olabilir dertli gözleri parlıyordu.les yeux du malade brillé avec une telle férocité que la guerre ne pouvait exciter.
Böyle bir savaş olarak gaddarlığı ile sadece heyecanlandırmak olabilir dertli gözleri parlıyordu.lidande ögon lyste av grymhet såsom krig bara kunde upphetsa.
Böyle bir savaş olarak gaddarlığı ile sadece heyecanlandırmak olabilir dertli gözleri parlıyordu.los ojos de la víctima brilló con tal ferocidad que la guerra sólo podía despertar.
Böyle bir savaş olarak gaddarlığı ile sadece heyecanlandırmak olabilir dertli gözleri parlıyordu.Stradalac oči sijale s Jeza, kot so vojni bi le lahko vznemiriti.