Ana içeriğe geç
Sözlük

güverte ile cümle

güverte kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Denizin dibi güvertedeydi ve sonra geri denize atıldı.En resumen, el fondo del mar llegó a la cubierta y luego fue arrojado.
Denizin dibi güvertedeydi ve sonra geri denize atıldı.Essentiellement, le fond de la mer arrivait sur le pont puis était déversé.
Denizin dibi güvertedeydi ve sonra geri denize atıldı.Im Wesentlichen kam der Grund des Meeres auf Deck und wurde dann zurückgeworfen.
Denizin dibi güvertedeydi ve sonra geri denize atıldı.In feite kwam de bodem van de zee aan dek en werd dan weer teruggegooid.
Denizin dibi güvertedeydi ve sonra geri denize atıldı.In pratica avevamo raccolto il fondo del mare, che poi rigettavamo in acqua.
Denizin dibi güvertedeydi ve sonra geri denize atıldı.우리의 일은 근본적으로 바다밑에 있는 것들을 갑판으로 올렸다가 다시 바다 밑으로 버리는 거였죠.
Denizin dibi güvertedeydi ve sonra geri denize atıldı.Mieliśmy dno morza na pokładzie i wyrzuciliśmy to z powrotem za burtę.
Denizin dibi güvertedeydi ve sonra geri denize atıldı.Pada dasarnya dasar laut telah kami bawa ke geladak lalu kami buang kembali.
Denizin dibi güvertedeydi ve sonra geri denize atıldı.Practic, aduceam pe puntea vasului fundul mării, ca apoi să-l aruncăm.
Denizin dibi güvertedeydi ve sonra geri denize atıldı.Ανεβάζαμε το βυθό της θάλασσας στην κουβέρτα μας και τον ξαναπετούσαμε πίσω.
Denizin dibi güvertedeydi ve sonra geri denize atıldı.По същество дъното на морето дойде на палубата и след това беше изхвърлено обратно.
Denizin dibi güvertedeydi ve sonra geri denize atıldı.Практически, морское дно вытаскивалось на палубу и затем выбрасывалось.
Denizin dibi güvertedeydi ve sonra geri denize atıldı.בעיקרון קרקעית הים הגיעה אל הסיפון ואז נזרקה בחזרה.
Denizin dibi güvertedeydi ve sonra geri denize atıldı.أسفل البحر في الأساس جاء إلى سطح المركب ثم تم رميه نحو الأسفل.
Denizin dibi güvertedeydi ve sonra geri denize atıldı.また投げ下ろしました こちらの写真は とても希少なものです
"Essex'teki zavallı adamların insani seçimlerinde dolayı çektiği bütün acı güverteyi terk ettikleri anda"에섹스 호에서 사람들이 겪은 이 모든 참혹한 고통은 모든 인간들에게는 피해갈 수 있는 것일 지도 모릅니다. 그 난파선을 떠나자 마자,
"Essex'teki zavallı adamların insani seçimlerinde dolayı çektiği bütün acı güverteyi terk ettikleri anda"כל הסבל של הגברים האומללים של אסקס על פי כל הסבירות היה יכול להיחסך אילו הם רק, מיד לאחר נטישת שברי הספינה,
"Essex'teki zavallı adamların insani seçimlerinde dolayı çektiği bütün acı güverteyi terk ettikleri anda難破した場所から すぐに - タヒチ島に向かっていれば 苦しまずに済んだであろう
Evet, bu direğin alt kısmı, ve burası da güverte.Det her er bunden af masten. Det her er dækket.
Evet, bu direğin alt kısmı, ve burası da güverte.Detta är båtens däck.
Evet, bu direğin alt kısmı, ve burası da güverte.Dus dit is de mastvoet en dit hier is het dek.
Evet, bu direğin alt kısmı, ve burası da güverte.Ez pedig a fedélzet itt.
Evet, bu direğin alt kısmı, ve burası da güverte.여기 이것이 갑판이다.
Evet, bu direğin alt kısmı, ve burası da güverte.Questa è la base dell'albero. E questo qui è il ponte.
Evet, bu direğin alt kısmı, ve burası da güverte.Tohle je paluba.
Evet, bu direğin alt kısmı, ve burası da güverte.To tutaj to pokład.
Evet, bu direğin alt kısmı, ve burası da güverte.Ось тут палуба.
Evet, bu direğin alt kısmı, ve burası da güverte.Това тук е палубата.
Evet, bu direğin alt kısmı, ve burası da güverte.וזהו הסיפון
Evet, bu direğin alt kısmı, ve burası da güverte.السارية. وهذا هو سطح القارب
Evet, bu direğin alt kısmı, ve burası da güverte.ロープは15フィート支柱から離れて取り付けられています。
Gemisinin güvertesinde durmuş, birinci adamıyla konuşuyor ve şöyle diyordu:그는 배의 갑판에 서서 1등 항해사에게 이렇게 말합니다. 그가 말하기를,
Gemisinin güvertesinde durmuş, birinci adamıyla konuşuyor ve şöyle diyordu:Dia berdiri di atas geladak kapal dan berbicara dengan rekan utamanya, dia berkata,
Gemisinin güvertesinde durmuş, birinci adamıyla konuşuyor ve şöyle diyordu:E ele encontra-se no convés do seu navio, falando com o seu primeiro-oficial, dizendo-lhe:
Gemisinin güvertesinde durmuş, birinci adamıyla konuşuyor ve şöyle diyordu:Está sobre la cubierta de su barco hablando con el primer oficial, y le dice:
Gemisinin güvertesinde durmuş, birinci adamıyla konuşuyor ve şöyle diyordu:Et il est debout sur le pont de son navire, il parle à son second, et il dit,
Gemisinin güvertesinde durmuş, birinci adamıyla konuşuyor ve şöyle diyordu:Hij staat op het dek van zijn schip en praat met zijn eerste stuurman. Hij zegt:
Gemisinin güvertesinde durmuş, birinci adamıyla konuşuyor ve şöyle diyordu:Og han står på dækket på sit skib, han snakker med sine førstemand og siger:
Gemisinin güvertesinde durmuş, birinci adamıyla konuşuyor ve şöyle diyordu:Ott áll hajójának fedélzetén beszél az elsőtiszttel, és azt mondja:
Gemisinin güvertesinde durmuş, birinci adamıyla konuşuyor ve şöyle diyordu:Stătea pe puntea corăbiei sale, şi vorbea cu secundul său, şi îi spunea:
Gemisinin güvertesinde durmuş, birinci adamıyla konuşuyor ve şöyle diyordu:Stava sul ponte della sua nave e parlava al primo ufficiale, dicendogli:
Gemisinin güvertesinde durmuş, birinci adamıyla konuşuyor ve şöyle diyordu:Stoi na podkładzie swojego statku, rozmawia z pierwszym oficerem i mówi:
Gemisinin güvertesinde durmuş, birinci adamıyla konuşuyor ve şöyle diyordu:Stojí na palubě, hovoří s prvním důstojníkem a povídá mu:
Gemisinin güvertesinde durmuş, birinci adamıyla konuşuyor ve şöyle diyordu:Und er steht auf dem Deck seines Schiffs, er spricht mit seinem Bootsmann und er sagt:
Gemisinin güvertesinde durmuş, birinci adamıyla konuşuyor ve şöyle diyordu:Và ông ấy đang đứng trên boong tàu, nói chuyện với một phó thuyền trưởng của mình và ông ấy nói.
Gemisinin güvertesinde durmuş, birinci adamıyla konuşuyor ve şöyle diyordu:Στέκεται στο κατάστρωμα του πλοίου του, μιλώντας στον πιο έμπιστο σύντροφό του και του λέει:
Gemisinin güvertesinde durmuş, birinci adamıyla konuşuyor ve şöyle diyordu:Він стояв на палубі свого корабля і розмовляв зі своїм першим помічником. І сказав:
Gemisinin güvertesinde durmuş, birinci adamıyla konuşuyor ve şöyle diyordu:И вот он стоит на палубе своего корабля, разговаривает со своим первым помощником, и говорит ему:
Gemisinin güvertesinde durmuş, birinci adamıyla konuşuyor ve şöyle diyordu:И той стои на палубата на кораба си, разговаря с помощник-капитана, и му казва:
Gemisinin güvertesinde durmuş, birinci adamıyla konuşuyor ve şöyle diyordu:הוא עומד על סיפון ספינתו, ומדבר עם החובל הראשון, ואומר לו,
Gemisinin güvertesinde durmuş, birinci adamıyla konuşuyor ve şöyle diyordu:وكان يقف على سطح سفينته يقول لمساعده الاول بما مفاده
Gemisinin güvertesinde durmuş, birinci adamıyla konuşuyor ve şöyle diyordu:一等航海士に話しかけました。 「明日我々は 例の岩場の近くを通る。
Gerçekten üst güvertede bir otoyol Kanun8中国のジャンプ
Gerçekten üst güvertede bir otoyol Kanun정말 상부 갑판에 고속도로가 있습니다 법
Gerçekten üst güvertede bir otoyol Kanun Sekiz çince atlamalångt försiktigt innan den varma saltet Kina med
Gerçekten üst güvertede bir otoyol Kanun Sekiz çince atlamal'odeur de la rivière dans la rupture des lots ou de la River Center
Gerçekten üst güvertede bir otoyol Kanunיש כביש בסיפון העליון באמת החוק
Gerçekten üst güvertede bir otoyol Kanunلديه طريق سريع في الطابق العلوي حقا القانون
Güvertede,doğa bilimci Charles Darwin vardıLa bord se afla naturalistul Charles Darwin.
Güvertede,doğa bilimci Charles Darwin vardıNa palubě byl přírodovědec Charles Darwin.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod