Ana içeriğe geç
Sözlük

güvercin ile cümle

güvercin kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
12
ORT. KELİME
Sol tarafta bir de güvercin görüyoruz, sol sütuna yakın. güvercin de kutsal ruhu temsil ediyor.ДОКТОР СТИВЕН ЦУКЕР: Святой Дух. ДОКТОР БЕТ ХАРРИС: ...это Святой Дух.
Tam sudan çıkarken, göklerin yarıldığını ve Ruhun güvercin gibi üzerine indiğini gördü.A hneď, keď vychádzal z vody, videl nebesia roztrhávané a Ducha, jako čo by holubicu, sostupujúceho na seba,
Tam sudan çıkarken, göklerin yarıldığını ve Ruhun güvercin gibi üzerine indiğini gördü.A hned vystoupě z vody, uzřel nebesa otevřená a Ducha jakožto holubici, sstupujícího na něj.
Tam sudan çıkarken, göklerin yarıldığını ve Ruhun güvercin gibi üzerine indiğini gördü.Au moment où il sortait de l`eau, il vit les cieux s`ouvrir, et l`Esprit descendre sur lui comme une colombe.
Tam sudan çıkarken, göklerin yarıldığını ve Ruhun güvercin gibi üzerine indiğini gördü.A zarazem wystąpiwszy z wody, ujrzał rozstępujące się niebiosa, i Ducha jako gołębicę na niego zstępującego.
Tam sudan çıkarken, göklerin yarıldığını ve Ruhun güvercin gibi üzerine indiğini gördü.E logo, quando saía da água, viu os céus se abrirem, e o Espírito, qual pomba, a descer sobre ele;
Tam sudan çıkarken, göklerin yarıldığını ve Ruhun güvercin gibi üzerine indiğini gördü.És azonnal feljõvén a vízbõl, látá az egeket megnyilatkozni, és a Lelket mint egy galambot õ reá leszállani;
Tam sudan çıkarken, göklerin yarıldığını ve Ruhun güvercin gibi üzerine indiğini gördü.E, uscendo dall'acqua, vide aprirsi i cieli e lo Spirito discendere su di lui come una colomba
Tam sudan çıkarken, göklerin yarıldığını ve Ruhun güvercin gibi üzerine indiğini gördü.In precej, ko stopi iz vode, zagleda, da se odpirajo nebesa, in Duh kakor golob gre navzdol nanj.
Tam sudan çıkarken, göklerin yarıldığını ve Ruhun güvercin gibi üzerine indiğini gördü.Ja heti, vedestä noustessaan, hän näki taivasten aukeavan ja Hengen niinkuin kyyhkysen laskeutuvan häneen.
Tam sudan çıkarken, göklerin yarıldığını ve Ruhun güvercin gibi üzerine indiğini gördü.곧 물에서 올라 오실쌔 하늘이 갈라짐과 성령이 비둘기 같이 자기에게 내려오심을 보시더니
Tam sudan çıkarken, göklerin yarıldığını ve Ruhun güvercin gibi üzerine indiğini gördü.Og straks da han steg op af Vandet, så han Himlene skilles ad og Ånden ligesom en Due dale ned over ham;
Tam sudan çıkarken, göklerin yarıldığını ve Ruhun güvercin gibi üzerine indiğini gördü.og straks da han steg op av vannet, så han himmelen åpne sig og Ånden komme ned over ham som en due.
Tam sudan çıkarken, göklerin yarıldığını ve Ruhun güvercin gibi üzerine indiğini gördü.Аз ви кръщавам с вода; а Той ще ви кръсти със Святия Дух.
Tam sudan çıkarken, göklerin yarıldığını ve Ruhun güvercin gibi üzerine indiğini gördü.И когда выходил из воды, тотчас увидел Иоанн разверзающиеся небеса и Духа, как голубя, сходящего на Него.
Tam sudan çıkarken, göklerin yarıldığını ve Ruhun güvercin gibi üzerine indiğini gördü.І, зараз вийшовши з води, побачив небеса, що відчинились, і Дух, як голуб, злинув на Него.
Tam sudan çıkarken, göklerin yarıldığını ve Ruhun güvercin gibi üzerine indiğini gördü.ויהי אך עלה עלה מן המים וירא את השמים נבקעים והרוח כיונה ירדת עליו׃
Tam sudan çıkarken, göklerin yarıldığını ve Ruhun güvercin gibi üzerine indiğini gördü.وللوقت وهو صاعد من الماء رأى السموات قد انشقت والروح مثل حمامة نازلا عليه.
Tam sudan çıkarken, göklerin yarıldığını ve Ruhun güvercin gibi üzerine indiğini gördü.他 從 水 裡 一 上 來 、 就 看 見 天 裂 開 了 、 聖 靈 彷 彿 鴿 子 、 降 在 他 身 上
Tam sudan çıkarken, göklerin yarıldığını ve Ruhun güvercin gibi üzerine indiğini gördü.他 從水裡一 上來 、 就 看 見天 裂開 了 、 聖靈 彷彿 鴿子 、 降 在 他 身上
Tanrının dediği oldu, soyup götürdüler kenti. Güvercinler gibi inliyor kadın köleler, Göğüslerini döverek.A Hutsab zajata jsuc, zavedena bude, a děvečky její poberou se, lkajíce jako holubice, a tepouce prsy své.
Tanrının dediği oldu, soyup götürdüler kenti. Güvercinler gibi inliyor kadın köleler, Göğüslerini döverek.Bramy się przy rzekach otworzą, a kościół się rozpłynie;
Tanrının dediği oldu, soyup götürdüler kenti. Güvercinler gibi inliyor kadın köleler, Göğüslerini döverek.De elvégeztetett: felfedik, elvitetik, és szolgálói keseregnek, mint nyögõ galambok, mellöket vervén.
Tanrının dediği oldu, soyup götürdüler kenti. Güvercinler gibi inliyor kadın köleler, Göğüslerini döverek.E está decretado: ela é despida , e levada cativa; e as suas servas gemem como pombas, batendo em seus peitos.
Tanrının dediği oldu, soyup götürdüler kenti. Güvercinler gibi inliyor kadın köleler, Göğüslerini döverek.Flodportene bliver åbnet, Kongsgården vakler.
Tanrının dediği oldu, soyup götürdüler kenti. Güvercinler gibi inliyor kadın köleler, Göğüslerini döverek.정명대로 왕후가 벌거벗은 몸으로 끌려가며 그 모든 시녀가 가슴을 치며 비둘기 같이 슬피 우는도다
Tanrının dediği oldu, soyup götürdüler kenti. Güvercinler gibi inliyor kadın köleler, Göğüslerini döverek.La reina será sacada y llevada en cautividad. Sus criadas gemirán como palomas y se golpearán el pecho
Tanrının dediği oldu, soyup götürdüler kenti. Güvercinler gibi inliyor kadın köleler, Göğüslerini döverek.Le porte dei fiumi si aprono, la reggia è in preda allo spavento
Tanrının dediği oldu, soyup götürdüler kenti. Güvercinler gibi inliyor kadın köleler, Göğüslerini döverek.Portene ut mot elvene blir åpnet, og palasset forgår av angst.
Tanrının dediği oldu, soyup götürdüler kenti. Güvercinler gibi inliyor kadın köleler, Göğüslerini döverek.S'a isprăvit cu ea: este desgolită, este luată; slujnicele ei se vaită ca nişte turturele, şi se bat în piept.
Tanrının dediği oldu, soyup götürdüler kenti. Güvercinler gibi inliyor kadın köleler, Göğüslerini döverek.Решено: она будет обнажена и отведена в плен, и рабыни ее будут стонать как голуби, ударяя себя в грудь.
Tanrının dediği oldu, soyup götürdüler kenti. Güvercinler gibi inliyor kadın köleler, Göğüslerini döverek.והצב גלתה העלתה ואמהתיה מנהגות כקול יונים מתפפת על לבבהן׃
Tanrının dediği oldu, soyup götürdüler kenti. Güvercinler gibi inliyor kadın köleler, Göğüslerini döverek.وهصّب قد انكشفت. أطلعت. وجواريها تئنّ كصوت الحمام ضاربات على صدورهنّ.
Tanrının dediği oldu, soyup götürdüler kenti. Güvercinler gibi inliyor kadın köleler, Göğüslerini döverek.王 后 蒙 羞 、 被 人 擄 去 . 宮 女 搥 胸 、 哀 鳴 如 鴿 . 此 乃 命 定 之 事
Tanrının dediği oldu, soyup götürdüler kenti. Güvercinler gibi inliyor kadın köleler, Göğüslerini döverek.王后 蒙羞 、 被人擄 去 . 宮女 搥胸 、 哀鳴如鴿 . 此 乃 命定 之事
Tapınağın avlusunda sığır, koyun ve güvercin satanları, orada oturmuş para bozanları gördü.A nalezl v chrámě, ano prodávají voly a ovce i holubice, a penězoměnce sedící.
Tapınağın avlusunda sığır, koyun ve güvercin satanları, orada oturmuş para bozanları gördü.a našiel v chráme predavačov volov, oviec a holubov a peňazomencov tam sediacich
Tapınağın avlusunda sığır, koyun ve güvercin satanları, orada oturmuş para bozanları gördü.E achou no templo os que vendiam bois, ovelhas e pombas, e também os cambistas ali sentados;
Tapınağın avlusunda sığır, koyun ve güvercin satanları, orada oturmuş para bozanları gördü.Halló en el templo a los que vendían vacunos, ovejas y palomas, y a los cambistas sentados
Tapınağın avlusunda sığır, koyun ve güvercin satanları, orada oturmuş para bozanları gördü.Il trouva dans le temple les vendeurs de boeufs, de brebis et de pigeons, et les changeurs assis.
Tapınağın avlusunda sığır, koyun ve güvercin satanları, orada oturmuş para bozanları gördü.In najde v templju prodajalce volov in ovac in golobov ter menjalce, sedeče pri svojih mizah.
Tapınağın avlusunda sığır, koyun ve güvercin satanları, orada oturmuş para bozanları gördü.În Templu a găsit pe cei ce vindeau boi, oi şi porumbei, şi pe schimbătorii de bani şezînd jos.
Tapınağın avlusunda sığır, koyun ve güvercin satanları, orada oturmuş para bozanları gördü.I znalazł w kościele siedzące te, co sprzedawali woły i owce i gołębie, i te, co pieniędzmi handlowali.
Tapınağın avlusunda sığır, koyun ve güvercin satanları, orada oturmuş para bozanları gördü.성전 안에서 소와 양과 비둘기 파는 사람들과 돈 바꾸는 사람들의 앉은 것을 보시고
Tapınağın avlusunda sığır, koyun ve güvercin satanları, orada oturmuş para bozanları gördü.Niin hän tapasi pyhäkössä ne, jotka myivät härkiä ja lampaita ja kyyhkysiä, ja rahanvaihtajat istumassa.
Tapınağın avlusunda sığır, koyun ve güvercin satanları, orada oturmuş para bozanları gördü.Og han fandt siddende i Helligdommen dem, som solgte Okser og Får og Duer, og Vekselerne.
Tapınağın avlusunda sığır, koyun ve güvercin satanları, orada oturmuş para bozanları gördü.Og i templet fant han dem som solgte okser og får og duer, og pengevekslerne som satt der,
Tapınağın avlusunda sığır, koyun ve güvercin satanları, orada oturmuş para bozanları gördü.[ott] találá a templomban az ökrök, juhok és galambok árúsait és a pénzváltókat, a mint ülnek vala:
Tapınağın avlusunda sığır, koyun ve güvercin satanları, orada oturmuş para bozanları gördü.Trong đền thờ , Ngài thấy có người buôn_bán bò , chiên , bò câu , và có người đổi bạc dọn hàng ở đó .
Tapınağın avlusunda sığır, koyun ve güvercin satanları, orada oturmuş para bozanları gördü.Trong đền thờ, Ngài thấy có người buôn bán bò, chiên, bò câu, và có người đổi bạc dọn hàng ở đó.
Tapınağın avlusunda sığır, koyun ve güvercin satanları, orada oturmuş para bozanları gördü.Trovò nel tempio gente che vendeva buoi, pecore e colombe, e i cambiavalute seduti al banco
Tapınağın avlusunda sığır, koyun ve güvercin satanları, orada oturmuş para bozanları gördü.Und er fand im Tempel sitzen, die da Ochsen, Schafe und Tauben feil hatten, und die Wechsler.
Tapınağın avlusunda sığır, koyun ve güvercin satanları, orada oturmuş para bozanları gördü.Και ευρεν εν τω ιερω, τους πωλουντας βοας και προβατα και περιστερας, και τους αργυραμοιβους καθημενους.
Tapınağın avlusunda sığır, koyun ve güvercin satanları, orada oturmuş para bozanları gördü.и нашел, что в храме продавали волов, овец и голубей, и сидели меновщики денег.
Tapınağın avlusunda sığır, koyun ve güvercin satanları, orada oturmuş para bozanları gördü.і знайшов у церкві продаючих воли, й вівці, і голуби, й міняльників сидячих.
Tapınağın avlusunda sığır, koyun ve güvercin satanları, orada oturmuş para bozanları gördü.וימצא במקדש מכרי בקר וצאן ובני יונה ואת מחליפי כסף ישבים שם׃
Tapınağın avlusunda sığır, koyun ve güvercin satanları, orada oturmuş para bozanları gördü.ووجد في الهيكل الذين كانوا يبيعون بقرا وغنما وحماما والصيارف جلوسا.
Tapınağın avlusunda sığır, koyun ve güvercin satanları, orada oturmuş para bozanları gördü.看 見 殿 裡 有 賣 牛 羊 鴿 子 的 、 並 有 兌 換 銀 錢 的 人 、 坐 在 那 裡
Tapınağın avlusunda sığır, koyun ve güvercin satanları, orada oturmuş para bozanları gördü.看見殿裡 有 賣 牛 羊 鴿 子 的 、 並有兌換 銀錢 的 人 、 坐在 那 裡
Ve bu arkadaş, Taklacı güvercin, çok güzel bir kuş bu da.A tento tu, krakľa, vcelku nádherný vták.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod