Güvertede,doğa bilimci Charles Darwin vardıTrên tàu có nhà tự nhiên học Charles Darwin
Güvertede,doğa bilimci Charles Darwin vardıΣτο πλοίο επέβαινε ο φυσιοδίφης Κάρολος Δαρβίνος.
Güvertede,doğa bilimci Charles Darwin vardıНа борту судна был молодой натуралист Чарльз Дарвин.
Güvertede,doğa bilimci Charles Darwin vardıעל סיפונה היה חוקר הטבע .צ'ארלס דארווין
Güvertede,doğa bilimci Charles Darwin vardıفي الداخل، كان نصير الطبيعة تشارلز داروين
Güvertenin direğin ve diğer parçaların nerde olduğu anlaşılabilir olsun.그리고 갑판이 무엇이고 돛대가 무엇이고 그런 것이 무엇인지 확실히 이해하자.
Güvertenin direğin ve diğer parçaların nerde olduğu anlaşılabilir olsun.מה זה התורן והסיפון וכל השאר
Güvertenin direğin ve diğer parçaların nerde olduğu anlaşılabilir olsun.ما هو السطح وما هي السارية وكل هذه المصطلحات
Güvertenin direğin ve diğer parçaların nerde olduğu anlaşılabilir olsun.一つボートを描きます。
Halat direğin en alt kısmından 15 metre uzaklıkta güverteye bağlanmış.밧줄은 돛대의 바닥으로부터 15 피트 만큼 떨어져 있는 곳과 연결된다.
Halat direğin en alt kısmından 15 metre uzaklıkta güverteye bağlanmış.Het touw zit vast op 15 voet afstand van de basis van de mast.
Halat direğin en alt kısmından 15 metre uzaklıkta güverteye bağlanmış.La cima è attaccata a 15 piedi dalla base dell'albero.
Halat direğin en alt kısmından 15 metre uzaklıkta güverteye bağlanmış.Lano je pripevnené ku palube 15 stôp od spodnej časti sťažňa.
Halat direğin en alt kısmından 15 metre uzaklıkta güverteye bağlanmış.Lano je uchyceno 15 stop od paty stožáru.
Halat direğin en alt kısmından 15 metre uzaklıkta güverteye bağlanmış.Lina sięga 15 stóp od dołu masztu.
Halat direğin en alt kısmından 15 metre uzaklıkta güverteye bağlanmış.Rebet er spændt fast 15 fod fra bunden af masten.
Halat direğin en alt kısmından 15 metre uzaklıkta güverteye bağlanmış.Repet sitter fast 15fot från mastens bas.
Halat direğin en alt kısmından 15 metre uzaklıkta güverteye bağlanmış.The rope attaches 15 feet away from the base of the mast. A kötél 15 láb távolságban van az árbóc tövétől.
Halat direğin en alt kısmından 15 metre uzaklıkta güverteye bağlanmış.Въжето е прикрепено на 15 фута от основата на мачтата.
Halat direğin en alt kısmından 15 metre uzaklıkta güverteye bağlanmış.Мотузка приєднана до палуби на відстані 15 футів від основи щогли.
Halat direğin en alt kısmından 15 metre uzaklıkta güverteye bağlanmış.החבל מתחבר במרחק של 15 רגל מבסיס התורן
Halat direğin en alt kısmından 15 metre uzaklıkta güverteye bağlanmış.الحبل يتمسك به ويبعد 15 قدم عن سطح السارية
Halat direğin en alt kısmından 15 metre uzaklıkta güverteye bağlanmış.これが支柱の根元とすると、15フィート
İçinde çok sayıda yolcu vardı ve canları sıkılıyordu, kaptan da onları güverteye çağırdı.Có nhiều hành khách trên tàu, và họ đang buồn chán, vì vậy thuyền trưởng mời họ lên boong tàu.
İçinde çok sayıda yolcu vardı ve canları sıkılıyordu, kaptan da onları güverteye çağırdı.Der var mange passagerer på skibet, de kedede sig, kaptajnen inviterede dem op på dækket
İçinde çok sayıda yolcu vardı ve canları sıkılıyordu, kaptan da onları güverteye çağırdı.En el barco iban muchos pasajeros, que estaban aburridos, por lo que el capitán los invitó a la cubierta.
İçinde çok sayıda yolcu vardı ve canları sıkılıyordu, kaptan da onları güverteye çağırdı.Er zaten veel passagiers op het schip, en die gingen zich vervelen. Dus nodigde de kapitein ze op het dek.
İçinde çok sayıda yolcu vardı ve canları sıkılıyordu, kaptan da onları güverteye çağırdı.E su quella nave c'erano moltissimi passeggeri, ma si annoiavano, e allora il capitano li invitò sul ponte.
İçinde çok sayıda yolcu vardı ve canları sıkılıyordu, kaptan da onları güverteye çağırdı.Il y avait beaucoup de passagers à bord, et ils s'ennuyaient. Alors le capitaine les invita sur le pont.
İçinde çok sayıda yolcu vardı ve canları sıkılıyordu, kaptan da onları güverteye çağırdı.그 배 위에는 많은 승객들이 있었고, 그들은 지루해져서, 그 선장은 갑판위로 승객들을 초대했습니다.
İçinde çok sayıda yolcu vardı ve canları sıkılıyordu, kaptan da onları güverteye çağırdı.Na lodi bolo veľa znudených cestujúcich a tak ich kapitán pozval na palubu.
İçinde çok sayıda yolcu vardı ve canları sıkılıyordu, kaptan da onları güverteye çağırdı.Na palubě měl spoustu lidí, kteří už se začínali nudit, a tak je kapitán pozval na příď.
İçinde çok sayıda yolcu vardı ve canları sıkılıyordu, kaptan da onları güverteye çağırdı.O capitão convidou-os para irem ao convés.
İçinde çok sayıda yolcu vardı ve canları sıkılıyordu, kaptan da onları güverteye çağırdı.Pasażerowie się nudzili, więc kapitan zaprosił ich na pokład.
İçinde çok sayıda yolcu vardı ve canları sıkılıyordu, kaptan da onları güverteye çağırdı.Și erau foarte mulți pasageri pe vapor, care se plictiseau. Prin urmare, căpitanul i-a invitat pe punte:
İçinde çok sayıda yolcu vardı ve canları sıkılıyordu, kaptan da onları güverteye çağırdı.Sok utas volt a hajón, akik unatkoztak, ezért a kapitány meghívta őket a fedélzetre.
İçinde çok sayıda yolcu vardı ve canları sıkılıyordu, kaptan da onları güverteye çağırdı.Και υπήρχαν πολλοί επιβάτες στο πλοίο, και βαριόντουσαν, έτσι ο καπετάνιος τους κάλεσε στο κατάστρωμα.
İçinde çok sayıda yolcu vardı ve canları sıkılıyordu, kaptan da onları güverteye çağırdı.Имало много пасажери на кораба, на които започнало да им става скучно, затова капитана ги поканил на палубата.
İçinde çok sayıda yolcu vardı ve canları sıkılıyordu, kaptan da onları güverteye çağırdı.На корабле было много пассажиров, которые скучали. Поэтому капитан пригласил их на палубу.
İçinde çok sayıda yolcu vardı ve canları sıkılıyordu, kaptan da onları güverteye çağırdı.На кораблі було багато пасажирів, яким було нудно, тож капітан запросив їх на палубу.
İçinde çok sayıda yolcu vardı ve canları sıkılıyordu, kaptan da onları güverteye çağırdı.והיו הרבה נוסעים על הספינה, והם השתעממו, לכן רב-החובל הזמין אותם על הסיפון.
İçinde çok sayıda yolcu vardı ve canları sıkılıyordu, kaptan da onları güverteye çağırdı.وكان هناك الكثير من المسافرين على متن السفينة، وكانوا يحسون بالملل، لذلك يدعوهم القبطان إلى سطح السفينة.
İçinde çok sayıda yolcu vardı ve canları sıkılıyordu, kaptan da onları güverteye çağırdı.キャプテンはお客をデッキに誘いました きれいな服で歌って踊りましょう
Şöyle şeyler duyuyorum, veranda, güverte, mutfak.Escucho cosas como, el porche, la terraza, la cocina.
Şöyle şeyler duyuyorum, veranda, güverte, mutfak."Hová mennek, amikor valami fontos dolgot kell elvégezniük?" ilyen dolgokat mondanak, hogy terasz vagy konyha.
Şöyle şeyler duyuyorum, veranda, güverte, mutfak.Ik hoor dan dingen als de veranda, het dek, de keuken.
Şöyle şeyler duyuyorum, veranda, güverte, mutfak.In slišim odgovore kot veranda, terasa, kuhinja.
Şöyle şeyler duyuyorum, veranda, güverte, mutfak.Jeg hører steder som på varandaen, på dækket, eller i køkkenet.
Şöyle şeyler duyuyorum, veranda, güverte, mutfak.J'entends des choses comme le porche, le pont, la cuisine.
Şöyle şeyler duyuyorum, veranda, güverte, mutfak.베란다, 마당, 부엌 같은 답을 듣습니다
Şöyle şeyler duyuyorum, veranda, güverte, mutfak."La veranda, la terrazza, la cucina."
Şöyle şeyler duyuyorum, veranda, güverte, mutfak.Mówią o rzeczach takich jak taras, pomost, kuchnia.
Şöyle şeyler duyuyorum, veranda, güverte, mutfak.Odpověď většinou zní: na terasu, na verandu, do kuchyně.
Şöyle şeyler duyuyorum, veranda, güverte, mutfak."Onde vai quando precisa de fazer qualquer coisa?" oiço coisas como, o alpendre o pátio, a cozinha.
Şöyle şeyler duyuyorum, veranda, güverte, mutfak.Saya akan mendengar jawaban seperti serambi, beranda, dapur.
Şöyle şeyler duyuyorum, veranda, güverte, mutfak.Tôi sẽ có câu trả lời đại loại như là hiên nhà, nhà sau, nhà bếp.
Şöyle şeyler duyuyorum, veranda, güverte, mutfak.Ακούω πράγματα όπως: στη βεράντα, στην ταράτσα, στην κουζίνα.
Şöyle şeyler duyuyorum, veranda, güverte, mutfak.Я слышу в ответ, например - на веранде, на балконе, на кухне.
Şöyle şeyler duyuyorum, veranda, güverte, mutfak.Я чую щось на зразок: на ґанок, на балкон, на кухню.
Şöyle şeyler duyuyorum, veranda, güverte, mutfak.אני שומע תשובות כמו: המרפסת, הדק, המטבח.