güvenmek ile cümle

güvenmek kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Bana güvenmek zorundasınız. Sadece inanın.".. يجب أن تثقوا بى. يجب أن تؤمنوا بذلك".
Bana güvenmek zorundasınız. Sadece inanın."国民の皆さんには残念ですが
Bana güvenmek zorundasınız.Sie müssen mir schon glauben.
Bana güvenmek zorundasınız.Trebuie să aveţi încredere.
Bana güvenmek zorundasınız."Vocês têm de confiar em mim.
Bana güvenmek zorundasınız.Vous devez me faire confiance.
Bana güvenmek zorundasınız.Πρέπει να μ' εμπιστευτείτε.
Bana güvenmek zorundasınız.Вам придётся мне поверить.
Bazen 'Güvenmek' diyebilirsin, genel mantığa uygun olarak. Ama bağımlı olmak olarak değil.A veces puedes decir "contar con", en términos de sentido común, pero no depender de esa manera.
Bazen 'Güvenmek' diyebilirsin, genel mantığa uygun olarak. Ama bağımlı olmak olarak değil.Não dependendentes.
Bazen 'Güvenmek' diyebilirsin, genel mantığa uygun olarak. Ama bağımlı olmak olarak değil.Parfois on pourrait dire, compter, au sens commun mais pas dépendre de cette façon .
Bazen 'Güvenmek' diyebilirsin, genel mantığa uygun olarak. Ama bağımlı olmak olarak değil.Včasih lahko rečemo, da se zanesemo na nekoga, vendar ne smemo biti odvisni.
Bilmekten sonra en önemli şey güvenmektir.Dupã cunoaºtere, încrederea e cel mai important lucru.
Bilmekten sonra en önemli şey güvenmektir.Mais c'est plus important de croire que de savoir.
Bilmekten sonra en önemli şey güvenmektir.Nach dem Wissen ist Vertrauen am wichtigsten.
Bilmekten sonra en önemli şey güvenmektir.Po wiedzy, zaufanie to najważniejsza rzecz..
Bilmekten sonra en önemli şey güvenmektir.Μετά απο το να ξέρεις, το να εμπιστεύεσαι είναι το πιο σημαντικό πράγμα.
Böyle olunca güvenmek yerine onlardan korkuyoruz.Ahelyett, hogy bíznánk benne, félünk tőle.
Böyle olunca güvenmek yerine onlardan korkuyoruz.Also anstatt ihm zu vertrauen, fürchten wir uns vor ihm.
Böyle olunca güvenmek yerine onlardan korkuyoruz.Aşa că în loc să ne încredem în ea, ne temem de ea.
Böyle olunca güvenmek yerine onlardan korkuyoruz.Bukannya mempercayai, kita malah takut pada makanan.
Böyle olunca güvenmek yerine onlardan korkuyoruz.Dus, in plaats van het te vertrouwen, vrezen we het.
Böyle olunca güvenmek yerine onlardan korkuyoruz.Em vez de confiar nela, temos receio dela.
Böyle olunca güvenmek yerine onlardan korkuyoruz.En lugar de eso, la tememos.
Böyle olunca güvenmek yerine onlardan korkuyoruz.Et donc, au lieu de lui faire confiance nous en avons peur.
Böyle olunca güvenmek yerine onlardan korkuyoruz.Invece di fare affidamento su esso, lo temiamo.
Böyle olunca güvenmek yerine onlardan korkuyoruz.신뢰하기보다는 두려워하고 있습니다.
Böyle olunca güvenmek yerine onlardan korkuyoruz.Místo abychom mu věřili, se jej bojíme.
Böyle olunca güvenmek yerine onlardan korkuyoruz.Så i stedet for at tro på maden, frygter vi den.
Böyle olunca güvenmek yerine onlardan korkuyoruz. Ve değerlendirmek yerine onları çöpe atıyoruz.Raczej boimy się go, a zamiast szanować wyrzucamy do śmietnika.
Böyle olunca güvenmek yerine onlardan korkuyoruz.Vì thế thay vì tin tưởng, chúng ta sợ thực phẩm.
Böyle olunca güvenmek yerine onlardan korkuyoruz.Αντί να το εμπιστευόμαστε, το φοβόμαστε.
Böyle olunca güvenmek yerine onlardan korkuyoruz.Вместо да й се доверяваме, се боим от нея.
Böyle olunca güvenmek yerine onlardan korkuyoruz.Вместо того чтобы доверять, мы ее боимся.
Böyle olunca güvenmek yerine onlardan korkuyoruz.Замість того, щоб довіряти, ми її боїмося.
Böyle olunca güvenmek yerine onlardan korkuyoruz.و بدلاً من أن نثق به نخاف منه.
Böyle olunca güvenmek yerine onlardan korkuyoruz.大切にせず、捨ててしまいます
Bu yüzden halâ bilgiye ulaşmak için yasal olmayan yollara güvenmek zorunda kalıyoruz, sızıntılar vasıtasıyla.Also müssen wir uns da noch auf illegale Methoden zur Informationsbeschaffung, auf Datenlecks, verlassen.
Bu yüzden halâ bilgiye ulaşmak için yasal olmayan yollara güvenmek zorunda kalıyoruz, sızıntılar vasıtasıyla.Dus vertrouwen we nog steeds op onwettige manieren om informatie te vergaren, via lekken.
Bu yüzden halâ bilgiye ulaşmak için yasal olmayan yollara güvenmek zorunda kalıyoruz, sızıntılar vasıtasıyla.Încă trebuie să ne bazăm pe căi nelegitime de a obţine informaţii, prin intermediul scurgerilor de informaţii.
Bu yüzden halâ bilgiye ulaşmak için yasal olmayan yollara güvenmek zorunda kalıyoruz, sızıntılar vasıtasıyla.불법적인 방법을 통해 정보를 얻어야 하죠. 유츌 자료 같은 겁니다.
Bu yüzden halâ bilgiye ulaşmak için yasal olmayan yollara güvenmek zorunda kalıyoruz, sızıntılar vasıtasıyla.Nous sommes obligés d'avoir recours à des méthodes illicites pour obtenir des informations, les fuites.
Bu yüzden halâ bilgiye ulaşmak için yasal olmayan yollara güvenmek zorunda kalıyoruz, sızıntılar vasıtasıyla.Perciò dobbiamo affidarci a modalità illegali per avere le informazioni, attraverso fughe di notizie.
Bu yüzden halâ bilgiye ulaşmak için yasal olmayan yollara güvenmek zorunda kalıyoruz, sızıntılar vasıtasıyla.Tak pořád musíme spoléhat na protiprávní cestičky, jako úniky informací.
Bu yüzden halâ bilgiye ulaşmak için yasal olmayan yollara güvenmek zorunda kalıyoruz, sızıntılar vasıtasıyla.Vậy là ta vẫn phải dựa vào những cách "bất hợp pháp" để có thông tin, qua rò rỉ.
Bu yüzden halâ bilgiye ulaşmak için yasal olmayan yollara güvenmek zorunda kalıyoruz, sızıntılar vasıtasıyla.Έτσι εξακολουθούμε να βασιζόμαστε σε παράνομους τρόπους για να πάρουμε πληροφορίες, μέσω διαρροών.
Bu yüzden halâ bilgiye ulaşmak için yasal olmayan yollara güvenmek zorunda kalıyoruz, sızıntılar vasıtasıyla.И нам по-прежнему приходится полагаться на незаконные способы получения информации — через утечки.
Bu yüzden halâ bilgiye ulaşmak için yasal olmayan yollara güvenmek zorunda kalıyoruz, sızıntılar vasıtasıyla.Тому нам доведеться отримувати інформацію незаконним шляхом, від інформаторів.
Bu yüzden halâ bilgiye ulaşmak için yasal olmayan yollara güvenmek zorunda kalıyoruz, sızıntılar vasıtasıyla.דרכים לא חוקיות של קבלת מידע, באמצעות הדלפות.
Bu yüzden halâ bilgiye ulaşmak için yasal olmayan yollara güvenmek zorunda kalıyoruz, sızıntılar vasıtasıyla.الطرق غير الشرعية في الحصول على المعلومات ، عبر التسريبات.
Bu yüzden halâ bilgiye ulaşmak için yasal olmayan yollara güvenmek zorunda kalıyoruz, sızıntılar vasıtasıyla.情報リークなど 違法な手段に頼る他ないのが現状です 例えば ガーディアン紙が アフガン戦争について
Eğer sana güvenmek zorunda olsaydık, Finn... ...uzun bir süre önce açlıktan ölmüş olurduk.Se tivéssemos que depender de ti, Finn, teríamos morrido à fome à muito tempo.
En önemlisi kendine güvenmek.A confiança é a chave.
En önemlisi kendine güvenmek.Az önbizalom a kulcs.
En önemlisi kendine güvenmek.Fiducia in se stessi è la parola chiave.
En önemlisi kendine güvenmek.Grunt to pewność siebie.
En önemlisi kendine güvenmek.Încrederea e esenţială.
En önemlisi kendine güvenmek.Itsevarmuus on olennaista.
En önemlisi kendine güvenmek.자신감이 비결입니다.
En önemlisi kendine güvenmek.La confiance en soi est la clé.
İlgili Sayfalar